Manisa Girişimci İnşaat Müteahhitleri Derneği (MAGİD), geleneksel olarak her yıl düzenlediği iftar programını gerçekleştirdi. Saruhan Otel'de düzenlenen programa, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yılmaz, MAGİD Başkanı Burhanettin Yaşar, Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Önder Aydın ve çok sayıda iş insanı ile davetli katıldı.
"Her Birimize Düşen Görevler Vardır"
Manisa Valisi Vahdettin Özkan, "Esasen inşaat sektörü; yaşam kalitesinin en önemli unsurlarından biri olan barınma hakkının teminatı ve sağlıklı, yaşanabilir kentlerin inşasının ilk adımıdır. Bu önemli görevin temsilcileri ve öncüleri de sizlersiniz. Bu işin projelendirilmesi, uygulanması ve takibi büyük ölçüde sizlerin emeğiyle gerçekleşmektedir. Bu anlamda, insanlarımıza ve şehrimize böylesine önemli bir hizmet sunduğunuz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Medeniyet değerlerimizin merkezinde yer alan sağlıklı şehirlerin inşa edilmesi, aynı zamanda toplumsal kalkınmanın da en önemli unsurlarından biridir. İnsanlarımızın mutlu olması ve dünyadaki bütün insanların huzur içinde yaşaması, geleceğe güvenle bakabilmemizle mümkündür. İstikrarlı bir şehrin, bir mahallenin ve daha yaşanabilir bir dünyanın oluşması için her birimize düşen görevler vardır. Nitekim başkanlarımız da az önce bu noktaya oldukça isabetli bir şekilde değindi. Sağlıklı şehirlerin inşasında artık “kurtar beni” anlayışından ziyade, her birimizin sorumluluğunu bilerek üzerine düşen görevi en doğru şekilde yerine getirmesi gerekmektedir. Elbette toplumun her kesiminin ve her sektörün yerine getirmesi gereken sorumluluklar vardır. Bu süreçte bir kaosun oluşmaması için bir düzene ihtiyaç duyulmaktadır. Bu düzen de insanlarımızın iradesini temsil eden parlamentomuzun ortaya koyduğu stratejik hedeflerle şekillenmektedir. Bu çerçevede ilgili idarelerimiz, bakanlıklarımız, meslek kuruluşlarımız ve belediyelerimiz bu hedeflerin uygulanmasını sağlamaktadır. Ancak işin bir de etik boyutu vardır. Yaptığımız her işte toplumsal duyarlılığı ve kamu yararını gözetmemiz gerekir. İnşaat yaparken ya da hangi işi yapıyor olursak olalım, ortaya koyduğumuz işin yarın insanların hayat hakkı, sağlığı ve genel menfaatleriyle uyumlu olması büyük önem taşımaktadır. Bu noktada etik değerler belirleyici bir rol oynamaktadır. Toplumumuzun etik ve medeniyet değerleriyle güçlü bir bağ kurması, bu konudaki en büyük güvencemizdir. Bu mübarek Ramazan günlerinde dayanışmadan, insani değerlerden ve geleceğe güvenle bakmaktan söz ediyoruz. İnsanlarımızın ve çocuklarımızın hakkını, hukukunu konuşuyorsak, bunun en başında yaşam hakkı gelmektedir. Bu hakkın güvence altına alınmasının ilk adımı ise sağlıklı kentlerin inşa edilmesidir. Bu sorumluluğun önemli bir kısmı da inşaat sektörüne düşmektedir. Bu noktada Manisalı hemşerilerimizin ve sektördeki kardeşlerimizin yüksek Bir hassasiyet taşıdığını biliyorum. Temennimiz, bu hassasiyetin artarak devam etmesidir" diye konuştu.
