<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Manisa Haber</title>
    <link>https://www.manisahaber.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.manisahaber.com/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 03 May 2026 04:04:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: "Türkiye fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/bakan-gurlek-turkiye-fikren-ve-fiziken-guclu-bir-konuma-gelmistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/bakan-gurlek-turkiye-fikren-ve-fiziken-guclu-bir-konuma-gelmistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Türkiye emir alan değil, emir veren, kurulu oyun düzeninde pasif bir aktör değil, kendi milli çıkarları için oyun kuran, içine kapanık halinden çıkarak dünyanın her yerinde konulara müdahale edebilen fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="text-align:justify">Adalet Bakanı Akın Gürlek, Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) tarafından düzenlenen Siyaset Okulu programında konuştu. MTTB'nin sıradan bir teşkilat olmadığını ifade eden Bakan Gürlek, Birliğin fikrin karakter kazandığı, inancın aksiyona dönüştüğü, iradenin omurga bulduğu bir mektep olduğunu söyledi. Bakan Gürlek, Milli Türk Talebe Birliği çatısı altında yetişen kadroların Türkiye'nin geleceğine yön verdiğini belirtti. Türkiye'nin yakın tarihine vurgu yapan Bakan Gürlek, "Yakın siyasi tarihimizde birçok trajediler vuku bulmuş, demokrasimiz ciddi rahatsızlıklar yaşamış, siyaset kültürümüz olgunlaşmaya bile fırsat vermeden oluşturulan krizlerle karanlık dehlizlere doğru itilmiştir. Her defasında millet inancını korumaya devam etmiş, sabırla ve vakur bir şekilde siyasetin en önemli çıkış yolu sandıkta millet üzerine kurulu oyunları bozmayı becermiştir" dedi.<br />
<br />
"Bu millet sandıkla konuşur, iradesini yeniden ortaya koyar"<br />
Milletin siyasetin tüm ayarlarını bozan odaklara karşı her defasında kararlı durduğunu ifade eden Bakan Gürlek, 1960 darbesinin Türkiye'de vesayet düzeninin kurumsallaşmasının başlangıcı olduğunu belirtti. 12 Eylül 1980 darbesi siyasetin askıya alındığını, milletin iradesinin yok sayıldığını hatırlatan Bakan Gürlek, darbelerin sadece milli iradeye pranga vurmadığını toplumun hafızasını da tahrip ettiğini söyledi. Bakan Gürlek şöyle konuştu:<br />
"Darbecilerin ve cuntacıların anlayamadığı şudur; tarihin onlara yaptıklarının yanlış olduğunu defalarca yüzlerine vurulmasına rağmen milletimizin teslim olmayışı, geri çekilmeyişi, aşağılanma hislerinin yok oluşu ve millet aklının her defasında ayağa kalkarak vesayet duvarını yıkabilmesi tarihi bir gerçek olarak her seferinde ortaya konulmuştur. Zamanı geldiğinde milli iradenin yansıdığı seçim sandığının kurulmasıyla birlikte millet elindeki tek argüman olan hür seçim atmosferini çok iyi kullanmayı bilmiştir. Bu millet sandıkla konuşur, iradesini yeniden ortaya koyar, kendisine çizilmek istenen sınırları aşmasını bilir ve her seferinde kendi içinden yeni bir başlangıç iradesi çıkararak yoluna devam eder."<br />
Vesayet zincirinin en sinsi halkalarından birinin 28 Şubat 1997 süreci olduğunu belirten Bakan Gürlek, cuntacıların "28 Şubat bin yıl sürecek" sözünün Türk siyasi hayatına sürülmüş karanlık bir leke olduğunu ifade etti. 1990'lı yıllarda Türk siyasi tarihinin kaderini değiştirecek liderin mücadelesinin azmine şahit olunduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Hiç kuşkusuz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yeni bir dil, yeni bir üslup ve yeni bir umutla milletin gönlünden yeşermeye başlıyor. İstanbul'da başlayan o yürüyüş sıradan bir belediye hikayesi değildir. O gün atılan adım yıllarca bastırılmış bir iradenin yıllarca ötelenmiş bir özgüvenin senelerce sesi kısılmış bir milletin yeniden şahlanışıdır. 'Sessiz çoğunluğun sesiyiz' haykırışıdır" diye konuştu.<br />
2002 yılında ülkenin düştüğü zor durumda AK Parti'nin milletin engin öngörüsüyle iktidara geldiğini hatırlatan Bakan Gürlek, "Konuştuklarımız siyasal tarihimiz için çok kolay anlatılıyor gibi gözükse de aslında o dönemleri yaşayanlar bunun ne kadar zor bir mücadele olduğunu o dönemin karanlık yapılarının ne kadar kindar ve zalim olduklarını bilirler. Bu cesaret ve gönül mücadelesi, bu millet aşkı birçok evde, birçok ailede, birçok bireyde gözyaşının umutlara karıştığı o kutlu millet iradesinin var olma savaşıdır" şeklinde konuştu.<br />
<br />
"Milletimiz kumpaslara geçit vermemiş bu tehdidi bertaraf etmiştir"<br />
Tehditlerin bitmediğini ve bitmeyeceğini ifade eden Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "biz bu yola kefenimizle çıktık" sözünün öyle klişe bir siyasi cümle olmadığını vurguladı. 27 Nisan "E-muhtıra"sı ve Gezi Kalkışmasının milletin feraseti ile aşıldığını belirten Bakan Gürlek, gençleri "su uyur, düşman uyumaz" diyerek Türkiye düşmanlarına karşı uyardı. Türkiye düşmanı ülkelerin istihbarat aparatlarından biri olan FETÖ'nün devreye sokulmasıyla 17-25 Aralık darbesiyle Türkiye'nin çok ciddi bir çalkantılı döneme itildiğini söyleyen Bakan Gürlek şöyle devam etti:<br />
"İşte bugün üzerine düştüğümüz ve siyaset okullarına okutulacak ana başlığın altını çizili olarak belirtmek isterim ki senkronize tuzakları, kumpasları ve vesayet argümanlarını görüyorsunuz. Milletin desteğini arkasına alan, yıllara varan mücadelesinin milletin gönlünü koşulsuz ve karşılıksız bağdaştıran Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'ın azmi, kararlılığı ve en güzel örneği olarak tekrar tekrar ortaya çıkmaktadır. Milletimiz kumpaslara geçit vermemiş bu tehdidi bertaraf etmiştir."<br />
15 Temmuz darbe girişiminin Türk siyasi tarihinin en önemli dönüm noktalarından birisi olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Bu caniler 251 insanımızı şehit etmiş, yüzlerce vatandaşımızı yaralamış, onlarca kurumumuzu zayi etmiş, ihanet unsurları olarak bu ülkenin en kötü anılacak ve tarihin çöplüğüne atılacak yapıdır. Bu hain darbe girişiminin ekonomimize verdiği zararı boyutlarında hesap edilemeyecek kadar çoktur" dedi.<br />
<br />
"Türkiye'nin kaderi, vesayet sistemimizin kalıntılarının bu ülkeden süpürülüp atmakla değişti"<br />
Türkiye'de milletin rızası hilafına hiçbir düzen inşa edilemeyeceğini belirten Bakan Gürlek şöyle konuştu:<br />
"Siyasette muktedir olamıyorsanız ideallerinizi yansıtmanız mümkün değildir. İşte Türkiye'nin kaderi, vesayet sistemimizin kalıntılarının bu ülkeden süpürülüp atmakla değişti. Türkiye'nin kaderini değiştirmek aslında dünyanın ve bölgenin kaderini değiştirmekle aynı anlama gelmektedir. Artık uluslararası sistem sadece Doğu - Batı ekseniyle açıklanmayacak kadar katmanlı, girift ilişki merkezleriyle çok aktörlü bir yapıya dönüşmüştür. Gücün kaynağı sadece askeri kapasite değil, savunma sanayi, enerji hatları, ticaret yolları, lojistik merkezler, stratejik geçiş noktaları, güçlü demokratik ortam ve güçlü hukuk devleti yapılanmalarıyla mümkündür. Türkiye bütün bu özelliklere sahip olduğunun farkına varıp yeni oyun düzeninde hak ettiği yere ulaşmak için en hızlı şekilde hareket etmektedir. İşte bu yeni denklemde Türkiye emir alan değil, emir veren, kurulu oyun düzeninde pasif bir aktör değil, kendi milli çıkarları için oyun kuran, içine kapanık halinden çıkarak dünyanın her yerinde konulara müdahale eden halen fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir. Türkiye artık bulunduğu coğrafyayla tanımlanan küresel ölçekte her yönüyle stratejik akıl üreten bir aktördür. Türkiye artık yön verilen değil, yön tayin eden, dengeye tabi olan değil, denge kuran bir ülkedir ve bu Türkiye'nin mimarı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dır."<br />
<br />
"Türkiye artık masada yer arayan değil, baş köşede oturan, masayı kuran ülke konumundadır"<br />
Orta Doğu'da sıkça kullanılan "Masada değilseniz, menüde olursunuz" sözünü hatırlatan Bakan Gürlek, "Türkiye artık masada yer arayan değil, baş köşede oturan, masayı kuran ülke konumundadır. Ancak şu hususu unutmamak gerekir. Şer ittifakları asla uymaz. Bugün Gazze'de yaşananlar yakın coğrafyamızın zulüm düzeni ve küresel hesapları bize şunu göstermektedir. Güçlü olmayanın adaleti olmaz" diye konuştu.<br />
"Güçlü olmayanın sözü dinlenmez" diyen Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinin sadece Türkiye için değil, mazlum coğrafyalar için de bir teminat olduğunu kaydetti. Bakan Gürlek, gelecek dönemde yarının Türkiye'sini şekillendirecek meselelere ilişkin iki büyük hedefi olduğunu belirterek, "Birincisi terörden arındırılmış, güvenli ve huzurlu bir Türkiye idealidir" ifadesini kullandı.<br />
Terörün yalnızca bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda demokrasiyi ve kalkınmayı tehdit eden çok boyutlu bir mesele olduğunu belirten Bakan Gürlek, bu alanda kararlı mücadelenin süreceğini vurguladı. Bakan Gürlek, "Terör bir ülke için bir ülkenin canına kasteden bir tehdit değildir aynı zamanda demokrasiyi zayıflatan, kalkınmayı sekteye uğratan, hukuk vesayetini baskı altına almayı hedefleyen ve siyasi hayatımız üzerinde kurulacak vesayetlere zemin hazırlayan çok büyük bir tehdittir. Bu nedenle Terörsüz Türkiye sadece bir güvenlik politikası değil, aynı zamanda güçlü hukuk devleti, sağlam demokrasi ve sürdürülebilir bir kalkınmanın ön şartıdır." dedi.<br />
<br />
"Yeni bir anayasa zorunluluktur"<br />
Bakan Gürlek cuntacı anlayışa atıfta bulunan, onun izlerini taşıyan 1982 Anayasası'nın artık gündemden çıkarılıp çağa ve geleceğe yol gösteren yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu belirtti. Bakan Gürlek, "Anayasa bir devletin sadece yönetim çerçevesi değil, aynı zamanda millet ve devlet arasındaki hukuki ve ahlaki sözleşmeyi ifade eder. Bugün geldiğimiz noktada ulusal güvenlik tehditleri, toplumsal barış, değişen dünya şartları, gelişen toplum yapısı, artan hak ve özgürlük talepleri karşısında mevcut anayasamız maalesef yetersiz kalmaktadır. Yeni bir anayasa zorunluluktur" şeklinde konuştu.<br />
Gençlere geçmişi satır satır okuma tavsiyesinde bulunan Bakan Gürlek, "Tarihini bilmeyen gençlik geleceğini kuramaz. Atalarının fedakarlıklarını bizlere emanet ettikleri bu kutsal toprakların anlamını idrak edemeyen bir gençlik güncel ve anlamsız gündemlerle yok olup gider. Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı olarak gençlerimizin karşılaşacağı tüm tehditlere karşı tedbirlerimizi alıyor, onları zihnen ve bedenen zehirlenen her türlü fitne odaklarına karşı kararlılıkla mücadeleye adalet sistemimizin demir yumruğunu onların üzerine vurmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.<br />
Milli Türk Talebe Birliği Genel Başkanı Tahsin Başarı’ya, 26. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman’a ve programda emeği geçen herkese teşekkür eden Bakan Gürlek, gençlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduğunu kaydetti.<br />
İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ile MTTB Genel Başkanı Tahsin Başarı'nın da birer konuşma yaptığı programa, Eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Birlik Vakfı Kurucular Kurulu Başkanı Yaşar Karayel, milletvekilleri, vali yardımcıları, hakimler ve öğrenciler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/bakan-gurlek-turkiye-fikren-ve-fiziken-guclu-bir-konuma-gelmistir</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 20:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/05/a-w696178-02.jpg" type="image/jpeg" length="59265"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar hepimiz için tedirgin edici"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-dogurganlik-hizimiz-dusuyor-rakamlar-hepimiz-icin-tedirgin-edici</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-dogurganlik-hizimiz-dusuyor-rakamlar-hepimiz-icin-tedirgin-edici" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir" dedi. Erdoğan, "Güçlü ve sağlıklı ailelerde aziz milletimizin mutlu ve müreffeh geleceğinin güvencesi, artan saldırılar karşısında sığınılabilecek en güvenli limandır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı'na katıldı. Programda açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "10 yıllık bir dönemde ailelerimizi güçlendirmek, nüfusumuzu artırmak, sosyal ve ekonomik hayatın her alanında ailenin merkezi rolünü sağlamlaştırmak için güçlü bir irade ortaya koyan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızı gönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde artan tehditler ve tehlikeler karşısında aile müessesesinin asli misyonunu icra etmesine katkı veren sivil toplum kuruluşlarımıza, medyada ve sosyal medyada bu mücadeleye destek olan her bir kardeşime kalpten teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.<br />
"Aile güçlü olduğunda bireyler - toplum güçlü olur"<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu bir gerçek ki; bir milletin gücü sadece ordusunun kudreti, ekonomisinin büyüklüğü veya teknolojisinin ileri olmasıyla ölçülemez. Bunların yanı sıra bir milletin gücü; yuvalarında tüten ocakta, beşiklerinde büyüyen evlatlarda, nesilden nesile taşınan değerlerde gizlidir. Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Belgemiz, bunun doğrultusunda atılacak adımların aile kurumuna daha da büyük bir güç katacağına inanıyor; ülkemiz, milletimiz ve tüm ailelerimiz için şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Bugün ayrıca 2025 Aile Yılı kapsamında düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceye giren kardeşlerimize ödüllerini takdim edeceğiz. 'Ailemiz Geleceğimiz' temalı fotoğraf ve kısa film yarışmaları başta olmak üzere ödüle layık görülen tüm kardeşlerimizi de tebrik ediyorum" dedi.<br />
"Aile, insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilkokuludur"<br />
Aile, insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilkokulu olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hepimiz bir annenin, bir babanın evlatlarıyız. Hepimiz varlığımızı ailelerimize borçluyuz. Evlat olmamız da anne baba olmamız da ailelerimiz sayesindedir. Aile, insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilkokuludur. Hayata önce ailede hazırlanılır. Merhamet, şefkat, empati kurmak ilkin ailede öğrenilir. Sevgi ve kardeşliğin ilk tohumu ailede atılır. Vatan, millet sevgisinin ilk adresi ailedir. Şahsiyet ailede oluşur ve o çatı altında tekamül eder. İnsan neslinin ayakta durabilmesini sağlayan da yine ailedir. Aile güçlü olduğunda bireyler güçlü olur, dolayısıyla toplum güçlü olur. Aile zayıfladığında, zayıflatıldığında ise birey zayıflar, toplum kan kaybeder. Ailenin huzuru milletin huzurundan, ailenin saadeti milletin saadetinden, ailenin güvenliği milletin güvenliğinden, ailenin birliği milletin birlik ve beraberliğinden ayrı düşünülemez. Anayasamızın 41. maddesinde yer alan 'Aile Türk toplumunun temelidir' ilkesi hem bir yükümlülüğü hem de milletimizin asli kimliğini ortaya koyan son derece veciz bir ifadedir" ifadelerini kullandı.<br />
