Ferdi Zeyrek davasında kritik rapor: İhtimaller zinciri!
Ferdi Zeyrek davasında kritik rapor: İhtimaller zinciri!
İçeriği Görüntüle

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, "Öncelikle uzun bir müzakere oldu. Ben katkı sunan herkese, tüm gruplara yürekten teşekkür ediyorum. Burada epeyce değerlendirmeler yapıldı. Katıldığımız, katılmadığımız eleştiriler oldu. Özellikle yapıcı eleştirilerden yürütme olarak da istifade edeceğimizi buradan ifade etmek istiyorum. Meclisimiz sonuçta milletimizin hassasiyetlerini yansıtıyor, temel beklentilerini yansıtıyor ve bu da bizim için yol göstericidir. Bunun altını bir defa çizmiş olayım" diye konuştu.

"Kanuni düzenleme tartışması varsa parti grubumuzla bu çalışmayı yapmak durumundayız"
Kurul toplantısına niçin partiden ve gruptan arkadaşların çağrıldığına dair bir eleştiri olduğunu aktaran Yılmaz, "İki Genel Başkanvekilimizi Mustafa Elitaş Bey'i ve Efkan Ala Bey'i ve Grup Başkanımız Abdullah Güler Bey'i davet ettim ben, doğru. Sebebi de şu, onu izah etme ihtiyacı hissediyorum. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde hükümetin doğrudan kanun teklif etme yetkisi yok. Sadece Bütçe Kanunu'nu hükümet gönderebiliyor Meclise. Onun dışında kanun teklif etme yetkimiz yok. Dolayısıyla bir kanun teklif edilecekse bunu grubumuzla çalışmak durumundayız. Bir kanuni düzenleme tartışması varsa parti grubumuzla bu çalışmayı yapmak durumundayız. Bu kapsamda da ilgili arkadaşlarımızı davet ediyoruz, onlarla konuşuyoruz. Çünkü yeni sistemin yapısı bu şekilde" ifadelerini kullandı.

"Milletimizin kaynağı bu süreçlerde kullanılmayacak"
Kanuni düzenleme gerektiren hususlarda ilgili grup arkadaşlarını ve partiden arkadaşlarını davet edip, onlarla bu değerlendirmeyi yaptıklarını ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:
"Ve sonuçta bizim teknik çalışma yaptığımız konularda teklif verme yetkisi olan grubumuz ve milletvekillerimiz de bunu Meclise arz ediyorlar. Durum bundan ibarettir. Yoksa biz 'Partizan bir şey yapalım' diye o arkadaşlarımızı, öyle yorumlar yapıldı, aklımızın ucundan bile geçmez. Yabancıları beklediniz, o argümanı doğru bulmuyoruz. Konuşmamda da çeşitli atılan adımları yeterli bulursunuz, bulmazsınız ama atılan adımları ifade ettim. Bürokrasiyle ilgili DDK soruşturma yapıyor. Şirketler, onların bağlantılarıyla, manipülatörlerle, spekülatörlerle ilgili adli süreçler işliyor. Bunların sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. Siyasi alanda da Cumhurbaşkanımız çok açık ve net bir şekilde bir tavır, siyasi bir tutum ortaya koymuş durumda. Tekrar altını çiziyorum; milletimizin kaynağı bu süreçlerde kullanılmayacak. Ancak fonların kendi kaynakları, geri alınan haksız kazanç olarak elde edilip fahiş fiyat, fahiş gelir olarak elde edilen kazançlardan geri alınanlar kullanılacak. Ayrıca bu yine hukuksuz işlemlerden kaynaklı el konulan varlıklar, gayrimenkuller değerlendirilerek yatırım sahiplerine hakları olabildiğince iade edilmiş olacak. Burada ana paraya yoğunlaşan bir olağanüstü tasfiyede yöntemimiz var. Şu noktanın da bilgi olarak sadece altını çizmek isterim; belli büyüklüklerden bahsediyoruz ama asıl olan sisteme giren paranın büyüklüğüdür. Manipüle edilmiş bir şekilde çok yüksek rakamlara çıkarılmış değerler gerçek kaybı bana göre yansıtmamaktadır. Asıl olan o ana para ve onun karşılık geldiği değerdir. Bu konuda da elimizden gelen tüm gayreti sarf ediyoruz."

"Sistemi iyileştirici adımlardan biri olarak geleceğe dönük tartışmamız lazım"
Üst düzey kamu görevlilerinin çeşitli kurullarda görev almasına dair eleştirilerin gündeme getirildiğini söyleyen Yılmaz, "Bu hukuki bir sorun değil ama sakıncaları olabilecek bir durum şeklinde gündem oldu. Bu konularda ben işte sistemi iyileştirici adımlardan biri olarak belki bu konuları da geleceğe dönük tartışmamız lazım. Hiçbir arkadaşımızı suçlayarak söylemiyorum, yanlış anlaşılmasın. Kişisel olarak da Devlet Denetleme Kurulu Başkanımıza da güveniyoruz. Kendisi de yapmıyor ayrıca denetlemeyi, sonuçta oradaki müfettişler yapıyor. Ama geleceğe dönük olarak bu konularda nasıl bir çerçeve oluşturulmalı, bunun da ben üzerinde düşünülmeye değer bir konu olduğunu ifade etmek istiyorum" açıklamasında bulundu.

"Birisinin talimatıyla iş yapacaksanız yüzde 52 oy almış Cumhurbaşkanının talimatıyla iş yapmak en büyük şereftir"
Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"‘Cumhurbaşkanımızın talimatıyla diyorsunuz' dedi değerli Grup Başkanvekili Yeni Parti'den. Onu benim söylediğim bağlama bir bakarsanız Fon Koordinasyon Kurulunun Cumhurbaşkanımızın talimatıyla kurulduğunu söyledim. Ki gerçekte bu yani. Onun yeni bir yapı kuruluyor. Bunu, bu Kurulu kuran da Cumhurbaşkanımız. Bunu buradan size hatırlatma anlamında ifade etmiş oldum. Yoksa gündelik bütün kararlarda Cumhurbaşkanımız elbette yetkilendirir, görev verir, herkes de o görevini yapar. Fon Koordinasyon Kurulunda ondan sonra aldığımız birçok kararı Cumhurbaşkanımızın yetkilendirdiği çerçevede ilgililerle, ortak akılla alıp hayata geçirdik. Kastettiğiniz anlamda bir ifadeyi ben görmedim. Ayrıca şunu da söyleyeyim, birisinin talimatıyla iş yapacaksanız yüzde 52 oy almış Cumhurbaşkanının talimatıyla iş yapmak en büyük şereftir. Onu da söyleyeyim."

Kaynak: İHA