Anavatan Partisi'nin 24 Aralık 2023’te gerçekleştirdiği büyük kongrenin mahkeme kararıyla iptal edildi.
TV 100 yorumcusu Barış Yarkadaş'ın aktardığına göre süreci yargıya taşıyan isim, partinin MKYK üyesi ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sedat Kapıdağ oldu. Kapıdağ’ın mahkemeye sunduğu dilekçede, bazı delegelerin yerine sahte imza atıldığı yönünde iddialar yer aldı.
DELEGE İMZALARI UZMANLAR TARAFINDAN DEĞERLENDİRİLDİ
Süreç kapsamında yapılan kriminal incelemelerde, kongreye katılım listeleri ve delege imzalarının uzmanlar tarafından değerlendirildiği, bazı imzaların sahte olduğuna yönelik tespitler yapıldığı ileri sürüldü. Bu durumun kongre sonuçlarını etkileyebilecek nitelikte olduğu değerlendirilerek iptal kararı verildiği belirtildi.
İddialara göre karar sonrası süreçte, tebligatların ardından Yüksek Seçim Kurulu’na başvuru yapılacak ve partiyi yeniden kongreye götürmek üzere çağrı heyeti atanması talep edilecek. Bu heyetin 45 gün içinde yeni kongre sürecini başlatmasının beklendiği ifade edildi.
Söz konusu gelişmeye ilişkin resmi makamlar veya parti yönetiminden henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.
ANAVATAN PARTİSİ TARİHİ
Anavatan Partisi (ANAP), 1983 yılında Turgut Özal liderliğinde kurularak Türk siyasi hayatına adım attı ve 12 Eylül askeri darbesinin ardından yapılan ilk genel seçimi tek başına kazanarak iktidara geldi. Kendisini dört eğilimi (milliyetçilik, muhafazakarlık, sosyal adaletçilik ve serbest piyasacılık) birleştiren bir parti olarak tanımlayan ANAP, 1980'li yıllarda ekonomiyi dışa açan, özelleştirmelere hız veren ve altyapı yatırımlarına odaklanan büyük reformlara imza attı. 1987 seçimlerini de kazanarak iktidarını koruyan parti, 1989 yılında lideri Turgut Özal’ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte bir liderlik ve kimlik krizinin içine düştü.
Özal sonrasında Yıldırım Akbulut ve ardından Mesut Yılmaz’ın genel başkanlığa gelmesi partinin içindeki kanat çatışmalarını dindirmedi ve ANAP, 1991 seçimlerinde tek başına iktidarı kaybetti. 1990'lı yıllar boyunca koalisyon hükümetlerinde yer alarak iktidar ortağı olmaya devam etse de, o dönem yaşanan ekonomik krizler, yolsuzluk iddiaları ve siyasi istikrarsızlıklar partinin halk tabanındaki desteğini hızla eritti. Bu erimenin en somut sonucu 2002 genel seçimlerinde yaşandı; parti büyük bir oy kaybıyla baraj altında kalarak TBMM dışına itildi.





