<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Manisa Haber</title>
    <link>https://www.manisahaber.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.manisahaber.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 12 Jun 2026 02:07:44 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Partiden ayrılacaklar mı? 'Akıl almaz bir durumla karşı karşıyayız']]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/partiden-ayrilacaklar-mi-akil-almaz-bir-durumla-karsi-karsiyayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/partiden-ayrilacaklar-mi-akil-almaz-bir-durumla-karsi-karsiyayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel katıldığı canlı yayında "Bizim suçumuz; Adalet ve Kalkınma Partisi'ni 24 yıl sonra yenmiş olmak. Birinci suçumuz bu. Ve kendi kendimize işlediğimiz suç da partiyi 47 yıl sonra birinci parti yapmış olmak" dedi. Özel "TGRT ekranlarında aylarca basın mensuplarına sarı zarf veriliyor iftirası atıldı. Bugün tutmuşlar bir gazeteciye utanmadan sarı zarf veriyor diyorlar. O rezil adamı herkes kınıyor ama, o kişi parti sözcüsünün Whatsapp grubunu kuran kişi" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mahkemenin 'mutlak butlan' kararıyla CHP yönetimine Kemal Kılıçdaroğlu'nun atanmasının ardından ilk kez Halk TV'nin canlı yayınına konuk oldu.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, Halk TV canlı yayınında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, butlan yönetiminin adımlarının sorulması üzerine, “Belki şöyle bir çerçeveye ihtiyaç var. Bu noktaya neden geldik, nasıl geldik? Televizyonunu şimdi açan birisi için ‘Ne oluyor?’ diye. Ben 2011’de milletvekili oldum, cezaevlerini ilk kez Cumhuriyet Halk Partisi olarak ziyaret ediyoruz Veli Ağbaba ve Nurettin Demir’le. Daha sonra da Mehmet Haberal’ı ziyaret ettim. Mehmet Haberal beş dilde bir kitap yazmıştı, ‘Suçum Ne?’ diye. Almanca, İngilizce, Fransızca, İspanyolca soruyordu; ‘Suçum Ne?’ Biz bu noktadayız” dedi.</p>

<p>Özel, şöyle devam etti:</p>

<p>“SEÇMENLE ARAMIZDA BÜYÜK DUYGUSAL KOPUŞ VARDI”<br />
“Devlet bütün gücüyle üzerimize saldırıyor ve partimizin içinden de birileriyle birlikte bir süreç götürüyorlar. Peki buraya gelmekte bizim suçumuz ne, ne yaptık biz? Mesela geçmişte Cumhuriyet Halk Partisi kurultayları yapılıyor, kesinleşiyor ve bu son, bizim yaptığımız ve bu tartışmayı yürüttükleri, karar çıkarttıkları kurultay geçmişte yapılmış hiçbir kurultaydan daha tartışmalı değil. Hatta en tartışmasızı ve müthiş bir demokratik sonuç doğurmuş. Bütün Türkiye’nin gözü önünde olmuş ne olduysa. Ama ne oldu da bizim başımıza bunlar geliyor? Bizim suçumuz, Adalet ve Kalkınma Partisi’ni 24 yıl sonra yenmiş olmak. Birinci suçumuz bu. Kendi kendimize işlediğimiz suç da partiyi 47 yıl sonra birinci parti yapmış olmak. Ben bunu kurultayda söylemiştim. Kurultayda dedim ki ‘Eğer Bülent Ecevit gibi ikisi yerel, ikisi genel…’ 70’li yıllarda girdiği dört seçimde de bu partiyi birinci çıkarttı. ‘...Yerel olsun, genel olsun eğer partiyi birinci yapmazsam ertesi gün kongreye götüreceğim ve aday olmayacağım’ demiştim. Biliyorsunuz partimiz 13 kez seçim kaybetmemize rağmen hiçbir seçimden sonra bir kurultayla güven tazelememiş, özeleştiri yapmamış ve bu konuda sert eleştirilere muhatap olan bir parti iken ben bu sözleri söylediğimde… Büyük bir duygusal kopuş vardı seçmenle aramızda. Çünkü Cumhuriyet’in 100’üncü yıl seçimini kaybetmiştik. Kesin kazanmamız gereken bir seçimi kaybetmiştik ve kendi hatalarımız yüzünden kaybetmiştik. Seçmen diyordu ki ‘Daha da sandığa gitmeyeceğim.’ Onu bırakın, emekli öğretmenler öğretmenevine çıkmıyordu yani. Gençler partiye gelmiyordu. Yolda birbirini görmeden geçiyordu yan yana Cumhuriyet Halk Partililer. Başlar o kadar öne eğikti.”</p>

<p>“MUHARREM İNCE ‘BEN YAPAMADIM, SEN YAPTIN’ DEDİ”<br />
“O süreçte biz dedik ki ‘Bir değişim yapacağız. CHP değişirse Türkiye değişecek.’ Değişim Kurultayı’na gittik ve sıraladık neler yapacağımızı. Çok uzatmayacağım. Ne dediysek de yaptık. Sizin yayınlarınıza ne anlattıysak. ‘Gençler’ dedik, ‘Kadınlar’ dedik, ‘Bilime güvenme, ölçme - değerlendirme’ dedik. ‘Dijital demokratik katılım’ dedik, ‘Ön seçim’ dedik. ‘Yeni tüzük’ dedik, ‘Yeni program’ dedik. ‘Kadınlara alan’ dedik ve üç adım atlamalı tüzüğümüzle birlikte ‘Kadın kotası, eşit temsil de üçüncü kurultayda gelecek’ dedik. Ne dediysek yaptık ve kurultayda destek aldık, seçildik. Diyorlar ya ‘Kurultayda ne oldu?’ Kurultayda şu oldu… Kurultaydan önce sevgili Muharrem İnce’nin bir lafı vardı. Kulağı tırmalıyor ama etkisi de fena bir laf. Buna da birçok kişi ‘Doğru, doğru’ diyordu. Diyor ki ‘Atatürk kalkacak, gelecek. Bu delege ile bu seçimi kazanamaz.’ Yani bu seçimi kazanamayacağımı, kendisinin de bunu iki sefer deneyip yapamadığını söyledi. Sonra kutlama için aradığında ‘Genel Başkanım kutluyorum. Ben yapamadım, sen yaptın’ dedi bana yani. Ama Muharrem İnce‘nin lafı, ‘Atatürk kalksa gelse bu delegeyle bu seçimi kazanamaz’dı. Öyle bir delege desteği vardı. Ne oldu? Ben hep şunu savundum sizin yayınlarınıza çıktığımda da bütün bütün yayınlarda da. ‘Göreceksiniz delege ikna olacak.’ O delege nasıl ikna oldu? Dedim ki ‘Komşusu ikna edecek. Berberi ikna edecek. Torunu ikna edecek. Evden uğurlarken kızı ikna edecek.’ Kurultay salonunu hatırlıyorsunuz, yayındasınız o sırada. Bazı sloganlar zoraki atılır, büyümez salonlarda, meydanlarda. Uğraşırsın, uğraşırsın ama büyümez. Bazısı da böyle birden saman alevinin yayılması gibi yayılır. Ben o sırada ki daha konuşmama da vakit var. Ama yavaş yavaş yaklaşıyor. Şöyle solda yukarıda bir yerden ‘Delege sokağın sesini dinle’ diye bir slogan duydum. Pır diye bütün salonu sardı ve gün boyu susmadı o slogan. Siz oradaydınız. Hep birlikte orada salonda işte 8 bin kişi, 10 bin kişi delegeye ‘Delege sokağın sesini dinle’ diye diye kendi sesini duyurdu. O delege Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir siyasi partinin Genel Başkanı’nı seçimle değiştirebildi. O değişimin sonucunda biz göreve geldik.”</p>

<p>“EN PROFESYONEL ŞEKİLDE YAPTIK”<br />
“O değişimde ne vaat ettiysek yaparak ve doğru bir yöntemle… Hep anlattım, 255 bin anketle aday belirleyip 355 bin anketle adayları sahada takip ederek… O zamanlar dalga geçenler olmuştu, yapay zekadan yararlanarak belli yöntemlerde. Millet işte ‘Yapay zekanın adayları mı var?’ Yok. Anketi dinliyor yapay zeka. Eğer orada bir yalan, hile - hurda varsa durduruyor anketi. Onu söylemiştik o zaman. Bütün olanaklarla… Partinin seçim müziği, rastgele birine verilerek yaptırılmadı. Tarif edildi nasıl bir müzik istediğimiz. 18 firma geldi, konkur verdi. Onlara önce brief verildi, geldi konkur verdi. Seçici heyet altıya, dörde indirdi. MYK’nın da katıldığı bir şekilde karar verildi. Aklınıza gelebilecek; partinin reklam filmleri… Tamamı en profesyonel şekilde hazırlandı, hep izlediniz ve hep odak gruplar tarafından kararlaştırıldı. Yapılıp da yayınlanmayan filmimiz var. Bütün filmlere ‘Eğer yayınlarsak tam parasını, yayınlamazsak maliyetini veririz’ dedik. Ben bir kurumun en iyi nasıl yönetileceğini bilirim. Bunu çok iyi bilen genç bir ekiple birlikte, arkadaşlarımızla birlikte bu işleri yaptık. Adaylar doğru belirlendi, doğru izlendi ve müthiş bir şey oldu. Biraz önce yukarıda söylüyordum. İzmir’de Cumhuriyet tarihi boyunca altı kadın seçilmiş, biz bu seçimde sekiz kadın belediye başkanı seçtirdik. Hiç genç yoktu. İzmir bize kızıyordu, ‘Hep bildiğinizi dayatıyorsunuz’ diye. 14 genç aday şu anda belediye başkanlığı yapıyor İzmir’de. ‘O başarılar nasıl geldi?’ diye bakarsak... Bunların sonucunda biz beklenmedik bir şey yaptık, AK Parti’nin hiç beklemediği bir şeyi yaptık. Nüfusun yüzde 65’ine, ekonominin yüzde 85’ine hizmet edecek şekilde seçimleri kazandık. Budur bizim esas işlediğimiz suç. Bu geceki seçim sonucunu kabul edemeyenlerle, yani ‘Tek adam rejimi değişmesin’ diyen mutlak sultancılarla partide yaptığımız değişimi hazmedemeyen mutlak butlancıların bir araya gelmesi sonucunda; aylarca, yıllarca da devam eden bir sürecin sonucunda, dünya kadar iftirayla, dünya kadar yalancı tanıkla… Bir mahkeme kararı yok, yani şöyle bir şey yok kurultay davasında; bu kişi, bu kişiye bir menfaat temin etmiş… Bunları söyleyenlerin, biz davaları takip ediyoruz, ‘Böyle demişsin’, ‘Dedim’, ‘Nerede gördün?’, ‘Görmedim’, ‘Kimden duydun?’, ‘Birinden duydum’, ‘Kimden duydun’, ‘Kimden duyduğumu unuttum’ diyen adamların ifadeleriyle yürüyor orada davalar. O davaları beklemeden… Normalde ceza, hukuk davasını beklemez. Ama hukukun ceza davasını beklemesi lazım. Beklemeden, nasıl olduğunu bildiğimiz, Adalet Bakanlığı yönetiminde, oradaki hakimlere, üç hakime nelerin söylendiğini ve bizzat Adalet Bakanı tarafından neyin söylendiğini de biliyorum.”</p>

<p>“BÜYÜK HUKUKSUZLUK VE AKIL TUTULMASI”<br />
“Yapılan bir işle Türkiye siyasetine görülmemiş yani askeri darbe dönemlerinde herkese birden yapılıyor ama seçici bir darbe ile geleceğin iktidarına, nasıl geçen sene 19 Mart günü geleceğin Cumhurbaşkanı’na darbe yapıldıysa, geleceğin iktidar partisine darbe yapıldı. Dört kurultayın mazbata almış Genel Başkanı’nın mazbatalarına hiçbir şey olmadığı halde bir mahkeme kararıyla bundan beş önceki kurultayda, 2020’de yapılan; maskelerle yaptığımız, seyircisiz kurultayda seçilen Genel Başkan’a ‘Sen Genel Başkan’sın. Bu kurultay ile ilgili bir karar verdik ve diğerlerini yok sayıyoruz’ dediler. Son sözüm şu olsun. Buradan bütün vatandaşlarımıza soruyorum. Ben bu kurultayda Kemal Bey’le yarıştık ve kazandım. Sonra bu kurultayların üçünde de geçerli oyların tamamını verdiler, çünkü parti büyük saldırı altındaydı. Ama velev ki ben bu kurultayı kazandım ya, bu kurultayı ya da bu kurultayı veya son kurultayı kaybetseydim. Yarışsaydık ve yerime Bengü Hanım seçilmiş olsaydı. Şu anda CHP’nin Genel Başkanı Bengü Hanım olsaydı. Mutlak butlan kararıyla Kemal Bey’i göreve getirenler getirdiğinde, bu kurultayda olan ne olduysa Bengü Hanım’ın suçu neydi? O dört sene sonra geldi ve Özgür Özel’i yendi. Nasıl siz Bengü Hanım’ın elinden alırsınız da Genel Başkanlığı Kemal Bey’e verirsiniz? Ne kadar büyük bir hukuksuzluğun, ne kadar büyük bir akıl tutulmasının ve ne kadar büyük bir hukuk tanımazlığın içinde olduğumuzu görmek açısından şunu bir hatırlamak lazım. Benim suçum, ekibimizin suçu seçim kazanmak, AK Parti’ye tehdit oluşturmak. Devamını söyleyeyim mi? Amerika’nın, İsrail’in bölgedeki planladığı düzene ve nizama uyum gösterecek makul bir aktör olmayı reddetmek. Onların tarif ettiği o düzenin içinde yer almayacağımızı söylemek.”</p>

<p>“İŞTE PARTİNİZ BİRİNCİ PARTİ OLMUŞ”<br />
(Dün Müslüm Sarı’nın konuştuğu kürsünün arkasında ‘Türkiye’nin birinci partisi’ yazıyordu…) “Allah’a şükür biz yaptık onu 47 yıl sonra. (Normalde Kemal Bey’in ve ekibinin de CHP’nin bu noktaya gelmesinden mutluluk duyuyor olması gerekmez mi?) Vallahi Kemal Bey’in girdiği son seçimde, ondan önceki seçimlerde de Kemal Bey’den az çalıştıysam namussuzum. Benden daha fazla parti için emek veren, koşturan olduysa biri çıksın ve söylesin. Ben 2019 yerel seçimlerinde 41 ilde 267 aday tanıttım, 267 miting yaptım 41 ilde ve bunu 60 gün içinde yaptım. Ayrıca kendi ilimin bütün ilçelerine gidip çalıştım. Ama biz şunu başaramadık bir türlü. Yıllarca başaramadık. Yüzde 25’lik cam tavanı bir türlü kıramadık. Biz bu seçimde yüzde 38’e gelirken… Şimdi de bir şeyler yaşanıyor, onu da konuşuruz. Türkiye’de toplum bazen çok büyük sıçramalar için çok uzun süre bekliyor ama bazen öyle bir şeyden etkileniyor ki öyle bir samimiyetten, öyle bir iyi niyetten, öyle bir gayretten ya da bir özeleştiriden, bir vitrin değişikliğinden, bir söylem değişikliğinden, bir tarz-ı siyasetten etkileniyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın bugünlere gelmesi noktasında hep kendilerinin anlattığı hikaye. Yani hapse girmesi ve o hapisten çıktıktan sonra partisini kurması ve buralara gelmesi hep anlatılıyor. Büyük bir ekonomik krizin üstüne geldi, o oldu, bu oldu, falan, filan. Biz 2023 yılının kasım ayında milletin gözünün içine bakan bir siyasetle özeleştiri yaparak, ‘Gençler’ diyerek, ‘Kadınlar’ diyerek, ‘Sizi dinleyeceğiz’ diyerek ve yeni nesil bir siyaseti tarif ederek bir rüzgâr yakaladık. Geçmişte yakalanamayan rüzgârlarda bizim de kusurumuz vardı elbette. Biz de o partideydik. Bunun hiçbir zaman aksini söylemedik. Ama biz günü geldiğinde ‘Bu millet değişim istiyor…’ Hatta ben o zaman aday değilken, ‘Kurultaya gidelim, ben de aday değilim’ diye açık açık söylemişken. Kurultaya gitmek önce reddedilip, işte bir değişime direnilip, ‘Efendim biz yerel seçimlerden sonra yapacağız bunları’ deyince. Ama şimdi bugün geldiğimiz noktada yahu partiniz Türkiye’nin birinci partisi olmuş. AK Parti yenilmiş. AK Parti zaten partiye saldırıyor.”</p>

<p>“KAMU HUKUKÇULARI ‘TEDBİR AKSİNE ZORUNLU KILAR’ DEDİ”<br />
“Ama bu saldırı sırasında, artık bu saldırıyla birlikte buradan medet umup, buradan bir parti içi iktidar isteyip, bu parti içi iktidar size teklif edilince bunu kabul edip, bir an önce partinizi sandığa götürmek yerine çeşitli bahaneler üretip… Daha düne kadar ‘Kurultay yapılamaz, tedbir var’ diyorlardı. Hatta bugün bile bazı yerde… Ama şimdi esas yapılamayacak olan olağan kurultay takvimini işletme. Ya olağan kurultay takvimi günü geldiğinde işletilecek. Bu mahkeme kararıyla yapılamayacak bir şey. Yapılması gereken, Türkiye’nin bütün kamu hukukçuları, dünya kadar kamu hukukçusu, 32 çok güçlü isim ‘Derhal kurultay yapılmalıdır. Tedbir kurultaya karşı değildir, aksine zorunlu kılar’ diyor. Ama öyle bir noktada ki gelmişler, ‘Sandık koyarsak Özgür Özel oyların yine tamamını alır ve seçilir. Biz bu ekibi yenemeyiz. Sokaktaki hava yüzde 99,9 partinin uğradığı bu saldırıdan dolayı Özgür Özel ve arkadaşlarına sahip çıkıyor. Sokağa çıkamıyoruz. Delegenin karşısına çıkamayız. Seçmenin karşısına çıkamayız. Ne yapalım? Biz kurultay yapmayarak burada oturalım. Nasılsa unuturlar, nasılsa gevşerler. Yok direnirlerse de partiden atarız, giderler başka yerlere. Biz burada rahat ederiz.’ Böyle bir şey yok. Benim bunu anlamam, kabullenmem, normalleştirmem ve milletin buna rıza göstermesini beklemem olmaz. O zaman milletin gözünde benim de bir güvenilirliğim kalmaz, benim de değerim kalmaz. Ama net olan bir durum var. Parti, bütün bu son anketleri de aldım, arşivledim duruyor. Partiyi aldığımızda yüzde 13’le aldık partiyi. Herkes dönüp bakabilir. Kurultaydan önceki son anket, örneğin Metropol’ün yüzde 13,5 falan. Partiyi bıraktığımız noktada parti birinci parti. Kimi yüzde 36 gösteriyor, kimi yüzde 33 gösteriyor. Ama partiyi birinci parti yapmışız, yüzde 38 sandıkta oy almışız. Bunu AK Parti’nin hazmetmemesini, AK Parti yönetiminin anlıyorum. Kanun tanımaz yollardan saldırmasıyla mücadele etmek lazım. Ama bu mücadelede esas benimle birlikte olması gerekenlerin bir kısmının o tarafla mutabakat halinde yargı oyunlarıyla bu işi engellemeye çalıştığını görüyorum. Bunun kabul edilebilir, affedilebilir herhangi bir tarafı yok.”</p>

<p>“TOPLUMUN TEPKİSİNİ ŞU AN GÖZE ALAMAMIŞLAR”<br />
(Butlan yönetimi PM’deki istifaları kabul etmedi, mahkemeye vermeniz gerektiğini söylüyorlar. Bir de sizin ihracınız sorulduğunda ‘Değerlendirme daha sonra yapılacak’ denildi. Sizce neden ilk ihraçların arasına sizi koymadılar, beklentiniz var mı?) Bir kere şöyle bir şey var, toplumun gösterdiği dayanışmayı ve sahiplenmeyi görüyorlar. Onun toplumsal tepkisini şu anda göze alamamışlar. Bir süre sonra kendilerince toplumun bizi sahiplenme noktasında onların beklediği gibi bir gevşeme olursa o zaman yapacaklar. Şimdi yapsalar hani toplumun bize verdiği desteğin zaten kendilerine de çok ciddi bir rahatsızlık yarattığı ortada ve onu yapıyorlar. Dünkü ihraçlar şundan dolayı, dünkü ihraçların iki yönü var. Bir tanesi bugün yapılacak Parti Meclisi’nden hemen önce Parti Meclisi’ndeki çoğunluğumuzu elimizden almaya çalışmak. Birincisi bu. Ama burada çok ayıplı bir durum var, affedemeyeceğim bir durum var. İhraçları anlatırken oradaki seçilmemiş sözcü, atanmış sözcü şöyle söylüyor; ‘Bu arkadaşlarımız, dokuz kişi yargının karşısına gidecekler, orada yargılanacaklar. Aklanırlarsa gelecekler.’ Ya düşünebiliyor musunuz? Siz ne zamandan beri kendi partinizin milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırılacağını dilinizin altında bakla olarak söylüyorsunuz. Bu arkadaşlarımız milletvekili. AK Parti gelip bu arkadaşların dokunulmazlığını kaldırmayı göze alıp dillendiremiyor. Çünkü partiye yapılanın açık bir siyasi saldırı olduğu ortada. Ben şimdi herhangi bir dosyanın detayından girip size anlatsam. Mesela Muhittin Böcek nasıl ifade vermiş, nasıl zorlanmış, ne yeminler etmiş, hala daha ne mesajlar yolluyor yanına avukatlar çağırıp? Ben ne kadar dikkatli bir üslup takip ediyorum Muhittin Böcek’e karşı. Çünkü o bizim ölmüş Ferdimize iftira atmış durumda. Daha büyüğünü yapamaz. Ama ben onun 21 tane hap içerken, 105 gün boyunca entübe yatmış, çıkmış birisi olarak, kendi kardeşi Şadi Bey’in cenazesini hep anlattığı, Şadi Bey’in eşine kadar benim gösterdiğim sevgiyi, saygıyı, sahiplenmeyi bilen biri olarak ben onun ne zorluklarla o iftiralara zorlandığını ve altının nasıl boş çıktığını ve buradakilerin nasıl çıldırdığını biliyorum. Ama şimdi ya siz nasıl olur da yıllardır dünya kadar itirafçı, ki her bir tanesi şimdi teker teker teker dökülüyorlar, Ekrem Başkan’dan helallik istiyorlar, ‘Savcı beni zorladı’ diyorlar. Daha dün Pınar Türker’in itirafçı olması için ne zulümler gördüğünü ağlaya ağlaya izledi Türkiye.</p>

