Olcay, Günaydın'dan Tuba Kalçık'a verdiği röportajda, diziyle ilgili başlatılan FETÖ incelemesi hakkında şunları söyledi:
"Soruşturma açılmasını çok doğru buluyorum. Gerçekler neyse ortaya çıksın. Eğer yanlış şeyler yaptılarsa cezalarını çeksinler, yanlış yapmadılarsa da bu durumdan aklanır çıkarlar.
Umarım, bundan sonraki yaşamlarında ak pak olurlar çünkü bunlar genç insanlar önlerinde yaşayacakları günler var. Allah yollarını açık etsin."
"DİZİ POLİTİKAYA DÖNMEYE BAŞLADI, BENİ ÇOK RAHATSIZ EDİYORDU..."
Olcay, Osman Sınav'ın bırakmasının ardından dizide hissedilir şekilde senaryonun bozulduğunu belirtti ve şunları söyledi.
"Osman'dan sonra dizi politikaya dönmeye başladı. Türkiye'nin birtakım bilinmeyen yerlerine doğru gitmeye başladık. Giderek de arttı bu. Hissedilir şekilde. Senaryo giderek bozuldu.
Birkaç defa konuşmaya çalıştım ama cevap vermediler, ben de sustum. Yani şüpheleniyordum da, birilerinden bu bilgileri almasalar bunları nereden biliyorlar diye düşündüğüm oldu. Bir yerden bir şeyler geliyor ki yazıyorlar diye düşündüğüm oldu...
Bana bölüm çekilmeden önce bölüm senaryosu geliyordu. Okuduğumda çok şaşırıyordum. Yani Yeşil'in diziye girmesine ne gerek vardı ya? Yeşil niye girdi? Sonra Cumhurbaşkanı niye girdi senaryoya? Bunlar niçin girdi? Ve anlamadığımız şeyler vardı. Bir de Harp Okulu'nda her sene sahneye konulan oyunları dört sene ben yönettim. Bu her sene en az üç ayımın Harp Okulu'nda geçmesi demektir. Ergenekon döneminde bazı öğrencilerime FETÖ'nün nasıl tuzak kurduğunu, neler yaptığını duyuyordum. Bundan dolayı da dizideki bu dönüşüm beni çok rahatsız ediyordu. Uyarsam da Raciler burunlarından kıl aldırmadıkları için dinlemezlerdi. Egoları çok yüksekti."
Olcay, dizinin aynı zamanda da yapımcıları olan; dizide "Polat Alemdar" karakterini canlandıran Necati Şaşmaz ve senaristlerinden olan Raci Şaşmaz kardeşler hakkındaki soruya da şöyle yanıt verdi:
"Çok kırgınım onlara. Ne babaları ne de dedeleri gibi insan değiller. İyi, dürüst, düzgün adamlar değiller.
İnşaat işine girdiklerinde de Pana Film'de çalışanların da çok paraları gitmiş. Mülk sahibi olmak için çok para kaptırmışlar bunlara. Şimdi mahkemelikler.
"BENİ İKİNCİ SINIF İNSAN GİBİ GÖRÜYORLARDI"
Bana da yanlış şeyler yaptılar. Ben 12 sene rol aldım. Bölüm başı piyasaya göre çok düşük ücretlere çalıştım. Benim tiyatrodan öğrencilerim de orada oynuyordu. Onlara benden çok veriyorlardı. Raci ile ne zaman para konusunu konuşsam, 'Çok kötü durumdayız' diyordu. Eşime de aynı şekilde yaptılar.
Zaten eşim Hayat Olcay, 'Elif'in annesini oynuyordu. 'Elif' öldükten sonra diziden çıkarmadılar ama sahne de yazmıyorlardı. Eşim de o sırada gelen teklifleri geri çevirmek zorunda kalıyordu. Bana sette mobbing uygulanıyordu. Beni ikinci sınıf insan gibi görüyorlardı herhalde.
"SAYGISIZLIKLARA KATLANAMIYORDUM"
Ben hayatımı oyunculuğa adamış bir insanım. Devlet tiyatrosunda yıllarca çalıştım. Düşünün, Necati bana rol tarif ediyordu, böyle oyna diye. Oyunculuğa da bu diziyle başlamış bir insan Necati.
Yani beni yıllarca onun direk gibi oynamasına katlanmışım. Egosu o kadar yüksek ki farkında değildi. Ben zaten katlanamıyordum bana yapılan saygısızlıklara. Diziden ayrılmak istiyordum.
"'DÖRT BÖLÜM SONRA ÇIKARTACAĞIZ' DEDİ"
Necati beni çağırdı konuşmak için. Yanımızda rahmetli Osman Wöber de vardı. Bana dedi ki 'Çıkmak istiyordun, seni dört bölüm sonra çıkartacağız. Dört hafta boyunca da sana zam yapacağız.' Son dört bölümde günah çıkarır gibi zam yaptılar.
"BİR SANATÇIYA YAPILACAK EN KÖTÜ TEKLİF"
Necati orada bana başka saygısızlık da yaptı. Bana dedi ki 'Şimdi sen çıkıyorsun diziden. Geliriniz olmayacak. Bari eşin devam etsin diziye' dedi. Ben de dedim ki: 'Necati bu bir sanatçıya yapılacak en kötü tekliftir. Eşim yılların oyuncusu. Bu teklif onu stepne yerine koymaktır.' Çok üzüldüm bana böyle bir teklifle gelmesine."