"Vatanımızın anavatan olması tesadüf değildir"<br />
Türk milleti tarih boyunca aile bağlarının güçlülüğü, devamlılığı sayesinde varlığını sürdürmüş, maruz kaldığı tüm tehditleri bertaraf etmiş ve kültürel kodlarını korumayı başardığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatanımızın anavatan olması tesadüf değildir. Devletimizin devlet ana olması tesadüf değildir. İnsanımızın gönlünde tüten ocağın aile ocağı, ana ocağı, baba ocağı olması asla ve asla tesadüf değildir. Bu kavramların her birinin temelinde binlerce yıllık hayat tecrübesi, kültür mirası, inanç dünyamızdan neşet eden kadim değerlerimiz vardır. Nasıl güçlü ve sağlıklı bireyler fertleri arasında hak ve ödevlerin dengeli dağıtıldığı, sorun çözme kapasitesi yüksek haneler olarak tarif ettiğimiz güçlü ve sağlıklı ailenin temeli ise, güçlü ve sağlıklı aileler de aziz milletimizin mutlu ve müreffeh geleceğinin güvencesi, artan saldırılar karşısında sığınılabilecek en güvenli limandır. Dijital teknokültür çağında insana ve hayata dair hemen her şey gibi aile de dönüşüyor, form değiştiriyor, elbette ciddi sınamalarla karşılaşıyor. Alışılagelmiş yapıların çözüldüğü, insanın yol ve yön arayışının arttığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde 86 milyonun sorumluluğunu taşıyan kadrolar olarak ülkemiz ve milletimiz için en iyisini yapmanın, muhtemel riskleri, tehditleri ve fırsatları öngörerek Türkiye'yi yarınlara hazırlamanın gayretindeyiz" şeklinde konuştu.<br />
"Aileyi değersizleştirirken çok çocuklu aileleri cehaletle, taşralılıkla, yobazlıkla suçladılar"<br />
Ülkeyi yönetme vazifesini üstlendiğimiz 2002'den beri bunun mücadelesini verdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatırlarsanız 2007 yılında en az 3 çocuk diyerek hızla yaklaşan bir tehlikeye dikkat çekmiştik. Bu çağrımız ülkeye dair her konuya ideolojik gözlükle bakanların tepkisini çekmiş, bizi son derece seviyesiz ifadelerle eleştirmişlerdi. Hayat tarzına müdahaleden inanç değerlerimizi hedef alan küstahlıklara kadar nice akıl ve ahlak dışı ithama, iftiraya, edepsizliğe maruz kaldık. Sonuçta ne oldu? Aradan geçen sürede 3 çocuk çağrılarımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. O günlerde bizi eleştirenler bugün hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyor. Şundan emin olunuz ki yarın tarih tekerrür edecek. Aileye önem ve öncelik verdiğimiz için bizi bireyi önemsizleştirmekle veya kadını zayıflatmakla suçlayanların iddialarının absürtlüğü ortaya çıkacak. Ailenin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik çabalarımızın doğruluğu gelecekte çok daha iyi anlaşılacak. Bakınız bunu özellikle şunun için söylüyorum: Türkiye olarak aile ve nüfus meselesinde sadece dünyada yaşanan hızlı değişimlerin etkilerini hissetmekle kalmıyoruz; aynı zamanda 1960’lardan itibaren devreye konulan yanlış politikaların ve algıların olumsuz sonuçlarıyla da yüzleşiyoruz. Bilhassa yaşı ellinin üzerinde olanlar çok iyi hatırlayacaklar; ülkemizde yıllarca şöyle bir propaganda yağmuruna tutulduk. Bize nüfusla kalkınma arasında birbirine zıt bir ilişkinin olduğu söylendi. Yani nüfus ve doğurganlık arttıkça yoksulluğun artacağı, refahın azalacağı ifade edildi. Nüfus kontrol politikalarını bir tabu haline getirerek en küçük bir aykırı sese, fikre müsaade etmediler. Ayrıca aileyi değersizleştirirken çok çocuklu aileleri cehaletle, taşralılıkla, yobazlıkla suçladılar" açıklamasında bulundu.<br />
İstanbul’un göbeğindeki hastanelerde sırf ücret ödenmediği için cenazelerin rehin alındığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul'un göbeğindeki hastanelerde sırf ücret ödenmediği için cenazeler rehin alınırken sağlık sisteminin iyileştirilmesi için kullanılması gereken kaynaklar, dışarıdan reçete edilen nüfus kontrol politikalarıyla çarçur edildi. Bugün ise çocuğu aileye, nüfusu ülkeye yük gören anlayış tamamen iflas etmiş durumda. Hatta refah toplumu olarak dünyaya örnek gösterilen ülkelerin hemen hepsi nüfus artış hızının azalmasından dert yanıyorlar. Aynı şekilde küresel cinsiyetsizleştirme akımları karşısında aile kurumunun irtifa kaybetmesine mani olamıyorlar. Kimi ülkelerde sorun öyle bir boyuta ulaştı ki eğer göçmenler olmasa ekonomi çökecek, hayat duracak, en temel hizmetler verilemeyecek. Ekonomik, ticari ve beşeri bakımdan dünya ile bütünleşmiş bir ülke olarak bütün bunlardan maalesef bizler de etkileniyoruz. Aile bağlarımız, evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Mesela doğurganlık hızımız 2017’den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1’in altına indi. 2024’te 1,48’e düşen oranın maalesef 2025 yılında daha da geriye gittiğini tahmin ediyoruz. Ülkemizde 2014’te yılda 1 milyon 351 bin bebek dünyaya gelirken 2023’te bu rakam 1 milyonun altına düştü. Oysa bizim kültürümüzde çocuk evin neşesi; bunun yanında kızdan torun bahçe gülü, oğuldan torun ise oğul balı olarak görülür. Ancak 10 yılda sofralarımızdan yarım milyona yakın küçük kaşık eksildi. Şurası da endişe vericidir, ortanca yaşımız 2025'te 34,9'a çıktı. Yani her iki vatandaşımızdan biri artık yaklaşık 35 yaşındadır. Yaşlı nüfus oranımız ise 2025 itibarıyla yüzde 11,1'e yükseldi. Üstelik kırsalda yaşayan yaşlı nüfus çocuk nüfusunu geçmiş durumda. Dikkatinizi çekmek istediğim bir başka oran artık 30,08'e düşen hanehalkı büyüklüğüdür. Tek kişilik hanelerin oranı ise yüzde 20,5'a ulaşmıştır. İlk evlenme yaşı erkeklerde 28,5'a, hanımlarda 26'ya çıkarken 20-24 yaş aralığında hiç evlenmemiş kadın oranı yüzde 79, erkeklerde yüzde 94'tür" dedi.<br />
"Aile ve Gençlik Fonunu önce deprem bölgemizde, ardından tüm Türkiye'de hayata geçirdik"<br />
Milletçe önümüzde geleceğimiz adına endişelenmemiz, bununla kalmayıp çözümü için harekete geçmemiz gereken bir tablonun bulunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada ifade etmek isterim ki bu endişe verici tablo sadece Türkiye’nin meselesi değildir. Avrupa'dan Uzak Doğu'ya kadar birçok ülke yaşlanan nüfus, azalan doğum oranları ve çözülmeye başlayan aile yapısıyla karşı karşıyadır. Oralarla kıyaslandığında Türkiye hamdolsun çok iyi bir konumdadır. Örneğin bizde 35'e yaklaşan ortanca yaş Avrupa'da 45'tir. Türkiye Avrupa Birliği'nden halen 10 yaş daha gençtir. Ama buna rağmen biz şimdiden gerekli tedbirleri almaya, tıpkı üç çocuk çağrımızda olduğu gibi yarının risklerini şimdiden azaltmaya çalışıyoruz. Hükümet olarak uzun bir süredir güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum şiarıyla oldukça geniş kapsamlı politikalar uyguluyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın ismindeki aile ifadesine bile tahammül edemeyen marjinal zihniyete rağmen çok önemli adımlar attık. 2025 senesi aile merkezli politikalarımızda bir dönüm noktası teşkil etti. Aile ve Gençlik Fonunu önce deprem bölgemizde, ardından tüm Türkiye'de hayata geçirdik. 2026 yılında kredi tutarını artırdık ve şartları kolaylaştırdık. Yuva kuracak gençlerimize verdiğimiz 150 bin liralık destek tutarını 200-250 bin liraya yükselttik. Genç çiftlerimize 2 yıl geri ödemesiz 48 ay vadeli kredi sağlıyoruz. 1 Ocak 2025 itibarıyla doğum yardımlarımızın tutarını yükselttik, Temmuz 2025'te yarı zamanlı çalışma yönetmeliğini yürürlüğe koyduk. Sosyal konutlardan yararlanmada 3 ve daha fazla çocuklu ailelerimize öncelik tanıdık. En son biliyorsunuz doğum izni sürelerini yeniden düzenledik. Dün yürürlüğe giren kanuna göre çalışan anneler doğum izinlerini artık 24 hafta olarak kullanabilecek. Düzenleme ile özel sektör çalışanlarının babalık iznini kamu çalışanlarında olduğu gibi 10 güne çıkardık. Ayrıca koruyucu aile olacaklara da 10 gün izin hakkı tanıdık. Yeni yasamızın başta annelerimiz olmak üzere tüm ailelerimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><br />
2025 Aile Yılı ile ülke genelinde bir bilinçlenmeye vesile olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum: 2025 Aile Yılı ile ülke genelinde bir bilinçlenmeye vesile olduk. Aile ve nüfus meselesini toplumun ve siyasetin gündemine taşıdık. Şimdi bunu bir üst seviyeye çıkarmak istiyoruz. Bu amaçla 2026-2035 dönemini 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' olarak belirledik. Aile ve Nüfus 10 Yılı; aileyi toplumun temeli, nüfusu ise milletimizin geleceğinin teminatı olarak gören güçlü bir devlet iradesinin tezahürüdür. Vizyon belgemiz ise insanla başlayan, aileyle köklenen, nesillerle büyüyen, nüfusla güçlenen, istikbale yürüyen Türkiye vizyonunun yol haritasıdır. Belgemizi birbirini tamamlayan beş stratejik öncelik üzerine bina ettik. Birinci stratejik önceliğimiz; aile kurumunun ve nesillerin korunmasıdır. İkinci önceliğimiz; evlilik müessesesinin teşvikidir. Üçüncü önceliğimiz; doğurganlık hızının artırılmasıyken; dördüncüsü gençlerin nitelikli yetiştirilmesi ve yaşlı refahıdır. Beşinci ve son stratejik önceliğimiz ise kırsalın yerinde kalkınması ve nüfusun dengeli dağılımıdır. 10 yılın önceliklerini hayata geçirmek için araştırma, kurumsal kapasite, mevzuat, iletişim ve diplomasi cephelerinde de çalışmalar yürüteceğiz. Bundan böyle mayıs ayının son haftasını 'Milli Aile Haftası' olarak kutlamak toplumsal farkındalığın artırılmasını da sağlayacaktır. Kamu kurum ve kuruluşlarımız stratejik planlarını, bütçelerini, performans hedeflerini aile ve nüfus eksenini ihtiva edecek biçimde geliştirecektir. Biz de bunun en üst düzeyde takipçisi olmaya devam edeceğiz" dedi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-dogurganlik-hizimiz-dusuyor-rakamlar-hepimiz-icin-tedirgin-edici</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/05/a-w696047-04.jpg" type="image/jpeg" length="91133"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP'de kritik tarih belli oldu! Olağan Kurultay için geri sayım]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/mhpde-kritik-tarih-belli-oldu-olagan-kurultay-icin-geri-sayim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/mhpde-kritik-tarih-belli-oldu-olagan-kurultay-icin-geri-sayim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, 15. Olağan Büyük Kurultay sürecinde il ve ilçe kongrelerinin 7 Mayıs'ta başlayacağını belirterek, "Kongre sürecinin tamamlanmasının ardından MHP’nin 15. Olağan Kurultayı'nın da gelecek yıl 7 Mart 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi uygun görülmüştür" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, MHP 15. Olağan Büyük Kurultayı'na ilişkin yaptığı yazılı açıklamada il ve ilçe kongrelerinin 7 Mayıs'ta başlayacağını bildirdi. MHP’nin Türk siyasi hayatındaki köklü geçmişine dikkat çeken Yalçın, "MHP, Türk siyasi hayatına doğduğu 1969 Şubat’ından bu yana üstlendiği tarihi misyonu, milletimizin kadim değerlerinden ve binlerce yıllık birikiminden aldığı ilhamla 57 senedir sürdürmektedir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Terörsüz Türkiye ezberleri bozmuştur"<br />
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu "Terörsüz Türkiye" yaklaşımına ilişkin de Yalçın, söz konusu politikanın önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Yalçın, "Sayın Genel Başkanımızın büyük bir ferasetle gündeme taşıdığı Terörsüz Türkiye olgusu, bu bağlamda değerlendirilmelidir. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye adımıyla ezberleri bozmakla kalmayıp, tabuları yıkmıştır" dedi.<br />
Bu yaklaşımın siyasi arenada ayrışmayı netleştirdiğini belirten Yalçın, "Terörsüz Türkiye hamlesi, siyasi partiler için bir turnusol kâğıdı işlevi görmüştür. Akla kara net şekilde ayrılmıştır. Samimilerle ikiyüzlüler, yalancılarla dürüstler tefrik edilmiştir" ifadelerini kullandı.<br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sahiplenmesiyle söz konusu yaklaşımın devlet politikası hâline geldiğini belirten Yalçın, "Milletimizin gerçek sevenleriyle sözde dostları bu sayede ayan beyan ortaya çıkmıştır" dedi.<br />
<br />
"’Terörsüz Türkiye’ toplumdan güçlü destek gördü"<br />
"Terörsüz Türkiye" hedefinin toplum nezdinde karşılık bulduğunu ifade eden Yalçın, "Terörsüz Türkiye, bir devran aynası gibi herkesin gerçek yüzünü teşhir etmiştir. Bununla beraber ülkeye huzur, sükûn ve iç barışı; dışarıya da birliği, bütünlüğü ve kardeşlik hukukunu yansıtmanın mümkün olduğunu ispatlamıştır" dedi.<br />
Milletin terör ve şiddetin siyaset aracı olarak kullanılmasına karşı çıktığını vurgulayan Yalçın, "Milletimiz, Terörsüz Türkiye’ye sahip çıkmıştır" ifadelerini kullandı.<br />
Siyasi aktörlere çağrıda bulunan Yalçın, "DEM, Türkiye partisi olma ve meşru siyasete entegrasyon sözü verenlerin sözlerini yerine getirme DEM’idir. Vakit; bölücü terör örgütünün fesih, silahları bırakma ve devletin emin ellerine teslim olma sürecinin gereklerini eksiksiz yerine getirme vaktidir" değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
Kongre takvimi açıklandı<br />
MHP Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) 27 Nisan tarihli toplantısında kongre sürecine ilişkin kararların alındığını belirten Yalçın, "MHP’nin müstakbel olağan büyük kurultay hazırlıkları bağlamında ilçe ve il kongrelerinin 7 Mayıs 2026 tarihinde başlatılması kararlaştırılmıştır. Ayrıca kongre sürecinin tamamlanmasının ardından MHP’nin 15. Olağan Kurultayı'nın da gelecek yıl 7 Mart 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi uygun görülmüştür" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/mhpde-kritik-tarih-belli-oldu-olagan-kurultay-icin-geri-sayim</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/05/1024xauto-18.webp" type="image/jpeg" length="98781"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İYİ PARTİ Manisa'da il Başkanını arıyor]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/iyi-parti-manisada-il-baskanini-ariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/iyi-parti-manisada-il-baskanini-ariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti'de görevden el çektirilen Yunus Koca'nın ardından İl Başkanlığı için Ahmet Çelik ve Hüseyin İlker Alp isimleri öne çıktı. İYi Partili Özcan ise partilileri sükûnete davet etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İY Parti Manisa İl Başkanı kim olacak sorusu cevabını arıyor. Önceki gün Genel Merkez tarafından görevden alınan İl Başkanı Yunus Koca Milletvekili Şenol Sunat'a sert açıklamalarda bulunarak partisinden istifa etmişti. </p>

<p>Ardından yaşanan gelişmelerde avukat Hüseyin İlker Alp ismi ve eski Şehzadeler İlçe Başkanı Ahmet Çelik ismi ön plana çıktı. Partide yeni il başkanının kim olacağı sorusu yanıt beklerken İYİ Partili doktor Gürhan Özcan'da partide yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. </p>

<p>İYİ Parti Manisa İl teşkilatının görevden alınmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özcan, partinin ayakta olduğunu belirterek, görevden alınan İl Başkanı Yunus Koca’ya emeklerinden dolayı teşekkür etti.</p>

<p>Özcan açıklamasında, siyaset sürecinde yaşadığı tecrübeleri anlatarak, “Ben Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğum dönemde siyasetin nasıl bir şey olduğunu çok iyi gördüm. Kendi partimden bile destek alamadığım yerler oldu. Buna rağmen ideolojimiz, Manisa ve Türkiye için elimden gelen mücadeleyi verdim” ifadelerini kullandı. Genel merkezin aldığı kararın parti içi değerlendirmeler sonucunda verildiğini düşündüğünü belirten Özcan, “Genel merkez, Yunus Başkan’ın seçim sonrası faaliyetlerini değerlendirmiştir. Yeterli görülmediği kanaati oluşmuş olabilir. Partilerde görev değişiklikleri olağan süreçlerdir” dedi.</p>

<p>Seçim sürecinde Erhan Dumlu’yu desteklediğini de ifade eden Özcan, bunun nedeninin disiplin ve teşkilat yapısına katkı sağlayacağına inanması olduğunu söyledi. Parti teşkilatına birlik ve beraberlik çağrısında bulunan Özcan, “Bugün bir başkan gider, yarın başka biri gelir. Önemli olan partinin ideolojisi ve hedefleridir. Küsmek olmaz. İYİ Parti bugün Türkiye için umut partisidir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamasında Şenol Sunat’ın Manisa için önemli çalışmalar yürüttüğünü de dile getiren Özcan, tüm teşkilat mensuplarına partiye sahip çıkma çağrısında bulundu. Özcan, “Biz dimdik ayaktayız. Sonuna kadar çalışmaya devam edeceğiz” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Metin Mert Demirer</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/iyi-parti-manisada-il-baskanini-ariyor</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/05/whats-app-image-2024-01-24-at-112724-1536x1152.jpeg" type="image/jpeg" length="15341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İYİ Parti’de Şenol Sunat istifası “Bizi yok saydı, hayırlı olsun bile demedi”]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/iyi-partide-senol-sunat-istifasi-bizi-yok-saydi-hayirli-olsun-bile-demedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/iyi-partide-senol-sunat-istifasi-bizi-yok-saydi-hayirli-olsun-bile-demedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Önceki gün İYİ Parti Genel Merkezi tarafından görevinden el çektirilen Yunus Koca, İYİ Partiden istifa eden Şehzadeler Belediye Meclis Üyesi Umut Erpolat ve partililer ile birlikte düzenlediği toplantıyla partiden istifa etti. Koca, “Milletvekili Şenol Sunat bizi yok saydı, bir hayırlı olsun ziyaretine bile gelmedi” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">İYİ Parti’de sular durulmuyor. Önceki gün görevden el çektirilen Yunus Koca beraberindeki heyet ile birlikte kamuoyuna süreçle ilgili bilgi verdi ve partiden istifa ettiğini duyurdu.</p>

<p style="text-align:justify">Teşkilatın görevden alınma sebebinin Manisa Milletvekili Şenol Sunat olduğunu ileri süren Yunus Koca delegelerin oylarıyla göreve gelmelerine rağmen milletvekili Şenol Sunat tarafından görevden alınma tehdidiyle çalıştıklarını ifade etti.</p>

<p style="text-align:justify">8 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilen 4. Olağan Kongre'de İl Başkanlığı'na seçildiğini hatırlatan Koca, yaklaşık 6 aylık il başkanlığı görevi süresince Şenol Sunat ile hiç görüşemediklerini ileri sürdü.</p>

<p style="text-align:justify"><strong><font face="Times New Roman">“Parti İçinde Birlik Bozuldu”</font></strong></p>

<p style="text-align:justify">Koca, Sunat’a defalarca ulaşmaya çalıştığını ama her aramasının cevapsız kaldığını belirterek; “Parti içinde birlik bozulmuştur. Parti kurultayında milletvekili Şenol Sunat Manisa teşkilatı ve üst kurul delegelerini hiçe sayması bu yaklaşımın bir başka kanıtıdır. İl başkanı olarak Şenol Sunat ile defalarca iletişim kurmaya çalıştım ama sonuç alamadım. Doğrudan konuşmak yerine hep danışmanlar üzerinden iletişim kuruldu” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Koca, son zamanlarda teşkilatın koordinasyon sorunu olduğunu iddia ederek, “Bu durum ne siyasi nezakete ne de ciddiyete yakışır. Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu’nun İzmir programına katılım sürecinde, Manisa’daki festival ve özelleştirme karşıtı basın açıklamaları hakkında görüş almak üzere yaptığım görüşmede tarafıma verilen “Benim kendi programım var, akşam fener alayında görüşürüz” şeklindeki cevap, teşkilat koordinasyonunun hangi noktaya indirildiğinin açık göstergesidir” ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="Whatsapp Image 2026 04 29 At 1Snb4.53.35" height="533" src="https://manisahabercom.teimg.com/manisahaber-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-29-at-1snb45335.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong><font face="Times New Roman">“Yapılan Çağrılara Kulak Asılmadı”</font></strong></p>

<p style="text-align:justify">Koca, Sunat’ın Manisa programlarında tek başına hareket ettiğini ve teşkilatı görmezden geldiğini ifade ederek; “Mesir Macunu Festivali’nde de benzer durumlar yaşandı. Önceden yapılan çağrılara rağmen birlikte hareket edilmedi. Hatta il başkanlığının haberi olmadan ilçe teşkilatıyla ayrı program yapıldı. Bu da teşkilat yapısına açıkça aykırıdır. Kongreden sonra il başkanlığına bir “hayırlı olsun” ziyareti bile yapılmadı. Ama ileride yeni yönetimle fotoğraf verme çabasını hep birlikte göreceğiz. Bu da samimiyetsiz bir davranıştır” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Metin Mert Demirer</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/iyi-partide-senol-sunat-istifasi-bizi-yok-saydi-hayirli-olsun-bile-demedi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-29-at-131837.jpeg" type="image/jpeg" length="15780"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mücahit Arınç’tan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye Ziyaret]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/mucahit-arinctan-icisleri-bakani-mustafa-ciftciye-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/mucahit-arinctan-icisleri-bakani-mustafa-ciftciye-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Manisa Milletvekili Mücahit Arınç, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi ziyaret ederek Manisa’ya ilişkin yürütülen çalışmalar, ihtiyaçlar ve planlanan projeler hakkında istişarelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Manisa Milletvekili Mücahit Arınç, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi makamında ziyaret etti. Görüşmede Manisa’nın mevcut ihtiyaçları, yerel yönetim süreçleri ve devam eden kamu yatırımları ele alındı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyaret kapsamında şehirde sürdürülen çalışmaların mevcut durumu değerlendirilirken, planlanan projelere ilişkin karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Arınç, Manisa’nın öncelikli ihtiyaçlarının ilgili kurumlar nezdinde takip edildiğini ifade etti.</p>

<p>Görüşmenin ardından Mücahit Arınç, Bakan Mustafa Çiftçi’ye nazik kabullerinden dolayı teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Metin Mert Demirer</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/mucahit-arinctan-icisleri-bakani-mustafa-ciftciye-ziyaret</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 21:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/681455418-896056130130039-6450305198034767538-n.jpg" type="image/jpeg" length="12499"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel: "Kara deliksiniz siz, vicdanı yutan, insafı yutan kara deliksiniz..."]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/ozgur-ozel-kara-deliksiniz-siz-vicdani-yutan-insafi-yutan-kara-deliksiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/ozgur-ozel-kara-deliksiniz-siz-vicdani-yutan-insafi-yutan-kara-deliksiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP'nin bugünkü grup toplantısına; ödenmeyen maaşları için Ankara'da Kurtuluş Parkı’nda 9 gündür açlık grevi yapan Doruk Madencilik işçileri de katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel'in açıklamalarının satır başları şöyle:</p>

<p>"Cumartesi günü, genel merkezimizde 7 ayrı toplantıyla içinde bulunduğumuz süreci, seçilmiş belediye başkanlarımız ve yöneticilerimizle birlikte değerlendirdik.</p>

<p>Dün yaklaşık 11 saatlik PM ve MYK toplantısında önümüzdeki süreci değerlendirdik. Bundan sonrası için bir santim eğilmeden, bir kelime eksik konuşmadan, mücadeleden taviz vermeden, haklılık zeminin koruyarak, sendelesek bile birbirimize omuz vererek bir mücadeleyi sürdürmeye karar verdik.</p>

<p><br />
AK Parti döneminde madenlerde Soma felaketi gibi 7 Soma oldu, son 23 yılda 35 bin işçi iş kazalarında, cinayetlerde hayatını kaybettiği, 35 binin bir sayı-rakam olmadığını, gözü yaşlı anne-baba, dul kalmış eş, babasız kalmış çocuk olduğunu hatırlayalım.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soma üzerinden 12 yıl geçti, madencilerin çilesi bitmedi. Doruk Madencilik işçileri 9 gündür Ankara'da açlık grevindeler. Ücret ve tazminatlarını istiyorlar. Ne yapmışlar da polis her zaman tam karşılarında? Adımını atana gözaltı yapıyorlar. Bu gün sabah gazeteleri açtık ve Salih Yurdakul kardeşimizin cebinden çıkan alışveriş listesini gördük. Onun bunları alamadım, eve gidemedim dediği fotoğrafıyla uyandık. Bu mücadele hepimizin onur mücadelesidir.</p>

<p>Bu madencilerin ölüsünün değeri var da dirisinin neden yok kardeşim? Bir an önce bu sorunu çözün. Bu iktidar 24 yıldır tam büyük 23 işçi grevini sudan sebeplerle yasakladı. Anayasa cumhurbaşkanına verdiği yetkide "milli güvenliği tehdit eden durumlarda" diyor. Mesela savaştayız MKE'de grev çıkmış, o zaman olmaz diyebilir.</p>

<p>AK Parti 386 bin maden ruhsatı dağıtmış, kendinden önceki 80 yıllık cumhuriyet döneminde verilen ruhsat sayısı 1186... Tercihini her zaman emeği sömürenden yana kullandılar..</p>

<p>İşçilere hakkını vermeyen Yıldızlar SSS Holding, 2364 maden ruhsatı almış AK Parti döneminde. Çantasında duruyor bu ruhsatlar, kimini işletiyor, kimini burada işletiyor, kimine ortak alıyor ama bu emekçilerin hakkını ödemiyor.</p>

<p>"24 YILDA DEVLETİ SATTILAR"<br />
Cumhuriyetin fabrikaları, şirketleri haraç mezat satıldı, Sümerbank, Seka, Tekel, Türk Telekom, Petkim, Tüpraş, şeker fabrikaları, demir-çelik fabrikaları, termik santraller teker teker yok pahasına, şeffaf olmayan şekilde ve hep yandaşları bularak sattılar. Tüm Cumhuriyet döneminde yapılan tüm özelleştirmelerin yüzde 89'u AK Parti döneminde yapıldı.</p>

<p>24 yılda devleti sattılar 60 milyar dolar elde ettiler, bugünkü kurla 2,7 trilyon lira.. Ama 2026'da faize ödenecek para 2,7 trilyon lira. Cumhuriyetin bütün kurumlarını sattılar, hepsinin parasını bu senenin faizine ödüyorlar. Memleketi batıran AK Parti'nin, anasının-babasının parasını kumarda batıran hayırsız evlattan hiçbir farkı yok.</p>

<p><br />
Ülkede para var ama herkese yok, bu iktidar millete değil faizcilere çalışıyor. 2026'da toplanan her 100 liranın 26 lirası faize gitti. Yıl bittiğinde 2,7 trilyon liraya ulaşacak.</p>

<p>Dünyada gıda enflasyonunda sondan 5'inci, OECD'de sondan 2. olan ülke üç ayda tarımsal desteklemeye 60 milyar lira ayırdı. Faize 2,7 milyar.. Arada 15 katlık fark var. Çiftçiye verdiğinin 15 katını faizciye veren bir iktidarla karşı karşıyayız.</p>

<p>Niye böyleyiz? Türkiye'de bitmeyen bir ekonomik kriz var. Siyasi davalarla hukuk güvenliğini bitirdiler, yabancı yatırımcıları kaçırdılar.</p>

<p><br />
19 Mart darbesinden sonra yargıya güven yüzde 18 ölçüldü. Diyelim yurtdışında bir yabancı yatırımcı var, ülke arıyor yatırım yapacak. Uzmanları çağırıyor, ülkeleri soruyor. Türkiye nasıl deyince 'Uzak durun şaka gibi memleket' yanıtını alıyor. Adam anlatıyor:</p>

<p>Türkiye şaka gibi memleket, İstanbul'da seçim oldu, sosyal demokratlar kazandı yapılmayan kalmadı. Seçimi iptal edip yenilediler, sosyal demokratlar daha büyük farkla kazandı, bunu yine hazmedemediler, bu seçimi kazananın 31 yıl önceki diplomasını iptal ettiler, insanların dededen-babadan kalma şirketlerine çöktüler, muhalif bir kanal vardı, kanalı kuranı içeri attılar, oğlunun olan kanala el koydular, haraç mezat satışa çıkardılar.</p>

<p>Yeni bir adalet bakanı var. Yatırımcının Türkiye'ye gelmesi için hukuki güvenlik zemini oluşturmak istiyoruz" demiş, iktidar değişmiş olabilir mi, ya da hukuka inanan bir bakan atamış olabilirler mi? Danışmanları uyarıyor ve 'O bakan her türlü hukuksuzluğu yapan kişi' diyor. Akın Gürlek kendisi diyor. Yabancı yatırımcı Türkiye'ye gelmiyor çünkü güven yok. Suçun şahsiliğini bir kenara bırakıp adamın şoförünü alıp iddianame bile yazmadan salan kim? Bu mikrobun hastalıktan şikayet etmesi gibi bir şey.</p>

<p><br />
Batmış, bitmiş bir ekonomiyle, faizin kara deliğe dönüştüğü israf düzeniyle karşı karşıyayız. Her şeyi bilen ekonomist Erdoğan yine çözümü bulmuş, varlık barışı yapacakmış. Bu ülke iki barıştan çok çekti, biri imar barışı. 8 kere çıkardılar, dirençsiz yapılar yasallaştı, depremde çürük yapılarda on binlerce insanımızı kaybettik. İkincisi varlık barışı, onun da 8'incisini getiriyorlar.</p>

<p>Tamamı Erdoğan'ın icadı. Kim getirdi nasıl getirdi bilinmez, bilinen şu: nasıl kazandıysan kazandın önemi yok yeter ki getir. Uyuşturucu baronu Çetin Gören demiş ki "Cumhurbaşkanımız deyince Hollanda'daki paramı getirdim" demiş, uyuşturucu baronu Petrak varlık barışından yararlanmış. İkisi de tutuklu şimdi.</p>

<p>Bu tip kara paralar ne oluyor? Uyuşturucu paraları yasallaştırıp içeri getiriyorsun, o da Türkiye'deki bütün operasyonunu artık yasal hale getirdiği paralar üzerinden yürütüyor.</p>

<p>Mehmet Şimşek, 2 yıl önce "Başardık" diye duyurmuştu, gri listeden çıkmıştık. Aylarca yıllarca uğraştık, biz de uğraştık. Şimdi çıkmış, yeni Adalet Bakanı diyor ki "Kara para ile mücadelemiz sürecek"...</p>

<p>Kara paranın tanımına bakmak lazım. Suçla elde edilmiş, nasıl elde edildiği açıklanamayan para.. 190 yıl maaş alsa alamayacağı 18 tapuyu almış birinin parası nasıl oluyor ak para?</p>

<p>"SİZ KARA DELİKSİNİZ"<br />
Şirkete çöküp İBB borsası kurup 'Ya satarız ya yapımızı alırız' diyenlerin parası, soğuk cüzdanlarla taşınan para nasıl oluyor ak para da sen nasıl mücadele ediyorsun kara parayla?</p>

<p>Operasyon yapacaksın, dosya gizli olacak ama bazı avukatlar -birini yurtdışına çıkarken yakalattık- dosyaya hakim olacak, alacak dosyayı aileleri bulacak, cezaevine gidip "Senin suçun bu, bunu söylersen çıkaracaklar" diyecek, ben bunu ifşa edeceğim, o da atlayıp yurt dışına kaçarken yakalanacak, gizli belgeyi nereden bulduğu sorulmadan ev hapsine konulacak, sonra serbest bırakılacak...</p>

<p>Bir başkası elinde kağıtla Murat Kapki'ye gidecek, "Bunu imzalarsan savcı seni salacak, tarife de bu" diyecek, sonra siz bu ülkeyi kara paradan kurtaracaksınız öyle mi? Bu AK Parti'nin kara düzeninin en kara noktası bu adalet sisteminin geldiği noktadır. Kara deliksiniz siz, vicdanı yutan, insafı yutan kara deliksiniz...</p>

<p>"İBB DAVASI TEL TEL DÖKÜLÜYOR"<br />
Fevkalade siyasi olan bu dava tel tel dökülüyor. Her gün bir dürüst insan bir iftiracıyı mahcup ediyor, her gün bir doğru bir yalanı çürütüyor. Şimdi yandaş kanallar nerede? Yapsana haberini. Ekrem İmamoğlu'na yöneltilen suçlar şöyle ispatlandı desene... Tek bir ispat yok, "Duydum, görmüştüm, ifademi geri çekiyorum..."</p>

<p>Aziz İhsan Aktaş davasında iki gizli tanık dinlendi. Adı yaprak. Soruya şunu söylüyor "Anlattıklarım duyduklarımdan ibaret, bir şey görmedim, savcılık yazıya döktü, başka bilgim yok..."</p>

<p><br />
Bunun ifadesiyle insanlar tutuklu..</p>

<p>Gizli tanık XYZ49QP... Şunu söylüyor: "Bizzat gördüğüm usulsüzlük yok, duyduklarımı anlatmıştım"... Bunlar davanın temel taşıyıcı kolonları, dün itibarıyla 14 itirafçı ifadesini geri çekti.</p>

<p>Biri "Siyasette yalan olur" diyor, öbürü "Beni de kandırdılar" diyor... Artık bu meseleler bambaşka bir boyuta, büyük bir kararlılıkla 1 yıldır anlattığımız şekilde arkadaşlarımızın haklılığının kanıtına dönüşmüştür. Ateşle oynayan elini, yargıyla oynayan memleketin geleceğini yakar.</p>

<p>Bu yargı çetesi ve talimat aldıkları siyasetçiler unutmasın, bize yapılan iyiliği de kötülüğü de unutmayacağız...</p>

<p>Şerefli yargı ve emniyet mensupları da bu milletin hafızasına güvenmelidir. Bazen haksız görevden alma, tayin etme olabilir ama bu devletin hafızası bu devlete ihanet etmeyenlere vefasını gösterecektir.</p>

<p>İktidar olunca devri sabık yaratmayacağız ama bu aşamada hala haysiyet cellatlığı yapanları, kanunsuz emir verenleri, ona uyanları, verdikleri makamlarla makam kapanları asla unutmayacağız.</p>

<p>Bu ülkeye kardeşlik getireceğiz, yargı çetesini unutmazken suça bulaşmamış, bu partiyle ilişkisi olan herkese temiz sayfa açacağız.</p>

<p>Türkiye'de hangi dokunulmazlık zırhı altına girerseniz girin Anayasal düzeni ortadan kaldırmak suretiyle darbe yapma suçunun asla ve asla dokunulmazlık olarak yorumlanamayacağını şimdiden bildiririm. Bu darbeyi yapanlar bir yandan da kendilerini aklama peşindeler. Bir yandan yeni göreve gelmişler ve Anayasa tanımaz yetki sınırı tanımaz şımarıklık içindeler.</p>

<p>Şimdi Adalet Bakanlığı'nda 7 yeni daire başkanlığı kurmaya kalkmak, her biri aslında Cumhurbaşkanlığı 1. Nolu kararnamesi kapsamında Adalet Bakanlığı'nda değil İçişleri Bakanlığı yetki alanında yerleri kurmaya kalkmak, sözle kuruyorum demek ama bunun kararnamesinin olmaması. Sen Anayasa'da olmayan, İstanbul'da olmayan TC Başsavcılığı gibi bir görevi kendine ihdas edemezsin. Burada tehlikeli bir iş yapılıyor. Eski yetkilerini bırakmak istemeyen, şımartılmış ne yaptığını bilmeyen birinin kendi için -Gülistan Doku cinayeti gibi- dosyalar açıp bunun PR'ını yapıyor.</p>

<p>Yalancı bilgi notu var, iktidar medyasına servis edilmiş. Bunun talimatını bal gibi sen verdin. Kimin emrinde çalışıyor o uyuşturucudan bilmem ne olan, eski görevi dezenformasyon olan yan odadaki yetkisiz yetkili? Tehlikeli olan PR yapayım derken yaptığı yetki aşımlarıdır. Buna biri dur der. Daha tehlikeli olan rejimin bu kullanışı aparatı yeni bir yetki ve yeni bir fazda konumlandırıyor olduğudur. O zaman çok daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Erdoğan'dan yüz bulup yapıyorsa kötüdür, Erdoğan buna yol verip bunları yaptırıyorsa çok daha kötüdür. Faili meçhul en büyük derdimiz, savcılarımıza yetki verin üstüne giderler. Bunlara "İçişlerinde bunlar olmuyor ben adli kollukla yaparım" demek bu ülkeye kötülüktür.</p>

<p>İÇİŞLERİ BAKANI VE ANKARA VALİSİNE TEŞEKKÜR<br />
O Ayaş kaymakamı burada batırıp ezip sonra dönüp İçişleri Bakanı'na, Ankara Valisi'ne bir sürü şey söyleyebilirdim, şimdi söyleyemem. Çünkü o hadsizliği kaldıran, dünkünü bir kez daha kaldıran Ankara Valisi, Ankara Valisi gibi davranmıştır. Bu saatten sonra İçişleri Bakanı ve Ankara Valisi'ne söyleyeceğim söz yoktur, görevlerini yapmışlardır, kendilerini kutluyorum. Doğruya doğru diyoruz.</p>

<p><br />
Biz bu milletin ferasetine ve adaletine güveniyoruz. Onlar iktidarı değiştirecekler, biz bu ülkenin makus kaderini değiştireceğiz. Bir kez daha! Yürüyeceğiz, dört mevsim yedi bölgeye. Yürüyeceğiz günden geceye. Biz Türkiye İttifakı'yla, Türkiye'nin tüm demokratlarıyla birlikte kazanacağız.</p>

