Yeni Parti'ye bir büyükşehir belediyesi daha: Ayşe Ünlüce istifasını resmen duyurdu
Yeni Parti'ye bir büyükşehir belediyesi daha: Ayşe Ünlüce istifasını resmen duyurdu
İçeriği Görüntüle

Elazığ doğumlu 3 çocuk ve 7 torun sahibi 72 yaşındaki Suna Tan, çocukluğunda aldığı yalnızca bir saatlik okul eğitimi ve okuma yazma bilmemesine rağmen annesine verdiği sözü tutarak ilk romanını yayımladı. Çocukluk yıllarında okula sadece bir saat gidebilen Tan, okuma yazmayı kendi çabasıyla öğrendikten sonra annesinin "Benim hayatımı yazarsan roman olur, yazar mısın?" sözleri üzerine notlar almaya başladı. Annesine verdiği sözü unutmayan Tan, yıllar boyunca geçmiş döneme ait defterler tutarak hatıralarını ve yazılarını biriktirdi. Süreç içerisinde bu notları derleyip bir kitap taslağı haline getiren Tan, bir yayın grubunun imtiyaz sahibi olan Talat Özer ile iletişime geçti. Yapılan görüşmeler ve hazırlıkların ardından Tan'ın kaleme aldığı notlar "Anneme Sözüm Vardı" adıyla romanlaştırıldı. Eğitim hayatı bir saatle sınırlı kalan Suna Tan'ın 72 yaşında yayımladığı ilk kitabı, okuma yazma sevdalılarına da örnek oldu.

"Benim okul hayatım sadece bir saat sürdü"
Okula gitmeyi çok istediğini ancak o dönemin şartları gereği okuyamadığını dile getiren Suna Tan, "1974 doğumluyum ve Elazığlıyım. Bu kitabın hikayesinin nasıl oluştuğuna gelirsek, öncelikle bende okuma azmi çok yüksekti. Ağabeyim okula gidip geldikçe ben de ona çok heveslenirdim. 7 kardeşin tek kız çocuğu olduğum için üzerime düşülürdü ama ben tarif edilemez bir azme sahiptim. İnsanlar okumayı isteyebilir ya da istemeyebilir ancak ben tam anlamıyla bir okuma hastasıydım. Bir gün çok ağlayıp anneme beni de okula götürmesini söyledim. Annem beni kıramadı ve evimize yakın olan okula götürdü. Bir saat kadar orada kaldım. Öğretmenimiz çizgilerimi ve çizimlerimi çok beğenip, beni tahtaya kaldırdı. Benim için müthiş bir histi, sanki ben de diğer çocuklarla birlikte okula başlamışım gibi hissettim. O sınıfın güzelliği, yazdığım yazılar ve teneffüste çocukların bana hayranlıkla bakışı harikaydı. Kendi kendime 'İnşallah devam eder' diye dua ediyordum ancak okul sevdam ne yazık ki uzun sürmedi. Toplamda sadece bir saat kalabilmiştim ki rahmetli babam gelip 'Hadi kızım, gidiyoruz' dedi. Böylece okul serüvenim yalnızca bir saat sürmüş oldu" dedi.
Annesinin vasiyetini yıllar sonra da olsa yerine getirmenin mutluluğunu yaşadığını ifade eden Tan, "12-13 yaşlarına geldiğimde artık tutkum gizlenemez bir hal aldı. Eve alınan gazete ve kitapları kendi çabamla okumaya başladım. Okul sevdama devam etmek ve bu arzumu gidermek istiyordum fakat imkan olmadı. Aradan yıllar geçti ve evlendim. Bir gün annem bana, 'Suna, sana bir şey söyleyeyim mi?' diye sordu. 'Söyle anne' dedim. 'Sen benim hayatımı yazarsan roman olur, yazar mısın?' dedi. Ben de 'Sen istersen yazmaz mıyım hiç anne, elbette yazarım' yanıtını verdim. İşte kitabımızın oluşum süreci tam olarak bu konuşmayla başladı. Bu projeyi tamamlamak bu seneye nasip oldu ve son altı ayda kitabımı bitirdim. İnsan gerçekten isterse başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Hayatım boyunca öğretmen yüzü görmedim, tüm eğitim hayatım o bir saatle başladı ve bitti. Ancak ben bu sevdayı içimde ve duygularımda hiçbir zaman bitirmedim. 'İsteyince bunu yapabilirim' dedim ve başardım. İçinde okuma arzusu ve duygusu taşıyan herkesle şunu paylaşmak isterim, anne ve baba sözü elbette dinlenmelidir fakat insan kendi hayatı söz konusu olduğunda düşüncelerini dile getirmeli ve hedefine ulaşmak için sonuna kadar uğraşmalıdır. Ben mücadele ettim ve bugünlere geldim. Anneme bir sözüm vardı ve bu sözü gerçekten yerine getirdiğime yürekten inanıyorum" şeklinde konuştu.

"Bu kitap 'başaramam' diyen herkesin başarı hikayesidir"
Yayın grubunun imtiyaz sahibi Talat Özer ise, "Bugün burada son derece kıymetli bir anı paylaşıyoruz. Yılların okuma ve yazma özlemini nihayet somut bir sonuca ulaştırıyoruz. Elimizde çok değerli bir eser var. Bu kitap, bir hanımefendinin yıllarca gerçekleştirmeyi arzu ettiği en büyük hayaliydi. Suna teyzemiz, 3 çocuk annesi ve 7 torun sahibi çok kıymetli bir büyüğümüz. Bir gün katıldığımız bir kitap fuarında, kendisinin kitaplara büyük bir özlemle baktığını görünce gözlerindeki o ışığı hemen fark ettim. Yanına yaklaşıp, 'Teyze, kitaplara çok güzel bakıyorsun, arkasında nasıl bir hikaye var' diye sordum. Bana, 'Oğlum, içimde kalan bir söz var, onu yerine getirmek istiyorum' cevabını verdi. Ben de 'Ben de senin bir evladınım. Bu hikayeyi benimle paylaşır mısın?' diyerek kendisini dinledim. Yıllar önce annesine bir söz verdiğini ve onun hayatını roman yapacağını anlattı. Yıllar önce o fuarda başlayan dostluğumuz, bugün somut bir kitaba dönüştü. Suna teyze, ‘Anneme Sözüm Vardı' ismiyle çıkan bu eser senin geleceğin, umudun, huzurun ve mutluluğundur. Bu kitap, 'Ben başaramam' diyen herkesin neleri başarabileceğini gösteren canlı bir hikayedir. Sen zoru başardın ve bu mutluluğu sonuna kadar yaşamak senin en doğal hakkındır. İyi ki varsın, kalemin daim olsun. Ben de senin bir evladın olarak senden tek bir şey rica ediyorum, sakın o kalemi elinden bırakma" şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA