<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Manisa Haber</title>
    <link>https://www.manisahaber.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.manisahaber.com/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 16 Apr 2026 11:43:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hiçbir güç Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-hicbir-guc-turkiye-ve-turkiye-cumhurbaskanina-parmak-sallayamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-hicbir-guc-turkiye-ve-turkiye-cumhurbaskanina-parmak-sallayamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz. Yumuşak başlı olmamızı, sağduyulu olmamızı ‘uysal koyun’ olduğumuz şeklinde kimse yorumlamasın, kimse böyle bir vehme kapılmasın" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de düzenlenen AK Parti Grup Toplantısı'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun kendisine yönelik ithamlarına ve tehditlerine de cevap vererek, kimsenin Türkiye Cumhurbaşkanı’nı tehdit edemeyeceğini söyledi. ABD ve İran arasındaki barış görüşmelerine dair de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerilimin düşürülmesi, ateşkesin uzatılması, görüşmelerin sürdürülmesi noktasında gerekli telkin ve girişimlerde bulunduklarını söyledi.<br />
<br />
"Milletimizin huzuru ve devletimizin güvenliği için şehadete yürüyen tüm kahramanları rahmetle yad ediyorum"<br />
14-20 Nisan Şehitler Haftası olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörle mücadele eden, sınır ötesi operasyonlara kadar farklı cephelerde vatanımızın bekası, milletimizin huzuru ve devletimizin güvenliği için şehadete yürüyen tüm kahramanları rahmetle yad ediyorum. Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin. Kahraman gazilerimize de fedakarlıklarından ötürü şükranlarımı sunuyor. Mevla'dan kendilerine hayırlı, sağlıklı, bereketli ömürler niyaz ediyorum. Şehitlerimizin muhterem ailelerine de en derin hürmetlerimi takdim ediyor, devletimizin her zaman yanlarında olacağını bir kez daha ifade ediyorum" diye konuştu.<br />
<br />
"İlgili soruşturmalar başlatılmış, 1 kişi gözaltına alınmış, 4 yönetici görevden uzaklaştırılmıştır"<br />
Şanlıurfa’da bir liseye gerçekleştirilen silahlı saldırı hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede meydana gelen ve milletçe hepimizi yaralayan olaydan duyduğum üzüntüyü paylaşmak istiyorum. Müessif ve menfur hadiseyle ilgili soruşturmalar başlatılmış, 1 kişi gözaltına alınmış, 4 yönetici görevden uzaklaştırılmıştır. Saldırı tüm yönleriyle araştırılmaktadır. Olayda ihmali ve kusuru olanlardan mutlaka hesap sorulacaktır. Saldırıda yaralanan 16 kişiden 7’si taburcu edilmiş, 9 yaralımızın tedavisi ise halen devam etmektedir. Yaralılarımıza Cenab-ı Allah'tan acil şifalar temenni ediyor, ailelerimize, eğitim camiamıza ve Siverekli kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" açıklamasında bulundu.<br />
<br />
"Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefimize kararlı bir şekilde sabırla, azimle, kararlılıkla ilerliyoruz"<br />
Aldıkları her nefesi Türkiye’ye hizmet için kullanmanın derdinde olduklarını söyleyen Erdoğan, "Enerjiden savunma sanayiine, ulaştırmadan aileye, eğitimden sağlığa her alanda ülkemizin ufkunu aydınlatacak vizyon projelerini hayata geçiriyoruz. Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefimize kararlı bir şekilde sabırla, azimle, kararlılıkla ilerliyoruz. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek durumundayım; bölgemizdeki savaşlara rağmen enerjiye erişimde eğer bugün sanayicimiz, üreticimiz, çiftçimiz, turizmcimiz, nakliyecimiz hiçbir endişe taşımıyorsa bunun gerisinde 23 yıllık bir çaba, mücadele ve emek vardır. Enerji sepetimizi zenginleştirmek ve tedarikçi ülkelerin sayısını artırmak ilk günden beri önceliğimiz oldu. Ayrıca hidroelektrik, rüzgar, jeotermal, güneş, nükleer gibi başlıklarda yaptığımız yeni yatırımlarla Türkiye'yi enerjide bir üst lige çıkardık" dedi.<br />
<br />
"2028’de 16-17 milyon hanenin doğalgazını kendi kaynaklarımızdan karşılar hale geleceğiz"<br />
Enerjide en büyük devrimi arama ve sondaj çalışmalarında gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Daha evvel yıllarca kiralama yöntemiyle yapılan petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerini kendi imkanlarımızla icra etmeye karar verdik. Ardından dünyanın en büyük dördüncü derin deniz filosunu kurduk. Karadeniz'deki keşfimizde adeta şeytanın bacağını kırmış olduk. Şu an 4 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz gazından karşılıyoruz. 2026 yılında bu rakamı 8 milyon haneye çıkartacağız. 2028’de 16-17 milyon hanenin doğalgazını kendi kaynaklarımızdan karşılar hale geleceğiz. Kendi gemilerimizle sondaj çalışmalarımıza Karadeniz'de devam ediyoruz. Sadece kendi denizlerimizde arama yapmıyoruz. Aynı zamanda bu imkanları dost ve kardeş ülkelerin istifadesine de sunuyoruz. Cuma günü Somali'de hepimizin göğsünü kabartan bir tören gerçekleşti. Derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, Somali açıklarındaki Curad-1 kuyusunda hidrokarbon aramalarına başlamak üzere bu ülkeye ulaştı. Oruç Reis gemimizle 7 ay boyunca yaklaşık 4 bin 500 kilometre karelik alanda sismik araştırmalar yürütmüş umut verici bulgulara ulaşmıştık. Şimdi Çağrı Bey'le ya nasip diyor inşallah ilk sondajımızı başlatıyoruz. Şurası da bir başka övünç kaynağımızdır; Curad 1 7 bin 500 metrelik derinliğiyle dünyanın en derin ikinci deniz sondajı olacak. Çağrı Bey'e bu kritik görevinde donanmamıza ait Altan, Korkut ve Sancar isimli gemilerimiz refakat edecek. Yani daha önce birilerine minnet ettiğimiz işleri artık kendi gemilerimizle, kendi mühendislerimizle kendi insan gücümüzle gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Türkiye kısa sürede tarih yazan, destan yazan, vatandaşlarıyla birlikte tüm mazlumların iftihar vesilesi olan bir seviyeye ulaştı"<br />
Türkiye’nin AK Parti'nin iktidarı döneminde çok fazla mesafe aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye kısa sürede tarih yazan, destan yazan, vatandaşlarıyla birlikte tüm mazlumların iftihar vesilesi olan bir seviyeye ulaştı. Ülkemizde bazıları Türkiye'nin başarılarına gözlerini kapattıkları için bunu göremeseler de inanın dostlarımız ve kardeşlerimiz çok net görüyor. Aynı şekilde aziz milletimiz o engin ferasetiyle her şeyin bilincindedir. Bakınız burada Çağrı Bey’i yakından gören Somalili genç bir kardeşimizin hissiyatını sizlerle paylaşmak istiyorum. Kendisi aynen şu ifadeleri kullanıyor; ‘Çağrı Bey gemisinin etkilerini üstümden hala atamadım. Onu yakından görmek benim için nefes kesici bir tecrübeydi. Çünkü Çağrı Bey yürüyen devasa bir şehir gibiydi. Kocaman, yepyeni, çok güzel inşa edilmiş. Maşallah adeta bir sanat eseri.’ Somalili bir gencin kalbinden kalemine dökülen bu samimi ifadeleri hem güçlü Türkiye'nin hem Türkiye-Somali kardeşliğinin en güzel nişanesi olarak görüyoruz. Söylediğim gibi biz sömürmeye değil, beraberce kazanmaya talibiz. Çağrı Bey'in Somalili kardeşlerimize müjdeli haberler vereceğine yürekten inanıyoruz. Çağrı Bey sondaj gemimize yolun açık, sondajın bereketli olsun diyoruz. Gemi personelimize Cenab-ı Allah'tan başarılar diliyoruz. 2011 yılında kimse yokken nasıl Somali'nin imdadına koştuysak, nasıl o günden bu yana Somalili kardeşlerimizi hiç yalnız bırakmadıysak, inşallah bundan sonra da Somali halkının kalkınma mücadelesine omuz vermeye, destek olmaya devam edeceğiz" dedi.<br />
<br />
"Savaşın ilk gününde siyonist lobinin rolüne dair yaptığımız tespitin haklılığı zamanla anlaşılmıştır"<br />
İç ve dış gelişmeler bağlamında oldukça yoğun günlerden geçildiğinin altını çizen Erdoğan, "İkinci Cihan Harbi'nin galipleri tarafından belirlenen kurallar ve kurumlar üzerine bina edilen küresel sistem ekonomik, siyasi ve güvenlik boyutuyla çatırdarken yerine neyin konulacağı, neyin geleceği belirsizliğini koruyor. İnsanlık kendine bir çıkış ve kurtuluş yolu arıyor. Ancak bu yolun ufukta belirdiğini henüz söyleyemiyoruz. İnsanlığın barış, istikrar, güvenlik ve bir parça huzur özlemi kandan ve kaostan beslenen çevreler tarafından maalesef dinamitleniyor. Bunun en son örneği 28 Şubat'ta başlayan ve bölgemizi uçurumun eşiğine getiren hukuksuz savaştır. Savaşı kimin istediği, kimin tahrik ettiği, kimlerin bundan rant ve menfaat devşirdiği aradan geçen süre zarfında ortaya çıkmıştır. Bizim savaşın ilk gününde siyonist lobinin rolüne dair yaptığımız tespitin haklılığı zamanla anlaşılmıştır" dedi.<br />
<br />
"Söz yerine tekrar silahların konuşmasına müsaade edilmemelidir"<br />
ABD ve İran arasındaki ateşkes ve iki ülke temsilcilerinin Pakistan’daki görüşmelerine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz çatışmaların 40’ncı gününde Pakistanlı kardeşlerimizin takdire şayan gayretleriyle 15 günlük bir ateşkes ilan edildi. Böylece haftalardır yüreği ağzında yaşayan bölge halklarıyla birlikte tüm insanlık 40 gün sonra ilk kez rahat bir nefes aldı. Biz de geçici ateşkesten memnuniyetimizi dile getirdik. Fakat İsrail hükümetinin Lübnan'a yönelik saldırılarını devam ettirmesi, barış umutlarına ilk darbeyi vurmuştu. Hafta sonu Pakistan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen görüşmelerden de ne yazık ki beklenen haberler gelmedi. Tarafların açıklamaları masa devrilmese bile müzakere sürecinde özellikle nükleer meselede bir tümseğe gelindiğine işaret ediyor. Hürmüz Boğazında tansiyonun tekrar yükseldiğini görüyoruz. Gerilimin düşürülmesi, ateşkesin uzatılması, görüşmelerin sürdürülmesi noktasında gerekli telkin ve girişimlerde bulunuyoruz. Daha önce söylediğim gibi sıkılı yumruklarla müzakere olmaz. Söz yerine tekrar silahların konuşmasına müsaade edilmemelidir. Ateşkesle aralanan fırsat penceresi sonuna kadar değerlendirilmelidir. Bilhassa ateşkesten hiç hoşluğun olmadığı bilinen İsrail hükümetinin süreci kundaklamasına izin verilmemelidir" diye konuştu.<br />
<br />
"İsrail en küçük bir barış umudu belirdiğinde daha önce defalarca yaptığı gibi bunu sabote etmek için her yolu deneyecek"<br />
İsrail’in bölgede barış istemediğini ve kanla beslendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kardeşlerim bir defa şunu artık herkes anlamak zorundadır. Şayet bölgemizde barış olacaksa bu Siyonist rejime rağmen olacak. Bölgemizde istikrar sağlanacaksa yine bu vaat edilmiş topraklar hezeyanı ile hareket eden İsrail hükümetine rağmen sağlanacak. Kana bulanan coğrafyamıza huzur gelecekse bu aynı şekilde güvenliğini başkalarının güvensizlik içinde olmasına bağlayan İsrail'e rağmen olacak. Çünkü İsrail en küçük bir barış umudu belirdiğinde daha önce defalarca yaptığı gibi bunu sabote etmek için her yolu deneyecek. İnsanlık cephesi bölgemizdeki yangını söndürmek için uğraştıkça, katliam şebekesi ateşe daha fazla odun taşıyacak. Elbette bunu yaparken Türkiye ve İspanya başta olmak üzere barışın sesini yükselten ülkeleri küstahça hedef almaya da devam edecekler. Tetikçi kalemleriyle medyalarıyla aparat olarak kullandıkları maşalarıyla vicdan sahiplerini susturmaya çalışacaklar" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Gazze kasabı Netenyahu'nun tehditleri karşısında dik bir duruş sergileyen İspanya Başbakanı değerli dostum Sanchez'i canı gönülden tebrik ediyorum"<br />
Türkiye gibi İspanya’nın da İsrail karşısında dik duruş sergilediğini ifade eden Erdoğan, "Ne yaparlarsa yapsınlar, cesur yürekleri susturamayacak, hakkı ve hakikati savunan kalplere zincir vuramayacaklar. Buradan, gazi Meclisimizin çatısı altından Gazze kasabı Netenyahu'nun tehditleri karşısında dik bir duruş sergileyen İspanya Başbakanı değerli dostum Sanchez'i can gönülden tebrik ediyorum. Dost İspanya halkını aynı şekilde ülkem ve milliyetim adına kutluyorum. Şunu herkes bilsin ki biz soykırım şebekesinin köpürttüğü nefret diline, husumet diline, gerilim ve kavga diline teslim olmayacağız. Vakarla, onurla, tarihimizden tevarüs ettiğimiz asalet ve cesaretle en zor zamanlarda doğruları konuşmaya devam edeceğiz. Zalime zalim, hayduda haydut, katile katil demeye devam edeceğiz. Gazzeli masum yavruların haykıran sesi olmaya devam edeceğiz. Evlat acısıyla ciğeri yanan Filistinli annelerin feryadına kulak vermeye devam edeceğiz. Batı Şeria’da toprakları işgal edilen kardeşlerimizin hakkını savunmaya devam edeceğiz. Lübnan'da yataklarında uyurken katledilen yavruların davasının takipçisi olmaya devam edeceğiz. Gizlenmek istenen, tehdit ve zorbalıkla üstü örtülmek istenen hakikatleri birilerinin yüzlerine çarpmaya devam edeceğiz. Coğrafyamızdaki mevcudiyetlerini birilerinin yüz sene önce yaptığı ihsana borçlu olanların aksine biz bu topraklardaki bin yıllık tecrübemizin ışığında sorumluluk duygusuyla hareket etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.<br />
<br />
"Hiçbir güç Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz"<br />
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun kendisine yönelik ithamlarına cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:<br />
"Şahsıma ve ülkemize sosyal medya üzerinden dil uzatan bebek katillerine bazı gerçekleri tekrar hatırlatıyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı'na parmak sallayamaz. Yumuşak başlı olmamızı, sağduyulu olmamızı ‘uysal koyun’ olduğumuz şeklinde kimse yorumlamasın, kimse böyle bir vehme kapılmasın. Biz toprağın üstünde haysiyetsizce yaşamaktansa gerektiğinde toprağın altında şereflice yatmayı onurların en büyüğü olarak görürüz. Tayyip Erdoğan olarak şahsım ve tüm dava arkadaşlarım hepimiz İstiklal Marşı ‘Korkma’ nidasıyla başlayan kahraman bir milletin evlatlarıyız. Biz 11,5 milyon üyesiyle şu muhteşem mısraları kalplerine nakşetmiş bir siyasi hareketin mensuplarıyız; ‘Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar. Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma, nasıl böyle bir imanı boğar? Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.’ İmkansızlıklar içinde bile kükremiş sel misali bentleri çiğneyip aşan bu millete zincir vuracağını zanneden gafiller, gerektiğinde dağları yırtacak kudret, kuvvet ve kararlılığa sahip olduğumuzu hiçbir zaman unutmasınlar. Bu vesileyle Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'yle birlikte ülkemize ve şahsımıza yönelik hadsizlikler karşısında tepki gösteren tüm siyasetçilere teşekkür ediyorum. Farklı kulvarlarda millete hizmet mücadelesi veren siyasi partilerin söz konusu Türkiye ve Türkiye'nin milli gururu olunca ortaya koydukları bu müşterek tavrı çok kıymetli bulduğumuzu memnuniyetle ifade ediyorum."<br />
<br />
"Yurtta barış, bölgede barış, dünyada barış ilkesiyle barışın sesi olmaya, barış çabalarına öncülük etmeye her zaman hazırız"<br />
İran ile ABD arasındaki müzakere sürecinde yaşanan tüm sıkıntılara rağmen umutlarını kesmediklerini söyleyen Erdoğan, "Şurası bir gerçek ki anlamsız savaşın kaybedeni, adil barışın ise kazananı çoktur. Herkesten sürece böyle bakmalarını istiyoruz. Zorluklar olabilir, çözülmesi zaman alacak çetrefil meseleler olabilir. Ama barışın nimetlerine odaklanıldığında, uzun vadeli bir perspektifle hareket edildiğinde bunların önemli bir kısmı hal yoluna konulacaktır. Aklıselimin, sağduyunun, sorunları diyalog, diplomasi yoluyla çözme iradesinin eninde sonunda galip geleceğine inanıyoruz. Daha doğrusu bunu tüm kalbimizde arzu ve temenni ediyoruz. Türkiye olarak bölgemizin her karışında sulh-ü sükunun egemen olması için bütün imkanlarımızla çalışacağımızın bilinmesini istiyorum. Yurtta barış, bölgede barış, dünyada barış ilkesiyle barışın sesi olmaya, barış çabalarına öncülük etmeye her zaman hazırız" açıklamasında bulundu.<br />
<br />
"Türkiye'nin maalesef bu vizyonla uyumlu bir ana muhalefet partisi bulunmuyor"<br />
Konuşmasında muhalefete de eleştirilerde bulunan Erdoğan, "Yurt dışında büyük bir atılım içinde olan Türkiye'nin maalesef bu vizyonla uyumlu bir ana muhalefet partisi bulunmuyor. Batı karşısında kompleksli muhalefet, uluslararası toplantılarda ülkemizi mahcup ederken, iç politikada ise milletimizi beceriksizliğe mahkum ediyor. Küresel siyasette adeta bir şahlanış döneminde olan Türkiye, ne yazık ki içeride ana muhalefetin yönettiği belediyelerde kelimenin tam anlamıyla bir Fetret Devri yaşıyor" dedi.<br />
Türksoy Daimi Konseyi'nin oy birliğiyle aldığı karar neticesinde 2026 yılının Ziya Gökalp'i anma yılı ilan edildiğini açıklayan Erdoğan, Ziya Gökalp’in Türkler ve Kürtler arasındaki kardeşlik bağına dikkat çektiği satırlara yer vererek, şöyle devam etti:<br />
"Bu topraklarda 1000 yıldır olduğu gibi bugün de Türkler ve Kürtlerin hasımları ortaktır. Karşılaştıkları tehdit ve tehlikeler müşterektir. Bölgemizde oynanan oyunlara, kurulan tuzaklara baktığımızda bunu çok net görebiliyoruz. Türk'ün de, Kürt'ün de, Arap'ın da düşmanlarının aynı olduğunu, meselenin etnik kökenlerimizden ziyade inancımız, imanımız, 1000 yıllık kardeşliğimiz olduğunu her yeni gelişmeyle yeniden müşahede ediyoruz. Değerli kardeşlerim kirli niyetlerin tek tek deşifre olduğu bu dönemde milletçe en sağlam direniş hattımız, 18’inci ayına giren terörsüz Türkiye sürecimiz olmuştur. Sürecin ülkemiz için stratejik değeri bugünlerde daha net anlaşılmaktadır. Öyle ki Türkiye'nin 40 yıllık terör musibetinden kurtulmasını istemeyen odaklar, artık süreçten rahatsızlıklarını gizleme gereği dahi duymuyorlar. Ellerine ve yüzlerine yapışmış 73 bin Gazzeli'nin kanına bakmadan çıkıp bir de utanmadan Kürt kardeşlerimiz üzerinden ülkemize iftira atıyorlar. Değerli kardeşlerim, biz bu tuzağa düşmeyeceğiz. Cumhur İttifakı olarak ülkemizin ve bölgemizin aydınlık yarınlarını karartmayacağız. Ve şunu bir defa herkes bilmeli; Allah'ın izniyle bizler kararlı bir şekilde geleceğe yürüyeceğiz. Bundan kimsenin endişesi olmasın. Hiç kimse tereddüt etmesin. 1000 yıllık kardeşliğimizin rehberliğinde makul ve meşru zeminde hareket edildiği müddetçe çözümsüz hiçbir meselemizin olmadığı kanaatindeyiz. Bununla birlikte hiçbirimiz hem kendi enerjimizi hem de milletimizin vaktini faydasız gündemlerle heba etme lüksüne de sahip değiliz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-hicbir-guc-turkiye-ve-turkiye-cumhurbaskanina-parmak-sallayamaz</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/erdogn-mns.jpg" type="image/jpeg" length="59390"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurtlar Vadisi'nde Erdal Kömürcü’yü canlandıran Sefa Zengin AK Parti Grup Toplantısı'na katıldı]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/kurtlar-vadisinde-erdal-komurcuyu-canlandiran-sefa-zengin-ak-parti-grup-toplantisina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/kurtlar-vadisinde-erdal-komurcuyu-canlandiran-sefa-zengin-ak-parti-grup-toplantisina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurtlar Vadisi'nde ‘Erdal Kömürcü’ karakteriyle tanınan ünlü oyuncu Sefa Zengin AK Parti Grup Toplantısı'na katıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Türk televizyon tarihinde en çok izlenen yapımlar arasında yer alan Kurtlar Vadisi’nde canlandırdığı ‘Erdal Kömürcü’ karakteriyle ünlenen ve Yeraltı dizisi ile yeniden adından söz ettiren oyuncu Sefa Zengin, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’na katıldı. Zengin, grup toplantısı öncesinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve birçok AK Partili yetkiliyle bir araya geldi.<br />
Toplantıya AK Parti Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek’in davetlisi olarak katıldığını belirten Zengin, "Burada olmak çok heyecan verici bir duyguymuş, ilk kez böyle bir şeyi tadıyorum. İlk kez 1-2 günlük bir boşluk buldum. Bu boşluğu da bulur bulmaz Ankara’ya gelmek istedim. Çünkü Ankara’yı çok severim. Şu an için çok sevilen bir dizideyiz. Ben de galiba o dizinin sevilen biri oldum. Bu ilgiye mazhar olmak kıymetli. Burada sizlerle beraber de olmak heyecan verici, sizlerle beraber olmak keyif verici" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/kurtlar-vadisinde-erdal-komurcuyu-canlandiran-sefa-zengin-ak-parti-grup-toplantisina-katildi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/a-w684074-01.jpg" type="image/jpeg" length="87300"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Mevcut ortamda en ağır bedeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-mevcut-ortamda-en-agir-bedeli-kadinlar-ve-cocuklar-odemektedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-mevcut-ortamda-en-agir-bedeli-kadinlar-ve-cocuklar-odemektedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Dünyanın hemen hemen her çatışma bölgesinde, her gerilim bölgesinde ve uluslararası alanda yaşadığımız her çatışmanın merkezinde, ağırlıklı olarak kadınların ödediği bedeller, kadınların yüklendiği sıkıntılar söz konusudur. Başta Gazze olmak üzere bölgemizde devam eden çatışmalarda yaşanan, artık soykırım boyutlarına varmış olan insanlık suçlarının en ağır faturasını maalesef Gazzeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurulu kapsamında Kadın Parlamenterler Forumu’na katıldı. Foruma çok sayıda ülkeden kadın parlamenteri iştirak etti.<br />
"Kadın Parlamenterler Forumu'nun sıradan bir toplantı formatı olmadığını açıkça ifade etmek isterim"<br />
Forumda konuşan Kurtulmuş, Kadın Parlamenterler Forumu'nun sıradan bir toplantı formatı olmadığını ifade ederek, "Burası medeniyetlerin kavşak noktası. Sadece tarihte değil, bugün de dünyada farklı fikirlerin bir araya gelebildiği, farklı fikirlerin aynı masa etrafında konuşulabildiği, tartışılabildiği ender şehirlerden birisi olma özelliğini taşıyor. Kadın Parlamenterler Forumu'nun sıradan bir toplantı formatı olmadığını açıkça ifade etmek isterim. Burası insanlığın önündeki temel meselelerin daha derinlikli olarak, daha hassas bir şekilde, daha kapsayıcı bir şekilde tartışıldığı bir forumdur. Burası siyasi tartışmaların ufkunu genişleten ve küresel vicdana yön veren müstesna bir platform olarak uluslararası sistemde yerini almaktadır. İstanbul'daki bu buluşma; kadınların karar süreçlerindeki yeri, çatışma sonrasında toplumların yeniden ayağa kaldırılmasındaki katkıları ve hakkaniyete dayalı bir uluslararası sistemin kurulması yönündeki fikirlerinin tartışılması bakımından çok önemlidir" dedi.<br />
<br />
"Bugün karşı karşıya bulunduğumuz manzara sadece bir kriz ya da kaostan ibaret değil, ya da uluslararası sistem bakımından alelade bir gerilim konusu değildir"<br />
Kurtulmuş, "Esasen bu başlıkların her biri günümüz dünyasının ertelenemez sorumluluk alanlarına işaret etmektedir. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz manzara sadece bir kriz ya da kaostan ibaret değil, ya da uluslararası sistem bakımından alelade bir gerilim konusu değildir. Hepimizin çok yakinen takip ettiğimiz, zaman zaman da büyük endişeler duyduğumuz gibi aslında bugün karşılaştığımız küresel sorun; çok taraflı sistemin etkisini kaybettiği, hukukun seçici bir hukuk olarak uygulandığı, uluslararası kurumların itibarının aşınmaya başladığı ve küresel karar süreçlerinin adalet duygusundan yoksun bir hale geldiği duruma işaret etmektedir" diye konuştu.<br />
<br />
"Dünyanın birçok yerinde de ortaya çıkan büyük göçler, yoksulluklar, yoksunlukların da bedelini ağırlıklı olarak kadınlar ödemektedir"<br />
Dünyanın birçok yerinde de ortaya çıkan büyük göçler, yoksulluklar, yoksunlukların da bedelini ağırlıklı olarak kadınların ödediğini söyleyen Kurtulmuş, " Bu tablo, diplomatik kanalların daralması ve insanlık onurunun ağır bir baskı altına girmesi gibi fevkalade sarsıcı sonuçlar doğurmaktadır. Mevcut ortamda hiç şüphesiz en ağır bedeli de kadınlar ve çocuklar ödemektedir. Dünyanın hemen hemen her çatışma bölgesinde, her gerilim bölgesinde ve uluslararası alanda yaşadığımız her çatışmanın merkezinde, ağırlıklı olarak kadınların ödediği bedeller, kadınların yüklendiği sıkıntılar söz konusudur. Başta Gazze olmak üzere bölgemizde devam eden çatışmalarda yaşanan, artık soykırım boyutlarına varmış olan insanlık suçlarının en ağır faturasını maalesef Gazzeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir. Yine aynı şekilde dünyanın birçok yerinde de ortaya çıkan büyük göçler, yoksulluklar, yoksunlukların da bedelini ağırlıklı olarak kadınlar ödemektedir. Yerinden edilenler, yoksulluk ve korumasızlık altında kalanlar da ne yazık ki büyük oranda kadınlardır. Öte yandan demokratik müzakere masalarına bakıldığında da kadınların hala yeterli ölçüde temsil edilmediği de gayet açıktır. Bu eksiklik sadece bir temsil sorununa işaret etmez; bu eksiklik barışın toplumsallaşmasını geciktiren ve kalıcı hale gelmesini zedeleyen yapısal bir boşluk anlamına gelir" şeklinde konuştu.<br />
<br />
"Bugünün çok boyutlu krizleri, zaten var olan eşitsizlikleri kadınlar açısından daha da derinleştirmektedir"<br />
Kurtulmuş, bugünün çok boyutlu krizleri, zaten var olan eşitsizlikleri kadınlar açısından daha da derinleştiğine değinerek, "Kadınların güçlendirilmesi meselesi dar anlamda bir eşitlik tartışması olarak ele alınamaz. Bu konu demokrasinin kalitesi, yönetimin kapsayıcılığı, kalkınmanın sürekliliği ve toplumsal dengenin sağlıklı bir biçimde korunmasıyla hiç şüphesiz doğrudan ilgilidir. Bu sebeple burada yürütülen müzakerelerin tarihi bir gündem olarak değil, çağımızın ana tartışma başlıkları olarak ele alınması yerinde olacaktır. Sizlerin ortaya koyduğu fikirler iyi niyet beyanı olmanın çok ötesinde; yasama süreçlerini etkilemekte, siyaseti şekillendirmekte ve toplumların geleceğine yön veren alanlarda somut karşılıklar bulmaktadır. Biliyoruz ki, kadınların karar alma mekanizmalarına etkin bir şekilde katılamadığı bir yerde ne hakkaniyet tam manasıyla tesis edilebilir, ne de uzun ömürlü bir huzur iklimi oluşturulabilir. Bu noktada parlamentolara özel bir görev düşmektedir. Meclisler; milletlerin iradesinin tecessüm ettiği, toplumsal vicdanın makes bulduğu ve geleceğe dair istikametin belirlendiği kurumsal yapılardır. Yasama, denetim, bütçe ve temsil alanlarında kadınların güçlü şekilde yer alması; daha kapsayıcı, dirençli ve dengeli toplumların inşası bakımından da temel bir gerekliliktir. Bugünün çok boyutlu krizleri, zaten var olan eşitsizlikleri kadınlar açısından daha da derinleştirmektedir: Ekonomik daralma, yerinden edilme, çatışma ortamları, gelir eşitsizliğinin artması, sosyal güvencesizlik ve eğitim imkanlarındaki erişimin bozulması gibi kadınların hayatını doğrudan etkileyen bu gelişmeler, küresel olarak hemen hemen bütün ülkeleri yakinen ilgilendirmektedir. Kadınların desteklenmesiyle; ekonomik adaletin tahkimi, toplumların dayanıklılığının artırılması ile sosyal barışın kökleştirilmesi birbirinden ayrı düşünülemez. Kadına yönelik şiddet, bu meselenin en ağır, yakıcı boyutlarından birisidir. Şiddete karşı geliştirilecek tavrın; hukuki, insani, ahlaki ve siyasi sorumluluklar taşıdığı da aşikardır. Bu alanda gösterilen kararlılık, toplumların medeniyet seviyesinin de hiç şüphesiz en önemli göstergelerinden birisidir. Türkiye olarak biz; kadınların güçlenmesini, ailenin korunmasını, sosyal dokunun sağlamlaştırılmasını, üretim kapasitesinin artırılmasını ve kamusal hayatın nitelik kazanmasını, toplumsal refahımız için stratejik alanlar olarak kabul ediyor ve bu alanlardaki iyileştirmeyi hükümetlerimizin de en temel vazifesi olarak telakki ediyoruz. Bu anlayışla; eğitimden istihdama, sosyal destek mekanizmalarından karar süreçlerine kadar uzanan geniş bir çerçevede çok yönlü adımları atıyoruz, atmaya devam edeceğiz. Ancak şunu da ifade etmek isterim ki; mesele sadece fırsat sunmaktan da ibaret görülmemelidir. Asıl ihtiyaç; kadınların bilgi, tecrübe, sezgi ve siyasi birikimlerinin kamusal hayata tam manasıyla yansıtılabileceği adil bir ortamın kurulabilmesidir. Asıl önemli olan; günlük hayatın güven duygusunun yerleşmesi, kız çocuklarının eğitimden yeterince istifade etmesi, ailelerin vakar içerisinde yaşayabilmesi ve insan onurunun her şart altında korunabilmesidir. Bu itibarla, forum kapsamında ortaya çıkacak görüşlerin ve tekliflerin 152. Genel Kurul çalışmalarına güçlü katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-mevcut-ortamda-en-agir-bedeli-kadinlar-ve-cocuklar-odemektedir</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/kurtulmus.webp" type="image/jpeg" length="52515"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özel, il başkanları toplantısına başkanlık etti]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/chp-genel-baskani-ozel-il-baskanlari-toplantisina-baskanlik-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/chp-genel-baskani-ozel-il-baskanlari-toplantisina-baskanlik-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin İl Başkanları Toplantısına başkanlık etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen İl Başkanları Toplantısına başkanlık etti. Toplantı yaklaşık 4 saat sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/chp-genel-baskani-ozel-il-baskanlari-toplantisina-baskanlik-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-15-at-113752.jpeg" type="image/jpeg" length="52359"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul CHP'den istifa etti]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/serik-belediye-baskani-kadir-kumbul-chpden-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/serik-belediye-baskani-kadir-kumbul-chpden-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanlığı, Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul'un partisinden istifa ettiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Antalya İl Başkanlığı, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP çatısı altında Serik Belediye Başkanlığı'na seçilen Kadir Kumbul'un partisinden istifa ettiğini duyurdu. İstifa haberi, CHP Antalya İl Başkanlığı tarafından sosyal medya yapılan bir açıklama ile kamuoyuna paylaşıldı. Açıklamada, "Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul'un partimizden istifasından dolayı; İl Başkanımız Nail Kamacı, milletvekillerimiz, il ve ilçe yöneticilerimizle birlikte yarın saat 15.00'te Serik Belediye binası önünde bir basın açıklaması gerçekleştirilecektir. Tüm halkımızın katılımını bekliyoruz" denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset, Yurttan Haberler</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/serik-belediye-baskani-kadir-kumbul-chpden-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 22:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/kadir-kumbuljpg-em-e8-t-rtvtkyx-yr-f0-ow-f76w.webp" type="image/jpeg" length="44823"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel: "Ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/ozgur-ozel-ara-secim-icin-her-seyi-yapmaya-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/ozgur-ozel-ara-secim-icin-her-seyi-yapmaya-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Anayasal zorunluluk olan ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="text-align:justify">CHP lideri Özel, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'ı partisinin genel merkezinde ziyaret etti. Özel ve Arıkan, yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından ortak açıklamalarda bulundu. CHP Genel Başkanı Özel, görüşmede ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşı ve Orta Doğu'daki gelişmeleri ele aldıklarını belirtti. Ayrıca Özel, Ekonomi Eşgüdüm Konseyi'nin savaşın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini içeren raporu da Arıkan'a arz ettiklerini söyledi.<br />
<br />
"Anayasal zorunluluk olan ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz"<br />
Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan ile birçok konuda hemfikir olduğunu ifade eden Özel, "Esas hemfikir olduğumuz; ara seçim gündeminin bir anayasal zorunluluk olduğu. Erken seçim talebi elbette ara seçim talebini ortadan kaldırır. Ancak iktidarın erken seçim yapmak için bir zorunluluğu, daha doğrusu bir anayasal zorunluluğu olmadığı için onlar bir erken seçim kararı alana kadar anayasal zorunluluk olan ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.<br />
Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, 2023 yılındaki Karabük mitingi ile ilgili Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verilmesine ilişkin, "Karabük mitingine giderken Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin bir aracının kullanılıp kullanılmadığı konusundaki hassasiyetleri gerçekten takdire şayan. Ama konunun diğer detaylarını öğrendiğimde, içeriye yönelik nedir, ne değildir konusunda bir değerlendirme daha yaparım" diye konuştu.<br />
<br />
"Numan Kurtulmuş'tan gelecek hafta içi için bir randevu talebimiz var"<br />
Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile ara seçim talebini görüşmek üzere bir randevu talep edeceğinin hatırlatılması ve ne zaman olacağının sorulması üzerine şu ifadeleri kullandı:<br />
"13 siyasi parti ziyareti gerçekleşmiş durumda. Meclis dışındaki bazı siyasi partilerle gündemi değerlendirmek üzere başka görüşmelerimiz de olacak. Benim kendi takvimimde aslında bugün Numan Kurtulmuş'tan bir randevu talep etmek vardı. Kendisi de buna olumlu baktığını zaten ifade etmişti. Ancak hem dünkü cenazeden bugüne kalan görüşmeler, ayrıca Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol'a İzmir'de yapılan tutuklama üzerine tüm il başkanlarımızı Ankara'ya davet etmiştik. Şu an buradalar, grup toplantımızdan sonra da olağanüstü il başkanları toplantımızı yapacağız. Yarın da Barselona'daki toplantı için akşam saatlerinde Türkiye'den ayrılacağız ve dünyadaki tüm siyasi akrabalarımızla Barselona'da bir araya geleceğimiz çok önemli bir toplantı var. O yüzden Numan Kurtulmuş'tan gelecek hafta içi için bir randevu talebimiz var."<br />
<br />
"Hiçbir muhalefet partisi, önünde bir seçim imkanı olması durumunda, seçimden kaçmaz"<br />
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, ara seçim talebi hakkında, "Hiçbir muhalefet partisi, önünde bir seçim imkanı olması durumunda, seçimden kaçmaz. Her seçime hazırlıklı bir siyasi hareketiz. Sorunların çözümü ile alakalı palyatif çözümlerden ziyade kökten çözümlere ihtiyaç var. Erken seçim, Türkiye için kaçınılmaz bir süreç. Bütün sorunların çözümü için bütüncül yaklaşım ortaya konulmalı. Bugünkü bütüncül yaklaşımın adı erken seçim olmalı" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/ozgur-ozel-ara-secim-icin-her-seyi-yapmaya-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 17:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-14-at-170512.jpeg" type="image/jpeg" length="44517"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel: "Bu ülkeye baş eğdiremeyeceksiniz"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/ozgur-ozel-bu-ulkeye-bas-egdiremeyeceksiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/ozgur-ozel-bu-ulkeye-bas-egdiremeyeceksiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim çağrısını yineleyerek, "Türkiye'yi seviyoruz, partimizi seviyoruz. Bu ülkeyi kurtarmak için boynumuz kıldan incedir. Bu ülkeye baş eğdiremeyeceksiniz. Tayyip Erdoğan'a söyleyin; CHP'nin 100 yıl sonra bir kez daha bu ülkeyi kurtarmaya ant içmiş neferleri var, evlatları var" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekonomik gelimelere değinen Özel, enflasyondaki yüksek rakamlara dikkati çekti. İktidar politikalarının yarattığı güvensizliğin yatırımcıyı Türkiye'den çektiğini söyleyen Özel, "Cumhurbaşkanı hükümet sistemine geçtikten sonra keyfiliğin arttığı, kurumların hiçe sayıldığı, en önemli kurumlardan olan Meclis'in dahi sesinin kısıldığı bir sürecin içinde büyük bir gerileme yaşadık. Hem politik, hem ekonomik olarak" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dış politikada ilkesiz, ekonomide basiretsiz, yönetimde liyakatsiz, hukukta adaletsiz bir iktidarla karşı karşıya olunduğunu söyleyen CHP lideri, mevcut iktidarın "halkın ekmeğini küçülten" bir iktidar olduğunu kaydetti. Özel, "Milleti yoksullaştıran; Recep Tayyip Erdoğan'ın Ekrem İmamoğlu'ndan ve CHP iktidarından korkmasıdır" dedi.</p>

<p>Özel, şunları söyledi:</p>

<p>"2018'den bu yana bitmeyen bir ekonomik kriz yaşıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine geçilmesiyle birlikte kurumların, kuralların hiçe sayıldığı, Meclis'in sesinin kısıldığı bir sürecin içinde demokratik olarak ve ekonomik olarak bir gerileme yaşadık. Birisinin yanlış ekonomi ve faiz politikasıyla ekonomi zayıfladı. Merkez Bankası'nın başkanları laf dinlemiyor diye değiştirildi. Fatura hep milletimize kesildi.</p>

<p>Bizim tek haneli olması gereken enflasyonumuz yüzde 80'lerden döndü. Yabancı yatırımcı gelmedi, yerleşik olanlar bile paralarını dışarı çıkarmaya çalıştılar. Dünya devleri paralarını, yatırımlarını Balkan ülkelerine kaydırdılar. Son olarak da 19 Mart 2025'te yapılan sivil darbeyle 60 milyar dolar satıldı, yabancı yatırımcı ülkeyi terk etti. Bu iktidar, milletin ekmeğini küçülten bir iktidardır.</p>

<p>Eskiden ekonomik krizler yaşandığı yıllarda anılırdı, şimdi yılı yok çünkü bitmek bilmiyor. Kronik çoklu kriz ortamındayız. İran savaşına da hazırlıksız yakalandık. Yoksullukta, yüksek enflasyonda, işsizlikte, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz. Hukukta da adaletsiz bir iktidarla muhatabız. Bu yönetim ekonomiye en ağır zararın verildiği 19 Mart darbesinin sonuçlarıyla yüzleşmekten kaçıyor ama dünyadan da bunu gizleyemiyor. Mehmet Şimşek, slaytlarla 1 Mart'ta yaptığı sunumda diyor ki 19 Mart'a çoklu şoklar dönemi."</p>

<p>Özel, devamla ekonomik krizin örneğini iki çarpıcı fotoğrafla gösterdi.</p>

<p>Ankara'da bir yurttaşın elma dağıttığı bir görsel ve bir okuldaki veresiye defterini gösteren Özel, "Ulus'ta bir hayırsever elma dağıtmaya kalkıyor. Emeklilerin 1-2 elma için giriştikleri mücadele hepimizi derinden yaraladı. Bu fotoğraf, Türkiye'yi yönetenlerin, iktidarın utanç fotoğrafıdır. Söz veriyoruz ki iktidar değişecek ve kimse böyle bir fotoğrafın parçası olmayacak. Geçtiğimiz gün arkadaşlar bir veresiye defteri getirdi. Okuldaki veresiye defteri.. Bu veresiye defterlerinde 15 liralık çay, iki poğaça görüyorsunuz. Dayanmak zor ama yarım kaşarlı görüyorsunuz... Bu ülkenin kantinlerinde bu ülkenin evlatlarına bir kaşarlı tost alamayana yarım kaşarlı tost verildiğini, onun da veresiyeye kaydedildiğini görüyorsunuz. Evlatlarımızı veresiye defterlerine düşürenleri, kendi sefalarını sürenleri bu milletin elinden hiçbir şey kurtaramayacak" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Halkın içinde olduğu borç sarmalına dikkati çeken Özel, "Çiftçiye 2 milyar TL destekleme veriliyor bunun 320 katını, 640 milyar TL'yi ise hükümet faize veriyor. Bankadan para çekene uygulanan bileşik faiz yüzde 95 durumunda. Artık vatandaşın, borcu borçla çekinmesinin mümkün olmadığı, sanki sanal kumar çetelerinin arasına düşmüş bir durumda olduğunu söylememiz gerekir" şeklinde konuştu.</p>

<p>SİYASİ PARTİ ZİYARETLERİ<br />
Konuşmasının devamında "ara seçim" gündemiyle siyasi parti liderlerine yaptığı ziyaretlere değinen Özel, "Meclis'te grubu ve milletvekili olan, önceki dönem olan partilerle görüştük. Bunların en önemli kısmı şüphe yok ki ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz kısmıydı" dedi.</p>