<p>4 Mayıs'ta Cumhuriyet Halk Partisi 81 ildedir, 973 ilçededir. Yolunuz açık olsun, yolumuz açık olsun. Yolun sonu iktidardır, yolun sonu selamettir. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sağ olun var olun!"</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/ozgur-ozel-kara-deliksiniz-siz-vicdani-yutan-insafi-yutan-kara-deliksiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/oo-2.webp" type="image/jpeg" length="85762"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Devlet Bahçeli:  "Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milliyetçiliğinin siyasetteki yegane kalesidir"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/devlet-bahceli-milliyetci-hareket-partisi-turk-milliyetciliginin-siyasetteki-yegane-kalesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/devlet-bahceli-milliyetci-hareket-partisi-turk-milliyetciliginin-siyasetteki-yegane-kalesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="text-align:justify">MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. Bahçeli, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Kerkük’te Türk vali atanması ve Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in Türkiye’ye ilişkin sözleri başta olmak üzere gündeme ilişkin birçok konuyu ele aldı.<br />
<br />
"Ekonomik gerilimler ve siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir"<br />
Dünyanın sıkıntılı bir imtihandan geçtiğini belirten Bahçeli, böyle zamanlarda kenetlenmenin tarihi bir tavır olduğunu dile getirdi. Bahçeli, "Küresel sistemin sütunlarında çatlaklar belirginleşmekte, jeopolitik zemin kaymakta, ekonomik gerilimler ve siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir. Devletler irade, milletler metanet, toplumlar ise sabır testine zorlanmaktadır. Haritalar yerinde dursa bile anlamlar yer değiştirmektedir. Sınırlar sabit görünse bile tehditlerin mahiyeti değişmektedir. İşte böylesi zamanlarda millet olmanın manası da daha da derinleşir. İşte böylesi zamanlarda birbirimize daha sıkı sarılmak tarihi bir zaruret halini alır. İşte böylesi zamanlarda ayrılığı büyüten her dil, gevşekliği çoğaltan her tavır, hafızayı aşındıran her müdahale geleceğe kurulmuş bir tuzak olarak karşımıza çıkar. Onun içindir ki bizler bugünlerde yalnız bugünü konuşamayız. Maziyi de konuşmak zorundayız. İstikbali de konuşmak zorundayız" diye konuştu.<br />
<br />
"3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Türk milliyetçiliğinin varoluş tarihinde mümtaz bir mevkidir"<br />
Bahçeli, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü’ne az bir vakit kaldığını söyleyen Bahçeli, "Önümüzdeki günlerde idrak edeceğimiz 3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Türk milliyetçiliğinin varoluş tarihinde mümtaz bir mevki, mücadele hafızasında müstesna bir merhale, gönüllerde ise sönmeyen bir meşaledir. ‘Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir’ sözü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet tasavvurunu en veciz şekilde ortaya koyan tariflerden biridir. Millet, yalnızca aynı hudutlar içinde yaşayan insanların toplamı olarak anlaşılmamalıdır. Millet, aynı kaderi yüklenmiş, aynı vatanda yan yana durmayı tarih önünde iradeye dönüştürmüş, zaman içinde birbirinin acısına alışmış, sevincine iştirak etmiş, hafızasını müşterek hatıralarla beslemiş beşerî ve siyasî bir terkiptir" ifadelerine yer verdi.<br />
<br />
"3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin Türk gençliğinin omuzlarında yükseldiği gündür"<br />
Türk milliyetçiliğinin geçici heveslerin değil, ülküye adanmışların davası olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Türk milliyetçiliği, günü kurtarmaya memur dar kadroların değil; asırları inşa etmeye namzet olanların mirasıdır. Tarihine yaslanan, töresiyle yaşayan, terbiyesini köklerinde bulanların yegâne sancağıdır. İşte bu nedenle 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin şerefli bir hatırası olmanın da üstünde bir manaya sahiptir. 3 Mayıs, Milliyetçi Hareket Partisi’ni bugüne taşıyan iradenin hangi ateşlerle sınandığının, hangi zincirlerle kuşatıldığının, hangi tertiplerle yolundan koparılmak istendiğinin başlıca timsalidir. 3 Mayıs, millet şuurunun taviz kabul etmeyen bir iradeye dönüşmesidir. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin yalnız bir fikir cereyanı olarak kalmayıp bir ahlak, bir şahsiyet ve bir mücadele disiplini hâlinde tecelli etmesidir. 3 Mayıs, devrin karanlığı karşısında sinmeyenlerin, tehdit karşısında eğilmeyenlerin, baskı karşısında susmayanların vakur duruşudur. 3 Mayıs, Türk milletinin kendi kimliğine, kendi tarihine, kendi istikbaline ve kendi manevi-milli varlığına sahip çıkma iradesinin billurlaşmış halidir. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin Türk gençliğinin omuzlarında yükseldiği gündür" açıklamasında bulundu.<br />
<br />
"Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milliyetçiliğinin siyasetteki yegane kalesidir"<br />
Bahçeli, 3 Mayıs tarihinde mahkeme salonlarında direnenlerin sadece bir fikri savunmadığını belirterek, sözlerine şu şekilde devam etti:<br />
"Geri çekilmek mümkündü. Fakat onlar Türk milliyetçiliğini bir tercih değil, bir mecburiyet olarak gördüler. Başbuğumuz Alparslan Türkeş ise o fikri sadece müdafaa edilen bir mefkûre olmaktan çıkarıp bir teşkilat iradesine dönüştürdü. Şehitlerimizin aziz hatıraları üzerine yükselen Türk-İslam davası, Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte Türk milliyetçisinin yüreğinde kökleşmiş, istikbalinde mevzilenmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milliyetçiliğinin siyasetteki yegane kalesidir. Milliyetçi Hareket Partisi, devletin ve milletin varlığında kendi varlığını eritenlerin burcudur. Milliyetçi Hareket Partisi, mayası bozulmamışların, tuzu kokmamışların, çizgisi eğrilmemişlerin, hedeften sapmamışların, yoldan çıkmamışların son sığınağıdır."<br />
<br />
"Kerkük, Türkmen varlığının kadim bir parçasıdır"<br />
Milliyetçiliklerinin yalnız Anadolu coğrafyasına sıkıştırılabilecek bir itibar davası olarak görülemeyeceğinin altını çizen Bahçeli, nerede bir Türk yaşıyorsa, orasının gönül haritalarının bir parçası olduğunu kaydetti. Bahçeli, Türk milliyetçiliğinin; sınırları ötesinde bastırılmak istenen Türkmenlerin sesinin muhafızı olduğunu ifade ederek, "Türk milliyetçiliği, unutturulmak istenen tarihin, silinmek istenen hatıraların müdafaa hattıdır. Bu hattın yol bulduğu satıh da Misak-ı Milli coğrafyasıdır. Misak-ı Milli coğrafyası denildiğinde ise yüreklerimize hasret düşmektedir. Bu hasretlerin başında ise Kerkük gelmektedir. Kerkük, ecdadımızın hüzünle yoğrulmuş emaneti, onur mücadelesinin bayraktarı, Türkmen varlığının kadim bir parçasıdır" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Kerkük’ün çilesi büyük olsa da Türkmen’in seciyesi daha büyüktür"<br />
Kerkük’teki yangının ateşini Ankara’dan gördüklerini ve bunu da Türk olmanın bir gereği olarak idrak ettiklerini söyleyen Bahçeli, Kerkük Türkmenlerinin uzun süredir maruz bırakıldığı zulmün, Türk milletinin vicdanına kazınmış kahredici bir imtihan olduğunu belirtti. Bahçeli, birçok Türkmen ailenin yurdundan edilmek istendiğini de söyleyerek, "Türkmeneli’nde Türkçenin sesini kısmaya, tarihi mevcudiyeti bulandırmaya, milli kimliği zayıflatmaya, kadim Türk yurdunu siyasi oyunlar ve demografik tertiplerle özünden koparmaya yeltenenler olmuştur. Ancak bilinmelidir ki Kerkük’ün çilesi büyük olsa da Türkmen’in seciyesi daha büyüktür" dedi.<br />
<br />
"Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük’te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır"<br />
Muhammed Seman Ağa’nın Kerkük Valisi seçilmesinin, tarihi acılara bir merhem olduğunu belirten Bahçeli, "Bu gelişme, Kerkük’te Türkmen varlığının ötelenemeyeceğini, görmezden gelinemeyeceğini ve silinemeyeceğini yeniden ilan etmiştir. Şehirde yükselen kardeşlik vurgusu; Türkmen’i yok saymayan, Arap’ı dışlamayan, Kürt’ü ötekileştirmeyen, Süryani’yi silmeyen, herkesin hukukunu tanıyan, fakat Türkmen varlığını da asli ve kurucu bir hakikat olarak teslim eden bir dengenin müjdesidir. Nasıl ki Türkiye Yüzyılı'nın kutlu hedefi terörden arınmış, huzurun hüküm sürdüğü Terörsüz Türkiye ise; gönül coğrafyamızdaki arzumuz da aynı istikamettedir. Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük’te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır. Bizim muradımız; tefrikadan, tahakkümden ve terörden arınmış bir Türkiye ile huzurun ve kardeşliğin kök saldığı bir bölge iklimidir" şeklinde konuştu.<br />
<br />
"Ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız"<br />
Bahçeli, Kerkük’ün bir miras, Türkmenlerin ise sahipsiz bırakılmayacak bir emanet olduğunu dile getirerek, "Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır. Soydaşlarımız canıyla, malıyla, diliyle ve duasıyla yurdundan koparılamayacaktır. Huzurumuz hiçbir karanlık denklemin, hiçbir kalleş müzakerenin malzemesi hâline getirilemeyecektir. Türkçenin sesi kısılamayacak, hiçbir Türkmen ocağının ışığı söndürülemeyecektir. Devran dönmüştür. Asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır. Kerkük yaşayacak, Türkmeneli doğrulacak, Allah’ın izniyle de ebediyen yaşayacaktır. Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız. Kerkük’ten Doğu Türkistan’a; Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız" değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
"Kerkük'ün eski günlerine dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı"<br />
Irak’ın Türkiye için sıradan bir komşu olmadığını aktaran Bahçeli, "Irak'ta huzur güçlendikçe Türkiye'nin güney hattı rahatlar. Irak'ın birliği korundukça bölgesel denge sağlamlaşır. Bu nedenle Türkiye'nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. Terörle mücadele hayati ve öncelikli olmakla birlikte ilişkilerin ufku enerji, ulaştırma, su yönetimi, sınır ticareti, altyapı, eğitim, kültür ve karşılıklı yatırımlarla genişletilmelidir. Kerkük ise bu büyük resmin en hassas başlığıdır. Türkiye için Kerkük, etnik bir gerilim alanı olmaktan önce ortak hafızanın ve birlikte yaşama iradesinin sembolüdür. Arzumuz, Kerkük'ün Türkmen'iyle, Arap'ıyla, Kürt'üyle, Süryani'siyle Irak'ın egemenliği altında güvenli, adil ve müreffeh bir şehir olarak güçlenmesidir. Irak'la dostluğumuz iyi niyet beyanlarında kalmamalıdır. Kerkük'ün eski günlerine yeniden dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı ve ticaret yolları, enerji hatları, güvenlik istişareleri, yatırımlar ve somut kalkınma projeleriyle kökleşmelidir" diye konuştu.<br />
<br />
"Avrupa Komisyonu Başkanı’nın ağzından dökülen bu söz, dilin kazası olarak görülemez"<br />
Bahçeli, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in Avrupa kıtasının ‘Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğine’ ilişkin sözlerine de tepki göstererek, "Bu söz, sıradan bir cümle gibi geçiştirilemez. Avrupa Birliği yürütme organının en üst siyasi makamından çıkan bu ifade, bir yorumcunun, bir köşe yazarının ya da tali bir aktörün beyanı sayılamaz. Avrupa Komisyonu Başkanı’nın ağzından dökülen bu söz, dilin kazası olarak görülemez; zihnin derinliğinde duran tasnifin, kibrin ve çifte standardın dışavurumudur. Nitekim bu küstah dilin ‘jeopolitik bakımdan sorunlu’, ‘gerçeklikten kopuk’ ve ‘çifte standartlı’ bulunduğu bizzat kendi çevrelerinde dile getirilmiştir" dedi.<br />
<br />
"Avrupa Türkiye’siz yapamaz"<br />
Bahçeli, Türkiye’nin bölgesinde bir kilit ülke olduğunu da kaydederek, sözlerine şu şekilde devam etti:<br />
"Bizim yönümüz asırlardır Batı’yla temas eden, Batı’yı tanıyan, gerektiğinde onunla mücadele eden, gerektiğinde onunla müzakere eden büyük tarih çizgisi içinde şekillenmiştir. Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye’ye yürüyeceği yolu tarif edebilir. Türkiye’nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak millî menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir. Buradan açıkça ifade ediyorum; Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz, enerjide yapamaz, göç yönetiminde yapamaz, ulaştırmada yapamaz ve bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa’nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir. Temennimiz şudur: Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Muhasebesini sloganla değil gerçeklikle yapsın. Türkiye’ye karşı kurduğu dili çıkar hesabıyla değil rasyonaliteyle yenilesin."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/devlet-bahceli-milliyetci-hareket-partisi-turk-milliyetciliginin-siyasetteki-yegane-kalesidir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/a-w693124-01.jpg" type="image/jpeg" length="69227"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İYİ Partili eski başkan görevden almalara isyan etti:]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/iyi-partili-eski-baskan-gorevden-almalara-isyan-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/iyi-partili-eski-baskan-gorevden-almalara-isyan-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Manisa teşkilatında sular durulmuyor. Genel Başkan D. Müsavat Dervişoğlu’nun onayıyla, Manisa İl Başkanı Yunus Koca, il yönetimi ve Salihli ilçe teşkilatı görevden alındı. 27 Nisan 2026 tarihli Başkanlık Divanı toplantısında alınan bu karar, parti tüzüğü ve Siyasi Partiler Kanunu’nun ilgili maddelerine dayandırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>​Gerekçesi henüz resmi olarak açıklanmayan bu operasyona ilk tepki, Şehzadeler eski İlçe Başkanı Ahmet Çelik’ten geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Sandık İradesi Masa Başında Yok Sayılamaz"<br />
Kararı "demokrasiye darbe" olarak nitelendiren Ahmet Çelik, seçilmiş isimlerin görevden alınmasının teşkilat iradesini hiçe saymak olduğunu vurguladı. Çelik, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: ​"Seçilerek göreve gelmiş bir il başkanını ve yönetimini, teşkilat iradesini yok sayarak görevden almak kabul edilemez. Sandıkta ortaya çıkan iradeyi masa başında silmeye çalışmak, sadece kişilere değil demokrasi anlayışına da zarar verir."</p>

<p>​"Bedelini Parti Öder"<br />
Teşkilat emeklerine saygı gösterilmesi gerektiğini belirten Çelik, "Teşkilatların oyuyla göreve gelen isimler, birkaç kişinin kararıyla değil yine teşkilatın iradesiyle değerlendirilmelidir. Aksi halde 'seçim' kavramının anlamı kalmaz. Unutulmamalıdır ki teşkilat iradesi hiçe sayılırsa, bunun bedelini sadece kişiler değil parti de öder," diyerek genel merkeze uyarıda bulundu.<br />
​Manisa teşkilatında yeni görevlendirmelerin önümüzdeki günlerde yapılması beklenirken, bu görevden almanın parti tabanındaki yansımaları merak konusu oldu.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 04 28 095004" height="480" src="https://manisahabercom.teimg.com/manisahaber-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-28-095004.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Metin Mert Demirer</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/iyi-partili-eski-baskan-gorevden-almalara-isyan-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/ana-manset-manisahaber-79.png" type="image/jpeg" length="24159"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İYİ Parti Manisa İl Başkanı Yunus Koca ve yönetimi görevden alındı]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/iyi-parti-manisa-il-baskani-yunus-koca-ve-yonetimi-gorevden-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/iyi-parti-manisa-il-baskani-yunus-koca-ve-yonetimi-gorevden-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti'de Manisa teşkilatında 8 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilen 4. Olağan Kongre'de İl Başkanlığı'na seçilen Yunus Koca ile İl Yönetim Kurulu'nun, Genel Merkez kararıyla görevden alındığı öğrenildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Merkezi tarafından hazırlanan ve 27 Nisan 2026 tarihini taşıyan resmi yazıda, Manisa İl Başkanı Yunus Koca ile il yönetiminin görevden alındığı bildirildi. Görevden alınma yazısında kararın, Siyasi Partiler Kanunu ile parti tüzüğünün ilgili maddeleri doğrultusunda Başkanlık Divanı'nın 27 Nisan 2026 tarihli toplantısında alındığı ifade edildi. Görevden alma yazısında, Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Yasin Öztürk'ün imzası yer alırken, karar Genel Başkan D. Müsavat Dervişoğlu tarafından da onaylandı.<br />
8 Kasım 2025 tarihinde yapılan kongrede delegelerin oylarıyla göreve gelen Yunus Koca ve yönetiminin neden görevden alındığına ilişkin resmi bir açıklama ise henüz yapılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SEBEP O PAYLAŞIM MI </p>

<p>Parti kulislerinden sızan iddiaya göre İl Başkanı Yunus Koca'nın sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımın görevden almada etkili olduğu ifade edildi. İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat'ın yapılan il kongresinde Yunus Koca yerine Erhan Dumlu'yu desteklediği buna rağmen eski il başkanı Hasan Eryılmaz'ın desteğiyle Yunus Koca'nın il başkanı seçildiği iddia edildmişti.</p>

