CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, Balıkesir İl Başkanlığı binasında düzenlediği basın toplantısında parti içi gündemi sarsacak çok sert açıklamalarda bulundu. Değişim sürecinin ardından suların durulmadığı CHP'de, Aytekin doğrudan parti içi muhalefeti ve Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın çevreleri hedef aldı. Kurultay tartışmaları üzerinden sert ithamlarda bulunan Aytekin, parti içinde "ihanet" odakları olduğunu iddia etti.
"KURTULUŞ SAVAŞI'NDA DA İHANET EDENLER VARDI, BUGÜN DE İÇİMİZDE HAİNLER VAR"
Aytekin, CHP Genel Kurulu sonrası bitmeyen tartışmalara ve yeni yönetime yönelik yıpratma hamlelerine tarihi bir benzetmeyle yanıt verdi. Parti içindeki bazı odakların işbirlikçilerle hareket ettiğini savunan Aytekin, şu ifadeleri kullandı:
"Kurtuluş Savaşında da dahi Mustafa Kemale ihanet edenler vardı. Bugün de içimizde hainler var, ihanet edenler var. İşbirlikçileri buldular önce. Karanlık ellerle hesaplar yaptılar, planlar yaptılar. Yok kurultayda şöyle olmuş, böyle olmuş. Kurultayda hiçbir şey olmadı arkadaşlar. Bunu şerefimizle, namusumuzla, şerefimizle... Kurultaya bir iftira atalım, yalan söyleyelim. Eski genel başkan orada duruyor zaten, bir büro açmış. Tuhaf ilişkiler içinde, o çetenin, tefecinin elinde. Olanı alalım, kurultayı yok sayalım, butlan ilan edelim. Türkiye tarihinden bir ilk olsun. Butlan ne demek ya?"
KILIÇDAROĞLU'NUN OFİSİNE ZİYARET İDDİALARINA YANIT VERDİ
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve kendisinin, Kemal Kılıçdaroğlu’nu Ankara’daki ofisinde ziyaret ettiği yönündeki iddialara da adeta ateş püsküren CHP’li Aytekin, bu iddiaların bilinçli bir operasyon olduğunu ileri sürdü. Kendisinin koltuk peşinde koşmadığını vurgulayan Aytekin, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bir yalanı da burada söyleyeyim. Güya ben Kemal Beyin ofisine gitmişim, ziyaret etmişim, oradakilerle selamlaşmışım. Ya arkadaşlar, hani yalan olur, iftira olur, böyle bir şey olur mu ya? Bu kadar da olur mu ya? Aklımızdan geçmez, aklımızdan! Beni tanıyanlar bilir, herkes bilir; koltuk peşinde koşan bir insan değilim. Ben siyasi ideallerinin, ideolojisinin, inancının, inanmışlığının peşinde koşmuş, öyle ara renklerde değil, yararlı olmuşumdur her zaman. Rengim bellidir, yerim bellidir. Koltuk hesabı yaparak siyaset hiç yapmadım. Ben değişim dediğimde beni sevmeyen bazı arkadaşlar, yani niye acele ettin, niye böyle yaptın, siyaset yaptın falan. Benim derdim daha milletvekili olmak değildi, hala değil. Ben siyaseti kendim için değil; millet için, halk için, Türkiye için, toplum için, parti için yaptım, yapmaya da devam edeceğim."