<p>Özel, şunları söyledi:</p>

<p>"Bugüne kadar 12 genel başkan ile belirli bir noktaya kadar mutabakata varmış durumdayız. Meclis'te grubu ve milletvekili olan, önceki dönem olan partilerle görüştük. Bunların en önemli kısmı şüphe yok ki ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz kısmıydı. İran meselesine karşı alınacak önlemleri, önerileri anlatan bir rapor paylaştık. Yanı genel başkanlar kendi çalışmalarından bahsettiler.</p>

<p>Liderlerle bir mutabakatımız daha var. 'Melih Gökçek yargılanmadan hiçbir siyasetçi yargılanamaz' diye bir atasözümüz var bizim. Bu bizim değil tüm siyasetin sözü. Siyasi ahlakta karnesi en kırık olan partinin siyasi ahlakta ahkam kesen hali herkesi acı acı gülümsetmiştir. Parti içi darbeyle, 'Hırsızlık yapanın kolunu keserim' diyen Sayın Davutoğlu'nu tasfiye etmişlerdi."</p>

<p>"SEÇİME GELEMİYORLAR ÇÜNKÜ NE SÖZ VERDİLERSE TERSİNİ YAPTILAR"<br />
Birçok krizin içinde yaşanılan en büyük krizin Anayasa'yı tanımamak olduğunu kaydeden Özel, ara seçimin bir zorunluluk olduğunu söyledi: "AYM, Can Atalay'ı, Tayfun Kahraman'ı, Osman Kavala'yı, Selahattin Demirtaş'ı bırak demiş. Anayasayı tanımama krizi yaşıyoruz. Millet sesini duyurmak istiyor. Erken seçim diyoruz, 'yokuz biz' diyorlar. '5 yıl boyunca her şeyi ben yapacağım, ben karar vereceğim' diyor."</p>

<p>Anayasa'nın "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilir" şeklindeki 78. maddesini okuyan Özel, iktidarın seçimden kaçtığını vurguladı.</p>

<p>Özel, "Gelebiliyorlar mı seçime? Gelemiyorlar. Çünkü önceki seçimde ne dedilerse, ne söz verdilerse tersini yaptılar. Hiçbir sözlerini tutmadılar" dedi. Seçime milletin sesini duyurmak için gitmek istediklerini vurgulayan Özel, bu konuda görüştükleri siyasi partilerin de seçime hazır olduğunu ifade ettiğini kaydetti. CHP lideri, "Demirel'in, Ecevit'in, Erbakan'ın, İnönü'nün kaçmadığı seçimden kaçan bir iktidarla karşı karşıyayız" dedi.</p>

<p>MURAT KURUMA'A AKIN GÜRLEK SORUSU<br />
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in mal varlığına ilişkin açıklamalarını yineleyen Özel, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'a seslendi. Özel, "ID numaralı olan 16 tapu var, bu taşınmazların hangi tarihte Adalet Bakanı'nın üzerinde olduğu görülebilir. Bu açıklamayı yapalı 1 ay oluyor, hiçbirine yanıt yok, bir tek "Erdoğan'dan talimat var, Özel'e yanıt verme" diye... Buradan bir kez daha soruyorum, bu millete karşı nasıl susuyorsunuz, bu tapuları sorgulayınca benim söylediğim çıkmıyor mu?" diye sordu.</p>

<p>GÜLİSTAN DOKU DOSYASI<br />
Devamla, 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmadaki yeni gözaltılara dikkati çeken Özel, soruşturmayı yürüten kamu görevlilerine başarı diledi.</p>

<p>Bugün, Adalet Bakanlığı'ndan soruşturmanın Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla başlatıldığına ilişkin basın notu gönderildiğini söyleyen Özel, bu duruma tepki gösterdi. Özel, "Bu acıyı bir siyasetçinin üzerinden konuşulması için bilgi notları uçuşuyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özel, şunları söyledi:</p>

<p>"Adalet Bakanlığı'nda koltuk sahibi olan, haysiyet cellatlığı yapan biri bugün bilgi notu atıyor: 'Gülistan Doku haberlerinde Sayın Gürlek'in talimatıyla operasyonun başladığı, Akın Gürlek'in talimatıyla harekete geçildiği ifadesinin kullanılmasını istiyoruz' diye bilgi notu atıyor.</p>

<p>Önceki Adalet bakanları; Abdulhamit Gül, Bekir Bozdağ, Yılmaz Tunç... Akın Gürlek'in basın danışmanı, Akın Gürlek'in 'ucu nereye çıkarsa çıksın' dediğini öne sürüyor. Bu not bana karşı değildir, size karşıdır. Hepinizin mesleki ve siyasi ahlaklarına dil uzatan bir bilgi notudur. Furkan Torlak bu kez sizin haysiyetinize saldırdı. susun da göreyim."</p>