<p>"MUTLAK BUTLAN KARARI PARTİ TÜZÜĞÜNÜ ORTADAN KALDIRMAMIŞTIR"<br />
Siz böyle böyle ortaya çıkartılmış dosyaları sanki adil bir yargı varmış gibi görüp hem yargılanan arkadaşlarımız için ‘arınma marınma’ deyip onları partiden uzaklaştırmayı, belediye başkanları ile ilgili düşünüyorlar hem de milletvekili ki o milletvekillerinin her birisi bu partinin en popüler, partiyi en sırtında taşıyan arkadaşlarımızın arasındadır. O arkadaşlarımızı hem hukuksuz biçimde yani açıkça yazıyor, ‘Milletvekilleri ancak ve ancak Parti Meclisi tarafından ihraç edilebilir.’ Parti Meclisinde çoğunlukları yok diye MYK’dan ihraç yapıyorlar. Mesela şey gibi bu yani. Öyle bir şey ki mesela Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, mahkemede bolca yapıyorlar ama düşünün yani, örneğin Ağır Ceza’nın hakimini beğenmeyip, ‘Ben bu yargılamayı Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapacağım. Ben beğenmedim burada yapacağım’ demesi gibi bir iş. Bir güvence var milletvekili için, biri siyasi hesapla seni MYK’yı oluşturduğu gücüyle atmasın, atamasın diye. Hiç değilse buna Parti Meclisi yani delegenin seçtiği ‘Parti Meclisi karar versin’ denen, bunu yapmayıp MYK‘dan kendi kendilerine oluşturdukları MYK ile haksız hukuksuz şekilde hem atacaksın, bu kanun tanımazlığı yapacaksın yani olmayacak bir işe kalkışacaksın. Hem de ondan sonra o arkadaşlarının şeyini söylerken ‘Yakında yargılanacaklar’ diyerek hükümete ‘Bu arkadaşların dokunulmazlığını kaldırın, biz de öyle istiyoruz’ mesajını vereceksin. Bu öyle böyle bir iş değil. Bu öyle böyle bir işbirliği değil. Ve orada kim yapacak onu? Kim yapacak? Bu kadar hukuksuzluğu yapan hakimlere, savcılara sen arkadaşlarını ittireceksin, ‘Yargılansınlar’ diyeceksin. Belki onların da benzer zulümler görmesine, hapse atılmasına sebebiyet verecek bir kapıyı açacaksın. Cehennemin kapaklarını kendi arkadaşların için sen açacaksın. Bir de utanmadan, sıkılmadan çıkıp televizyonlara parti sözcüsü diye orada unvan kullanacaksın. Bir partinin sözcüsünün kim olacağına seçilmiş PM’si içinden MYK’sı seçilir, o MYK da Parti Meclisinde oylanır, öyle karar verilir. Bugün mutlak butlan kararı parti tüzüğünü ortadan kaldırmamıştır. Parti tüzüğünde tedbir yoktur. MYK, PM’de güvenoyu almadan göreve başlayamaz. Bunu biz getirdik. Bu demokratik çaba bizim taahhütümüzdü değişimciler olarak. Ve ben bütün MYK’larımı PM’de onaylattıktan sonra göreve getirdim. Kendi taahhüdüm olarak, en son tüzüğe yazdık. Tüzük ayakta, tüzükte tedbir falan yok. Hukuksuz bir MYK oluşturmuş, hukuksuz bir şekilde çıkmış. Bir de utanmadan, sıkılmadan rezalet bir şekilde kendi arkadaşlarını AK Parti yargısının kucağına atmanın teaser’ını veriyor veya toplumsal olarak böyle bir beklentiyi yaratacak ilk adımı atıyor. Yazıklar olsun, yazıklar olsun. Aldığım selama, birlikte içtiğim bir yudum çaya yazıklar olsun, haram zıkkım olsun. Ben böyle bir şey, yani işin o tarafı asla kabul edilebilir bir şey değil.”</p>

<p>“MUHABİR ARKADAŞLAR CANINA OKUDULAR ONUN”<br />
“Aylarca TGRT’de şunu konuşturdular, A Haber’de. ‘Efendim toplumsal destek sağlanması için Cumhuriyet Halk Partisi gazetecilere sarı zarf veriyormuş.’ Böyle bir yalanı konuşturdular. Gazeteci örgütlerine falan. Bugün tutmuş, bir utanmaz gazetecilere ‘CHP size sarı zarf veriyordu’ diyor. Orada Haber Global’in, Habertürk’ün, NTV’nin, CNN’in, her birini isim isim bilirim zaten. Biliyorsunuz isminizi söylemeden hiçbir gazeteciye söz vermem. Bunların yanında Halk TV’nin, SZC’nün işte bütün muhabir arkadaşlar özellikle kadın muhabir arkadaşlar canına okudular onun. Öyle bir şey olabilir mi? Cumhuriyet Halk Partisi sarı zarfta para dağıtıyormuş. O rezil adam, bütün basın meslek örgütleri onu kınıyor falan filan ama o kişi parti sözcüsünün WhatsApp grubunu kuran kişi, danışmanı. Pabuç pahalı görünce, tutuyorlar hem WhatsApp grubunu kapatıyorlar, hem de o kişiye ‘Bir partilimizin yaptığı bu söz kabul edilemez’ diye açıklama yapıyor, sözde parti sözcüsü. Senin danışmanın, adı belli, sanı belli, hepimiz biliyoruz. Senin WhatsApp grubunu, parti sözcü WhatsApp grubunu açan kişi. Öbürü bir yandan diyor ki ‘Bu kabul edilemez bilmem ne.’ Bu yalanları söyleyenleri o binaya doldurdular, o binaya doldurdular.”</p>

<p>“HALK TV’DEN BU KADAR İYİLİK GÖRMÜŞ BİRİSİNİN HEDEF GÖSTERMESİ KABUL EDİLEMEZ”<br />
(Kemal Bey’in Halk TV’ye yönelik de açıklamaları oldu. O konuda ne söylemek istersiniz?) “Ne söyleyeyim. Siz hep böyle diyordunuz ‘Kemal Bey size şunu söylüyor, bunu söylüyor. Siz niye söylemiyorsunuz?’ Diyordum ki ‘O önceki Genel Başkan, onun hukuku bana emanet.’ Bir kelime kötü söz söylemedim. Yine tutuyorum, söylememeye çalışıyorum kendimi, aslında artık madem ki mevcut genel başkan olmuş, madem ki mevcut genel başkanlara o acımasız sözler söyleniyormuş. Bir ağzımı açsan neler olur ama şu partiye kıyamam.. Hele hele yok efendim arınmaymış. Ya arınma diye geçmişte kimlerin korunup, kimlerin kayırılıp, kimlerin feda edildiğini hepimiz biliyoruz da şu partiye kıyamam, şu partiye kıyamam. Ama öyle bir şey ki, ya bu Halk TV zaten ne çekiyorsa RTÜK’ten çekmiyor mu? Ne çekiyorsa işte Bilgi Teknolojileri Kurumu, odur budur çekmiyor mu? Ama AK Parti atadıkları eliyle bu Halk TV’ye, yani halkın haber alma hakkına, halkın sansürlenmeden gerçekleri söyleyebilme hakkına karşı AK Parti saldırıyor ama hiç olmazsa bir maşa kullanarak saldırıyor. Ya böyle doğrudan Halk TV hedef gösterilir mi ya? Doğrudan Halk TV hedef gösterilir mi? Bu Halk TV yıllarca en zor günlerinde en zor zamanlarında bu partiye ve Sayın Kılıçdaroğlu’na nasıl sahip çıkmış? O kritik dönemlerde Halk TV nasıl tutumlar takınmış, nasıl arkasında durmuş? (Niye özellikle Halk TV?) Şunu kabullenemiyorlar. Onlar şöyle düşünüyor. Efendim işte ‘Halk TV’ye CHP para veriyor, o da Özgür Özel’i savunuyor, destekliyor’ diye. Şimdi bakın Halk TV bizde değil, parti bizde değil. Bizim kimseye ne para verdiğimiz var ne bilmem ne var. Bizde en zor dönemimizde (Halk TV hiçbir zaman sizde olmadı zaten.) Onu söylüyorum, onu söylüyorum. Parti bizde değil. Bundan sonra. En zor dönemimizdeyiz biz. Ama Halk TV yine doğrunun yanında duruyor ya. Buna inanamıyorlar. Bu TGRT’nin, A Haber’in attığı bu yalanlara ki maalesef ya duydum inanamadım. Dedim ‘Ya yapay zekâdır, bu kadarını da yapmaz’ dedim. ‘Süreç siz olmasaydınız başarıya ulaşmazdı, TGRT’ye bütün katkıları için teşekkür ediyorum’ dedi. Şu anda sözde atanmış YDK Başkanı. Ya TGRT ya. O TGRT ne iftiralar, ne hakaretler, ne yalanlar, ne şantajlar, ne haysiyet cellatlıkları... O dün herkesin ağlaya ağlaya dinlediği Pınar Türker’in evlatlarına neler yaptı onlar. Yani ondan. Halk TV tarihin doğru tarafında duruyor. Demokrasinin doğru tarafında duruyor. AK Parti ile birlikte girişilmiş olan bir darbeye sessiz kalmadı. Ama Halk TV’ye bu kadar kötülük, geçmişte Halk TV’den bu kadar iyilik görmüş birisi tarafından böyle hedef gösterilmesi gerçekten kabul edilebilecek bir şey değil.”</p>

<p>“KURULTAY YAPMAMAK PARTİYE İHANETTİR”<br />
(25 Temmuz’a kadar kurultay yapılmazsa seçime girememe riski için Kılıçdaroğlu yönetiminden isimler ‘Bu bir mücbir sebep olduğu için böyle bir şey başımıza gelmez’ diyorlar.) “Ya gelirse, ya gelirse. Şunu söyleyeceğim. Öyle bir noktadayız ki, adamlar bizim kongreyi iptal ettiler ve bundan sonraki kongreleri de yok saydılar. Altı yıl önceki kongreye döndüler. Siyasi partiler kanunu diyor ki, seçime girme yeterliliğini ve girememe durumlarını tarif ederken ‘Bir siyasi parti iki kongresini üst üste yapmazsa seçime giremez’ diyor. ‘Altı yıl geçmiş, böyle bir risk var’ diyor. Buna katılan hukukçular var katılmayan var. Ben katılanların tarafını desteklemek için değil. Ama şöyle bir risk var. Günü geldiğinde yani Meclis seçim kararı aldığında Yüksek Seçim Kurulu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazacak ve seçime girme yeterliliği olan partileri talep edecek. Bana kalırsa, benim düşüncem olursa böyle bir işte yok mücbir sebep falan filan. Böyle bir kumpaslar sonucunda kurultaysız bırakılmış bir partinin seçime sokulmaması hukuki bir iş olmaz ama bugün bize bunu yapanlar yarın seçim kararı alındığında YSK yazdığında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ‘Yedi yıldır seçim yapmamış bir partinin seçimlere girmesi mümkün değildir’ yazarsa ne yapacağız? Böyle bir ihtimali var mı yok mu? Yüzde 1’se bile çok değil mi? Bence yüzde 1 değil, belki de yüzde 51’dir bu. Baktılar, gerçi bu arkadaşların elinde kalırsa partinin bir seçim kazanma iddiası olmayacağını biliyoruz. O iddiayı bırak, sandığa nasıl getireceğiz vatandaşı? Mümkünü yok. Ama tut ki Cumhuriyet Halk Partisi seçimlere girmesini tehlikeli buldu AK Parti kendisi açısından. Ve bugün yaptığının bir benzerini yaptı ve ‘Seçime giremezsiniz’ dedi. Buradaki AK Parti’nin yargı darbesinden kurtardık ve geri aldık. Normal kendi kurultayımızı da yaptık. Diyelim ki Kasım’da bir daha yaptık, olağanüstü bir kurultay yaptık ve partiyi aldık. Tam seçime gireceğiz, tabii ki biz böyle bir şey yaptığımızda yüzde 38’den devam ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi kendi oyuyla 38-40-42, kurduğu ittifaklarla, çıkardığı adayla, iktidara tehlike teşekkül ediyor. Bakın orada kurultay yapmamız bizi kurtarmayacak. Diyecekler ki ‘2020-2026 arası iki kurultayı üst üste yapmadığı için seçime giremez’ dedi mi, ne yapacağız? Yani bunlar sırf kendi ellerinde kalacak, ‘AK Parti bize bunu yapmaz’ diye düşünüyorlar. Biz aldık partiyi geriye ve yaptırmadığınız bu kurultaylar için. O yüzden 25 Temmuz’dan önce bir kurultay yapılması kaçınılmazdır, doğru olandır. Ama bunu yapmamak kötü niyettir, yapmamak partiye ihanettir. Ve ayrıca bu partiye gönül vermiş, umut bağlamış bu kadar insanın umutlarını boşa düşürmektir, bu insanları boşu boşuna tedirgin etmektir. Yarın öbür gün partimizle seçime giremediğimizdeki sorumluluğu tamamen üstlenmektir ve bunların hepsini bir hiç uğruna yapıyorlar. Bir hiç uğruna yapıyorlar. Olacak iş değil.”</p>

<p>“FAİK BEY’LE TEKİRDAĞ’DA SOKAKTA BİR YÜRÜYELİM BAKALIM”<br />
(Faik Öztrak’ın ifadeleri) “Faik Bey, dayanamaz, katlanamaz, onu şöyle bir özelliği var. O ‘Meclis kurulmadan biz buradaydık, biz burada duruyorduk. Üstümüze Meclis kuruldu’ diyor. ‘Ben dededen, babadan buralara kadar geldim’ diyor. Ondan sonra ‘Özgür Özel kim? Bir bahçıvanın torunu. Emekli öğretmen çocuğundan genel müdür mü olur?’ diyor. O Faik Bey’in o kibiri var ya, böyle yukarıdan bakışı. Milletin bana evlat gibi bakması o kibirli bakışın telafisidir. O Faik Bey’e sorarsanız kimse hiçbir şeyi hak etmez kendinden gayrı. Faik Bey o bizi küçük gören, her zaman böyle önce o küçük nefesi salan ondan sonra da hak ettiğimiz kadar değerimizi biçerek bize bir şeyler söyleyen Faik Bey hep o böyle, anlatıp anlatıp anlatıp anlatıp anlatıp anlatıp da ikna edemediklerini sadece samimiyetle birinci parti yaptık ya. Bugün Faik Bey gelsin benimle birlikte de Tekirdağ’da bir sokakta yürüyelim bakalım. Faik Bey’le Tekirdağ’da sokakta yan yana bir yürüyelim bakalım.”</p>

<p>“ÖFKE SÖNÜMLENDİRİLİRSE ÜMİDİ KESMEYE YOL AÇAR”<br />
(Azalacak bir öfke mi bu?) “Sahadaki duygu öfke. Bizim işimiz, sahanın duygusunu anlamak. Ben sahada bu sefer İzmir’de ilk görmüştüm ve arkadaşlara dedim ki ‘Ben bu kadar büyük bir öfkeyi böyle bir otobüsün üstünden hiç deneyimlememiştim.’ Büyük bir öfke, büyük bir hayal kırıklığı var. Ve meydanlara şunu söylüyorum, ‘Öfke sözleri söylemeyin, bu öfkenizi mücadele azmine çevirmemiz ve bir enerjiye dönüştürmemiz lazım. Bizim buradan partimizi güçlü çıkarmamız lazım’ diye söylüyorum. Bu öfke böyle dedikleri gibi mesele sürece yayılıp sönümlendirilirse, bir duygusal kopuşa, bir apatiye, yani dönüp de artık siyasetle ilgili bir beklentisi kalmamasına ve Cumhuriyet Halk Partisi'nden bütün ümidi kesmeye yol açar, en tehlikesi budur. En tehlikelisi budur. 28 Mayıs sonrası gibi. Ben bu arkadaşlara kurultay zamanında defalarca söyledim. ‘Bakın sokağı okuyamıyorsunuz. Sokakta bir öfke var ve bir duygusal kopuş var. Geçmez.’ ‘Yerel seçimden sonra yapacak Kemal Bey kurultayı’ dedim. Dedik ‘Olmaz, yerel seçimden sonra öyle bir kurultay yapamazsınız. Eğer böyle bir şey yapmaya kalkarsanız bu seçmen sandığa gitmez, bizi cezalandırır. Siz bu yüzde 14’le mi gideceksiniz? Büyük bir felaket geliyor’ dedik. O zaman da böyleydiler. Sonra 4-5 Kasım kurultayını millet özeleştiri saydı da biz de doğru işleri yaptık da seçim buraya geldi. Şimdi tekrar bu fırsat bu fırsat gelmişler yine aynı yanlışların içinde yer alıyorlar. Ben size şunu söyleyeyim. Burada net olarak söylüyorum. Kemal Bey’le Özgür Bey meselesi değildir. Mesele, Tayyip Bey’in rejimi ile Türkiye’nin demokrasi meselesi. Tayyip Bey’i yeniden seçtirmek için oluşturulan bir yol haritasını, patikasını yürüyenlerle; ‘Biz bu oyunu bozacağız’ diyenlerin mücadelesi var.”</p>

<p>“İKTİDAR EZBERİ İLE KONUŞUYORLAR”<br />
“Biz bugüne kadar 250’nin üstünde miting yaptık. Saraçhane’deki ilk yedi geceyi bir kenara koyuyorum. Maltepe’den başlayarak her hafta sonu bir ilde, her çarşamba akşamı bir ilçede 110 miting yaptık. 40 tane tematik miting yaptık, yani 22’si tematik 18’i halk buluşması, 40 tane tematik miting yaptık. Ve seçim mitingleri yaptık. Her mitingin ana konusu; emekliler, emekçiler, gençler, esnafın sorunları, gittiğimiz ildeki çiftçilerin ya da hayvancılıkla uğraşanların sorunları. Bakın Saraçhane’de yüzde 100 tepkisel mitinglerdi. Maltepe’de yüzde 30 ekonomi, yüzde 70 tepki konuştuk. Ama sonra o yüzde 30 tepkisel miting, yüzde 70 ekonomi konuştuğumuz mitinge döndü. Bugün emeklilerde yüzde 55-56’lık bir oranla Cumhuriyet Halk Partisi konuşuluyorsa, emekliyi konuştuğu içindir. Burada bizi yapılmaya çalışılan, Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde kavga ettirmek, mümkünse bölmek ve iktidarda yürüyen bir partiden kendi içinde iktidar kavgasında olan bir partiye dönüştürmektir. Ve meselenin özü 20 bin liralık emekli maaşını, 28 bin liralık asgari ücreti, çiftçi yaşını 57’ye çıkmış olmasını, çiftçinin yıllık ortalama kazancının 19 bin lira olmasını ve bir yanda herkese kaynak bulunurken işte küçük esnafa, KOBİ’ye kaynak bulunamaması… Bunların meselesi bizim Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin bu kalkınma perspektifiyle ortaya koyduğu, şehir şehir özellikle işte Denizli’den başlayarak Gaziantep’ten başlayarak, Bursa’dan başlayarak yepyeni bir kalkınma modelini anlatmamıza mani olmak. AK Parti’nin planı bu. AK Parti’nin sorunu şu: Özgür Özel’le AK Parti’nin iktidarını bir dönem daha devam ettirmesinin pazarlığını yapamamak. Yoksa biz ülkenin yararına her konuda her şeyi yaparız. Bana dün mü, evvelki gün mü geçen gün birisi çıkmış, ‘Efendim CHP dış politika konuşmalı.’ Ya ne diyorsunuz siz arkadaş? Cumhuriyet Halk Partisi 13 yıl boyunca yurt dışında üç kere gidilmiş. Sosyal Enternasyonal’e Genel Başkan’ı gitmemiş, orada görev yapmamış. Ben Sosyalist Enternasyonal’de Başkan Yardımcısı olmuşum. Bütün dünyadaki kardeş partilerimizle sağlıklı ilişkiler kurulmuş. Bir yandan da işte bugün PM toplantısına katılan bir arkadaşa dahi dış politikada görev teklif etmişiz ki ‘Bu parti bir yerlere gelsin. Doğru işler yapsın’ diye. Namık Tan’ıyla, İlhan Uzgel’iyle ama Türkiye dış politikasına çok doğru yerlerden bakan, çok önemli heyetlerle inanılmaz çalışmalar yapılmış. Edirne’den dışarıya gidilmemiş bir anlayış Cumhuriyet Halk Partisi'nin dış politikasını, osunu - busunu, filan… Ne? İktidar ağzı; milli savunma. Bugüne kadar milli savunma politikalarında Yankı Bağcıoğlu gibi herkesin, milli gemi projesinin, milli fırkateyn, milli muhrip gemisi, bunların içindeki, başındaki insanların partiye kattıklarını hiç görmeyenler ve geçmişte bunları ağzına almayanlar ya da işte Türkiye’nin savunma sanayii konusunda 1973’lerden TUSAŞ’ımızdan, bizim dönemimizden beri gelen ve üstüne konan her şeyin kıymetli olduğu bir meseleyi kıymetlendirmeyip, onlarla kavgalı olup, savunma sanayiindeki başarılara duyarlı gençlerin, seçmenin tepkisini üstüne çekmeyi başarmış olanlar bu süreçteki doğru ve hakkaniyetli pozisyonumuzu görmeyip, iktidar ezberi ile konuşmaya devam ediyorlar. Akıl alır gibi değil yani.”</p>

<p>“BARRACK’IN SÖZLERİYLE UYUMLANMAYI ÜZÜLEREK DİNLEDİM”<br />
(Kılıçdaroğlu’nun son konuşmasındaki neo-Osmanlıcı tonun ABD Büyükelçisi, Erdoğan ve Bahçeli ile çok örtüştüğü konuşuluyor. Daha önce tam aksine açıklamaları vardı. Bu tesadüf mü? Bu söylemler üzerinden operasyonlar CHP’yi bölmeyi mi, Cumhur ittifakına eklemlemeyi mi amaçlıyor?) “Benim gördüğüm şöyle bir şey var. İktidarın diliyle uyumlanıp iktidarın yargısının verdiği desteğin sürmesi. Yarın öbür gün işte iktidarın orada çizilen… Bir kere biz ‘Yurtta barış, cihanda barış’ demiş, komşusunun bir karış toprağında gözü olmayan ama toprağımıza göz koyanın da gözünü oyacak kadar kararlı olan bir Gazi Mustafa Kemal Atatürk anlayışındayız. Misak-ı Milli sınırlarımız var bizim. Biz Rusya ile soğuk savaş sırasında komşu olmuş, Batı İttifakı’nın parçası olmuş ve doğru bir denge politikasıyla Türkiye’yi doğru yerde tutmuş, İkinci Dünya Savaşı’nın dışında tutmuş, soğuk savaş döneminde doğru pozisyonlanmayla sürdürebilmiş, NATO’nun en güçlü ikinci ülkesi, Suriye’nin, İran’ın, Ermenistan’ın aynı anda sınır komşusu olan bir ülkeyiz. Bu ülkenin dış politikasının maceracı olmaması gerektiğini, barışçıl olması gerektiğini, dünyadaki denklemleri doğuran analiz etmesi ama başkasının planının parçası olmaması gerektiğini biliyoruz. O Trump’ın düzdüğü methiyeler ya da Trump’a düzülen methiyeler, Barrack’ın ‘Erdoğan’da olmayanı biz ona vereceğiz. Bizim Trump akıllı adam. Meşruiyet vereceğiz. Türkiye’de meşruiyeti yok. Amerika’da meşruiyet vereceğiz ama her şeyi alacağız’ yaklaşımı. Sonrasında da işte neo-Osmanlıcılık. Onun dediği ‘Merhametli monarşi, burada demokrasi çok…’ Bu cümlelerle uyumlanmayı gerçekten çok üzülerek dinledim. Ama şöyle yorumlamak isterim yine de. Şu anda bize karşı AK Parti yargı kollarının husumeti, saldırısı ki onlar için de bir tehdit olduğumuzu bildikleri için de en acımasız, en haksız şekilde ve en hukuksuz şekilde üstümüze geliyorlar, saldırıyorlar, saldırmaya devam edeceklerine bir şüphem yok. Onları hem cesaretimizle, hem de böyle boyun eğmeyen tutumumuzla kahretmeye de devam edeceğiz. Ama şu kadarını söyleyeyim. Oralardan medet uman ve o dile uyumlanan parti içindeki bu mücadeleyle ilgili iktidar desteğini sağlamaya çalışan bir teşebbüs olarak görmeyi, diğer tarif ettiğiniz gibi görmeye tercih ederim. Varsın olan yine bana olsun ama Cumhuriyet’in kurucu partisi için onu duymamış olalım yani. Daha ne diyeyim bunun üzerine?”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“AK PARTİ İŞİN TAM GÖBEĞİNDE, POZİSYON TUTMAK TENEZZÜL MESELESİ”<br />
(Siz AK Parti’yi de suçluyorsunuz bu süreçte?) “Suçlar mıyım ya? Şöyle suçluyorum; AK Parti bu işin tam göbeğinde. (“Biz yokuz” diyorlar. Ömer Çelik söyledi, Erdoğan söyledi…) Mesela çeşitli siyasi partilerde, mesela MHP’de paldır küldür il başkanlıkları, teşkilatlar kapatılıyor. Ben ‘Biz burada yokuz’ diyor muyum? Veya bir başka partide kavga olduğunda, herhangi bir partide ‘Biz varız, yokuz…’ Bu açıklama ihtiyacı nereden doğmuş? Bal gibi içindeler, göbeğindeler. ‘Bütün AK Parti aynı düşünüyor’ demiyorum. Ama tam ortasındalar. Akın Gürlek Erdoğan’dan aldığı talimatla ya da yapacaklarına Erdoğan’a ‘Peki’ dedirterek yaptıklarından bir sonucudur bu. CHP’de ne yaşanıyorsa AK Parti yargı kolları ve Erdoğan’ın rızası, talimatı ya da onayı ile yapılmaktadır. Tam göbeğindeler. Millet de bunu gördüğü için, bunun Cumhuriyet Halk Partisi‘ne yapılan bir siyasi operasyon olduğunu gördüğü için dün grup toplantısında 23 dakika ‘Biz bu işin içinde yokuz’ diye anlatıyor. Ömer Çelik çıkıyor… Normal şartlarda siz bu işin içinde yoksunuz da bütün Türkiye’deki kamu hukukçuları ya ‘Bu yırtık’ diyor, ‘Hızla dikmezsek kamu düzeni diye bir şey kalmayacak. Böyle bir davada istinaf aşamasında tedbir mi olur? Sonuç doğuran tedbir kararı mı olur arkadaşlar?’ diyorlar. Bizimkiler de o kararın üstünde oturmuş, burada parti yöneticiliği oynuyorlar. Delegenin vermediği yetkiyi, delegenin gidip de ‘Siz değil de bunlar yönetecek’ dediği, verdiği kararı hiçe sayıp, Akın Gürlek’in verdirttiği kararla partide sözcü, Genel Başkan Yardımcısı, hani imkan bulsalar Grup Başkanvekili bilmem ne falan olmaya kalkıp, bunu içine sindirebilecek bir noktada duruyorlar. Tayyip Erdoğan bu işin tam göbeğindedir. Mesele Tayyip Erdoğan ile millet arasındadır. Partide bu AK Parti yargı kollarının açtığı imkanla şu anda pozisyon tutmuş arkadaşlar da bunların verdiği bu alandan yararlanarak ‘Acaba biz kalabilir miyiz, partide kalıcı olabilir miyiz?’in hesabını yapmaktadırlar. Tenezzül meselesidir.”</p>

<p>“BU PARTİ ÖYLE KOLAY KOLAY BIRAKILACAK BİR PARTİ DEĞİL”<br />
(Yeni parti veya mevcut bir başka parti olabilir. ‘Belli ki kurultay yapılmayacak’ diye çok mesaj var. Bu konuda B, C planı gibi, daha hızlı davranmak gerektiği düşüncesine katılır mısınız?) “Katılmam. Şöyle ki bahsedilen böyle Tayyip Bey’in bir apartmanın en üst katında, rezidansın tepesinde, avukat bürosunda kurduğu bir partiden bahsetmiyoruz. Bizim bahsettiğimiz parti, birinci kongresi Sivas Kongresi kabul edilen parti. Atatürk tarafından. Bu parti öyle kolay kolay terk edilecek, bırakılacak bir parti değil. Şu anda bize karşı yapılanlar… Yani Türkiye’de bir seçim sistemi var. Bütün dünyadaki gibi itiraz ve kesinleşme üzerine kurulu. Şu anda bundan üç yıl önce yapılmış kurultayı yok sayıp, altı yıl öncesine ışınlayan ve zamanı geldiği için geçen yıl mahallelerden başlayarak teker teker ilçe, il kongreleri yapılıp oluşmuş yeni bir kurultayı da kendince yok saymaya çalışan bir istinaf kararı var. Ama bu kararın ne hukukçuların nezdinde, ne ahlaken, ne vicdanen asla ve asla bir meşruiyeti yok. Sadece ve sadece olmayacak bir iş yapıp kendisine verilen talimatla tedbir kararı da alarak işi böyle bir çözümsüz noktaya getiriyorlar. Buradaki arkadaşlar da buradan buldukları yüzle ‘Kurultay yapmayacağız’ diyerek bizi partiyi bırakıp gitmeye, ömürleri boyunca asla ve asla… Yani düşünsenize, biz geçen sene 2 milyon üyenin davetli olduğu, mahallelerden başlayarak bütün kongreleri hem de hakim denetiminde yapmışız. Çıkıp da ilçede aday olmamışlar, ilde aday olmamışlar, kurultayda Genel Başkan adayı çıkartmamışlar. Aday olduklarında anahtarlar listelerimizi bir kişiyle bile delememiş bu arkadaşlar. Şimdi AK Parti yargısının onlara sağladığı alanda kalıp, bizi biraz önce söylediğiniz gibi… Milletvekilini YDK’ya MYK gönderemez, Parti Meclisi gönderiri. ‘Yok, düz üye muamelesi yapıp gönderelim’ diyorlar. ‘Gitsin, mahkemeden karar alıp gelsin.’ Bunu yapmaya çalıştıkları noktada işte zaman kazanacaklar, bizi yıldıracaklar, biz başka partiye gideceğiz ve bu parti onlara kalacak. Ya siz bu partide vaktiyle yenilmişsiniz. Sonra da hiçbir iddia koymamışsınız. Partinin hiçbir yerinde yoksunuz. Partinin size verdiği görevlerde yoksunuz. Yani parti ne yaptıysa… Ya ‘1 Nisancı’ydı sizin adınız. ‘Seçimde CHP büyük bir mağlubiyet alacak. 1 Nisan’da biz geleceğiz’ diyorlardı. 1 Nisan sabahı büyük bir zafere uyandı Türkiye. Bundan sevinmek yerine erindiler ve kumpasçılarla birlikte çalıştılar. Yahu içlerinde İzmir’den ben kişinin adını biliyorum. Gidip alıyor, getiriyor, burada mahkemeye dinlettiriyor. Diyorum, ‘Yapmayın arkadaş.’ Ya şu kişiyi ismini vererek, ‘Sen getirmişsin.’ Ne yeminler ediyor, kendine ne hakaretler ediyor, ‘Ben böyle bir şey yapar mıyım?’ diye. Şimdi o kişiyle birlikte İzmir’de o milletvekili siyaset yapmaya devam ediyor, ‘Biz başardık’ diyor. ‘Ben yaptım’ diyor, ‘Bundan sonra da İzmir’in listelerini ben yapacağım filan…’ Böyle bir vasıfsızlık, bir seviyesizlik, bir mukadder olmadığı halde kendine AK Parti’nin açtığı yolu kader gören bir anlayış. Olacak iş değil yani.</p>