<p>İşte o Paylaşım: </p>

<p><img alt="683605850 10237915229072429 3832056500133184861 N" height="1732" src="https://manisahabercom.teimg.com/manisahaber-com/uploads/2026/04/683605850-10237915229072429-3832056500133184861-n.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Metin Mert Demirer</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/iyi-parti-manisa-il-baskani-yunus-koca-ve-yonetimi-gorevden-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 03:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/ana-manset-manisahaber-75.png" type="image/jpeg" length="61114"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-hedefimiz-gelecek-3-yilda-3-milyon-gencimizi-istihdama-kazandirmaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-hedefimiz-gelecek-3-yilda-3-milyon-gencimizi-istihdama-kazandirmaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dünyanın teknoloji ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçtiğini vurgulayarak "Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil. Fakat değişim doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir. Dahası bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen OECD Beceriler Zirvesi’ne katıldı.<br />
Zirvede katılımcılara hitap eden Erdoğan, "Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu değişimim insanlığa neler kazandırdığının, neler kaybettirdiğinin hesabını elbette akademisyenlerimiz yapmaktadır. Ama şunu hepimiz görebiliyoruz. Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil. Fakat değişim doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir. Dahası bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir. İnsanlığın ortak sınamalarına karşı ortak çözüm yolları geliştirmenin daha önce hiç olmadığı kadar kritik olduğu bir dönemin içindeyiz. Özellikle istihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojide yaşanan gelişmelere paralel olarak üretim biçimleri değişiyor, meslekler dönüşüyor, bazı işler hükmünü yitirirken, yeni iş alanları ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde ülkelerin başarısını belirleyecek unsurun beşeri sermayelerin niteliği olacağı anlaşılıyor" ifadelerini kullandı.<br />
"Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050 yılına kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor"<br />
Uluslararası araştırmaların OECD ülkelerinin büyük bölümünde çalışma çağındaki nüfusun daraldığını gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, "Nüfusumuz giderek yaşlanırken, işgücü piyasalarımız yeni baskılara maruz kalıyor. Dijital ve yeşil dönüşüm beceri özellikle talebinin niteliğini de kökten değiştiriyor. Bazı sektörlerde kaçınılmaz olarak işgücü talebi azalırken, yeni istihdam alanlarında çalışacak personel bulmakta zorluk çekiliyor. Bunu ülkemiz dahil tüm ekonomiler farklı düzeylerde tecrübe etmektedir. Bilhassa robotik teknolojilerin ve yapay zeka kullanımının yaygınlaşması, yeni imkanlarla beraber çeşitli endişeleri de beraberinde getirmektedir. Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050 yılına kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor. Kimi ülkelerde adına 'karanlık fabrika' denilen tamamen otomasyona dayalı üretim tesisleri hızla yaygınlaşıyor. Yapay zekanın talimat verdiği, robotları uyguladığı, üretim süreçlerinin hemen hiçbir aşamasında insan unsurunun olmadığı bu yeni durumun nasıl yönetileceği büyük bir muamma olarak önümüzde duruyor. Endüstri 4.0 süreci bir taraftan daha ucuz, daha hızlı, hatasız üretim imkanı sunarken, diğer taraftan ciddi sıkıntılara yol açıyor. Sadece 'karanlık fabrika' gerçeğine bakmak bile işgücü açısından sanayi devrimine bezer bir değişimi dalgası ile karşı karşıya olduğumuzu görmek için yeterlidir. Beceriler zirvesinde ele alınacak 3 konu başlığının başta iş çevrelerimiz olmak üzere hepimize farklı ufuklar kazandıracağına inanıyorum. Şüphesi eğitim bu süreçte de öncelikli meseledir. Bilginin bir ülke, bir şirket, bir şahıs için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun hepimiz farkındayız. Ancak güncelliğini kaybetmiş ya da pratiğe dönüşmeyen bilgi sahibi için yüktür Bilgiye sahip olmak kadar onu işlemek, kullanmak ve yeni durumlara uyarlamak da büyük önem arz ediyor. Yani içeriği, araçları, uygulayıcısı ve alıcısı ile eğitimin tüm paydaşlarının çağımızın değişim hızına ayak uydurması gerekiyor" şeklinde konuştu.<br />
"2030’da dünya nüfusunun 5’te 1'inin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050’de ise bu oranın 4’te 1‘i bulacağı tahmin ediliyor"<br />
İş gücündeki yaşlanmaya dikkat çeken Erdoğan, "OECD değerlendirmelerine göre birçok ülkede öğrencilerin temel becerilerinde gerileme yaşanmakta, öğretmen iş gücü yaşlanmakta, eğitim sistemlerinin yeniden şekillendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bizler artık öğrenmenin okul sıralarında başlayıp diploma ile tamamlandığı bir dönemde yaşamıyoruz. Tam tersine günümüzde öğrenme hayatın tamamına yayılmış dinamik bir süreci ifade ediyor. 2030’da dünya nüfusunun 5’te 1'inin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050’de ise bu oranın 4’te 1‘i bulacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla insanlar iş hayatında her geçen yıl geçmişe kıyasla daha fazla süre kalacak demektir. Bir de buna aşırı bireyselleşmeyi, geleneksel aile yapısının çözülmesini, 'her koyun kendi bacağından asılır' sözünde vücut bulan bencilliğin giderek daha fazla kabul görmesini eklediğimizde karşımıza ciddi bir sorun çıkıyor. Hamdolsun ülkemiz bu konuda dünyanın pek çok ülkesine kıyasla çok iyi bir yerdedir. Aile bağlarımızın halen diri olması, yardımlaşma kültürünün halen güçlü olması bize önemli bir avantaj sağlamaktadır. Buna rağmen bir taraftan toplumun temeli olan aile müessesini çeşitli projelere güçlendirirken, diğer yandan dünyanın en kapsamlı sosyal güvenlik sistemi ile kimseyi dışarıda bırakmamaya özen gösteriyoruz" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><br />
"Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır"<br />
Hayat boyu öğrenme sürecinin sadece bireylerin kariyerlerini değil ülkelerin rekabet gücünü de belirleyeceğini savunan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü;<br />
"Gizli kalan yeteneklerin ortaya çıkarılması ise günümüzde ekonomik bir ihtiyaç olduğu ölçüde aynı zamanda ahlaki bir sorumluluktur. Bugün pek çok ülkede kadınlar, göçmenler ve dezavantajlı öğrenciler gibi kesimler potansiyellerini maalesef tam olarak kullanamıyor. Bu durumun sonuçlarını sadece ekonomik bir kayıp olarak göremeyiz. Beşeri sermayesinin önemli bir kısmını atıl bırakan hiçbir ülke, gerçek anlamda güçlü bir kalkınma hamlesine girişemez. Ayrımcılık ve eşitsizlik başta olmak üzere farklı nedenlerle vatandaşlarına kendi potansiyellerini gerçekleştirme fırsatı sunamayan ülkelerde adil bir düzenin varlığından bahsedilemez. Türkiye olarak özellikle kadınlara yönelik özgün projeleri devreye alarak bu alanda 25 sene önce hayal dahi edilmeyen başarılara imza attık. Göreve geldimizde yüze 27,9 olan kadıların iş gücüne katılım oranını yüzde 34,7’ey çıkardık. Yine aynı dönemde ülkemizde kadın istihdam oranı yüzde 25,3’ten yüzde 31,7’ye yükseldi. Kadınları sosyal hayattan, ekonomik hayattan, eğitimden yoksun bırakan her türlü bariyeri ortadan kaldırdık. Bunun neticesinde kadın kamu çalışanlarının oranı sadece son 12 yılda yüzde 34,2’den yüzde 43,38’e çıktı. Geçen hafta meclisimizde kabul edilen bir kanun ile çok önemli bir kolaylığı kadınları istifadesine sunduk. Yeni düzenlemeyle çalışan tüm annelerimizin doğum izni süresini 24 haftaya yükselttik. Aynı şeklide gençlerimizin eğitim ve istihdamı için de tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Göreve geldiğimizde bu yana her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Demokrasinin askıya alındığı günlerde ikinci plana atılan mesleki eğitimi tekrar cazibe merkezi haline getirdik. Çeşitli programlarla gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyor, eğitim kurumlarımızın iş dünyası ile irtibatını arttırıyoruz. Kamuoyu ile paylaştığımız Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) programı bunlardan biridir. GÜÇ programı ile staj imkanlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine kadar pek çok başlıkta gençlerimize ve işverenlerimize yeni destekler sunacağız. Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır. Projemizle çalışma hayatımıza yüzyıllardır yön veren usta-çırak ilişkisini de günümüz şartlarına adapte etmiş olacağız"</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-hedefimiz-gelecek-3-yilda-3-milyon-gencimizi-istihdama-kazandirmaktir</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-27-at-163154.jpeg" type="image/jpeg" length="22663"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel: "Ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/ozgur-ozel-ulkeyi-duze-cikartmak-icin-ustumuze-ne-duserse-yapariz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/ozgur-ozel-ulkeyi-duze-cikartmak-icin-ustumuze-ne-duserse-yapariz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız. Adım adım kurtuluşa yürüyoruz, kendimizden eminiz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sakarya'da 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde konuştu. Kentin yeterli yatırım alamadığını savunan Özel, partisinin iktidara gelmesi halinde ülkenin refaha kavuşacağını söyledi. Özel, "Bir ülkede adalet olmazsa hiçbir şey olmaz. Türkiye'de vatandaşların yüzde 82'si yargıya güvenmediğini söylüyor. Ekonomide, demokraside, yargıda kriz var. Bu düzenin adı AK Parti'nin kara düzeni. Millet, bu kara düzenden yaka silkmiş durumda ama AK Parti bunu duymak yerine milletin kararına savaş açmış durumda. İstanbul'u 30 sene yönettiler onlar kazandı, onlar yönetti kimse karışmadı. İlk başta Erdoğan türlü şeylerle suçlandı, tutuksuz yargılandı, ceza aldı, cezaevine bile telefonla çağırıldı, yanındaki koğuş arkadaşını bile kendi seçti, cezaevine balık pişirme partileri verdi, cezaevinde şiir kasetleri doldurdu çıkarttı ve sattı. Kimse engel olmadı. Şimdi öyle bir haldeki seçilmiş belediye başkanını bir iftar sofrasında diplomasını iptal eden o, ertesi sabah sahur sırasında şafak baskını yaptıran o, 4 gün emniyette tutan, sonra tutuklayan o. Bugün 403 gün oldu, rakibini hem de cezası kesinleşmeden asla ve asla suçlu denilebilecek değilken suçluymuş gibi tutan o. Devletin televizyonuna, Atatürk'ün kurduğu ajansa yalan yanlış bilgiler yaydıran, partimize, Ekrem başkanımıza ve belediye başkanlarımıza iftiralar atan, yargı savaşı başlatan o. Bunların sonunda öyle bir noktaya geldik ki ‘terörist' dediler yalan çıktı, ‘yolsuz' dediler bütün iddiaları boş çıktı. ‘Ajan' dediler milletin buna gülmekten canı çıktı ama hala başkana çeşitli iftiralarla atılan bir mahkeme sürüyor" dedi.<br />
<br />
"Ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız"<br />
Özel, "Her gün iddianame satır satır çürüyor, sayfa sayfa dökülüyor. Yol arkadaşlarımız dimdik duruyor. Bu operasyon başladığında ne diyorlardı, ‘Bir ay içinde iddianame çıkar. İnsan içine çıkamayacak, birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar. Hatta eşlerinin bile gözlerinin içine bakamayacak' diyorlardı. O iddianame 1 ayda değil, 8 ayda çıktı. Dedik ki, ‘İddianame çıksın, yargılama canlı yayında yapılsın. Biz arkadaşlarımıza güveniyoruz' dedik. Önce canlı yayını kabul ettiler, şimdi canlı yayından vazgeçtiler. Çünkü ilk günden beri atılan o yalanı bir türlü ispatlayamıyorlar. ‘560 milyar' dediler, 560 kuruş bile yok tamamı yalan çıktı. Kendi evlerinden ayakkabı kutularıyla paralar çıkmıştı, bizden kör kuruş çıkmadı. ‘Bin 200 cep telefonu dağıtıldı' dediler, birisi bile yok. ‘Parkelerin altında para görüntüsü' dediler, ‘Başkasından duymuştum, beni de kandırdılar' diye gazeteciler çıktı. Her söylediklerinin içi boş, içinde para dedikleri valizin içinden jammer çıktı. Bir yıl boyunca anlatılanların hiçbiri gerçek çıkmayacak, iddianame bom boş olacak, sonra canlı yayın sözü verenler bu sözlerinden cayacaklar. Ben diyorum ki kendine güvenen, savcısına güvenen karşımıza çıksın. Silivri'den canlı yayın yapılsın, hodri meydan. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız. Adım adım kurtuluşa yürüyoruz, kendimizden eminiz. Arkadaşlarımız 12 metrekarelik hücrelerinde yerin 7 kat üstündeler, birileri bin 500 odalı sarayda yerin 7 kat dibindeler" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/ozgur-ozel-ulkeyi-duze-cikartmak-icin-ustumuze-ne-duserse-yapariz</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 21:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-26-at-210506.jpeg" type="image/jpeg" length="72378"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sunat Manisa’da esnaf ve emeklilerin sorunlarını dinledi]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/sunat-manisada-esnaf-ve-emeklilerin-sorunlarini-dinledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/sunat-manisada-esnaf-ve-emeklilerin-sorunlarini-dinledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek ekonomik sıkıntıları yerinde dinledi. Sunat, “Alım gücü erimiş durumda, Türkiye genelinde tablo aynı” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Manisa’da saha çalışmalarını sürdürdü. Şehzadeler İlçe Başkanı Gözde Aytaç ve parti heyetiyle birlikte Alaybey Mahallesi’nde kahvehaneleri ziyaret eden Sunat, ardından Cumartesi Pazarı’nda esnafla buluştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyaretler sırasında hem vatandaşların hem de pazarcı esnafının sorunlarını dinleyen Sunat, ekonomik koşullara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye genelinde benzer sıkıntıların yaşandığını vurgulayan Sunat, özellikle enflasyonun vatandaşın alım gücünü ciddi şekilde zayıflattığını ifade etti. </p>

<p>Sunat açıklamasında, “İYİ Parti olarak Türkiye genelini geziyoruz. Vatandaşımızı, esnafımızı ve çiftçimizi dinliyoruz. Manisa’da da pazara gelerek vatandaşlarımızın sorunlarını doğrudan dinledik ve bunları Meclis’e taşımak için buradayız. Her yerde tablo aynı; alım gücü ciddi şekilde erimiş durumda” dedi.</p>

<p>“Ekonomik sıkıntılar her kesimi etkiliyor”</p>

<p>Şehzadeler İlçe Başkanı Gözde Aytaç ise ziyaretlere ilişkin yaptığı açıklamada, vatandaşla sürekli temas halinde olduklarını belirterek, “İlçe başkanlığı olarak vatandaşlarımızı her alanda dinliyoruz. Her zaman onların sesi olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Metin Mert Demirer</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/sunat-manisada-esnaf-ve-emeklilerin-sorunlarini-dinledi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 23:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/ana-manset-manisahaber-61.png" type="image/jpeg" length="51619"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: " Mehter Marşımızdan bile cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-mehter-marsimizdan-bile-cumhuriyet-karsitligi-uretmeye-calisiyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-mehter-marsimizdan-bile-cumhuriyet-karsitligi-uretmeye-calisiyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Koca koca adamlar işi gücü bırakmışlar çocuk bayramında çocuklardan oluşan Mehteran takımına sırtlarını dönüyorlar. Sultanlık diyerek, padişahlık diyerek Mehter Marşımızdan bile cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde "Ev Sahibi Türkiye İstanbul Kura Çekim Töreni"nde konuştu. CHP'nin mehter protestosunu eleştiren Erdoğan,</p>

<p>"Asrın felaketinde yitirdiğimiz canları bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Dikkat ederseniz değerli kardeşlerim, bizim ulaştığımız bu seviyelere ana muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor. Yapılanı karalamanın, hizmet edene iş ve ticaret üretene çamur atmanın ötesine hiçbir zaman geçemiyorlar. Gece ile gündüz, siyah ile beyaz ne kadar farklı ise ana muhalefetle bizim aramızda da işte böyle derin bir zihniyet farkı var. Biz iş yapmanın, eser ortaya koymanın, şehirlerimizin sorunlarına çözüm üretmenin derdindeyiz. Onlar ise belediyeleri hortumlamanın, zenginliklerine zenginlik katmanın peşindeler. Bizim gündemimizde İstanbul'la birlikte tüm şehirlerimiz için taş üstüne taş koymak var.</p>

<p>Onların gündeminde para kuleleri var. İçi avro dolu baklava kutuları, milyon dolarlık rüşvet pazarlıkları var. Biz ister mahalli idarelerde ister genel seçimlerde olsun sandıktan çıkan iradeye milletin emaneti olarak bakıyoruz. Onlar ise belediyeleri adeta yağmalanacak bir ganimet olarak görüyor. Yönettikleri şehirlerde vatandaş sıkıntı çekiyormuş, trafik artık katlanılamaz hale gelmiş, en temel hizmetlerde aksamalar oluyormuş, meydanlarda verilen sözler tutulmuyormuş; bunların hiçbiri ana muhalefet partisinin umurunda dahi değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milletin sadece gündeminden değil aynı zamanda tarihinden de kopuklar. Kahraman ecdadımızın asırlardır cenk meydanlarını coşturduğu Mehter Marşımızı protesto edecek kadar tarih şuurundan yoksun durumdalar. Koca koca adamlar işi gücü bırakmışlar çocuk bayramında çocuklardan oluşan Mehteran takımına sırtlarını dönüyorlar. Sultanlık diyerek, padişahlık diyerek Mehter Marşımızdan bile cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar. Komik desen komik değil, mantıklı desen mantıklı değil. Rahmetli Ahmet Kaya'nın o meşhur şarkısındaki gibi 'Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-mehter-marsimizdan-bile-cumhuriyet-karsitligi-uretmeye-calisiyorlar</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/a-w691413-05.jpg" type="image/jpeg" length="82286"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Murat Baybatur'dan Adige'ye dostluk ziyareti]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/murat-baybatur-adigeye-sa</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/murat-baybatur-adigeye-sa" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye-Rusya ilişkileri kapsamında gerçekleştirilen temaslar sürüyor. AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Adige Cumhuriyeti’nde önemli bir görüşmeye imza attı. Görüşmede ikili ilişkiler, iş birliği alanları ve karşılıklı beklentiler ele alındı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmanın, iki ülke arasındaki diyaloğa katkı sağlaması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye-Rusya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Murat Baybatur’un gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında, bölgesel ve uluslararası ilişkiler ele alındı. Görüşmede Türkiye ile Rusya arasındaki mevcut ilişkilerin yanı sıra, Adige Cumhuriyeti ile geliştirilebilecek iş birlikleri üzerinde duruldu.</p>