<p>Konuşmasının son bölümünde de ara seçim çağrısını yineleyen Özel, "Gerekirse boynumuzu vereceğiz ama asla bunlara boyun eğmeyeceğiz. Türkiye'yi seviyoruz, partimizi seviyoruz. Bu ülkeyi kurtarmak için boynumuz kıldan incedir. Bu ülkeye baş eğdiremeyeceksiniz. Tayyip Erdoğan'a söyleyin; CHP'nin 100 yıl sonra bir kez daha bu ülkeyi kurtarmaya ant içmiş neferleri var, evlatları var" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/ozgur-ozel-bu-ulkeye-bas-egdiremeyeceksiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/ozgur-ozel-mns.jpg" type="image/jpeg" length="97748"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye, tarlaları ekinle buluşturan gelecektir"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/mhp-lideri-bahceli-terorsuz-turkiye-tarlalari-ekinle-bulusturan-gelecektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/mhp-lideri-bahceli-terorsuz-turkiye-tarlalari-ekinle-bulusturan-gelecektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye, silahları susturan, terörün kökünü kazıyan bir hedeftir. Terörsüz Türkiye, tarlaları ekinle buluşturan gelecektir. Terörsüz Türkiye, yeniden şenlenen köylerdir. Terörsüz Türkiye, işini büyük şehirde aramayan gençlerdir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="text-align:justify">MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. İran-ABD-İsrail savaşı ve bölgede gerçekleşen diğer çatışmalara yönelik değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, bölgedeki krizin hala devam ettiğini belirtti.<br />
<br />
"Bu ateşkes, tarafların pozisyonlarını gözden geçirmesine imkan tanıyan geçici bir duraklama niteliğindedir"<br />
ABD ve İsrail'in 28 Şubat tarihinde İran'a yönelik ortak hava saldırılarıyla başlayan savaşın 7 Nisan'da iki haftalık ateşkese bağlandığını hatırlatan Bahçeli, "Bu ateşkes, kapsamlı bir uzlaşıdan ziyade; tarafların stratejik ve temel hedeflerine ulaşamadığı bir noktada pozisyonlarını gözden geçirmesine imkân tanıyan geçici bir duraklama niteliğindedir. Kalıcı çözüm zemini oldukça zayıftır. Savaşın nihayete ermesi ve barışın sağlanması ise erişilebilir bir hedef olmaktan uzaktır. Bunun içindir ki bugün 'ateşkes' diye sunulan tabloyu safdil bir iyimserlikle değil, devlet ciddiyetiyle okumak zorundayız. Çünkü ateşkesin kendisi bile bir güç mücadelesinin aracına dönüşmüş durumdadır. Trump'ın, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla iki haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını söylemesi; buna karşılık İran'ın da savaş hedeflerine ulaşıldığını ilan etmesi, krizin masaya taşındığını göstermiştir. Anlaşılmaktadır ki silahların geçici olarak susması, hesapların kapandığı değil; gerek sahada gerekse masada yeniden ayarlandığı bir ara safhaya işaret etmektedir" açıklamasında bulundu.<br />
<br />
"Türkiye katılımıyla bir 'Dünya Barış Konseyi' mekanizmasının derhal hayata geçirilmesi insanlık nam ve hesabına tarihi bir mecburiyettir"<br />
ABD ile İran arasındaki görüşmelerin sonuçsuz olmasının bölgedeki çatışmaların küresel bir yıkıma evrilme ihtimalini daha da kuvvetlendirdiğinin altını çizen Bahçeli, "2020'de küresel salgınla sarsılan insanlık; Ukrayna-Rusya savaşıyla, Kızıldeniz ve Karadeniz'de bozulan ticaret güvenliğiyle, Gazze'deki insanlık dramıyla, Lübnan'daki yıkımla, Etiyopya'da, Sudan'da, Somali'de patlak veren krizlerle durmaksızın savrulmuştur. Keşmir hattında Hindistan ile Pakistan'ın karşı karşıya geldiği, bugün Pakistan-Afganistan geriliminin on binlerce insanın hayatını altüst ettiği bir dünyada, yangının tek bir bölge ile sınırlı kalacağını düşünmek tehlikeli bir gaflettir. Üçüncü Dünya Savaşı ihtimalinin daha yüksek sesle telaffuz edildiği böylesi bir dönemde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antnio Guterres'in öncülüğünde; Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Türkiye ve Avrupa Birliği'nin katılımıyla bir 'Dünya Barış Konseyi' mekanizmasının derhal hayata geçirilmesi insanlık nam ve hesabına tarihi bir mecburiyettir" ifadelerine yer verdi.<br />
<br />
"İsrail, bu savaşın gerçek ve tek sorumlusudur"<br />
Bahçeli, İsrail ordusunun Lübnan'daki saldırılarına devam ettiğine dikkati çekerek, "İsrail'in Lübnan'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıları derhal durdurulmalıdır. Bölgedeki istikrarın sağlanması ve kardeş Lübnan halkının toprakları üzerindeki egemenliğinin tesis edilmesi insani ve vicdani bir gerekliliktir. İsrail'in Suriye, İran ve Lübnan gibi bölge ülkelerini hedef alan saldırılarının arttığı ve geniş bir coğrafyada Amerika Birleşik Devletleri güdümünde ve desteğinde sürdürülen emperyalist faaliyetlerinin yoğunlaştığı görülmektedir. Bölgemizdeki komşu ülkeleri istikrarsızlaştırarak siyonizm ve emperyalizm lehine yeniden bir güvenlik inşa etmeye çalışan anlayış, yalnızca kaos üretmektedir. İsrail, bu savaşın gerçek ve tek sorumlusudur. İsrail üzerinde bir baskı mekanizmasının işletilememesi ise uluslararası sistemin esas sorunudur" değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
"Mescid-i Aksa'ya yönelen her kuşatma doğrudan doğruya ümmetin şerefine yönelmiş bir saldırıdır"<br />
İsrail tarafından Mescid-i Aksa'nın ibadete kapatılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, "İlk kıblemiz, göz nurumuz, mübarek hatıraların ve mukaddes emanetlerin kalbi olan Mescid-i Aksa; Miraç mucizesinin eşiği, Peygamber Efendimizin ümmetine yadigarıdır. Bu kutlu mabede yönelen her tahakküm ve her kuşatma doğrudan doğruya ümmetin şerefine yönelmiş bir saldırıdır. Mescid-i Aksa'nın, İsrail tarafından 41 gün boyunca ibadete kapatılması ve ancak geçtiğimiz günlerde yeniden açılması, bize bu mücadelenin yalnız hava sahaları, sınırlar ve üsler üzerinden değil; kutsal değerlerimiz, inançlarımız, iman ve gönül iklimimizin ait olduğu mekanlar ve inancımızın hafıza sahası üzerinden de yürütüldüğünü göstermektedir. Filistinli Müslüman kardeşlerimizin ibadet özgürlüğü ağır şekilde sınırlandırılmış; hali hazırda süren insanlık dramına, önü arkası kesilmeyen insan hakları ihlallerine bir yenisi daha eklenmiştir" diye konuştu.<br />
Bahçeli, İsrail meclisinde kabul edilen ve Filistinli siyasi tutuklular için idam cezası yolunu açan düzenlemenin siyonizmin İslam'dan almaya çalıştığı intikamının, Filistinli vatandaşlar üzerinde kurmaya çalıştığı tahakkümün bir yansıması olduğunu ifade etti.<br />
<br />
"Sınır ötesi askeri gelişmeler okunurken ticaret yollarının kontrolü ve coğrafyanın medeniyet yapısı birlikte ele alınmalıdır"<br />
Orta Doğu'daki çatışmaların sonucunda su güvenliğinin ön plana çıktığını dile getiren Bahçeli, "Savaş öncesi dönemde de küresel ölçekte en yüksek su sıkıntısı yaşayan coğrafyalardan biri Orta Doğu'dur. İklim değişikliği, kuraklık, talep artışı ve çatışmalar; su kaynaklarını yeni bir rekabet cephesine dönüştürmüştür. Bugünün mücadelesi sadece füze ve uçak meselesi değildir. Yarının çatışma sahaları su, gıda, enerji, altyapı ve lojistik hatları üzerinden şekillenecektir. Sınır ötesi askeri gelişmeler okunurken kaynak güvenliği, ticaret yollarının kontrolü, üretim ağlarının örgüsü ve coğrafyanın medeniyet yapısı birlikte ele alınmalıdır" şeklinde konuştu.<br />
<br />
"Terörsüz Türkiye sürecini sürdürmekteki kararlılığımızın temel sebepleri daha iyi anlaşılmaktadır"<br />
Bölgedeki her sarsıntının, Türkiye'ye mezhepçilik, etnikçilik ve vekalet savaşları üzerinden yeni faturalar çıkarmak isteyen odakların iştahını kabarttığını vurgulayan Bahçeli, "Washington - Tel Aviv hattında yaşanan gerilim karşısında bölge devletlerinin etnik, dini ve mezhebi bölücülüğe fırsat vermeyen bir dayanışma çizgisinde kalması hayati meseledir. İç cepheyi sağlam tutmadan dış kuşatmayı yarmak mümkün değildir. Sanıyorum ki sınırlarımız dışındaki tüm gelişmeler karşında Terörsüz Türkiye sürecini sürdürmekteki ısrar ve kararlılığımızın temel sebepleri daha iyi anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, bu süreci bahane ederek Milliyetçi Hareket Partisi'nin çizgisini, Türk milliyetçiliğinin fikri omurgasını ve yegane kalesini sorgulamaya yeltenen sözde muhalefet, her şeyden önce kendi basiretsizliğini ele vermektedir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Bize düşen, toprağı küstürmemek, çiftçiyi yalnız bırakmamaktır"<br />
Bahçeli, üretebilen ve ürettiğini tüketebilen bir Türkiye olmanın jeopolitik bir zorunluluk, milli bir gereklilik olduğunun altını çizerek, sözlerine şu şekilde devam etti:<br />
"Kendi kendine yetebilen bir ülke olmak, düş değildir. Kadere emanet edilmiş bir dua değildir. Hamasi bir dilek hiç değildir. Bugün üretebilen ve ürettiğini tüketebilen bir Türkiye olmak; jeopolitik bir zorunluluk, milli bir gereklilik, tarihi bir haysiyet meselesidir. Bugün dünyamızın içinden geçtiği kaotik dönemde, iklim baskılarının arttığı, su krizlerinin büyüdüğü, tarımsal üretimin jeopolitik bir silaha dönüştürülebildiği, lojistik hatlarının kırılganlaştığı, biyoteknolojik müdahalelerin ve denetimsiz gıda dolaşımının çoğaldığı bir vasatta; tarımı sadece ekonomik verim meselesi olarak görmek basiretsizliktir. Tarım, milli mukavemettir. Tarım, yarınlarımızı bugünden koruma iradesidir. Tarım, tam bağımsız, büyük ve güçlü Türkiye'dir. Türk milleti, kriz anında kapı kapı dolaşacak, başkasının lütfuyla yaşayacak, yardım eli uzanmasını bekleyecek bir millet değildir. Türk milleti kendi emeğiyle ayağa kalkmış, kendi iradesiyle tarih yazmış, kendi alın teriyle kıtlıkları yarmış büyük bir millettir ve kıyamete kadar öyle kalacaktır. Bize düşen, toprağı küstürmemektir. Bize düşen, çiftçiyi yalnız bırakmamaktır. Bize düşen, köyü boşaltan değil milletin efendisi olan köylüyü yaşatan politikaları hâkim kılmaktır."<br />
<br />
"Terörsüz Türkiye, tarlaları ekinle buluşturan gelecektir"<br />
Bahçeli, tarımın aynı zamanda sosyal denge meselesi olduğunu söyleyerek, Türk ve Türkiye Yüzyılı, kırsalımızdan, köylerimizden, çiftçilerimizin ve besicilerimizin omuzlarında yükselecektir. Terörsüz Türkiye hedefimiz doğrultusunda ilerledikçe; sınırlarımızdan terörün hain gölgesi çekildikçe, huzurun coğrafyası genişledikçe, devletin kudretiyle milletin duası aynı istikamette buluştukça; yıllarca korkunun, istismarın, göçün ve güvensizliğin baskısı altında kalmış nice bölgemiz yeniden ayağa kalkacaktır. Doğu Anadolu'nun, Güneydoğu Anadolu'nun, sınır havzalarımızın, yaylalarımızın, ovalarımızın ve köylerimizin terör prangasından kurtularak büyük bir üretim seferberliğine katılması mümkündür ve artık hayal değildir. Terörsüz Türkiye, silahları susturan, terörün kökünü kazıyan bir hedeftir. Terörsüz Türkiye, tarlaları ekinle buluşturan gelecektir. Terörsüz Türkiye, yeniden şenlenen köylerdir. Terörsüz Türkiye, işini büyük şehirde aramayan gençlerdir" diye konuştu.<br />
<br />
"Türk polisi yalnız değildir, yalnız bırakılmamalıdır, yalnızlaştırılmamalıdır"<br />
Türk Polis Teşkilatı'nın 181'inci kuruluş yıl dönümünü idrak ettiklerini hatırlatan Bahçeli, polis teşkilatının herhangi bir meslek grubunun ötesinde; devletin sokaktaki aklı olduğuna vurgu yaptı. Bahçeli, Türk polisinin çok ağır bir yük taşıdığını da belirterek, şu ifadelere yer verdi:<br />
"Bayramda, afette, terörle mücadelede, seçimde, trafikte, her yerde ve her zaman görevde olan polis kardeşlerimiz; evlerimizde huzurla uyumamız için üstün bir adanmışlıkla çalışmaktadır. Bu adanmışlık elbette kıymetlidir. Elbette güvenliğimiz riske atılamaz ancak güvenliği sağlayan insan unsuru da görev başında yıpratılamaz. Emniyet mensubu kardeşlerimizin hayat şartları görmezden gelinemez. Polislerimiz üzerine atılı bulunan fazla mesai sorunu ihmal edilemez. Karşılığı hissedilmeyen çalışma saatleri, sınırı belirsizleşen nöbet görevleri ve sürekli teyakkuz hali; polislerimizin omuzlarına çok ağır bir yük bindirmektedir. Bu kapsamda polis intiharlarını es geçmemek gerekir. Uzun mesai saatlerinin yorduğu, psikolojik baskının yıprattığı, yalnızlaşmanın yükünü taşıyan ve görev yoğunluğunun altında ezilen hiçbir polis kardeşimizi görmezden gelmemiz mümkün değildir. Türk polisi yalnız değildir. Yalnız bırakılmamalıdır. Yalnızlaştırılmamalıdır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/mhp-lideri-bahceli-terorsuz-turkiye-tarlalari-ekinle-bulusturan-gelecektir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/aw683292-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="91619"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Devlet Bahçeli: "Ara seçim yok, seçim zamanındadır"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/devlet-bahceli-ara-secim-yok-secim-zamanindadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/devlet-bahceli-ara-secim-yok-secim-zamanindadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Ara seçim yok, seçim zamanındadır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in "ara seçim zorunlu" şeklindeki çıkışı hakkında Bahçeli, "Cumhuriyet Halk Partisi, kapısındaki sıkışıklığı Türkiye’yi karıştırarak aralamaya heves etmesin. Ara seçim yok, seçim zamanındadır. Türk milletinin iradesidir ve o iradeye şimdiden saygı duymak lazım" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/devlet-bahceli-ara-secim-yok-secim-zamanindadir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/bahceli-scm-mns.jpg" type="image/jpeg" length="58556"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mansur Yavaş'a soruşturma izni]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/mansur-yavasa-sorusturma-izni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/mansur-yavasa-sorusturma-izni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında, 2023 yılında Karabük’te gerçekleştirilen bir mitingde belediye araçlarının kullanıldığı iddiasıyla soruşturma izni verdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/mansur-yavasa-sorusturma-izni</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/mnsr-mns.jpg" type="image/jpeg" length="77701"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Çelik: DEM Parti'den bazı kişiler süreçten yanaymış gibi görünüp baltalıyor"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/ak-parti-sozcusu-celik-dem-partiden-bazi-kisiler-surecten-yanaymis-gibi-gorunup-baltaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/ak-parti-sozcusu-celik-dem-partiden-bazi-kisiler-surecten-yanaymis-gibi-gorunup-baltaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "DEM Parti içerisinde birkaç kişinin çözümden yanaymış gibi cümleler kurup, süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD ve İran arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen barış görüşmelerine ilişkin, "Barış görüşmelerinin çok kapsamlı bir şekilde devam etmesinde fayda vardır diye değerlendiriyoruz. Bu görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor" dedi.<br />
AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezinde gerçekleştirilen MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çelik, MYK toplantısında bölgesel ve küresel gelişmelerin, 'terörsüz Türkiye' sürecinin konuşulduğunu, ayrıca MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın sunum yaptığını söyledi.<br />
"Barış görüşmelerinde ilk turda sonuç alınmasını beklemek doğru bir şey değil"<br />
İslamabad’da gerçekleştirilen barış görüşmelerinde ilk turda bir sonuç alınmasını beklemenin doğru bir şey olmadığını söyleyen Çelik, "Bu, Hürmüz Boğazı, nükleer program, birilerinin iddia ettiği nükleer silah, aynı zamanda saldırganlığın sonucunda ortaya çıkmış insani kayıplar ve tazminat meselesi gibi bir sürü boyutu olan bir konu. ABD ve İsrail’in haksız, hukuksuz, hakkaniyetsiz ve gayrimeşru saldırısından sonra hem bölgesel hem de küresel güvenlik açısından çok vahim sonuçlar ortaya çıktı. Artık NATO ve Batı İttifakı içerisinde bile çatlak olacak bir noktaya gelinmiş oldu" dedi.<br />
"Barış görüşmelerinin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor"<br />
İsrail’in barışı sabote etme faaliyetlerinin devam ettiğini dile getiren Çelik, "Mesela Lübnan’da Litani Nehri’ne kadar olan bölgeyi insansızlaştırmaya çalışıyor. Lübnan’ı işgal etmeye çalışıyor. Gazze’yi insansızlaştırmaya çalışıyor, Batı Şeria’yı da Gazzeleştirmeye çalışıyor. Bunu net bir şekilde görüyoruz. Tüm bu tablodan bakıldığı zaman barışın korunması daha kıymetli bir durum haline gelmiştir. O yüzden barış görüşmelerinin çok kapsamlı bir şekilde devam etmesinde fayda vardır diye değerlendiriyoruz. Bu görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor. Barış iradesi olduğu için Netenyahu ve ‘soykırım şebekesinin bakanları’ Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Burada hakkaniyetin, hukukun etrafında durarak, bu barışın hayata geçmesi için elden gelen her şey Türkiye tarafından ortaya koyuluyor. Bu açıdan bakıldığında da Türkiye’nin muhalefet partileri dahil bir bütün olarak Netenyahu ve soykırım şebekesine karşı Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nın haklarının korunması hususunda gösterdiği birlik, bütünlük takdire şayandır" diye konuştu.<br />
"Lafarge’ın mahkum edilmesi, ‘teröre karşıyız’ diyen konuşan siyasetçilerin gölgesinde teröre destek verdiğini göstermesi bakımından ibretliktir"<br />
Fransa’da Paris Ceza Mahkemesi'nin çimento firması Lafarge'ı Suriye’de terör örgütlerini finanse etmekten dolayı suçlu bulmasına da değinen Çelik, "Savcının iddianamesinde DEAŞ’e, PKK’ya destek verdiği, tüneller kazdığı ve karargahlar oluşturduğu söyleniyordu. Netice itibarıyla dava sonuçlandı, Lafarge mahkum edildi. Bu aslında bazı batılı organizasyonların güya teröre karşıyız diye çok konuşan siyasetçilerin gölgesinde nasıl teröre destek verdiğini göstermesi bakımından ibretliktir" ifadelerini kullandı.<br />
Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.<br />
"Uganda Genelkurmay Başkanı’nın söylediklerinin manası anlaşılmıyor"<br />
Bir gazetecinin Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba’nın Türkiye’ye yönelik ifadelerini sorması üzerine Çelik, "Uganda Genelkurmay Başkanı’nın söylediklerinin manası anlaşılmıyor. Çünkü Türkiye’nin Uganda ile bir sorunu yok. Fakat o kişinin başka ülkelerle ilgili de bağlamı ve zemini olmayan açıklamalar yaptığını biliyoruz. Daha sonra bu açıklamalarını düzeltmeye çalıştı. Türkiye’den Uganda’ya yönelen ses dostluk sesidir, ayrıca bütün duygular kardeşlik duygularıdır. O açıklama yanlış bir açıklamadır, düzeltilmesi gerekir. Umarız ki bundan sonrasında daha dikkatli konuşmalar yaparlar" cevabını verdi.<br />
"Macaristan’da yeni seçilenlerle Türkiye ile Macaristan arasındaki iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz"<br />
Macaristan’da gerçekleştirilen seçim sonuçlarına ilişkin soru üzerine Çelik, "Macar halkının iradesine saygı duyuyoruz. Sayın Orban ile sayın Cumhurbaşkanımızın çok uzun zaman ortak çalışmaları oldu. Orban, Türkiye’yi seven, Türkiye ile yakın ilişkiler kurmak isteyen bir siyasetçiydi. Yeni dönemde de yeni seçilenleri Macar halkına duyduğumuz saygı gereği tebrik ediyoruz. Onlarla da Türkiye ile Macaristan arasındaki gelenekselleşmiş, kurumsallaşmış iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.<br />
Bazı bakanlıkların ayrılacağına yönelik iddiaların sorulması üzerine Parti Sözcüsü Çelik, bakanlıların ayrılması ya da birleşmesiyle ilgili bir gündemin MYK’da konuşulmadığını aktardı.<br />
"DEM Parti içerisinde birkaç kişinin çözümden yanaymış gibi cümleler kurup, süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz<br />
DEM Parti yetkililerinin terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hakkındaki açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "DEM Parti içerisinde gerçekten sorumlulukla konuşan sayın milletvekilleri var. Fakat, birkaç kişi sistematik olarak şöyle bir tutum sergiliyorlar; sayın Cumhurbaşkanımızı ve sayın Devlet Bahçeli’yi hedef aldılar. Daha sonra da bizim genel başkan yardımcılarımızı ve bakanlarımızı hedef alıyorlar. Sürekli olarak da bunu kendilerinin çözüm istediği, AK Parti’nin ise buna karşı çıktığı şeklinde bir konumlandırma yapıyorlar. Kullandıkları cümleler siyasi açıdan son derece niteliksiz cümleler. Siyasette siyasi eleştiri çok kıymetlidir. Biz, eleştiri yapanları son derece saygıyla karşılarız fakat o cümlelerde bizim bakanlarımızı ve genel başkan yardımcılarımızı hedef alan cümlelerde bir siyasi eleştiri yok. Daha çok birilerine mesaj vermeye çalışan bir faaliyet raporu gibi gözüküyor. Burada esas mesele şudur; birileri bu süreçlere karşı olabilir, biz onları görüyoruz fakat bu süreçle ilgili olarak AK Parti içerisinde sorumluluk almış ve gayret eden kişilerin sistematik olarak hedef alınmasında bir algoritma var. Biz bu algoritmayı çok iyi tanırız. Geçmiş süreçlerde de bunu gördük. Bu algoritma şöyle çalışır; sürekli olarak çözümden bahseder ama sürekli olarak maksimalist taleplerde bulunarak ya da kendilerinin dedikleri dışındaki bir şeyi sürekli olarak yargılamaya çalışarak, algoritmanın mantığı gereği çözümsüzlüğe hizmet eder. Bu çok yanlış bir durumdur. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve sayın Devlet Bahçeli’ye de zaman zaman niteliksiz sözler söyleyenler oldu. Bunlara gereken cevabı verdik. Şimdi birilerinin sürekli olarak ‘ben örgüt adına konuşmuyorum’ diyerek cümle kurup sürekli olarak örgütün söylediği cümleleri dillendirmesi, örgüttekilerin de siyasette konuşulması gerekenler konusunda bir yön vermeye çalışması bir problemin olduğunu gösterir. Bu problem bizim problemimiz değil. Biz, sonuç olarak Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreçlerinden terörün Türkiye gündeminden çıkmasını anlıyoruz. DEM Parti içerisinde çok sağduyulu konuşan sayın milletvekilleri var fakat birkaç kişinin de sistematik olarak çözümden yanaymış gibi cümleler kurup aslında algoritmayı işletme biçimleri itibarıyla süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.<br />
"Örgütün silah bıraktığını teyit edecek devlet mekanizmasını reddettiğinizde bu sürecin işlemesinin bir imkanı olmaz"<br />
Çelik, sözlerine şöyle devam etti:<br />
"DEM Parti içerisinde bu cümleleri kuranların hiçbiri ‘PKK silah bırakmalıdır’ cümlesini kurmamıştır, bu son derece dikkat çekicidir. Sürekli olarak devlete ödev vermeye kalkıyorlar. Bizim odak noktamız terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak olduğu için bunlara tek tek cevap vermiyoruz. Yüce Meclis, çok nitelikli bir komisyon çalışması yaptı. Toplumun hemen hemen her kesimini dinledi ve toplumda ‘ben bu konuda söz söylemek istiyorum’ diyen herkes davet edildi. Meclis Başkanımız son derece kapsamlı bir yönetim modeli sergileyerek o komisyonda bulunan partilerdeki sayın milletvekillerinin sürece katkılarıyla beraber güzel bir rapor çıktı. Raporun sonunda özet olarak şu var; silah bırakmaya bağlı olarak yasal düzenlemelerin yapılması var. Daha komisyon raporunun yayınlanmasından bir hafta sonra o bahsettiğim kişilerden bir tanesi çıktı ve ‘teyit mekanizması süreç içerisinde bir yük oluşturmamalıdır’ dedi. Şimdi örgütün, silah bıraktığını teyit edecek devlet mekanizmasını reddettiğinizde bu sürecin işlemesinin bir imkanı olmaz. Teyit mekanizmasını yük görmek ya da süreci tıkayacak bir mekanizma olarak kodlamak şu demektir; bu silah bırakma sürecine örgütün karşı olduğunu ifade etmektir."<br />