<p>PARTİYİ BIRAKACAKLAR MI?<br />
O yüzden biz onların planı doğrultusunda güya bu partiyi bırakacağız. Bakın, bırakmayacağımızı gördükleri için dokuz arkadaşımızı partiden atmaya çalışıyorlar usulsüz şekilde. Sonra da yargının önüne atmaya çalışıyorlar. Böyle akıl almaz bir durumla karşı karşıyayız. Sonunda onlar başarırsa parti kaybedecek ama esas Türkiye kaybedecek. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bu seferki seçim planı; yönetime elden bırakmamak için kendisini yenecek partiyi adaysız bırakmak, kurumsuz bırakmak, lidersiz bırakma stratejisi. Adaysız bırakma; 19 Mart‘ta ilk adımını attılar, Ekrem Başkan üzerinden. Partiye şimdi butlan atadılar. Genel Başkanı’nı hedef alıyorlar, lidersiz bırakacaklar. Ki bu lider kendini partiye aday olarak dayatan değil, ‘En doğru adayı seçeceğim’ diyen lider. Benim AK Parti’de yarattığım en büyük rahatsızlık bu. Onlar biliyorlar ki Özgür Özel partinin başındaysa kim kazanacaksa onun adaylaşmasına çalışır. Çünkü Özgür Özel’in kendi ile ilgili hırsı ve hevesi yok. Benim bütün hırsım ve hevesim, partiyi iktidar yapan Genel Başkan olma onuruna ulaşmak ve ondan sonra hiçbir beklentim yok. Yeter, daha fazla nesini isteyeceksin?”</p>

<p>“CUMHURBAŞKANLIĞININ TAPUSUNU VERSELER AL-VER’E GİRMEM”<br />
(‘Özgür Özel’i veya Mansur Yavaş’ı aday gösterebiliriz, de’ dediler Kemal Bey’e yakın isme.) Mansur Bey ilk günden samimi, dürüst ve değerli bir tutum aldı. Dedi ki ‘Ya bu butlan olmaz.’ Aslında Mansur Bey bunu geçmişte de söyledi. Çok haberleşince çok üstüne gitmemişti. Dedi ki ‘Ben böyle butlanla, mutlanla olursa siyaseti bile bırakırım.’ Hep söylüyor, söylemeye de devam ediyor. Mansur Bey diyor ki ‘Cumhuriyet Halk Partisi bölünmemelidir.’ Bakın bu da çok kıymetli bir yaklaşım. ‘Cumhuriyet Halk Partisi birbirine düşmemelidir. Cumhuriyet Halk Partisi sorununu çözmelidir.’ Bunun için de samimi gayret gösteriyor. Ama Mansur Bey’e mesela işte diyorlar ki ‘Mansur Bey gelsin bizim tarafımızda olsun, biz onu aday yapalım.’ Mansur Bey böyle bir adaylaşmanın hak ettiği gibi bir adaylaşma olmadığını ve toplumun beklediği bir tarz adaylaşma olmadığını bildiği için, buna karşı durduğu için şimdi bunlar ‘Mansur Bey’i de yaparız, Özgür Bey’i de yaparız.’ Bakın ben açık söyleyeyim. Bana değil adaylık, Cumhurbaşkanlığı’nın tapusunu verseler ben böyle bir ilkesizlik üzerinden, kendimle ilgili bir al-ver’e girmem. Beni kendileriyle karıştırıyorlar. Ben zaten bunu yapacak olsaydım bana yıllarca konforlu bir muhalefet liderliği koltuğu teklif ettiler. Ya da onlar gibi gider AK Parti ile anlaşır, koalisyon ortağı olur, bakanlıklar alır, bilmem ne falan yapabilirdik. Ama kardeşim biz bunu yaparsak bize umut bağlayan bu kadar insanın, yollarda bizi bekleyen 80 yaşında teyzesinden görünce heyecandan selfie’sini çektiremeyen, eli titreyen 15 yaşında gencine kadar bu kadar insanın umutlarını ben nasıl perişan ederim ya.”</p>

<p>“BİR CHP’Lİ NASIL SÖYLER BUNLARI?”<br />
(19 Mart’tan sonra Kemal Bey’in Ekrem Bey’e gidip ‘Özgür Özer’i aramızdan çıkaralım, birlikte hareket edelim’ dediği yalanlandı mı?) “Tabii doğrudan Kemal Bey değil ama onun adına gidip gelen bir çok kişi ilk önce bana geldiler. Defalarca, hatta yani ‘Yapmadık’ desinler isimle, cisimle de söyleyelim. Çok da böyle şey yapmak da istemiyorum artık, yani gerçekten o günlerde bir partilim olarak değer verdiğim kişiler karşıma gelmiş. Bugünlerde yaptıklarını görüyorum da. Bana gelip dediler ki ‘Kemal Bey’i destekleyen 500’ün üzerinde delege var. 1 Nisan’dan sonra bir kurultay yapalım. Ekrem Bey’in ekibini tasfiye edelim, biz birlikte iktidar olalım. Sen de güçlü otur.’ ‘Ben’ dedim, ‘Güçlü oturuyorum.’ ‘Yok, Ekrem’in gölgesi…’ ‘Benim üzerime hiçbir şeyin gölgesi düşmez. Çünkü benim bu ülkede seçim kazanacak adayı göstermek dışında bir stratejim yok kardeşim’ dedim. ‘1 Nisan’dan sonra.’ ‘1 Nisan’dan sonra zafer var’ dedim. ‘Hayır, her yer gidiyor. Falan, filan.’ Ne beklentiler… Aynı tekliflerin Ekrem Başkan’a da ‘Gel bir olalım, Özgür‘den kurtulalım’ diye gittiğini… Kendilerine yer arıyor bunlar. Bunların ilkesi milkesi olsa… Kendine yer arıyor bunlar. Ben şimdi ‘Kemal Bey’in kendi şahsından böyle bir şey duydum’ diyemem. Ama ‘Kemal Bey adına geliyoruz’ diye, şimdi de yanında olanlar, önce bana gelip ‘Biz birlikte olalım, Ekrem‘i atalım…’ Sonra Ekrem Bey’e gidip ‘Gel beraber olalım, Özgür’ü atalım.’ Peki burada ilke nerede? Ekrem kirliyse Ekrem’le ne işin var? Özgür kirliyse Özgür’le ne işin var? Ama sen kendine bir yer arıyorsun iki tarafa da aynı teklif yaparak. Bizi birbirimize düşürmek için neler yaptılar. Şu anda dimdik içeride duran belediye başkanlarımıza gidip de şunları söylediler yahu; ‘Kurultay ile ilgili bir ifade ver. Mutlak butlan gelsin, biz seni içeriden çıkaracağız.’ Yahu bir CHP’li nasıl söyler böyle bir şeyi? Kimsenin inkar etmeyeceği, şahitlerinin de hayatta olduğu ve kendilerinin de açıkça bu işin içinde olduğu, sürükledikleri… Bize hapisteki belediye başkanı söylüyor; ‘Önce şu avukat geldi, sonra şu milletvekili geldi. O milletvekili bunu söyledi. Kovdum. Şunu söyledim, bunu söyledim.’ Yani ben bu utanç şeyleri hep duydum duydum, hep sustum.”</p>

<p>“BİZ ATATÜRK’ÜN EMANETİNİ TGRT’CİLERE BIRAKMADIK”<br />
(Hatta o isimlerden bazıları genel merkeze yapılan müdahaleden sonra o binada fotoğraf verdiler.) Belediye başkanımıza gidip bunu söyleyen milletvekilleri de var, ayrıca şunu söyleyelim. Yani gidip de insanlara ‘Bana şu kadar para vereceksin, bir de şu iftirayı atacaksın şu kişiye. Karşılığında serbest kalacaksın’ diyen avukatı ben deşifre ettim. O avukat yurtdışına kaçarken Serik’te yakalandı. Ev hapsine konuldu. Ev hapsinden de salmışlar. O şimdi bizim binada fotoğraf çektiriyor, ‘Burada arınma başlamış’ diye. Tek tek gezip ‘İftira at ve para ver, kurtul’ diyen, yani İBB Borsası’nın işlevsel avukatları bunlar. Bunlar orada. Ferdi yoğun bakımda olduğu sırada dalga geçen çarpılmış adam resmiyle Yeni Akit‘teki karikatürü çizenler çikolata dağıtıyorlar partide. Bunları hakikaten ya böyle gördükçe insan çok çok üzülüyor. Bu partinin pırıl pırıl evlatlarına öldükten sonra iftira attırıp, onun üzerinden medet ummaya çalışanlarla kolkola girilmesine deliriyorum ben. İnsan üzülüyor. Bu yüzden de şunu söyleyeyim. Biz Atatürk’ün emanetini böyle TGRT’cilere bırakamayız. Yani TGRT’nin diliyle konuşanlara, TGRT’den Basın Danışmanı getirenlere, TGRT’nin iftiralarını meşrulaştıranlara… Şöyle bir şey olabilir mi ya? Tarihin en büyük iftirası ile karşı karşıya insanlar ve şimdide yatırıyorlar Silivri’de, orada, burada. Buna karşı ben gittim Ekrem Başkan’ın gözünün içine baktım, arkadaşlarımın gözünün içine baktım ve onların masumiyetlerine sonuna kadar inandım. Kolay da bir iş yapmadık. Dediler ki ‘Yaz gelir tükenir, kış gelir tükenir.’ Doluda, yazda, bayılanla... Her hafta iki miting yaparak bu tepkiyi diri tutarak ve ‘Göreceksiniz iddianamede bunlar çıkmayacak’ diyerek bütün TGRT yalanlarını çökerttik. Hep birlikte konuştuk bunları. Bin 200 cep telefonundan parkenin altındaki paralara, jammer çantalarında taşınanlara… Hepsi yalan çıktı, hiçbiri iddianamede yok. İddianameye giren iddialar; ‘Baz verdim’, ‘Bir gün önce para çekmiş, sana mı verdiler?...’ Tek tek çürüyor. Tek tek itirafçılar diyorlar ki ‘Bana savcı böyle şey yaptırdı. Özür dilerim, hakkını helal et.’ Yani en zor gün, en zor gün, ‘Neler çıkacak, neler. Hepsinin videoları var. Gördük’ dedikleri gün arkadaşlarımızı kimseye bırakmamışız ve sonunda haklı çıkmışız. Şimdi bu bomboş iddianameler, bu itirafçılar ortaya çıkarken, birileri çıkıyor ve bu arkadaşlarımıza ‘Hırsız’ diyor, onların üstünde tepinip, beton dökmeye çalışıyor. Kardeşim ben bu tarihin en büyük saldırısından partimi yüzde 36 oy ile ayakta tutup buraya getirmişim. Şimdi partinin yönetimine AK Parti yargı kolları tarafından atanmış arkadaşlar. Bu partiye ‘Pis’ diyorlar, arkadaşlara ‘Hırsız’ diyorlar, bilmem ne diyorlar, ‘Arınacağız’ diyorlar. Bu kadar büyük kötülük olur mu ya? Yani bunu mu yapmaya geldiniz? Bu parti AK Parti‘ye bir şey söylediğinde AK Partili inanmaz. Ama CHP’ye CHP’li söylediğinde… Yani öyle bir şey ki bu yapılan, dün yapılanlar ve bir süredir söylenenler gerçekten hani bunu bir siyasi partide bir ikbal için yapıyorsanız, parti CHP olmasa ve bıraktığım bu ülkedeki gençlerin umudu olmasa ‘Alın, lanet olsun, sizin olsun’ diyesi geliyor insanın. Ama bırakamayız, biz bırakırsak başka bir yapı yok. Bu arkadaşların bu zihniyeti mi AK Parti’yi yenecek? Kendi evlatlarına, kendi kardeşlerine AK Parti iftiralarını atan… TGRT, ben 14 ayda TGRT‘yi çürütmüşüm. Çivi sökememiş benden. TGRT’ye teslim olanlar mı AK Parti’yi yenecekler? A Haber’le canlı yayın bağlantıları yapanlar, onları övenler mi yenecek? Biz bunu bıraktığımızda birisi alıp AK Parti ile mücadele edecek olsa, yenecek olsa… O yüzden çok, çok tarihi bir noktadayız ve milletin bu sahiplenmesi çok kıymetli. Bu oyunu bir şekilde bozmak durumundayız.”</p>