<p>Adige Cumhuriyeti Başkanı Murat Kumpilov ile yapılan görüşmede, taraflar karşılıklı değerlendirmelerde bulundu. Baybatur, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulunduklarını ifade etti. Görüşmenin, gelecekte atılacak ortak adımlar açısından önemli olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görüşmenin ardından açıklamada bulunan Baybatur, iki ülke arasındaki dostluk ve iş birliğinin güçlenerek devam etmesini temenni etti. Baybatur ayrıca, nazik ev sahipliği ve misafirperverliği dolayısıyla Kumpilov’a teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/murat-baybatur-adigeye-sa</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/adige.jpg" type="image/jpeg" length="83170"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek düğmeye bastı:  75 ilde toplamda 638 kritik dosya tekrar incelenecek]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/adalet-bakani-akin-gurlek-dugmeye-basti-75-ilde-toplamda-638-kritik-dosya-tekrar-incelenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/adalet-bakani-akin-gurlek-dugmeye-basti-75-ilde-toplamda-638-kritik-dosya-tekrar-incelenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanlığı, toplumda infial oluşturan faili meçhul dosyalar için tarihi bir adım attı. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan "Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı", faili meçhul soruşturma dosyalarını yakından incelemeye aldı. 81 ilde yapılan tüm adliyelerde yapılan tarama neticesinde ilk etapta 75 ilde tespit edilen 638 soruşturma dosyası ile 693 maktule ilişkin adalet arayışı süreci hızlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Yeni kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, toplum vicdanında derin izler bırakan kasten öldürme ve kayıp şahıs olaylarını "farklı bir gözle" incelemeye başladı. Yapılan ilk tespitlere göre, ülke genelindeki 75 ilde bulunan 638 dosya ve 693 maktul yönünden kapsamlı analiz süreci başlatıldı.<br />
Bu özel birim, özellikle kadın ve çocuk cinayetleri dahil "Gülistan Doku soruşturması" gibi kamuoyunun yakından takip ettiği faili meçhul olayların aydınlatılması için kurumsal kapasiteyi en üst seviyeye taşıyacak ve başsavcılıklarla yakından koordinasyon kuracak.<br />
İllere göre Türkiye'nin faili meçhul haritası çıkartıldı<br />
Bakanlık kaynaklarından elde edilen verilere göre, toplumda büyük yankı uyandırabilecek nitelikteki faili meçhul cinayetler ve maktül vakaları ülke genelinde tek tek derlendi. İlk etapta 75 ilde toplam 638 dosya ve 693 maktul için inceleme başlatıldı. Bakanlığın verilerine göre, inceleme kapsamına alınan dosya ve maktul sayılarında bazı iller yoğunluklarıyla dikkat çekiyor.<br />
Yapılan sıralamada; İzmir 49 dosya ve 51 maktul ile ilk sırada yer alırken, onu 34 dosya ve 35 maktul ile Sakarya , 30 dosya ve 31 maktul ile Trabzon takip ediyor. Listenin devamında; Giresun 29 dosya ve 32 maktul , Tokat 29 dosya ve 32 maktul ve Tekirdağ 29 dosya ve 31 maktul ile dikkat çekerken; Malatya 24 dosya ve 24 maktul , Kahramanmaraş 19 dosya ve 21 maktul ve Çanakkale 17 dosya ve 28 maktul ile yüksek sayılara sahip öncelikli iller arasında bulunuyor.<br />
İlk 15 ili tamamlayan; Bursa 16 dosya ve 18 maktul , Düzce 16 dosya ve 18 maktul, Diyarbakır 17 dosya ve 18 maktul, Uşak 15 dosya ve 17 maktul, Elazığ 15 dosya ve 15 maktul ve Kütahya 15 dosya ve 15 maktul illerindeki faili meçhul vakalar; adaletin tecellisi ve cezasızlıkla mücadele vizyonu doğrultusunda titizlikle mercek altına alınacaktır. Ankara ve İstanbul illeri gibi metropollerde ise önem arz eden 10'ar dosya ve 10'ar maktul yönünden incelemeler yürütülecek.<br />
Adalet Bakanlığı sistematik inceleme yapacak ve koordinasyon yürütecek<br />
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, sadece dosya incelemekle kalmayıp Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde derdest bulunan dosyaların sistematik şekilde analiz edilmesini sağlayacak yöntemler de geliştiriyor. Suçların cezasız kalmaması adına teknik, kriminal ve analitik yöntemler konusunda rehberlik yapılarak, ilgili kurumlar arasında güçlü bir bilgi akışı tesis edilecek.<br />
Bu sayede Yeni dönemde "Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı", yıllardır çözülemeyen dosyalar için kritik rol üstlenecek. Bu birim, delil yetersizliği veya karartılması nedeniyle sonuçlandırılamayan dosyaları yeniden mercek altına alacak. Cumhuriyet başsavcılıklarında bulunan faili meçhul dosyalar sistematik şekilde incelenecek, böylece cezasızlık algısının önüne geçilmesi ve kamu vicdanının rahatlatılması hedefleniyor.<br />
"Bakan Gürlek: hedefimiz güven veren bir adalet sistemi"<br />
Adalet Bakanı Akın Gürlek, dairenin kuruluşunu duyurduğu sosyal medya paylaşımında bu hamlenin "Türkiye Yüzyılı'nı Adaletin Yüzyılı kılma" vizyonunun bir parçası olduğunu belirterek şu vurguyu yapmıştı: "Savcı dosyanın kapağındaki isme değil, içindeki delile bakar. Faili meçhul suçların cezasız kalmaması ve toplum vicdanının rahatlatılması için bu yeni birimi ihdas ettik. Hedefimiz; daha hızlı, daha etkin ve daha güven veren bir adalet sistemini inşa etmektir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/adalet-bakani-akin-gurlek-dugmeye-basti-75-ilde-toplamda-638-kritik-dosya-tekrar-incelenecek</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/adalet.jpg" type="image/jpeg" length="91678"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel’den AK Parti’ye ara seçim çağrısı: Manisa’dan başlayalım!]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/ozgur-ozelden-ak-partiye-ara-secim-cagrisi-manisadan-baslayalim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/ozgur-ozelden-ak-partiye-ara-secim-cagrisi-manisadan-baslayalim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim çağrısını tekrar yenileyerek, "Siz ara seçim yapmayı kabul edin. Eğer istiyorsanız bu sekiz yerde, ama varsanız genişleterek. Başta benim seçim bölgem Manisa'dan başlayabiliriz. Ben bu özgüveni gösteriyorum" dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="text-align:justify">CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa H Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Mustafa Bozbey'i ziyaret etti. Yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından çıkışta basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, Bozbey'in Tüm sevenlerine ve Bursaspor'a çok selamı olduğunu iletti. Özel, "Bursaspor'un şampiyonluğunu kamuoyunun önünde kutlamıştık. Ama bu şampiyonluğa Bursaspor camiasının da hakkını teslim ettiği gibi en çok emeklerinden emeği olanlardan birisi Mustafa Bozbey'dir. O da memnuniyetini ifade etti. Ben Bursaspor'un başarısını sahiplenmeye ve siyasileştirmeye çalışan o çirkinliklerden bahsettikçe dedi ki; 'Onların hiçbirine Bursasporlular, timsahlar fırsat vermez. Önemli olan birinin zoruyla kimin fotoğrafa girdiği değil, statta kimin adının inlediği' diye söyledi. Mustafa Bozbey Bursa'da yıllar sonra, 47 yıl sonra yüzde 47 oyla 170 bin oy farkla Bursa Büyükşehir Belediyesi'ni kazanma suçunu işlediği için burada. 31 Mart tarihi 2 yıl önce Bursa'nın 47 yıl sonra kazanılmasının tarihidir. Öyle bir noktaya gelmiştir ki iş, tam o tarihte bu operasyonu yapanlar Bursalılara şunu söylemişlerdir; ‘Biz sandıkla kazanamazsak hakimin tokmağıyla gelir burayı alırız. Yani burada meydan okunan kişi Mustafa Bozbey değil, meydan okunan parti Cumhuriyet Halk Partisi değil, Bursa'nın iradesidir.' Ayrıca Bursalılara diyorlar ki; "Biz yıllarca yönettik, borç yaptık, israf ettik, iyi yönetemedik. Siz 20 yıl Nilüfer'i yönetmiş Mustafa Bozbey'i Bursa Büyükşehir'i yönetmeye layık gördünüz. 2 kişiden 1'si oy verdi. Biz bunu hazmedemiyoruz" dedi.<br />
Bozbey'in gözaltına alınma süreciyle ilgili de Özel, "30 Mart günü çok mu erkendi? 1 Nisan günü torbaya mı girmişti? Neden gelsin 31 Mart günü Mustafa Bozbey'i gözaltına alsınlar? Mustafa Bozbey yiğit bir insan, mert bir insan. Bana defalarca geldi. 2 yıl boyunca defalarca geldi. Son geldiğinde dedi ki; 'Ben bıktım bunlardan. İlla da illa AK Parti'ye geçeceksin. Geçmezsen içeri gireceksin. Ben de açık açık, ne buluyorsanız bulun, hadi diyorum' dedi. Arkadaşlar, Mustafa Bozbey'in Bursa Büyükşehir ile ilgili yaptığı tüm işlemler didik didik edildiği halde hiçbir şey bulamadılar. Ondan önceki beş yılda da bir şey yok. Ondan önceki dönem belediyede de bir şey yok. Bir tane vakıf bulmuşlar. Vakıf üzerinden de Bozbey'e sadece soru sormuşlar. Bir kanıt yok, bir ispat yok. Böyle bir durumla karşı karşıyız.<br />
İki yılda Bursa'nın 10 milyara yakın borcunu ödedi. Bozbey, 31 Aralık tarihi itibariyle bir kuruş ödenmemiş vergi ve SGK borcu bırakmadı. Şimdi o borç yapanlar, o Bursa Büyükşehir'i batıranlar gelmişler Bursa'ya çökmüşler. Bozbey'i, ekibini görevden uzaklaştırdılar. Gözaltı süresince, yani seçim yapılana kadar o sürede bile Türkiye'de hiçbir yerde yapmadıkları kayyumu atadılar. O kayyumla ilk yapılan iş, resimler indirildi. Sonra seçim yapıldı. Büyük bir aymazlıkla, Bursa'nın iradesi tecelli etti falan diyorlar. Beceremeyecekler ve eninde sonunda olmayacak bu iş. İşin diğer tarafı Bozbey'i kim suçluyor? Bozbey'i Bursalılar suçlamıyor. Bozbey'i hizmet ettiği dönemdeki ihale alanlar, ihale verenler, müteahhitler falan suçlamıyor. Kim suçluyor? 2 tane kriminal tip suçluyor. Birinin babası gelip, Bozbey'den özür diledi. ‘Benim oğlum madde bağımlısı. Kurtarmak için 17 milyon oradan buradan para buldum. Yine gitti bu işlere bulaştı. Sana bu iftiraları attı' diyor. Birisi madde bağımlısı, öbürü Bursa'nın en büyük dolandırıcısıdır. Ben Bozbey'in iyi ve temiz yönettiğine iknaydım da, ama bu kadar büyük kanıt olmaz artık. Bula bula buldukları 12 sene öncesinden, o günden bugüne 500 kişiyi dolandırmış, evinin önünde miting yaptığı adamlar. Böyle dolandırıcılarla falan muhatabız. Böyle bir kirli adamla, bir bağımlının suçladığı onun lafından içeri attılar. O yüzden bir an önce bu yanlıştan dönüleceğini, hiç değilse Mustafa Bozbey'in öncelikle özgürlüğüne kavuşacağını biliyoruz, bekliyoruz, görüyoruz. Bütün Bursa da bekliyor" diye konuştu.<br />
<br />
Özel, "Biz dimdik arkadaşlarımızın arkasındayız. Bundan sonraki süreçte de biz buradayız arkadaşlar. Bozbey'in haksızlığa uğradığını bütün Bursa biliyor. Er ya da geç, bir ay sonra çıkar, üç ay sonra çıkar, beş ay sonra çıkar. Aklanacak mı? Elbette aklanacak. Emaneti verirseniz verirsiniz, vermezseniz millet bir daha size Bursa'da sandıktan hiçbir şey göstermez. Burada yapılan iş Bursa'nın menfaatine değildir. Kötü yönetilecek. AK Parti'nin menfaatine değildir. Bedel ödeyecek, ceza kesecek Bursalı ona. Cumhuriyet Halk Partisi bu işten kazançlı çıkar. Bu haksızlığı yapana millet sandıkta hesap sorar" dedi.<br />
<br />
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Özgür Özel ile görüşmeyi düşünüyor musunuz sorusuna verdiği cevabın hatırlatılması üzerine Özel, şunları kaydetti:<br />
"Öyle planlanan bir görüşme yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın böyle bir görüşme arzusu varsa, o konuda bize doğrudan bir talep iletilirse elbette bu değerlendirilir. Ya da bütün siyasi partilere yönelik bir yaklaşımı olacaksa onda da bence çok gecikmiştir. Bu kadar zorluklar varken, İran savaşı varken, bu kadar ekonomik güçlükler varken, iç cephenin güçlendirilmesi bu kadar mühimken; cumhurbaşkanının bir başına kalması, yalnızlaşması, AK Parti'nin yalnızlaşması hep kendi hataları yüzündendir. Bir kere bu hatayı fark ettilerse doğru bir şey yapmışlardır. Ama bizim Cumhuriyet Halk Partisi'ne gelince; bizden görüşmek isteyen ve ülkenin ortak sorunlarında birlikte hareket etmek isteyenler, bize düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler. Cumhurbaşkanı Erdoğan dün, 'Ben iktidar partisiyim. Ana muhalefet partisiyle elbette görüşürüm' demiş. Ben de ülkenin birinci partisiyim. İhtiyaç varsa elbette ikinci partiyle görüşürüm. Türkiye'nin her meselesinde, her seferinde söylediğimiz gibi; iş cepheyi güçlendirmekte, savunma sanayinde, Türkiye'nin dış politikasında, hatta keşke mümkün olsa bizim 12 sayfalık bu ekonomik krizden çıkış önerilerimizi bütün partilere götürdük. Cumhurbaşkanı Erdoğan istiyorsa kendilerine de teklif ederiz. Bunların hepsini söyleriz. Ama bu işteki beklentimiz düşman hukuku yaklaşımının sona ermesidir."<br />
<br />
Anayasa gereğince seçimlerden 30 ay geçtikten ve 1 yıl kalana kadar boşalan sandalye için ara seçim yapıldığını belirten Özel, "Şu anda Türkiye'de Can Atalay'ın durumu bence görevindedir. Ama hapiste tuttukları için sekiz milletvekilliği boştur. Hatay'da, Afyon'da, Kırıkkale'de, Adıyaman'da, Kocaeli'nde, İstanbul birinci bölgede seçim yapılmalıdır. Bu karar bir an önce alınmalıdır. Ben Adalet ve Kalkınma Partisi'ne bu konunun bir an önce yerine getirilmesi gerektiğini söylüyorum. Bütün muhalefetin benimle aynı düşündüğünü 12 parti ziyaretimizden sonra yapılan açıklamalarda duydunuz. Onlar bu seçim bölgelerinin tamamında birinci oldukları halde bu seçimden kaçıyorlar. Çünkü artık milletin desteğini kaybettiklerini görüyorlar. Ancak bu 8 milletvekilliği için son seçimlerde buralarda birinci parti oldukları halde cesaret gösteremiyorlar. Ama ben son seçimlerde, son grup toplantısında şunu önerdim. Siz ara seçim yapmayı kabul edin. Eğer istiyorsanız bu sekiz yerde, ama varsanız genişleterek. Başta benim seçim bölgem Manisa'dan başlayabiliriz. Ben bu özgüveni gösteriyorum. Bursa'da Bozbey'i aldınız. Birinci partiydiniz son seçimlerde değil mi? Bizden çok milletvekiliniz var. Diyorum ki Bursa'da da bir milletvekilliğini biz boşaltırız. Bursa'ya da sandık koyabiliriz. Bakın 8 yapacağız, başka istemiyoruz derlerse 8 anayasal zorunluluk zaten. Ama ben Bursa'ya koymaya, İstanbul birinci ikinci bölgeye koymaya. Bunun yanında örneğin Adana'ya da, Aydın'a sandık koyabiliriz. Bozbey gibi duramadı Aydın. Ya AK Parti'ye geç ya hapse git demişlerdi. AK Parti'ye geçti o. Bunlar için birer milletvekili istifa ettirmeyi de ben üstleniyorum. Ve diyorum ki hatta diyorsanız mümkün olan en geniş çevrede yapalım bunu. Ben Her yerde yaptırıp en geniş ara seçime de varım. Nasıl diyorlarsa. Can Atalay'ı bugün salsınlar. Yedi yetiyor. 7 milletvekili için 6 yerde hemen yapalım. Ne kadar genişletmek istiyorlarsa ben orada varım. Bursa'da da varım. Hodri meydan. AK Parti çok güveniyorsa bak ben istifa ettiriyorum. Birer tane de istifa ettirebiliriz. Ama ben istifa ettireyim. Bursa'ya da sandığı koyalım. Ara seçim yapma iradesini söylesinler ve kaç yerde yapmak istediklerini söylesinler. Yedi için bir şeye gerek yok. Onun dışında saydığım her şeyin arkasındayım. Çok net."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/ozgur-ozelden-ak-partiye-ara-secim-cagrisi-manisadan-baslayalim</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/a-w690973-02.jpg" type="image/jpeg" length="31340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Murat Baybatur Rusya'da Türkiye'yi temsil etti]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/murat-baybatur-rusyada-turkiyeyi-temsil-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/murat-baybatur-rusyada-turkiyeyi-temsil-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Manisa Milletvekili ve Türkiye-Rusya TBMM Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Murat Baybatur başkanlığındaki TBMM heyeti, Rusya’nın başkenti Moskova’da çeşitli temaslarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="text-align:justify">Heyet, Türkiye Cumhuriyeti Moskova Büyükelçiliği Birinci Müsteşarı Günhan Emre tarafından onurlarına verilen akşam yemeğine katıldı.<br />
<br />
Program kapsamında, Rusya Devlet Duması Rusya-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Otari Arshba ve beraberindeki heyet ile görüşme gerçekleştirildi. Görüşmede, iki ülke arasındaki parlamentolar arası ilişkiler ile iş birliği imkanları ele alındı.<br />
<br />
TBMM heyeti ayrıca, Devlet Duması Başkan Yardımcısı Alexander Mikhailovich Babakov tarafından onurlarına verilen öğle yemeğine katıldı. Heyet, Rusya Federasyon Konseyi Başkan Yardımcısı Konstantin Iosifovich Kosachev tarafından da kabul edildi.<br />
<br />
Baybatur ve TBMM heyeti, temaslar kapsamında Rusya Federasyonu Dostluk Grubu Başkanı ve Rusya Federasyonu Konseyi Adige Cumhuriyeti Senatörü Murat Hapsirokov, Adige Bölgesi Başkanı Murat Khapcirokov ile de bir araya gelirken, Rusya yetkililer tarafından Murat Baybatur ve TBMM heyetine plaket takdim edildi.<br />
<br />
AK Parti Manisa Milletvekili ve Türkiye-Rusya TBMM Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Murat Baybatur, temaslara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “TBMM Türkiye-Rusya Federasyonu Parlamentolar Arası Dostluk Grubu olarak gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve parlamenter diplomasinin güçlendirilmesi adına son derece verimli temaslarda bulunduk. Karşılıklı anlayış ve iş birliğini pekiştiren bu yapıcı görüşmeler dolayısıyla teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Baybatur, misafirperverlikleri dolayısıyla Rusya Devlet Duması RF-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Otari Arshba, Devlet Duması Üyesi Biysultan Hamzayev, Adige Bölgesinden Rusya Federal Meclisinde Temsilci Senatör Murat Khapcirokov ve Rusya Federasyonu Adıge Cumhuriyeti’nin Rusya Federasyonu Devlet Başkanı nezdindeki Daimi Temsilcisi Bislan Mugu’ya teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/murat-baybatur-rusyada-turkiyeyi-temsil-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/bbyby.jpg" type="image/jpeg" length="63890"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özel: "Bu şartlarda milletin hangi egemenliğini konuşacağız"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/chp-genel-baskani-ozel-bu-sartlarda-milletin-hangi-egemenligini-konusacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/chp-genel-baskani-ozel-bu-sartlarda-milletin-hangi-egemenligini-konusacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Bir yerel mahkeme, Anayasa Mahkemesini de, Meclisi de yok sayıp Can Atalay'ı hapisten çıkarmadı. Biz şimdi bu şartlarda milletin hangi egemenliğini konuşacağız? dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">CHP Genel Başkanı Özel, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla TBMM Genel Kurulu'nda düzenlenen özel oturumda konuştu. Türkiye Cumhuriyeti topraklarında egemenliğin tek adamlara, padişahlara, sultanlara değil sadece millete ait olduğunun temin ve tescil edildiği Ulusal Egemenlik Bayramı'nı kutladıklarını söyleyen Özel, "Tüm dünya çocuklarına armağan edilmesinin kıvancını hep birlikte yaşıyoruz. Ancak ne acıdır ki iki bayramın adandığı ulusal egemenliğimiz de, çocuklarımız da ağır saldırı altındadır, ikisi de güvende değildir. Bugün ülkemizde çocuklarımızın 8,5 milyonu yoksulluk çekiyor. OECD ülkeleri arasında çocuk yoksulluğunda Kosta Rika'dan sonra 2'nci sıradayız. Türkiye'de artık yoksulluk, ailelerden evlatlara miras kalıyor. Yoksul ailelerin çocukları hayata kapatamayacakları kadar büyük bir farkla geriden başlıyorlar. Kaliteli ve güvenli eğitime ulaşmak sınıfsal bir meseleye dönüşmüş durumda. Eğer bir belediye, ücretsiz ya da uygun fiyatlı kreş imkânı sunmuyorsa o yoksul çocuğun erken yaşta gelişimi başlamıyor, varsa tespit edilmesi gereken eksikliklerinin de farkına varılamıyor. Eğer bir belediye, o yoksul çocuğa beslenme desteği, ücretsiz içme suyu vermediyse bunlardan da mahrum kalıyor. Bir yanda özel servislerle okula giden, diyetisyen onaylı menülerle beslenen çocuklar var, diğer yanda sosyal yardım alamıyorsa beslenme çantası yerine okula umutsuzluğu ve açlığı taşıyan evlatlar var" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><br />
Terörsüz ve demokratik Türkiye sürecinde olduklarını dile getiren Özel, "Partimize yönelik tüm saldırılara rağmen, hatta kapatma davası açılması talebine rağmen Orta Doğu'daki tehditleri görerek, Türklerin ve Kürtlerin kardeşliğinin önemini bilerek bu milletin barışı ve bekası için bu süreci savunuyoruz ve daha fazla zaman kaybetmeden başarıya ulaşmasını bekliyoruz. Ama bu Meclis komisyon raporuna kayyımların son bulmasını yazdığı hâlde, buna rağmen hâlâ 13 seçilmiş başkanın yerinde kayyumlar oturabilmektedir. Bu Meclis komisyon raporuna ‘Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmalıdır' yazdığı hâlde hâlen daha bu kararlara uyulmamakta, Can Atalay'ı Hatay halkı seçtiği hâlde Meclise gelememektedir. Sayın Kurtulmuş, o gün Meclis Başkanı sıfatıyla ismini okuttu ve yemin etmeye çağırdı ama bir yerel mahkeme Anayasa Mahkemesini de, Meclisi de yok sayıp Can Atalay'ı hapisten çıkarmadı. Biz şimdi bu şartlarda milletin hangi egemenliğini konuşacağız? Bizi iyi tanıyın; biz boynumuzu veririz ama boyun eğmeyiz. Biz devleti kuran partiyiz, bir avuç darbeciye teslim olmayız. Size saldırdıklarında da darbecilerin karşısındaydık, bize saldırdıklarında da darbecilerin karşısındayız. Çünkü biz sussak evlatlarımız susmayacak, biz unutsak tarih unutmayacak, tarih affetmeyecek ama şunu da bilin Türkiye'de çok kirli ve riskli bir yol açılmıştır. Yarın günü gelir bir gözü dönmüş savcı, bir gizli tanık bulan, her istediğine her iftirayı atabilir. Yarın günü gelir, bir asliye hukuk hâkimini şeytana uyduran her siyasi partinin il başkanlığını ele geçirebilir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/chp-genel-baskani-ozel-bu-sartlarda-milletin-hangi-egemenligini-konusacagiz</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/oo.webp" type="image/jpeg" length="59214"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP İl Başkanı Özalper: "Okullarımızda da güvenlik sorunları giderek artmaktadır"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/chp-il-baskani-ozalper-okullarimizda-da-guvenlik-sorunlari-giderek-artmaktadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/chp-il-baskani-ozalper-okullarimizda-da-guvenlik-sorunlari-giderek-artmaktadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Manisa İl Teşkilatı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında ilk olarak Atatürk Anıtı'na çelenk sundu ardından ise basın açıklaması gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">CHP Manisa İl Teşkilatı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması düzenledi. Şanlıyrfa ve Kahramanmaraş'taki saldırılara ilişkin açıklama yapan CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özlaper;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">"23 Nisan 1920, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği gündür. Bugün, milli iradenin temsil edildiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümünü kutluyoruz. Cumhuriyetimizin ve partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık mücadelesini yönettiği Gazi Meclisimiz, Cumhuriyetimiz gibi sonsuza kadar yaşayacaktır.<br />
Bugün sadece bir bayram kutlamıyoruz. Aynı zamanda bağımsızlık inancımızı ve halkın kendi kaderini tayin etme iradesini selamlıyoruz. Ancak ne yazık ki 23 Nisan 2026 itibarıyla Türkiye’de milli egemenlik kavramı ciddi bir baskı altındadır. Seçilmiş iradeye yapılan müdahaleler, halkın kararına yönelik açık bir saldırıdır. Halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının gözaltına alınması, tutuklanması ve görevden uzaklaştırılması; seçme ve seçilme hakkını, dolayısıyla ulusal egemenlik ilkesini hedef almaktadır.<br />
Demokrasi yalnızca sandığın kurulması değildir. Demokrasi, sandıktan çıkan iradenin korunmasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak halkın tercihine saygı duyulmayan bu düzeni değiştirme kararlılığındayız.<br />
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan’ı çocuklara armağan ederken yalnızca bir bayram vermedi. Ülkenin geleceğini, umudunu ve yarınlarını çocuklara emanet etti. Ancak bugün çocuklarımızın karşı karşıya olduğu tablo ne yazık ki iç açıcı değildir" dedi.<br />
"2025 Yılında 94 Çocuk İşçi Hayatını Kaybetti"<br />
Başkan Özlaper;<br />
"2025 yılında en az 94 çocuk işçi hayatını kaybetmiştir. Son 10 yılda bu sayı 836’ya ulaşmıştır. Okullarımızda da güvenlik sorunları giderek artmaktadır. Son günlerde yaşanan acı olaylar bunun en somut göstergesidir. Şanlıurfa’da bir okula düzenlenen saldırıda 16 kişi yaralanmış, Kahramanmaraş’ta bir öğretmenimiz ve 9 öğrencimiz hayatını kaybetmiş, 13 kişi yaralanmıştır. Diyarbakır’da ise okul bahçesinde gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle iki çocuğumuzu kaybettik" ifadelerini kullandı.<br />
Başkan Özlaper konuşmasını şu ifadelerle noktaladı:<br />
"Hayatını kaybeden öğretmenimize, öğrencilerimize ve tüm yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ailelerinin, yakınlarının ve eğitim camiasının başı sağ olsun.<br />
Eylül 2023’ten bu yana okullarda yaşanan şiddet olayları, bu sorunun ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını göstermektedir. Tüm uyarılarımıza rağmen gerekli önlemleri almayan, araştırma ve bütçe tekliflerimizi reddeden iktidar bu tablonun sorumlusudur. Bu yaşananlar münferit değil, uzun yıllardır süren ihmallerin ve yanlış politikaların sonucudur.<br />
Cumhuriyet Halk Partisi olarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı, çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve güvenli bir ülkede yaşayacağı bir gelecek hedefiyle karşılıyoruz."</p>