Çelik, çarşamba günü partiye yeni katılım olup olmayacağının sorulması üzerine her grup toplantısı öncesi bu tarz söylemlerin ortaya çıktığını aktararak, katılımlar konusunun hem Yerel Yönetimler Başkanlığı hem de Teşkilat Başkanlığı tarafından takip edildiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/ak-parti-sozcusu-celik-dem-partiden-bazi-kisiler-surecten-yanaymis-gibi-gorunup-baltaliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 21:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/celik-m.jpg" type="image/jpeg" length="21296"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ailevi değerleri milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-ailevi-degerleri-milli-guvenlik-ve-beka-meselesi-olarak-goruyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-ailevi-degerleri-milli-guvenlik-ve-beka-meselesi-olarak-goruyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma Allah muhafaza tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca düzenlenen "Bağımlılığa Karşı Aileyi Güçlendiren Politikalar" konulu Ideathon Yarışması'nın final programına katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bağımlılığa karşı aileyi güçlendiren politikalar temasıyla düzenlenen fikir maratonuna seksen bir ilimizden iki yüz altmış dört takım ve bin üç yüz iki yarışmacı katıldı. Bu kardeşlerimiz bir yandan yeni fikir ve önerilerini inşa ederken, diğer yandan pek çok alanda son derece nitelikli eğitimler aldı. Aylar süren yoğun bir hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından 15 takımımız finale kalma başarısı gösterdi. Yarışmaya katılanların yüzde 22'sinin 18-30 yaş aralığında. yüzde 16'sının ise 50 yaş ve üzerinde olması dikkat çekicidir. Bu tablo kadın kollarımızda farklı yaş gruplarına mensup dava arkadaşlarımızın aynı masa etrafında verimli bir fikir jimnastiğine imza atabildiklerini gösteriyor. Sözlerimin hemen başında bir hususun altını çizmek istiyorum. AK Parti'yi yaklaşık çeyrek asırdır milletimizin kalbinde, Türkiye'nin kaptan köşkünde tutan akıl, ahlak, ufuk ve tecrübeyi birleştirme kabiliyetidir" diye konuştu<br />
<br />
"AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir"<br />
AK Parti teşkilatlarının öneminden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir, hiçbir zaman da olmamıştır. Kadın kollarından gençlik kollarına AK Parti teşkilatlarının en önemli vasfı süreçlere yön veren, gidişata etki eden, yeni çalışmaların tohumlarını eken etkin bir aktör hüviyetine sahip olmasıdır. Bu yönüyle fikir maratonu boyunca ortaya koyulan proje, teklif, tenkit ve tespitlerin politika belirleme sürecimizde partimize ve milletimize çok önemli katkılar sağladığını ve bunu yapacağından da en ufak bir şüphe duymuyorum. Kıymetli misafirler, değerli yol ve dava arkadaşlarım, son yıllarda dünya genelinde belli odaklar tarafından hedef tahtasına konulan aile, toplumun hareket ve mukavemet merkezidir" şeklinde konuştu.<br />
<br />
"Ailevi değerlerin muhafazasını bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz"<br />
Ailenin toplumdaki yeri ve misyonuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma, Allah muhafaza tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz. Merhum Samiha Ayverdi hanımefendinin aileye yönelik şu tespitlerini şahsen çok kıymetli buluyorum. Toplumun en küçük fakat en sağlam hücresi dediği aileyi merhum Ayverdi bakınız nasıl tarif ediyor? 'Aile cemiyete sağlam fertler veren, içine sızmak isteyen bakterileri yaşatmayan ve üretmeyen, yerleşmiş nizamlara ve temel kıymetlere yaylım ateşi açarak tahribat yapmak isteyenlere fırsat vermeyen, arınmış, inanmış ve kendini sağlama almış bir bünyedir.' Evet ailenin toplumdaki yeri budur. Misyonu budur. Oynadığı rol işte budur" ifadelerini kullandı.<br />
2024 yılında Nüfus Politikaları Kurulu'nun ihdas edildiğini ve 2025 yılının 'Aile Yılı' ilan edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:<br />
"Hükümet olarak son yıllarda artan tehditler karşısında ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verdik. 2024'te Nüfus Politikaları Kurulumuzu ihdas ettik. Hemen ardından 2025 senesini Aile Yılı ilan ederek, hem teşvik hem de destek paketlerini devreye aldık. Önce deprem bölgemizde, ardından 81 ilimizde hayata geçirdiğimiz Aile ve Gençlik Fonu ile yuva kurmak isteyen gençlerimizin yanında olduk. Gerek doğum yardımlarımızla gerek ulaşımdan haberleşmeye pek çok alandaki indirim ve hizmetlerimizle ailelerimize ve genç çiftlerimize çok önemli destekler sunduk. 'Aile ve nüfus on yılı' olarak belirlediğimiz 2026-2035 döneminde de eğitimden sosyal politikaya tüm bu çalışmaları inşallah çok daha etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Bu noktada şu gerçeği özellikle vurgulamak durumundayım. Günümüzde farklı türleriyle bağımlılık, aileye yönelik tehditlerin en başında yer alıyor. Yuvaları dağılan, ocakları söndüren, hanelerdeki huzur ve bereketi bitiren bağımlılık illetiyle mücadeleye bunun için büyük önem veriyoruz. Sanal bahis ve kumardan sosyal medyaya, tütün ürünlerinden alkol ve uyuşturucuya çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere ailelerimizi bağımlılık illetinden uzak tutmak için yoğun gayret sarf ediyoruz."<br />
Dijital bağımlıklarınıgetirdiği problemlerden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle son dönemde yapay zeka ve yeni dijital teknolojilerin de devreye girmesiyle bağımlılık türlerinde büyük bir artış yaşanıyor. Ekran bağımlılığı ve sonsuz kaydırma gibi yeni bağımlılıklar bilhassa küçük yaştaki yavrularımız üzerinde yıkıcı etkiler oluşturuyor. Algoritma tuzağı olarak adlandırılan bu yeni sarmaldan çocuklarımızı ve gençlerimizi kurtarmamız büyük önem arz ediyor. Aynı şekilde siber zorbalık, mahremiyet ihlali, şiddet ve istismar gibi kötülüklerin yoğun şekilde yer aldığı dijital oyun ve içeriklerin olumsuz etkilerinden de evlatlarımızı korumak mecburiyetindeyiz. Kıymetli kardeşlerim, bakınız burada bağımlılık sorununun geldiği vahim boyutları göstermesi açısından bazı rakamları sizlerle ve milletimle paylaşmak istiyorum. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre şu anda dünya genelinde 1,25 milyar yetişkin tütün ürünü kullanıyor. Dünyada her yıl sekiz milyondan fazla kişi tütün kullanımına bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybediyor. Sağa çalışmaları elektronik sigaraların da etkisiyle son yıllarda Türkiye'de sigaraya başlama yaşanın maalesef düştüğünü gösteriyor. Çocuklar okul harçlıklarını buraya yatırıyor. Anneler, babalar çocuklarının rızkını üzülerek söylüyorum. Sigara denilen illeti harcıyor. Sonuçta vatandaşlarımız sağlığından ülkemiz ise milyarlarca lirayı bulan devasa bir ekonomik kaynaktan oluyor" dedi.<br />
Sanal bahis, şans oyunları ve kumar bağımlılığının Türkiye'de bir problem haline geldiğini ve Türkiye'nin bununla mücadele için neler yaptığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:<br />
"Bir diğeri kumar bağımlılığıdır. Dünyada 350 milyonun üzerinde kişinin kumar problemi olduğu tahmin edilmektedir. Akıllı telefonların yaygınlaşmasına paralel olarak özellikle sanal kumar bağımlılarının sayısı artmaktadır. Açıkçası sanal bahis şans oyunu ve kumar bağımlılığı bizde de ciddi bir sorun haline gelmeye başlamıştı. Bunun üzerine biliyorsunuz Kasım ayında bir genelge yayınladık. Sanal ortamda yasa dışı bahis şans oyunları ve kumarla mücadele eylem planını uygulamaya geçirdik. İlk altı aylık veriler aldığımız idari, mali ve hukuki tedbirler sayesinde sorunun kontrol altına alınmaya başlandığına işaret ediyor. Bunu doğru yolda olduğumuzun bir delili olarak görüyor. Yasa dışı bahis şans oyunu ve kumarın üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz. Şu çarpıcı rakamı burada dikkatlerinize getirmek istiyorum. Yeşilay'ımızın geçtiğimiz sene hazırladığı bir rapora göre sigara, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının ülkemiz ekonomisine yıllık maliyeti 78 milyar dolardır. Yani bağımlılık hem milletimizin ruh ve beden sağlığına kastetmekte hem de ekonomimiz için giderek büyüyen bir kara deliğe dönüşmektedir. Değerli misafirler, devlet olarak bağımlılıkla mücadelede gerekli her türlü önlemi alıyoruz. Aile Bakanlığımız kurumlarımız ve parti teşkilatlarımız belediyelerimizle iş birliği içinde çalışmalarını hız kesmeden sürdüğü Yeşilay gibi ülkemizin yüz akı olan sivil toplum kuruluşlarımız Türkiye'nin dört bir yanında bağımlılığa karşı seferberlik ruhuyla çalışıyor. Kadın kollarımızın bağımlılık eğitimleri kapsamında seksen bir ilimizde sadece bir buçuk ayda 52 bin hanım kardeşimize ulaşmasını eğitimler sonrasında sigara bırakma kliniklerine başvuruların yüzde 60 artmasını bu bakımdan çok anlamlı buluyorum. Fakat şurası da bir gerçek ki bağımlılıkla mücadele sadece devlet eliyle yürütüldüğü takdirde arzu edilen neticeleri göremeyiz. Bu mücadelenin tek yönlü, tek boyutlu olmadığının hepimiz farkındayız. Bağımlılıkla mücadelede kamuoyu sahiplenmesi ne kadar güçlü olursa başarı oranlarımız da inşallah o derece artacaktır. Bu düşüncelerle fikir maratonu toplantımızın bir kez daha partimiz ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Birazdan ödüllerini tevdi edeceğimiz takımlarımızı tekrar tebrik ediyor. Tüm katılımcılara şükranlarımı iletiyorum."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-ailevi-degerleri-milli-guvenlik-ve-beka-meselesi-olarak-goruyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 21:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/a-w682865-14.jpg" type="image/jpeg" length="35586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Devlet Bahçeli: "Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında sarf ettiği ifadeler ahlaki iflasın tezahürüdür"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/devlet-bahceli-netanyahunun-cumhurbaskani-erdogan-hakkinda-sarf-ettigi-ifadeler-ahlaki-iflasin-tezahurudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/devlet-bahceli-netanyahunun-cumhurbaskani-erdogan-hakkinda-sarf-ettigi-ifadeler-ahlaki-iflasin-tezahurudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İsrail’in suç kaydı kabarık, temel insan hak ve özgürlüklerinden bihaber ve demokrasinin düşmanı olan Başbakanı Netanyahu’nun Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği seviyesiz ve küstah ifadeler; yalnızca bir siyasi hezeyanın değil, aynı zamanda ahlaki iflasın da tezahürüdür" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İsrail’in suç kaydı kabarık, temel insan hak ve özgürlüklerinden bihaber ve demokrasinin düşmanı olan başbakanı Netanyahu’nun, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği seviyesiz ve küstah ifadeler; yalnızca bir siyasi hezeyanın değil, aynı zamanda ahlaki iflasın da tezahürüdür. Netanyahu’nun mesnetsizlik abidesi ifadelerini dizginlerini yitirmiş bir suçluluk psikolojisinin, kan ve katliam üzerine kurduğu alçak siyasetinin ve köşeye sıkışmışlık korkusunun dışavurumu olarak değerlendirmeliyiz" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Türkiye Cumhuriyeti, iftiralarla sarsılacak, propagandalarla yönü değiştirilecek bir devlet değildir"<br />
İsrail Başbakanı’nın sözlerini hakikatle bağı kopmuş, vicdan terazisi kırılmış, siyasi aklı esarete düşmüş bir zihnin ürünü olarak nitelendiren Bahçeli, "Bu çürük sözler; muhatabını değil, sahibinin içine düştüğü derin meşruiyet krizini gözler önüne sermektedir. Türkiye Cumhuriyeti, kirli ağızların iftiralarıyla sarsılacak, ucuz propagandalarla yönü değiştirilecek bir devlet değildir. Bugün asıl konuşulması gereken, sözün değil, suçun sahibidir. Bölgesel ve küresel istikrarsızlık dalgasının her gün daha da sertleştiği; bölgemizdeki huzur ve güvenlik ikliminin siyonist hesaplarla dağıtılmak istendiği, emperyalizmin bu kanlı ve kirli oyuna çanak tuttuğu günümüzde; masum sivilleri hunharca katleden bir terör makinesinin Sayın Cumhurbaşkanımıza, ülkemize, devletimize söz söylemeye kalkışması, utanmazlığın ve küstahlığın ulaştığı yeni bir dip noktadır" değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
"Netanyahu’nun sözleri, siyasetin değil, panik halinin ürünüdür"<br />
İsrail’in yayılmacı politikalarını eleştiren Bahçeli, "Gazze’de çocukların üzerine yağan bombaların hesabını veremeyenler; Batı Şeria’yı gasp eden, Lübnan’ı işgal eden, Suriye’nin egemenliğini tehdit eden ve İran’da gayrimeşru yollarla rejim mühendisliğine soyunan, çevre ülkelerin iç dengelerini bozmayı alışkanlık haline getiren bu anlayış; bölgeyi ateş çemberine çeviren saldırgan politikalarıyla insanlık vicdanında mahkum olmuştur ve şimdi dikkatleri başka yöne çekmek için gürültü çıkarmaktadır. Barışı çalan, güvenliği talan eden, insanlığın ortak değerlerini yağmalayan bu yaklaşım; sadece bir saldırganlık değil, aynı zamanda bir kleptokrasi ve ahlaki çöküştür. İsrail yönetimi, bölgesel barışı dinamitleyen, uluslararası hukuku ayaklar altına alan, istikrarsızlığı besleyen organize bir kriz odağına dönüşmüş durumdadır. Bu yapı, yalnızca Ortadoğu’nun değil bütün dünyanın huzurunu hedef almaktadır. Bütün bunların gölgesinde konuşan Netanyahu’nun sözleri, siyasetin değil, panik halinin ürünüdür" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Türkiye Cumhuriyeti bu tür kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya devam edecektir"<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında söylenen sözlerin Türkiye Cumhuriyeti’ne söylendiğini vurgulayan Bahçeli, "Cumhur İttifakı’nın Türk milletinin dirliğini ve düzenini düstur edinen, hiçbir zorluk ve odak karşısında eğilmeyen, bükülmeyen, değişmeyen tavizsiz duruşu çerçevesinde altını çiziyorum: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başıdır. Ona yöneltilen hayasız ve hadsiz dil, doğrudan doğruya Türk devletinin hükümranlık haklarına, Türk milletinin itibarına ve milli iradenin bizzat kendisine yöneltilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti; tarihi, devlet aklı ve köklü medeniyet birikimiyle bu tür kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya devam edecektir. Hiç kimse Türkiye’yi hedef alarak kendi suçlarını perdeleyemez, kendi karanlığını başkalarının üzerine yıkamaz" dedi.<br />
<br />
"Cumhurbaşkanımızın mazlum coğrafyalar lehine yükselttiği sesinden duyulan bir rahatsızlık vardır"<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olduğunun altını çizen Bahçeli, paylaşımında şunları kaydetti:<br />
"Türkiye’yi hedef alan bu saldırgan üslubun gerisinde siyonist terör örgütü elebaşının Türkiye’nin artan diplomatik ağırlığından, Sayın Cumhurbaşkanımızın mazlum coğrafyalar lehine yükselttiği hakikat sesinden ve Türkiye’nin milli birlik ekseninde güçlenen duruşundan duyduğu rahatsızlık vardır. Meselenin özü budur. Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımıza dönük sözleri yok hükmündedir. Cumhurbaşkanımızın yanındayız. Devletimizin kudretine ve hürriyet üzerine inşa edilmiş duruşuna yönelen her sinsi ve hain operasyonun, tahriklerin, iftira ve tehditlerin ise karşısındayız."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/devlet-bahceli-netanyahunun-cumhurbaskani-erdogan-hakkinda-sarf-ettigi-ifadeler-ahlaki-iflasin-tezahurudur</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 21:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/bahecli.jpg" type="image/jpeg" length="44758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk son yolculuğuna uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/tbmm-eski-baskani-husamettin-cindoruk-son-yolculuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/tbmm-eski-baskani-husamettin-cindoruk-son-yolculuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk, son yolculuğuna uğurlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="text-align:justify">İstanbul'daki evinde rahatsızlanmasının ardından 25 Aralık'ta hastaneye kaldırılan TBMM Eski Başkanlarından Hüsamettin Cindoruk, 11 Nisan günü 92 yaşında hayatını kaybetti. Cindoruk için Teşvikiye Camii'nde öğle namazını müteakip cenaze töreni düzenlendi. Cenaze törenine; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mahkeme kararıyla CHP İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu , Eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, bazı siyası parti genel başkanları, Cindoruk'un ailesi, yakınları, siyasetçiler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Cindoruk'un naaşı, defnedilmek üzere Zincirlikuyu Mezarlığı'na götürüldü.<br />
Törende basın mensuplarına konuşan CHP Genel başkanı Özgür Özel, "Hepimizin başı sağolsun. Yassıada yargılamalarının genç avukatından Süleyman Demirel'in yol ve siyaset arkadaşlığına, Meclisimizin başkanlığından siyasetimizin hep tıkandığı zamanlardaki üstlendiği kritik rollere kadar çok önemli bir ismi kaybettik. Hepimiz kendisine ayrı bir saygı duyuyoruz. Demirel ailesinin siyaset arkadaşlarının Türkiye'nin başısağolsun" dedi.<br />
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise "Demokrasinin önemli bir savunucusuydu. Tarihimizdeki bütün kırılma noktalarında önemli görevler üstlendi. Hep rehber olma özelliğiyle kendisini hissettirdi. Türk demokrasisi kendisini savunan önemli bir avukatı kaybetti. Yaşı kaç olursa olsun, konumu ne olursa olsun onun için siyaset bir hırs alanı değildi. Zaten Türk siyasetinde 70 yıldır var olan Hüsamettin Cindoruk ancak iki kez milletvekili olmayı talep etmiş biriydi. Onun için önemli olan şey hizmet etmek ve Türk milletine hizmetkar olabilmekti. Allah herkese böyle cenaze töreni nasip etsin. Giderken bile insanları birleştiren bir şahsiyet olarak hem belleklerde hem de yüreklerde yer edecek" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/tbmm-eski-baskani-husamettin-cindoruk-son-yolculuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/a-w682702-02.jpg" type="image/jpeg" length="95706"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: "119 ülkede 2 bin 707 FETÖ'cünün peşindeyiz"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/bakan-gurlek-119-ulkede-2-bin-707-fetocunun-pesindeyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/bakan-gurlek-119-ulkede-2-bin-707-fetocunun-pesindeyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, FETÖ ile mücadelenin artık sadece Türkiye sınırları içinde değil, uluslararası boyutta sürdürüldüğünü belirterek, "119 ülkede 2 bin 707 FETÖ terör örgütü mensubunun peşindeyiz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Gürlek, bir gazeteye yaptığı açıklamalarda FETÖ ile mücadelede kararlılık vurgusu yaptı. Hem yurt içinde hem yurt dışında sürdürülen operasyonlara dikkati çeken Gürlek, FETÖ ile mücadelenin sadece bir güvenlik meselesi değil, doğrudan Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren milli bir mesele olduğunun altını çizdi.<br />
Hem içeride hem dışarıda sürdürülen bu çok boyutlu mücadelede geri adım atılmayacağını vurgulayan Gürlek, önümüzdeki dönemde uluslararası alanda daha aktif ve kararlı bir mücadele yürütüleceğini ifade etti.<br />
<br />
Mücadelede yeni strateji: hedef yurt dışı ağı<br />
Gürlek, FETÖ ile mücadelenin artık sadece Türkiye sınırları içinde değil, uluslararası boyutta sürdürüldüğünü belirterek, örgütün ‘beyninin yurt dışında' olduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda Gürlek, yeni bir diplomatik ve hukuki hamlenin başlatıldığını vurguladı.<br />
Bakan Gürlek, Adalet Bakanlığı'nın elde edilen yeni delillerle iade taleplerini yenileyeceğini ve özellikle ABD ile Avrupa ülkeleriyle yapılan görüşmelerde bu konunun öncelikli gündem maddesi olacağını da ifade etti.<br />
<br />
"FETÖ kendini yeniliyor, operasyonlar sürecek"<br />
FETÖ terör örgütünün kendisini sürekli yenileyen bir yapı olduğuna vurgu yapan Gürlek, özellikle yeni eleman kazanma ve finans ağlarının yakından takip edildiğini vurguladı.<br />
Savcılıkların teyakkuz halinde olduğunu belirten Gürlek, ankesör soruşturmaları ve yeni deliller ışığında operasyonların hız kesmeden devam edeceğini ifade etti. Yakın dönemde yeni operasyonların gündeme gelebileceğinin de sinyalini verdi.<br />
<br />
Batı'dan tartışmalı tutum: İade yok, soruşturma bile yok<br />
Yetkililer, Türkiye'nin yıllardır sürdürdüğü iade taleplerine rağmen ABD ve Avrupa ülkelerinin bu konudaki sessizliğinin dikkat çekici boyuta ulaştığını kaydediyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre Türkiye, ABD'den 423, Almanya'dan 746, Hollanda'dan 217 ve diğer Avrupa ülkelerinden yüzlerce FETÖ mensubunun iadesini talep etti. Ancak bugüne kadar yalnızca 3 kişinin iade edildiği görülüyor.<br />
Üstelik Türkiye'nin Interpol üzerinden ilettiği çok sayıda kırmızı bülten talebinin de işleme alınmadığı ifade ediliyor. Bu tablo, terör örgütü FETÖ'nün uluslararası alandaki varlığına ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.<br />
<br />
"Müttefiksek gereğini yapın"<br />
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hollandalı mevkidaşıyla yaptığı görüşmede de dikkat çeken mesajlar vermişti. 15 Temmuz'da 251 vatandaşın şehit olduğunu hatırlatan Gürlek, FETÖ'nün anayasal düzeni hedef alan bir terör örgütü olduğunu vurgulayarak, iade taleplerinin karşılanması gerektiğini açık şekilde dile getirmişti. Gürlek'in bu çıkışı, Türkiye'nin müttefik ülkelerden beklentisini bir kez daha net biçimde ortaya koymuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/bakan-gurlek-119-ulkede-2-bin-707-fetocunun-pesindeyiz</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/fetoop-mns.jpg" type="image/jpeg" length="17534"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Şehzadelerden Bahçeli'ye ziyaret]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/mhp-sehzadelerden-bahceliye-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/mhp-sehzadelerden-bahceliye-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa’dan Ankara’ya gerçekleştirilen temaslar kapsamında, Milliyetçi Hareket Partisi Şehzadeler İlçe Başkanı Şener Özten’in de yer aldığı heyet, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen ziyarette Şehzadeler ilçesinin güncel sorunları, yerel ihtiyaçlar ve ilçe teşkilat çalışmalarına ilişkin konular ele alınarak karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Ziyarette, yerel düzeyde yürütülen çalışmalar hakkında bilgilendirmeler yapılırken, Şehzadeler ilçesinin öncelikli meselelerinin Ankara nezdinde değerlendirilmesine yönelik istişarelerde bulunulduğu öğrenildi. Görüşmede ayrıca önümüzdeki sürece ilişkin planlamalar ve yerel kalkınmaya dair başlıklar üzerinde duruldu.</p>