<p>“TEMEL MOTİVASYONUMUZ PARTİMİZİ GERİ ALMAK”<br />
(Yeni parti için fazla zaman kaybedilmemesi gerektiğini söyleyenler var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?) “Şimdi ben şunu söyleyeyim. Temel motivasyonumuz zaten partiden ayrılmak değil. Bir kere bunu söylemem lazım. İkincisi, ben zaman zaman kendimle biraz övünüyorsam, seçmenin duygusunu ve sokağın sesini doğru dinleyen, seçmenin duygusunu doğru okuyan bir siyasetçi olarak kendimi övmeme bir şans verirseniz bunu derim yani. Çünkü bugüne kadar bir çok kez benzer şeyler oldu, ben yıllarca grup başkanvekili olarak girdiğim MYK’larda, Parti Meclislerinde, ağırlıkla MYK’da yaptığım tespitlerin zaman içinde hep beni haklı çıkardığını ve demin bir büyüğümüzün adını andık. Onun da tarih boyunca savunduğu her şeyin yanlış olduğunu gördük. O bizi çok küçümseyen büyüğümüzün. Hep tarihin yanlış tarafında dururlar. Hep yani anlatsam, anlatsam, anlatsam… Dokunulmazlık meseleleri falan filan. Neler neler neler. Ben 15 Temmuz akşamı takındığımız tutum mesela, ‘15 Temmuz’da bizim ne işimiz vardı Meclis’te?’ diyen arkadaşların. Düşünün yani 15 Temmuz’da Meclis’e gitmeyip, sinmiş bir CHP. Ben orada inisiyatif alıp gitmişim, konuşmuşum. Tarihin doğru tarafında yer almak, sokağın sesini duymak, seçmenin duygusunu doğru okumak. O konuda bana güvensinler. Yani ben insanların umudunu kıracak bir yanlışın içinde olmam veya onların umut ettiği bir şeyi yapmam gerektiğinde ondan geri durmam. Ama bu mesele hem bu konuda en son, en son ve en adam partiden atıyor şimdi yani bu dokuz arkadaşı ne yapacağız? İnşallah mahkemeyle dönecekler. Tedbir taleplerine başvuracağız, önce YDK’ya başvuracağız, bilmem ne. Bir şekilde döndürmeye çalışacağız. Atıyor dışarı, hepimiz attı dışarı. Ama biz mücadelemizi partimizde kalmak için verelim, çünkü bu partiyi zor günde arkadaşlarını sırtından vuranlar, arkadaşlarını terk edenler, TGRT söylemiyle partisine leke sürenler değil; iyi günde - kötü günde partisini sahiplenenler bu partinin gerçek evlatları ve sahipleri. Ama böyle çaresiz kaldığımız noktada yapmamız gerekeni yaparız ama temel motivasyonumuz bir parti kurmak falan değil bizim. Temel motivasyonumuz partimizi geri almak. Partimizi geri almak, ülkemizi geri almak. Öyle bakıyorum.”</p>

<p>“DOKUZ ARKADAŞI AK PARTİ’NİN KUCAĞINA ATIYORLAR”<br />
(Kıyamet senaryosunu tam olarak nasıl tarif ediyorsunuz?) “Kıyamet senaryosu şöyle bir şey var. Nasıl söyleyeyim size. Şimdi bu arkadaşlar partiyi almış, bugün dedikleri gibi tarih veremiyoruz, daha mahkeme bitmedi. Mahkeme uzamış uzamış uzamış, bitmiyor bitmiyor bitmiyor. Bunlar yapmıyor, baskın seçim gelmiş. Bu arkadaşların toplumda bir karşılığı yok. İşte gördüğünüz gibi yüzde 1,5 - 2 - 2,5 diyen var. Sokağa çıkmıyorlar. Çıksalar… Falan falan. Orada bir yandan da bir baskın seçim geliyor. Ne yapacağız? Doğru adayı çıkarıp koyacağız, listeleri de verecek bir partiyle listemizi vereceğiz. Bir partiye mi katılacağız, kuracağız mı bilmem ne. Ama bu kıyamet senaryosu. Arkadaşlar bu kıyametin bir an önce kopması için cehennemin kapılarını açıyorlar, o cehennemin ateşi bizi yaksın biz kaçalım diye. Dün yapılan budur yani. Yoksa bu partinin milletvekillerinden, bu partinin evlatlarından dokuz tanesinin ki geri kalan 98 tanesi de onlardan farklı değil. Ama dokuzunu seçip de AK Parti’nin kucağına doğru bunları atmak ve geri kalanına gözdağı vermek nedir ya? Belediye başkanlarını arayıp ‘Özgür Özel’i destekleyenleri koruyamayız, geriye kalanına AK Parti dokunmayacak, garantisini aldık’ gibisinden böyle tuhaf tehdit ve umut cümlelerini aynı anda kurmak nedir ya? (Böyle telefonlar mı açılıyor?) Aynı cümlenin içinde tehdit ve umut veren cümleler. Bu insanlar tertemiz insanlar. Her gün sabah altıda ‘Başıma bir şey gelecek mi?’ diyor. Bunlara ‘Ya AK Parti’ye katıl ya hapse atıl’ diyen arkadaşlara böyle olmadık aynı anda içinde iki duyguyu birden barındıran bazı cümleleri kurmak nedir yani? Olmaz, olmaz yani. Bu siyaset değil.”</p>

<p>“BU MESELE REJİMLE MİLLET ARASINDA”<br />
(Bir orta yol bulmak için görüşmeler sürüyor mu?) “Ya şimdi arkadaş geliyor, diyor ki, ‘Müsaaden varsa ben bir Kemal Bey’e gideceğim konuşacağım. Ne diyeyim?’ Ben de diyorum ki ‘Kurultay yapsın. Kurultay yapacak olduktan sonra ben bana yapılan her şeyi sineye çekerim. Ama bu partiyi seçimsiz yönetmeye kalkmasınlar. Partiyi bölmeye çalışmasınlar’ falan. Bu noktada hem Vahap Bey, Zeydan Bey, hem Mansur Başkan çok iyi niyetli çabalar sarf ettiler. Geçen yıl da butlanı kabul etmemesi için gittiklerinde sarf etmişlerdi. O zamanda da kabul edeceği söylendiğinde şey olmuştu. Onun dışında üç arkadaşımız geldi gitti. Bugün bir-iki köşe arasında birazcık da eksik yazmışlar. Bir tanesi o pazartesi günü grup olacak. Biliyorsunuz ‘Ferdi’nin ölüm yıl dönümüne gideceğim’ dedim diye ‘O zaman grubu biz yapacağız burada’ dediler. ‘Yapmayın etmeyin’ dedik. Şimdi mesele şey değil ki, meşruiyet değil hakimiyet aradığı için arkadaşlar… Meşruiyet aramıyorlar, hakimiyet arıyorlar. ‘Grupta hakimiyeti biz sağlayalım.’ Ya kardeş 12 tane - 17 tane milletvekili ile gelip grup yapılmaz. Grubu açmak için 46 milletvekili lazım. O sende yok. Ayrıca öyle bin kişiyi… Hepimiz görmüyor muyuz, İzmir Buca’dan bir otobüs, bilmem Antalya Muratpaşa’dan bir otobüs, oradan bir buradan bir. Otobüsün içinden 17 kişi iniyor. Bir 500 - bin kişi toplayıp hadi bayramlaşma yaptın. Şimdi onları getireceksin grup yaptıracaksın. Onları götüreceksin bilmem ne yaptıracaksın falan olmaz mı yani? Biz sokakta yürürken 10 bin kişi oluveriyoruz yani. Şuradan şuraya yürüdüğümüz zaman. Bunu anlatmaya çalışıyoruz. Şimdi gelinen bu noktadan sonra biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu arkadaşların bizi zorla bu partiden gitme noktasındaki kendilerinin ve Adalet ve Kalkınma Partisi ile partinin bölünme noktasındaki çakışan stratejilerinin farkındayız. Ben kendime ait, partime ait, arkadaşlarıma ait, hırslarım, heveslerim bunların çok ötesinde; ülkeye ait, partiye ait dolayısıyla sorumluluklarım var. O çerçevede davranmak durumundayım. Yoksa öbür türlü gerçekten hani şey doğru değil. İçinde bulunduğumuz durumu böyle parti içi bir mesele gibi görmüyorum yani. Kesinlikle görmüyorum. Bu meseleyi tam olarak rejimle millet arasında görüyorum. Ve rejime bir monarşi tarif edenler var.”</p>

<p>“CHP’NİN DURUŞU DÜNYAYA DA UMUT VERİYOR”<br />
(Küresel gelişmelerle de paralel görüyor musunuz?) “Ya şunu söyleyeyim. Dünyada karamsarlığın yerini iyimserliğe çevireceği rüzgârlar da esmiyor değil. Yani Macaristan’da Orban’ın asla kaybetmeyeceği söyleniyordu. Artık aşırı sağ yükselmekte ve belli bir noktaya belirli ülkelerde geldi, yerine demokrasi rüzgârı esiyor. Türkiye gibi bir ülkede 50 yıl sonra sosyal demokrat bir parti bu kadar önemli bir başarı elde etmiş. Trump’ın hiç merak etmeyin işte yapılacak seçimlerde belki iki tarafta birden ama hiç olmazsa topal ördek durumuna düşeceği bir Kasım ayını hep birlikte yaşayacağız, ondan sonra da farklı olacak. Brezilya’da Lula içeriye atıldı, yıllar sonra çıktı. (Yani Kasım’da Amerika’da birlikte Türkiye’de de bir şeyler değişebilir mi?) Vallahi şöyle ‘Amerika’da bir şeyler değişirse Türkiye’de değişir’ derken Trump‘ın Erdoğan üzerine sağlamaya çalıştığı işte meşruiyet ve Barrack’ın burada kurmaya çalıştığı oyun - moyun bugünkü gibi gitmez. Yoksa oradan yani ne olacak yani varıp da demokratlar şeyde çoğunluğa geçince Türkiye’de de geçecek mi? Yani biz Amerikan emperyalizmine karşı durmuş bir yerdeyiz. Son günlerde duyduğumuz laflar tuhafıma gidiyor. Yoksa şey değil yani bizim partimizin ve durduğumuz yerin geleneği çok belli bir yerde. Ama öyle bir yandan tekno oligarklar var, bu tekno oligarklar biliyorsunuz dünyada aşırı sağı ve tek adamları destekliyorlar. Bunların kurduğu bir küresel düzen falan var, ki işin her şeyi o ülkelerin kaynaklarını yağmalama üzerine şekilleniyor. Bu noktada ben CHP’nin duruşunun dünyaya da umut veren, dünyadaki bazı gelişmelerden de umutlanan bir pozisyonumuz olduğunu görüyorum. Öyle o kadar da şey değil yani. Yoksa 70 bin kişinin katili neden Netanyahu’ya ‘Benim kahramanım’ diyen adama buradan methiyeler düzüp oradan methiyeler duymakla bir düzen kurulacak da CHP de bu düzenin içinde yerini alacaksa o partiye CHP diyemezsiniz artık. Biz CHP’yi o halde bırakmayız, kimseye bırakmayız.”</p>