"Üzerimize Düşen Görevi Yerine Getirmek Zorundayız"
AK Parti Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç, "Tabi ki katıldığımız bütün etkinliklerde Manisa’ya ve ülkemize dair ihtiyaç duyulan konuları, problem olarak gördüğümüz ya da eksik kalan noktaları konuşmaya, tartışmaya ve mümkünse bunları ivedi şekilde çözmek adına bir irade ortaya koymaya çalışıyoruz. Bu akşam MAGİD bünyesinde burada bulunmaktan ayrıca gurur duyduğumu ifade etmek isterim. Kendileri hem devletimizin hizmet noktasında ihtiyaç duyduğu ekipmanların temini konusunda hem de milletimizin emrinde olacak hayır işlerinde her zaman gönül seferberliği içerisinde yer almış insanlardır. Bu nedenle bu akşam bu dostlarla ve bu hazirunla birlikte bulunmak ayrı bir mutluluk. Bulunduğumuz her ortamda, bize söz verilen her platformda bu konuları konuşuyoruz. Nitekim Burhanettin Başkan’la da bunu daha önce istişare etmiştik. Kendisi, “Vekilim bir çalıştay düşüncemiz var. Sorunların tespiti ve çözümü noktasında, yerel yönetimler ile merkezi hükümeti ilgilendiren konular için nasıl bir yol haritası çizelim?” diye sorduğunda ben de kendisine şu öneride bulundum: "Değerli başkanım, önce yerel yönetimi temsil eden belediye başkanlarımız ve arkadaşlarımızla birlikte bir çalıştay yapın. Sektörü ilgilendiren ve acil çözülmesi gereken sorunları orada tespit edin. Ardından merkezi hükümeti temsilen biz milletvekilleri ve ilgili idareciler olarak ayrı bir platformda bir araya gelelim ve katkımızı sunalım.” Bu şekilde iki tarafın konuları birbirine karıştırmadan, düzenli bir biçimde ele almasıyla hem meseleler konuşulmuş olur hem de herkes kendi sorumluluk alanında, önceliğin Manisa olduğunu bilerek hareket eder. Nitekim değerli belediye başkanlarımız da ön çalışmayı gerçekleştirdiler ve tespitlerini not aldılar. Bizlerle de mutlaka paylaşacaklar. Ancak bizim her zaman söylediğimiz bir şey var: Önceliğimiz Manisa’dır. Ticaret Odası Başkanımızın söylediği bir noktaya ben de tamamen katılıyorum. Manisa, sahip olduğu potansiyelin maalesef hâlâ sıçrama noktasının gerisinde bulunuyor. Oysa elimizde çok önemli başlıklar var. Güvenilir konut arzı, konut fiyatlarının dengelenmesi, imar problemleri, şehrin genişleme alanları, afet yönetim merkezlerinin oluşturulması gibi birçok konu üzerinde çalışılması gerekiyor. Aynı zamanda makro ölçekte baktığımızda dünya oldukça kaotik bir dönemden geçiyor. Böyle bir ortamda “güvenli liman Türkiye” mottosunu dünyaya güçlü bir şekilde göstermemiz gerekiyor. Devlete sahip çıkma noktasında güçlü bir yönetim ve güçlü bir irade çok önemli. Bulunduğumuz coğrafya çeşitli tehditleri barındırıyor. Ancak az önce masada da konuştuğumuz gibi bu tehditler aynı zamanda önemli fırsatları da beraberinde getiriyor. Bu tehdit ve fırsat dengesi içerisinde güçlü bir Türkiye, iç cephesini tahkim etmiş bir Türkiye, meselelerini çözmüş bir Türkiye ve yaşanabilir şehirlerde huzur içinde yaşayan insanlar hedefimiz olmalıdır. Bu hedef, ideolojiden bağımsız olarak tüm partilerin ve temsilcilerinin ortak hayali ve ortak çabası olmalıdır. Bu noktada artık çokça konuştuğumuz “Manisa Masası'nı sağduyulu bir şekilde kurmamız gerektiğine inanıyorum. Daha önce de bu toplantılarda bulunmuş, hatıralarını andığımız rahmetli Ferdi Başkan’ın da katıldığı buluşmalar olmuştu. O gün ne söylediysek bugün de belediye başkanlarımızla aynı şeyleri konuşuyoruz. Bu da şudur: Manisa’nın güçlenmesi ve sorunlarını çözebilmesi için ivedilikle ortak bir masa kurulmalı; sorumluluk alacak kişiler güçlü bir irade ortaya koyarak aktif ve mobilize bir şekilde çalışmalıdır. Aynı zamanda Manisa’yı marka şehirlerden biri hâline getirerek dışarıya güçlü bir şekilde tanıtmak gibi bir sorumluluğumuz da vardır. Elbette sektörel başlıklar da çok önemlidir. Demir fiyatları, çimento fiyatları, kentleşme politikaları, dikey ya da yatay mimarinin tercih edilmesi gibi konular doğrudan şehirleşmeyi etkiliyor. Ancak en önemli gerçek şu ki hepimiz aynı gemideyiz. Aynı şehirde yaşıyor, aynı havayı soluyor ve aynı insanların ortak refahını düşünüyoruz. Bu nedenle artık ciddi sorumluluklar alıp hızlı hareket etmemiz gerekiyor. Aksi hâlde Allah korusun, yaşadığımız depremler bize çok ağır tecrübeler yaşattı. 11 ili etkileyen ve dünyada benzeri az görülen büyük bir deprem felaketi yaşadık. Böyle bir riskle her an karşı karşıya olabileceğimizi biliyoruz. Bunun yanında afetler, küresel ısınmanın getirdiği riskler ve benzeri sorunlar artık dünyanın kabul ettiği gerçeklerdir. Bu nedenle bilimin ışığında hareket ederek hazırlıklarımızı yapmak zorundayız. Bu vesileyle sektörü temsil eden ve bu çalışmalara katkı sunan herkes bizim için son derece kıymetlidir. Hepsinin başımızın üzerinde yeri vardır. Bu tür oluşumlara katkı sunan herkese ve sorumluluk makamında bulunan bizlere vereceğiniz her görevi sizlerle doğru bir iletişim içerisinde paylaşmaktan, bu yükü sizlerle birlikte omuzlamaktan ve bir Manisa evladı olarak sizlerle bir arada bulunmaktan büyük gurur duyduğumu özellikle ifade etmek isterim. Elbette gelinen noktada bu eylem planlarının gerçekçi olması gerekir. Merkezi hükümetin imkânları ile yerel yönetimlerin ortaya koyacağı acil eylem planlarının birlikte değerlendirilmesi ve ortak bir zeminde buluşturulması önemlidir. Ben bunu daha önce de ifade etmiştim: Yapıcı bir muhalefet ve sorumlu bir iktidar anlayışıyla hareket etmeliyiz. Hepimizin güçlü olduğu bu ortak gemiyi sağ salim limana ulaştırmak için üzerimize düşen görevleri yerine getirmek zorundayız. Bunları hep birlikte hayata geçireceğimizden hiçbir şüphem yok. Tekrardan davetleri için MAGİD Büşkanı Burhanettin Beyefendiye, kıymetli yöneticilerimize ve burada bulunan tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum" şeklinde konuştu.