<p style="text-align:justify">Heyette, ilçe yöneticilerinden Osman Keçici’nin de yer aldığı öğrenilirken, gerçekleştirilen temasların teşkilat çalışmaları açısından önem taşıdığı ifade edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Heyet, Ankara temasları kapsamında daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay’ı da makamında ziyaret etti. Gerçekleştirilen kabulde, Şehzadeler ilçesine ilişkin güncel gelişmeler, ekonomik başlıklar ve yerel yönetimlere dair konular ele alınarak kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Ziyaretlerin devamı niteliğinde gerçekleşen görüşmelerde, Şehzadeler ilçesinin geleceğine yönelik projeler, çözüm önerileri ve planlamalar üzerine karşılıklı fikir alışverişi yapıldığı ifade edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Heyette yer alan, asıl mesleği Türk dili ve edebiyatı öğretmeni olan ve halen Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Rehberlik ve Denetim Müdürü olarak görev yapan Hilmi Polat’ın ise kaleme aldığı “Tarih Türktür” adlı şiiri, her iki ziyarette de Devlet Bahçeli ve Erkan Akçay’a takdim ettiği öğrenildi.</p>

<p style="text-align:justify">Gerçekleştirilen temasların, Şehzadeler ilçesinin sorunlarının ilgili mercilere aktarılması ve çözüm süreçlerinin hızlandırılması açısından önemli bir adım olduğu değerlendirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/mhp-sehzadelerden-bahceliye-ziyaret</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/mhp-se-mns.jpg" type="image/jpeg" length="74368"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özel: "Meclis alacağı bir ara seçim kararıyla buraları doldurmakla yükümlü"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/chp-genel-baskani-ozel-meclis-alacagi-bir-ara-secim-karariyla-buralari-doldurmakla-yukumlu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/chp-genel-baskani-ozel-meclis-alacagi-bir-ara-secim-karariyla-buralari-doldurmakla-yukumlu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Hatay, Afyonkarahisar, Kırıkkale, Kastamonu, Adıyaman, Kocaeli ve İstanbul birinci bölgelerindeki seçmenlerin seçtiği milletvekilleri boşaldı, üstünden de 30 aydan fazla süre geçti. Meclis alacağı bir ara seçim kararıyla buraları doldurmakla yükümlü, anayasa bunu tartışmasız şekilde yazmış" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sol Parti Genel Başkanı Önder İşleyen ile bir araya geldi. Sol Parti Genel Merkezi'nde gerçekleşen görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Özel, "İran savaşı ve savaşın Türkiye'de özellikle yoksul kesimlere, emekçi kesimlere yüklediği yeni yükler, akaryakıt fiyatlarındaki artışların büyük bir acemilikle doğrudan pompaya yansıtılması ve eşel mobil sistemindeki ÖTV kısmı bittikten sonra bu konuda tedbir almamaları yüzünden yeni bir enflasyon dalgasını oluşturdular. İğneden ipliğe her şeye özellikle de gıdaya inanılmaz zamlar geliyor. Ara seçimi konuşmadan hemen önce ifade etmem lazım ki; bir ara zamla, hem asgari ücrette hem emekli maaşlarında mutlaka bir düzenlemenin yapılıp daha 3 ayda yüzde 10 ve bir yıllık hedef yüzde 16'yken neredeyse 4 ayda bu hedefi tüketecek bir noktadayız. Bunun için dünyadaki bütün demokrasiler toplumun kırılgan kesimleri için tedbirler alıyorlar. Bu konudaki yaklaşımımızı ve Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin önerilerini içeren raporumuzu kendilerine takdim ettik" açıklamasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W682182 02" height="450" src="https://manisahabercom.teimg.com/manisahaber-com/uploads/2026/04/a-w682182-02.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /><br />
<br />
"Meclis alacağı bir ara seçim kararıyla yükümlü"<br />
Görüşme sonrası ara seçimin bir ihtiyaç olduğunu aktaran Özel, "Hatay, sonra Afyonkarahisar, ardından Kırıkkale, ardından Kastamonu, Adıyaman, Kocaeli ve İstanbul birinci bölge. Buradaki seçmenlerin seçtiği milletvekilleri boşaldı, üstünden de 30 aydan fazla süre geçti. Meclis alacağı bir ara seçim kararıyla buraları doldurmakla yükümlü, anayasa bunu tartışmasız şekilde yazmış. Zaten buna itiraz eden kimse de yok. Bu seçim bölgelerin son seçiminde AK Parti birinci parti. Yani 2023'teki bu milletin size yetki verdiği seçimdeki gücünü koruyorsanız, 8 tane milletvekilliği var önünüzde. Neden yapmıyorsunuz ara seçimi? Ara seçimi yapıp 7-8 milletvekilini katın" diye konuştu.<br />
<br />
"Biz hep beraber yürüyeceğiz"<br />
Sol Parti Genel Başkanı Önder İşleyen ise, "Bugün bizim burada bir arada olmamız, Türkiye toplumuna bütün direnenlere, bu ülkedeki gençlere, kadınlara, Alevisi ile, Sünnisi ile, Türk'üyle, Kürt'üyle bütün emekçi ezilen halklara, birliğe, birlikte mücadeleye bir çağrı olarak da anlaşılmalıdır. Biz hep beraber yürüyeceğiz. Bugün hep beraber bir umut çizgisi oluşturduk. Bunu doğru ve birleşik adımlarla sürdüreceğiz. Ve umut çizgimiz mutlaka ülkenin daha güzel günlere çıktığı zafer çizgisiyle buluşacaktır. Buna da kalpten ve sonsuz bir inançla mücadelemizi sürdüreceğiz" ifadelerinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/chp-genel-baskani-ozel-meclis-alacagi-bir-ara-secim-karariyla-buralari-doldurmakla-yukumlu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 20:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/msaasdksi-mnst-kopyasi-17.png" type="image/jpeg" length="83197"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özel'den Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ'a ziyaret]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/chp-genel-baskani-ozelden-zafer-partisi-genel-baskani-ozdaga-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/chp-genel-baskani-ozelden-zafer-partisi-genel-baskani-ozdaga-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Özgür Özel, "Masum insanları öldüren bir soykırımcının, meseleyi Türkiye'deki bir siyasetçiye, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı'nı hedef alarak yaptığı açıklama tam bir hadsizliktir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ı Zafer Partisi Genel Merkezi'nde ziyaret etti. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Sayın Genel Başkan'ı (Özdağ) biz pek çok kez Silivri Cezaevi'nde ziyaret etmek durumunda kaldık. Hiç İstanbul ile ilgisi olmayan, başka şehirlerde olduğu iddia edilen, sonra da zaten öyle bir suçun asla olmadığı açıkça ortada olan bir durumda sadece Sayın Ümit Özdağ'ı susturabilmek, onun siyasetteki etkinliğini ortadan kaldırabilmek, Zafer Partisi'ni durdurmak ve yıldırmak için kendisini şu anda Adalet Bakanı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Antalya'da, Kayseri'de, Ankara'da olan ve kendince suç olduğunu iddia ettiği şeylerden dolayı alıp özgürlüğünden etmişti. Şimdi burada Zafer Partisi'nin çok kıymetli kadrolarıyla birlikte Sayın Genel Başkan'la özgürlükte siyaseti konuşabilmenin önemini vurguluyorum. İçinde bulunduğumuz bu dönemde Erdoğan'ın siyasi rakiplerini siyasi amaçlarla nasıl cezalandırdığının da altını çizmek istiyorum. İşte tam bu sebepten dolayıdır ki Ekrem İmamoğlu; Erdoğan'ı ve onun gösterdiği adayları bugüne kadar üç kez üst üste mağlup etmiş ve Erdoğan'a hiç yenilmemiş Ekrem İmamoğlu, şu an cezaevindedir. 20 belediye başkanımız ve çok sayıda siyaset arkadaşımız ve bürokratımızla birlikte cezaevindedir. Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı son seçimlerin, yerel seçimlerin toplumun yüzde 65'ine belediyecilik hizmeti yapmak üzere görevlendirilmiş, son yerel seçimlerde 47 yıl sonra birinci parti olmuş, Adalet ve Kalkınma Partisi'ni girdiği bir seçimde mağlup etmiş Cumhuriyet Halk Partisi'ne de çoklu saldırılar işte bu yüzdendir. O yüzden de bizim pazarımız, tatilimiz yoktur. Biz sandık gelene kadar ve bu millet huzur bulana kadar durmayacağız, durmadan çalışacağız" ifadelerini kullandı.<br />
Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, İsrailli yetkililerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik açıklamalarının sorulması üzerine şunları söyledi:<br />
"Tam bir hadsizlik. Eli kanlı ve bebekleri katleden, çocukları öldüren, masum insanları öldüren bir soykırımcının, meseleyi Türkiye'deki bir siyasetçiye, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı'nı hedef alarak yaptığı açıklama tam bir hadsizliktir. Ayrıca orada Cumhuriyet Halk Partisi'nin iki sayın belediye başkanını ve önceki genel başkanını işaretlemek suretiyle ne murat ediyorsa, o murat ettiği şeye ermesi mümkün değildir. Orada işaretlenen tüm CHP'lilerden de Cumhuriyet Halk Partisi'nin tüm üyelerinden de içerdeki siyasi rekabet bir yana, İsrail'e ve el kanlı bir yönetime en ufak bir paye çıkmaz. Yanlarına hiçbir şey kalmaz. Bu konuda İsrail'in karşısında Türkiye tam olarak bir ve bütün şekilde aynı tarafta masumların tarafında durmaktadır. İsrail'den taraf olacak hiçbir Cumhuriyet Halk Partiliyi bulamazlar."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/chp-genel-baskani-ozelden-zafer-partisi-genel-baskani-ozdaga-ziyaret</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 18:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/a-w682165-01.jpg" type="image/jpeg" length="57202"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/husamettin-cindoruk-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/husamettin-cindoruk-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bir süredir hastanede tedavi gören eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk 92 yaşında hayatını kaybetti.</p>

