CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında, gerçekleri ilk günkü netliğiyle halkımızla paylaşmak bir zorunluluk haline gelmiştir. Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan'ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum. 22. dönem milletvekillerimizin ve aday adaylarımızın noter huzurunda, kendilerine tanınan dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan etmeleri de bizim konuya bakışımızın göstergesidir" ifadelerini kullandı.
2016'daki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinden bahseden Kılıçdaroğlu, "Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi. Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir. Bu sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen kişilerden biri de Selahattin Demirtaş'tır" dedi.
"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş'ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü'nde her zaman en ön safta mücadele ettik" diyen Kılıçdaroğlu, "Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan'ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir. Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü'müzden bir milim sapmamız vardır. Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız. Buradan bir kez daha ilan ediyorum: Demirtaş'ın, Selçuk Kozağaçlı'nın, Can Atalay'ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim. Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.