"Belediyelere Düşen Görev Girişimcilerin Önünü Açmaktır"
Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, "Belediyelere düşen en önemli görevlerden biri, böyle değerli girişimcilerin önünü açmak ve onların çalışmalarını kolaylaştırmaktır. Aynı zamanda devlet kurumlarıyla güçlü bir iş birliği içinde hareket ederek Manisa’daki barınma sorununa çözüm üretmek de büyük önem taşımaktadır. Çünkü müteahhit arkadaşlarımız yaptıkları yatırımlar ve projelerle hem barınma ihtiyacına katkı sağlamakta hem de önemli ölçüde istihdam oluşturmaktadır. Bizler de başta Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Besim Dutlulu olmak üzere, Şehzadeler Belediye Başkanımız Sayın Hakan Şimşek ve diğer belediyelerimizle birlikte ortak bir anlayışla hareket ediyoruz. Amacımız, girişimcilerin önünü açmak, işlerini kolaylaştırmak ve imkânlarımız ölçüsünde bu kıymetli insanlara destek olmaktır. Bu vesileyle burada bulunan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ayrıca sesimizin kamuoyuna ulaşmasında büyük rol üstlenen değerli basın mensuplarımıza da teşekkürlerimi sunuyorum. MAGİD Başkanı, ve kıymetli yönetim kuruluna da bu anlamlı organizasyon için şükranlarımı ifade ediyorum" ifadelerini kullandı.
"Net Bir Cevabımız Olmalıdır"
Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yılmaz, "Manisa, varoluşuyla 3 bin 500 yıllık tarihinde söylemde kadim bir şehir değildir; aksine kadimliğini ortaya koymuş bir şehirdir. İlk paranın bulunduğu yerlerden biri olarak, 3 bin 500 yıllık tarih boyunca ticaretin ve imparatorlukların merkezi olma özelliğini taşımış, bu yönüyle tarih boyunca önemli bir konumda yer almıştır. Bu tarihsel süreçte Manisa’ya baktığımızda, imparatorluk döneminden bugüne kadar hafızamızda canlandırdığımız tabloyu değerlendirmek zorundayız. Şehrin potansiyelinin en yüksek olduğu dönemlerle bugünkü durumunu mukayese etmemiz gerekir. Manisa, şehir olarak 4 vilayetin birleşme noktasında bulunan; ticaretin ve sanayinin merkezi olarak tanımlanan bir şehirdir. Peki, barındırdığı potansiyel açısından mevcut değerini ortaya koyma fırsatını yakalayabiliyor mu? Açık söylemek gerekirse bu konuda çok üzülüyorum. Sayın vekilim, sayın valim; bunları burada ifade ederken dostlar meclisinde konuştuğumu özellikle belirtmek isterim. Çünkü bugün Manisa, içinde bulunduğu durum itibarıyla olması gereken noktayı maalesef yansıtmıyor. Ben bu noktada Kütahya’dan bir örnek veriyorum. 15 yıl önce Kütahya’nın sahip olduğu değerleri ortaya koyun; bir de Manisa’nın olması gereken değerlerini ortaya koyun. Aynı hükümet yaklaşık 20 yıldır görevde. Kütahya’daki değerlere bakın, bugün oldukça ileri seviyede. Uşak’a bakın, o da aynı şekilde ileri seviyede. Peki Manisa neden burada? Sayın Valim, burada Büyükşehir Belediye Başkanımızın temsilcisi var, genel sekreterimiz var, ilçe belediyelerimizin başkanları ve temsilcileri var. Eğer bir sorun varsa, çözümünü yine bu masada bulunan bizler ortaya koyacağız. Çözüm üretmesi gereken de yine bizleriz. Hep temenniler dile getiriyoruz; ancak temennilerin ötesinde ortada bir gerçek var. Bakın, Sarıgöl, Selendi ve Ahmetli ilçelerimizin toplam nüfusu kadar insan her sabah otobüslerle Manisa’ya çalışmaya geliyor, akşam tekrar geri dönüyor. Ertesi gün yine aynı şekilde geliyor ve tekrar dönüyor. Bu sayı yaklaşık 47 bin ile 50 bin insan arasında. Allah aşkına, bunun mantıklı bir açıklaması olması gerekir. Dışarıdan gelen bir kişi bunu sorduğunda, izah edebileceğimiz net bir cevabımız olmalıdır. 