<p style="text-align:justify">CHP Yunusemre İlçe Başkanı Yalçın Arcak ise:<br />
"Çocuklarımız için güvenli ve nitelikli bir gelecek inşa etmekte kararlıyız. Bu doğrultuda eğitim sistemini laik, bilimsel ve çağdaş esaslara göre yeniden yapılandıracağız.<br />
Okullarımızı güvenli hale getirecek, hiçbir şekilde silah ve şiddetin eğitim ortamlarına girmesine izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızın sağlığa, beslenmeye ve güvenliğe eşit şekilde erişmesini sağlayacağız. Okullarımızda görev yapacak uzman güvenlik personeli ve sağlık çalışanlarıyla çocuklarımızı koruyacağız.<br />
Hiçbir çocuğun aç kalmadığı, temiz suya erişiminin sağlandığı ve temel ihtiyaçlarının karşılandığı bir eğitim ortamı oluşturacağız. Risk altındaki çocuklar için erken müdahale sistemleri kuracak, akran zorbalığı ve şiddetle bilimsel yöntemlerle mücadele edeceğiz.<br />
Okullarımızı sadece ders yapılan yerler değil; sosyal, kültürel ve sanatsal gelişimin merkezleri haline getireceğiz. Rehberlik hizmetlerini güçlendirecek, çocuklarımızın psikolojik ve sosyal gelişimini destekleyeceğiz. Okul-aile iş birliğini güçlendirerek eğitim sürecini bütüncül bir yaklaşımla ele alacağız" dedi.</p>

<p style="text-align:justify">CHP Şehzadeler İlçe Başkanı Mert Özkösemen ise;<br />
"Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak temel hedefimizdir. Okul öncesi eğitimi herkes için erişilebilir ve zorunlu hale getireceğiz. Eğitim dışında kalan hiçbir çocuğu görmezden gelmeyeceğiz.<br />
Yoksul öğrencilerimize barınma ve burs desteği sağlayacak, köy okullarını yeniden açacağız. Mesleki eğitimi çocuk işçiliğine dönüşmeyecek şekilde yeniden düzenleyeceğiz.<br />
Ölçme ve değerlendirme sistemini daha adil ve çok boyutlu hale getirecek, çocuklarımızın sadece sınavlarla değil, bütüncül gelişimleriyle değerlendirildiği bir yapı kuracağız.<br />
Eğitimde dijitalleşmeyi eşitsizlik yaratmayacak şekilde planlayacak, tüm çocuklarımızın teknolojiye güvenli ve eşit erişimini sağlayacağız. Okullarımızı depreme dayanıklı hale getirecek, afetlere karşı hazırlıklı bir eğitim sistemi oluşturacağız.<br />
Ücretli öğretmenlik uygulamasını kaldıracak, tüm öğrencilerimizi kadrolu öğretmenlerle buluşturacağız" dedi.<br />
Basın açıklamasını CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper şu ifadelerle noktaladı:<br />
"Çocukları korumak bir tercih değil, devletin asli görevidir. Güvenli, bilimsel, laik, kamusal ve eşit bir eğitim sistemi bir vaat değil, bir haktır.<br />
Cumhuriyet Halk Partisi olarak önceliğimiz; çocuklarımızın sağlıklı, mutlu, güvende ve eşit koşullarda büyümesidir. Bu anlayışla çocukların yaşam hakkını ve eğitim hakkını güvence altına almak için söz veriyoruz.<br />
Başta büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.<br />
Yaşasın Cumhuriyet."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/chp-il-baskani-ozalper-okullarimizda-da-guvenlik-sorunlari-giderek-artmaktadir</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-23-at-144919.jpeg" type="image/jpeg" length="34463"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
