Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği hadiseye ilişkin Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan soruşturma, yetkisizlik kararı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.

52Bd5E11 9571 45B1 B561 488Cefbe5059

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen soruşturmada yetkisizlik kararı verildi. Alınan karar doğrultusunda dosya, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.

Uzun yıllardır kamuoyunun gündeminde yer alan ve çeşitli iddialar nedeniyle farklı soruşturmalara konu olan olayla ilgili dosyanın Ankara'ya devredilmesiyle birlikte soruşturmanın yeni aşamasının başkentte yürütülmesi bekleniyor.

Yetkisizlik kararının ardından dosyada yer alan tüm belge, ifade, rapor ve deliller Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na ulaştırılacak. Başsavcılık, dosya kapsamındaki mevcut soruşturma evraklarını inceleyerek bundan sonraki süreçte izlenecek yol haritasını belirleyecek.

Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişi hayatını kaybetmişti

Muhsin Yazıcıoğlu, 2009'daki yerel seçimler için ilk kez helikopter kiralayarak Kahramanmaraş'taki mitinge katıldı.

"Hazineden yardım almadan siyaset yapan tek partiyiz. İlk defa helikopter kiralayarak miting yapıyoruz. Seçimlerde iddialıyız." diyen Yazıcıoğlu'nun da içinde bulunduğu helikopter, Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit ilçesindeki mitingin ardından Yozgat'ın Yerköy ilçesine giderken 25 Mart 2009'da Göksun ilçesinde düştü.

Bölgede yapılan arama çalışmaları sonrasında Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, İl Başkan Yardımcısı Yavuz Hızlan, Belediye Meclis Üyesi Murat Çetinkaya, gazeteci İsmail Güneş ve pilot Kaya İstektepe yaşamını yitirmişti.

Irmak öğretmenin ölümündeki iddialar tek tek araştırılıyor
Irmak öğretmenin ölümündeki iddialar tek tek araştırılıyor
İçeriği Görüntüle

Thumbs B2 7E6Caaebe66Fce2F69C97Ac35Cf26Da7

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmada verilen yetkisizlik kararına ilişkin Yazıcıoğlu ailesi ve avukatları açıklama yaptı.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği kazaya ilişkin Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyası, "yetkisizlik" kararı verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Yazıcıoğlu ailesi ve avukatları, karara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada dosyada verilen yetkisizlik kararıyla soruşturmanın yeni bir aşamaya geçtiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:
"Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki dava arkadaşlarımızın şehadetine ilişkin dosyada verilen yetkisizlik kararıyla soruşturmanın yeni bir aşamaya geçtiği görülmektedir. Aradan geçen 17 yıla rağmen milletimizin vicdanını yaralayan bu olay tüm yönleriyle aydınlatılamamış, dosya bugüne kadar iki kez takipsizlik kararıyla karşı karşıya kalmıştır. Verilen yetkisizlik kararı dosyanın esasına ilişkin bir karar olmayıp, soruşturmanın farklı bir yetkili makam tarafından yürütülmesine yönelik usuli bir işlemdir. Bu nedenle söz konusu gelişmeyi, gerçeğin ortaya çıkarılması yönündeki mücadelenin yeni bir aşaması olarak değerlendiriyoruz."

"Bu dosya herhangi bir adli dosya değildir"
17 yıldır cevabı beklenen soruların olduğu belirtilen açıklamada, "Şunu herkes bilmelidir ki bu dosya herhangi bir adli dosya değildir. Bu dosya, milletimizin hafızasında yer etmiş büyük bir vicdan meselesidir. 17 yıldır cevabı beklenen sorular vardır ve bu soruların üzeri usul kararlarıyla, zamanaşımıyla ya da sessizlikle örtülemez. Bugün verilen karar bizim açımızdan sürecin sonu değil, gerçeğe ulaşma mücadelesinin devamıdır. Dün nasıl adaletin tecellisi için hukuk zemininde kararlı bir mücadele verdiysek, bugün de aynı inanç ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Kim rahatsız olursa olsun, hakikatin ortaya çıkması için yürüttüğümüz mücadeleden geri adım atmayacağız. Muhsin Başkan, hayatı boyunca doğruluktan, adaletten ve millet iradesinden yana tavır almış; hiçbir güç odağı karşısında baskıya boyun eğmeden ömrünü tamamlamıştır. Ancak vefatından sonra hiç hak etmediği bir şekilde geride 17 yıldan beri cevap bekleyen sorular kalmıştır. Bu soruların cevabı yalnızca ailesi ve sevenleri için değil, adalete inanan herkes için bir vicdan borcudur, bir bağımsızlık meselesidir. Çünkü biliyoruz ki zaman geçse de hakikat değişmez. Bu dosya, tüm yönleriyle aydınlatılıncaya ve adalet yerini buluncaya kadar takip edilmeye devam edecektir" denildi.