30 yıldır durum aynı. Büyükşehir olmadan önce de aynı sıkıntı vardı, Büyükşehir olduktan sonra da aynı sıkıntı devam ediyor. İmar yapıldı, askıya çıktı, itirazlar oldu, çeşitli süreçler yaşandı. Ancak sonuçta 47-50 bin insanın her gün bir şehirde çalışmak için gidip gelmesinin mantıklı bir açıklaması olması gerekir. Bunlar hepimizi ilgilendiren konular. Bu şehre değer katan sanayicilerimiz var, tarımla uğraşan üyelerimiz var. Ticaret ve Sanayi Odası’nda 19 bin üyemiz bulunuyor ve 25 meslek komitemiz var. Bu komitelerin en büyüklerinden biri de inşaat sektörü. Bu şehrin gerçek yükünü çeken sizlersiniz. Çünkü bir kuyumcu yalnızca bir kişiyle muhatap olurken, sizler onlarca kurum ve kuruluşla muhatap olarak zorlukları aşıyor ve insanlara konut üretiyorsunuz. Bizde güzel bir söz vardır: 'Dünyada mekân, ahirette iman.' İman kişinin kendisiyle alakalıdır; ancak konut sorununu çözme noktasındaki en büyük iradeyi ortaya koyan sizlersiniz. Dolayısıyla bu noktada bazı sıkıntılar olduğu açıktır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürümüz de burada. Sayın Başkan bazı sorunlara değindi. Ancak bu sorunların burada çözülmesi gerekirken neden sürekli başka toplantılara erteleniyor? Bakın, Manisa’nın hem sanayi imarı hem de konut imarı konusunda ciddi sorunları var. Manisa ekonomik olarak varlığını sürdürebilmek zorunda. 'Manisa’da bu işi keselim' şeklinde bir düşünce ortaya atılamaz. Böyle bir fikir ortaya atanların da ayrıca sorgulanması gerekir. Dolayısıyla Manisa, sahip olduğu potansiyeli konut açığının gerçeklerini ortaya koyarak çözmek zorundadır. Aslında elimde oldukça fazla not bulunuyor. Ancak müsaadenizle sizlere Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde yürütülen önemli bir projeden bahsetmek istiyorum. Türkiye bir deprem gerçeği ile karşı karşıyadır. Dünya Bankası ile Cumhurbaşkanlığının ilgili birimi arasında yapılan bir protokol kapsamında önemli bir proje yürütülüyor. Türkiye’de 81 il arasında yalnızca 4 şanslı il bu proje kapsamına alındı. Bu vesileyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğümüzün tüm çalışanlarına, ilgili bakanlık birimlerine, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bu işle ilgilenen yetkililere ve Dünya Bankası’nın Türkiye’deki proje ekiplerine huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Sayın Valim, bu proje Türkiye’de toplam 4 ilde uygulanıyor. Bunlardan biri İzmir, biri Manisa, biri İstanbul ve biri de Kocaeli’dir. Şimdi düşünün; Türkiye’deki 81 il arasında yalnızca 4 ilin sahip olduğu önemli bir fırsat söz konusu. Ancak burada bir serzenişimi de dile getirmek istiyorum. Bakanlığın yetkilileri, Cumhurbaşkanlığının görevlendirdiği birimler ve Dünya Bankası temsilcileri Manisa’da bir toplantı yaptı. Bu proje kapsamında daire başına 3 milyon lira destek veriliyor. Bir yıl ödemesiz, yüzde 0,63 faiz oranıyla sağlanan bu destek kentsel dönüşümde daire sahiplerine çok ciddi avantajlar sunuyor. Allah aşkına, bu fırsatı harekete geçirecek olan sizlersiniz. Bu salonda bulunan bizleriz. Bunun bir diğer ayağı da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüdür. Sayın Valim, bu mübarek Ramazan ayının hürmetine şunu özellikle ifade etmek istiyorum: Depremi yaşamadan önce lütfen tüm ilgili kurumlar Manisa’da örnek bir çalışma ortaya koysun. Bu projeyi en üst seviyeye çıkaralım. Hem örnek bir çalışma ortaya koyalım hem de sonradan “vah vah, tüh tüh” demeye gerek kalmadan bu işi çözelim" açıklamasında bulundu.