<p style="text-align:justify">Cindoruk'un ölümünü Milli Merkez Ankara Temsilcisi Ufuk Söylemez duyurdu.</p>

<p style="text-align:justify">Söylemez şunları ifade etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">"Yaşamı boyunca, demokrasimize ve Atatürk Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine gönülden bağlı kalmış, her koşulda hukuken üstünlüğünü savunmuş, milli duruşu ve ulusal çıkarlardan yana tavrı ile gerçek bir demokrat, saygın siyaset ve devlet insanı; hoşgörüsü, nezaketi, bilgeliği ile gönüllerde taht kurmuş, değerli büyüğümüz ve kanaat önderimiz, TBMM 17. Başkanımız Hüsamettin Cindoruk beyefendi vefat etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Acımız büyüktür. Başta saygıdeğer eşleri Dilek Cindoruk Hanımefendi olmak üzere, evlatlarına, yakınlarına, tüm sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz. Çok değerli büyüğümüzün anısı kalplerimizde yaşayacak, demokrat ve yürekli duruşu önümüzü aydınlatacaktır. Allah rahmet eylesin."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/husamettin-cindoruk-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/husamettin-m.jpg" type="image/jpeg" length="51714"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ortadoğu coğrafyası son yıllarda, gerçekten sancılı, sıkıntılı ve karanlık günler yaşıyor"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-ortadogu-cografyasi-son-yillarda-gercekten-sancili-sikintili-ve-karanlik-gunler-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-ortadogu-cografyasi-son-yillarda-gercekten-sancili-sikintili-ve-karanlik-gunler-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı (ICAPP) Kadın Kolu 9. Toplantısı için İstanbul'a gelen katılımcıları, kabul etti. Erdoğan, "Hitler’in Yahudilere yönelik canavarca politikalarıyla, İsrail parlamentosunun büyük bir zafer edasıyla aldığı karar arasında özü itibariyle bir fark var mıdır?"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı (ICAPP) Kadın Kolu 9. Toplantısı, "Küresel Dönüşüm Çağında Kadın Liderliği" temasıyla İstanbul’da düzenlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ICAPP Kadın Kolları’nı Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde kabul etti.<br />
Asya ülkelerinden kadın siyasi liderlerin yer aldığı kabulde, ICAPP Kadın Kolları Başkanı seçilen AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka, AK Parti'li bazı kadın milletvekilleri ve kadın kolları üyeleri ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de hazır bulundu.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Kabulün ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katılımcılara yönelik bir konuşma yaptı. Erdoğan, "Asya genelinde kadınların siyasete ve karar alma mekanizmalarına katılımını güçlendirmek amacıyla, yürüttüğü anlamlı çalışmalarda ICAPP’e başarılar diliyorum. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı olarak yaklaşan yarım asra yakın siyasi hayatında kadınlarla birlikte yol yürümüş, yoldaşlık yapmış, dava arkadaşlığı yapmış bundan da her zaman iftihar etmiş, bir kardeşinizim. Bu sene 25. Kuruluş yıl dönümünü kutladığımız, AK Partimizin üzerinde yükseldiği sütunlardan bir tanesi de, kadın kollarımızdır. Kuruluşumuzdan beri girdiğimiz her sefer açık ara, ipi göğüslediğimiz tüm seçimlerde, en güçlü desteği kadınlardan gördük. Şunu bir kez daha tüm samimiyetimle söylemek istiyorum. Partimizin dünya siyaset literatürüne geçen başarılarında kadınları özel bir yeri oldu. Bu hareketi en fazla kadınlar bağrına bastı, ykadın8lar destekledi" diye konuştu.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
AK Parti’nin siyasi hareketinin içindeki kadınların rolüne değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti kadın kolları, Türkiye’nin en dinamik, ne donanımlı, en büyük kadın hareketi olarak, adını tarihe gururla yazdırdı. Kadınları siyasete aktif katılımını yürekten inanan devlet adamı olarak, ülkemiz adına Türk demokrasisi adına, bunlarla birlikte Türkiye’nin aydınlık geleceğine özellikle büyük onur duyarak, yoluna devam ediyor. Kadın kollarımızın öncülüğünde kadın sivil toplum kuruluşlarımızın güçlü desteği ile ülkemizdeki tüm kadınlar için tarihi nitelikli adımlar attık. Siyasette kadın temsil oranlarının arttırılmasından iş gücüne, kadına yönelik şiddetle mücadeleden hak ve özgürlük alanındaki reformlara pek çok alanda, ülkemizde büyük bir değişim gerçekleştirdik. Üzerinde titizlikle durduğumuz başlıklardan biri de, kadına yönelik şiddetin engellenmesiydi. Bu konudaki tavrımız şiddete sıfır tolerans olmuştur. 2012 yılında 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Dair Şiddetin Önlenmesine dair kanunu yürürlüğe koyduk. Daha sonra attığımız, çeşitli adımlarla kanunun uygulanmasını güçlendirdik. Öngörülen cezaları arttırdık, hassasiyetimizi çok net bir biçimde gösterdik. Bugün büyük bir memnuiyetle söylemek isterim ki, ülkemizde kadınlar her alanda daha çok iş, daha çok emek, daha çok katma değer üretiyor" dedi.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Ortadoğu’da yaşanan savaş ve çatışmalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’nin de parçası olduğu, Ortadoğu coğrafyası son yıllarda, gerçekten sancılı, sıkıntılı ve karanlık günler yaşıyor. Savaşların ve sıcak çatışmaların biri bitmeden maalesef diğeri başlıyor. Bunun da yükünü genellikle kadınlar ve masum çocuklar çekiyor. İsrail’in Gazze’de acımasızca katlettiği 72 binden fazla sivilin kahir ekseriyeti kadınlar ve çocuklar. Komşumuz Suriye’de 13 buçuk yıl boyunca devam eden iç savaşta, en çok bedeli ödeyenler aynı şekilde kadınlar ve çocuklar oldu. Bir diğer komşumuz İran’ın maruz kaldığı saldırıların ilk kurbanı arasında kadınlar ve çocuklar bulunuyordu. Savaşın ilk günlerinde Minhap’ta bir okula düzenlenen hava saldırısında 165’in üzerinde masum çocuk, hayattan koparıldı. İsrail’in ateşkese rağmen lübnan’a karşı sürdürdüğü bombardıman ve işgal politikası yine en çok kadınlar ve çocukları mağdur ediyor. Bakınız, 2 Mart’tan bu yana israil’in sivil yerlere yönelik saldırıları sebebiyle 1.2 milyon Lübnanlı evlerine terk etmek mecburiyetinde kaldı. 1500’den fazla kardeşimiz aynı saldırılarda can verirken, 4700 kişi yaralandı. Ateşkesin ilan edildiği gün İsrail, 254 Lübnanlıyı barbarca katletti. Gözünü kin ve kan bürümüş soykırım şebekesi, her türlü insani değeri hiçe sayarak, hiçbir kural ve ilke tanımadan, günahsız kadınları ve yavruları, sivilleri öldürmeye, devam ediyor" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><br />
İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırıma değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Elimizi vicdanımıza koyup, bu soruları kendimize cesaretle soralım. Sadece Filistinli mahkumlar için idam cezası getirmenin adı ‘Apartat’ değil midir, bunun adı hukukçu faşizme alet etmek değil midir? Hitler’in Yahudilere yönelik canavarca politikalarıyla, İsrail parlamentosunun büyük bir zafer edasıyla aldığı karar arasında özü itibariyle bir fark var mıdır? Bütün bunlar Filistin halkına karşı izlenen inkar, imha, baskı ve siyasi infaz politikalarının yeni bir tezahürü değil midir? Elbette bu yapılanlar ayrımcılıktır, ırkçılıktır, 1994 yılında Güney Afrika’da yıkılan ‘Apartat’ rejiminin daha beterini İsrail’de, uygulamaya geçirmek demektir" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-ortadogu-cografyasi-son-yillarda-gercekten-sancili-sikintili-ve-karanlik-gunler-yasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 20:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/images-1.jpg" type="image/jpeg" length="16572"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