"Sorumluluk Alan Anlayış İçindeyiz"
MAGİD Başkanı Burhanettin Yaşar, "Kardeşliğin, paylaşmanın ve dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği mübarek Ramazan ayında bizleri yalnız bırakmayarak bu sofrayı onurlandırmanızdan büyük bir mutluluk duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Ramazan ayı, empati kurduğumuz, paylaşmayı hatırladığımız ve gönüllerimizi birbirine yaklaştırdığımız müstesna bir zamandır. Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ni de içinde barındıran ve bayramın müjdecisi olan bu mübarek ayda sizlerle aynı sofrayı paylaşmak bizim için büyük bir onurdur. Kıymetli hazirun, MAGİD 2009 yılında kurulmuş ve bugün geniş bir üye potansiyeline ulaşmış güçlü bir meslek örgütüdür. Temel amacımız, sektörümüzün sorunlarını ilgili kamu kurumlarıyla istişare ederek çözüm üretmek, sürdürülebilir politikaların oluşmasına katkı sağlamak ve üretimin, istihdamın ve barınma gibi temel ihtiyaçların sağlıklı şekilde planlanmasına destek olmaktır. Aynı zamanda sektörümüzün önündeki engellerin kaldırılması için süreci takip eden, çözüm arayan ve sorumluluk alan bir anlayış içerisinde hareket ediyoruz. Bu doğrultuda bugüne kadar belediyelerimizle, kamu kurumlarımızla ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğümüzle sürekli diyalog halinde olduk. Şunu memnuniyetle ifade etmek isterim ki bu diyalog sayesinde sorunların çözümünde önemli mesafeler katettik. Çünkü biliyoruz ki sorunların çözüm yolu iletişimdir. İletişimin yolu ise samimiyetten geçer. İletişim kanallarının açık olması hem sektörümüzü rahatlatacak hem de kamu kurumlarımızın daha verimli çalışmasına katkı sağlayacaktır. Biz MAGİD olarak iletişimin güçlenmesi adına üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Kıymetli misafirler, bugüne kadar kurumlarımızla birçok ortak çalışma gerçekleştirdik. Seminerler düzenledik, çalıştaylar yaptık ve sektörümüzün sorunlarını ile çözüm önerilerini istişare ettik. Ticaret ve Sanayi Odamızın öncülüğünde iş gezileri ve fuar organizasyonlarına katılım sağlayarak yeni teknolojilerin, yeni üretim tekniklerinin ve sektörde kullanılan yeni malzemelerin tanıtılması konusunda önemli çalışmalar yaptık. Çok yakın zamanda Manisa’da bir ilk olarak Büyükşehir Belediye Başkanımızın, Yunusemre ve Şehzadeler Belediye Başkanlarımızın katılımıyla bir çalıştay düzenledik. Birinci oturumda sektörümüzün sorunlarını ve taleplerini ele aldık. İkinci oturumda ise bu konuları doğrudan yerel yöneticilerimizle paylaşarak çözüm noktasında istişarelerde bulunduk. Çalıştayda başlıca şu konular ele alındı: İmar planları ve planlama süreçleri, kentsel dönüşüm uygulamaları, ruhsat ve proje onay süreçlerinde yaşanan zorluklar, inşaat sektörünün ekonomik durumu, finansmana erişim ve satış sorunları, yerel müteahhitlerin korunması, teknik ve bürokratik uygulama sorunları, büyükşehir imar yönetmeliğinin olmaması, kalifiye iş gücü eksikliği, inşaat atıklarının döküm alanlarına alınmaması ile ilgili sorunlar, yapı denetim firmaları ile yaşanan sıkıntılar ve kentsel dönüşüm alanlarında rayiç bedellerin piyasa gerçekliğini yansıtmaması. Yapılan değerlendirmelerde yerel yöneticilerimiz daha yaşanabilir bir Manisa için her türlü desteği vereceklerini ifade ettiler. Kendilerine şükranlarımızı sunuyor ve sürecin takipçisi olacağımızı belirtmek istiyorum. Manisa’nın aktif fay hatları üzerinde bulunan bir deprem bölgesi olduğunu unutmamalıyız. Toplumda deprem bilincini artırmalı ve şehirlerimizi daha güvenli hale getirmek için hep birlikte hareket etmeliyiz. Kentsel dönüşüm konusu bizim için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Kentsel dönüşümün mümkün olmadığı durumlarda ise parsel bazında yapı stokunun yenilenmesini sağlayacak kolaylıkların sağlanmasının önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu dönüşüm sürecinde yerel müteahhitlerin de sürecin içinde yer alması, rekabet ortamının korunması ve yerel gücün desteklenmesi şehrimiz açısından büyük önem arz etmektedir. MAGİD, bulunduğu şehrin sosyal sorumluluk alanlarında da aktif rol almıştır. Öğrencilerimizin ihtiyaçlarının karşılanmasına destek olmuş, ihtiyaç sahibi ailelere yardım etmiş, emniyet ve jandarma teşkilatımıza güvenlik hizmetlerinde kullanılmak üzere araç alım kampanyasına destek sağlamıştır. Asrın felaketi olarak hafızalarımıza kazınan Kahramanmaraş, Adıyaman ve Hatay depremlerinde Kızılay öncülüğünde yardım tırlarımızı bölgeye göndererek yaraların sarılmasına katkı sağlamaya çalışmıştır. MAGİD, toplumumuzun ihtiyaç duyduğu her alanda var olmaya devam edecektir. Bu gücü siz değerli üyelerimizin birlik ve beraberliğinden almaktadır. Çünkü biz biliyoruz ki birlik varsa güç vardır, dayanışma varsa çözüm vardır. Aynı zamanda biliyoruz ki hiçbir sorun çözümsüz değildir. Çözümün anahtarı ortak akıl, güçlü diyalog ve kurumsal iş birlikleridir. Her zaman uzlaşının, çözümün ve ortak aklın tarafı olduk. Çünkü biz inanıyoruz ki amaç bağcıyı dövmek değil, üzüm yemektir. Amacımız kurumlarımızı eleştirmek değil, kurumlarımızla birlikte çözüm üretmektir. Bizler sadece bu şehrin müteahhitleri değiliz. Bizler bu şehrin evlatlarıyız. Bu şehirde yaşıyoruz, bu şehirde çocuklarımızı büyütüyoruz ve bu şehrin geleceğine yatırım yapıyoruz. Bu nedenle diyoruz ki Manisa’nın geleceği ancak ortak akıl ve güçlü bir şehir vizyonuyla inşa edilebilir. MAGİD olarak bu vizyonun oluşması için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Çünkü biliyoruz ki güçlü şehirler güçlü kurumlarla kurulur. Güçlü kurumlar ise güçlü birlikteliklerle oluşur. Sektörümüz 2018 yılından bu yana çok zorlu bir süreçten geçmesine rağmen üretimden, istihdamdan ve barınma ihtiyacını karşılamaktan asla vazgeçmemiştir. Bu vesileyle tüm sektör paydaşlarımızı yürekten kutluyor ve hepsini gönülden alkışlıyorum. Bizden desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen Sayın Mücahit Vekilimize, Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Yunusemre ve Şehzadeler Belediye Başkanlarımıza, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımıza ve sorunların çözümüne katkı sunan tüm kurum yöneticilerimize şükranlarımı sunuyorum. Aynı zamanda bu organizasyonda başta idari müdürümüz olmak üzere emeği geçen tüm arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum" diye belirtti.