<p>“İNSANİ VE DUYGUSAL YÖNÜ KUVVETLİ BİR GÖRÜŞMEYDİ”<br />
(Mutlak butlan kararından sonra sıcağı sıcağına Silivri’ye de gitmiştiniz. Çok sayıda isimle görüşmüştünüz. O ilk anda İmamoğlu’yla görüşmenizde yaşadıklarınız neler?) “‘Mutlak butlan kararından sonra’ dediğiniz bayramın üçüncü günü. 24 arkadaşla görüşmüştüm. Bütün görüşmeler toplam 3,5 saat sürdü. 24 kişiyle. Ekrem Bey’le de 38-40 dakika görüşebildik. 1,5 saat görüştüğümüz de olmuştu geçmişte. Ama o kadar çok kişiyle görüşeceğim ki. Bizim iznimiz de yarımda çıktı, içeriye bire doğru girdik. 5’e doğru da oradan çıkmak gerekiyor. Hatta biri geçiyordu girdik. Ben 24 arkadaşı yetiştirebilmek için de büyük gayret sarf ettim. Neden söylüyorum? Öyle yazdılar, doğal da yani ben de bazen okuyorum. Toplamı 3,5 saat, Ekrem Başkan ile 40 dakika bir görüşmem var. Sanılanın aksine daha az siyaset konuştuğumuz bir görüşmeydi. Bayramdı. Yani şöyle, siyaset de konuştuk ama bayramdı. İkimiz de çok duygusaldık. Hem çocukları konuşuyorsunuz bayram olunca, biz Ekrem Başkan’la işte ayrıca geçen sene Kurban Bayramı’nda Ferdi’yi kaybettik, onu konuşuyoruz. Bir sene önce ‘İnşallah içerideki son bayram’ diyorsun, üstüne iki bayram daha geçmiş, buraya gelmişsiniz falan. Öyle bir duygusal yönü, insani yönü kuvvetli bir görüşmeydi. Butlan meselesinde daha erkendi tabii. Partiye saldırı olmuştu. Orada hani böyle ‘Çok özel gizli’ veya ‘Yeni partiyi konuştular.’ Biz hiç öyle bir şey yapmadık. Daha o noktada da şey değil yani, o kadar detaya girecek bir durumumuz da yoktu. Ayrıca sanılanın aksine Ekrem Başkan Türkiye meselesi ile ilgili çok şey düşünen, parti meselesini de ‘Siz nasıl yapıyorsanız doğrusunu yapıyorsunuz.’ Hatta birkaç kere de böyle farklı düşündüğümüzde bizim söylediğimiz, benim söylediğim şeyin sonradan doğru oldu deyince, hep mesela parti meselesinde bir şey olursa İstanbul özelinde bile olsa hep dönüp ‘Özgür Başkan’a danışmadan Genel Başkan’a sormadan, son kararı ona bırakmadan kesin bir karar vermesin hiçbir arkadaş’ falan diye hep konuştuğu söylenir. Bu TGRT medyası ‘Yok işte efendim gittiler, şunu konuştular bunu konuştular.’ Biz Türkiye’nin her meselesini konuşuyoruz, parti ile ilgili çok şey de konuşuyoruz. Ama o bayram sanılanın aksine en az siyaset konuştuğumuz bayramdı. Çünkü bayram görüşmesi başka bir şeydir. Bu kalpsizler, ruhsuzlar, vicdansızlar cezaevinde ki bir babanın, bir evladın, bir eşin bayramda yanına gelen bir dostuyla ne konuşacağını hissedemeyecek kadar böyle duygusuz ve bunu provoke edecek kadar arsız oldukları için böyle şey yayıyorlar. Öyle söyleyebileceğim sürpriz bir şey yok. Hatta hangi gün diye bile toparlayamadım. Sonradan hatırladım bayramın üçüncü günüydü. 3,5 saat toplamı 24 kişi.”</p>

<p>“İNSAN OLMAKTAN ÇIKMAMAK LAZIM”<br />
(Mutlak butlan AK Parti’nin bir kesiminde rahatsızlık yarattı mı?) “Arkadaşlarımıza söyleyen çok. (Devlet Bahçeli ile bir davetteki görüşmenize çok eleştiri geldi.) Ya merhabalaştık. Şunu söyleyeyim yani şimdi bir insan kendisi olmaktan vazgeçecekse eleştirilmeyebilir. Ben şey yapmam yani. Şimdi Devlet Bey’le ben Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteriyken o zamanda sağlık bakanlığı onlardaydı. Rahmetli. 2007 yılında ilk kez karşılaştım. 2011’den beri de geldiğinde gördüğümüzde, Grup Başkanvekili olduktan sonra farklı, Genel Başkan olduktan sonra farklı. Ben Devlet Bey’den çok kötü sözler duydum, çok ağır eleştiriler duydum. Ama bayram, seyran siyasilerin birbirini aramasını, hastalığında aramasını… Mesela şimdi Koç Topluluğu’nun şeyindeyiz. İlk önce bir merhabalaştık, uzak kaldık. Devlet Bey’in ben önünden geçerken başını kaldırdı selamladı. Öyle olunca ben yanına oturdum, ‘Nasılsınız, sağlığınız iyi mi?’ ‘Teşekkür ediyorum’ dedi, ‘Hatırını sordum. Siz de iyi misiniz, eyvallah.’ Kalktık gittik. Ne yapacağım ben Devlet Bey’e? Devlet Beyîn eleştirileri oluyor, bazen bize haksızlık yaptığı oluyor falan filan. 80 yaşında, yaşı benden fazla. Meclis’te çok defalar karşılaşmışız. Şimdi orada bir gidip bir kabalık yapıp da ‘aferin’ almanın bir takım toplumsal kesimlerden falan kimse düşünmesin. Özgür Özel öyle birisi değil ki. Biz ben Manisa’da böyle değilim ki burada öyle olayım. Biz Manisa’da AK Partilisi, MHP’lisi ile düğünü de birlikte yapıyoruz cenazeyi ile birlikte kaldırıyoruz. Biz Manisa’yı takip eden arkadaşlar, sizin de muhabir arkadaşlarınız biliyor. Manisa’da nasılsak ben burada da öyle olurum. Bu kadar kötülük görmeseydik, siyaset bu kadar gergin olmasaydı ben Tayyip Bey de orada oturuyor olsa ben gittiğimde ona da bir hatır sorarım. Yaşı benden büyük, tecrübesi benden fazla. Bana düşer. Burada ne olacak ki ben Devlet Bey’e, ‘Nasılsınız iyi misiniz? Yanına oturmuşum. Yerime geçmişim. Topu top 16 saniye falan yani. Vay efendim. Ben o değilim benden onu kimse beklemesin. Bir de insan olmaktan çıkmamak lazım. Hatır, selam bunlar öyle kimseyi küçültmez yani.”</p>

<p>“MİLLET BİZE TAZİYE VERMEKTEN BIKTI ARTIK”<br />
(Farklı muhalefet partilerinden destek de aldınız. ‘Gelmedi’ dediğiniz bir destek oldu mu?) “Mesela butlan meselesine yaklaşımda yani Ali Babacan’dan Sayın Davutoğlu’na zaten yani İYİ Parti’nin sonraki tutumu da çok değerli, ‘Seçilmemişleri muhatap kabul etmem’ diyor falan. İYİ Parti’nin Zafer Partisi’nin tutumları hani bambaşka bir yerde ama bu butlan meselesine ‘İyi oldu, doğru oldu’ diyen bir tane muhalefet partisi yok. Bence bu muhalefet için çok çok kıymetli. Teker teker aradılar, sağ olsunlar. Hatta ben bazen diyorum, bize çok da ziyarete geliyorlar, çok da arıyorlar. ‘Arkadaşlar millet bize taziye vermekten bıktı artık’ yani. Öyle ki 19 Mart olmuş geldiler. Ferdi’mizi kaybettik geldiler. Gülşah’ımızı kaybettik geldiler. İstanbul il binasına saldırıldı işte kınadılar, gelenler oldu şey yapanlar oldu. Devamında yine bir sürü işte bu mutlak butlan kararı, bina saldırısı. Devamlı insanlar bize ‘Ya geçmiş olsun geçmiş olsun.’ Rejim o kadar sık saldırıyor ki dayanışma gösterenler artık taziye vermekten veya gelip şey yapmaktan bıktı insanlar bize diye acı acı gülümsüyoruz. Kimseye haksızlık yapmak istemem. Herkes kendi şeyinde yani farklı farklı hani. Şu da beni hayal kırıklığına uğrattı diyeceğim bir parti yok. Ama şöyle bir şey var mesela. MHP doğru ve kıymetli bir tutum almıştı. Hatta bir tweet atmıştı Fethi Bey seçim ve hukuk işlerinden sorumlu. Sonra o tweet’i sildiler, sonra da aldıkları tutumun çok dışında başka bir şey oldu. Orada anladım ki ben orada başka bir kurgu oldu Cumhur İttifakı’nın bu meseleyle pozisyonlanmasında MHP’nin yaptığı tutumda hani insani-vicdani-hukuki ve demokratik bir tutumdan Cumhur İttifakı’nın pozisyonu icabı bir tutuma geçildi. Hani onu şahıs olarak değil kurumsal olarak da. O bana hani bana nasıl söyleyeyim öbür türlüsü önemli. Cumhur İttifakı’ndalar, her şeyi yapıyorlar ama AK Parti yargı kolları bir iş yaptı, MHP yanlışa yanlış demeyi bilmişken o pozisyonun geri alınması demokratik açıdan üzüntü verici oldu. Ama yapacak bir şey yok yani. Oyunu sert oynayanlarla, oyunu çok doğru, dürüst ve ilkesel bir yerden oynayanların mücadelesi bu.”</p>

<p>“İFTİRANIN EN BÜYÜĞÜNÜ DUYDUK AMA ÖDÜLÜN EN BÜYÜĞÜNÜ ALDIK”<br />
(Bir FETÖ suçlaması da yapıldı size, partideki başka isimlere…) Nasıl püskürdü geri? Yahu her şey yapışır, bu yapışmaz. Şundan dolayı yapışmaz. 2011 yılında geldik, gözümüzü açtık, ‘Merhaba’ dedik. 2009’da Ergenekon başlamış. Ben Ergenekon’da olanlara bakıyorum. Veli Ağbaba’yla sohbet ediyoruz, yeni de tanıştık. ‘Gidip bir görelim’ dedik, ‘Şu Ergenekon’u.’ Davaya ilk biz gittik. Bir numaralı FETÖ operasyonudur. Sonra Balyoz geldi, ‘Balyoz Kumpası’ diye kitap yazdık. Elimizden gelen ne varsa, ne varsa… İşte o zamanlar FETÖ’nün hedefinde olup, şimdi AK Parti’nin güdümünde olan bir - iki arkadaş var. O günlerde neler söylediler. Onun biri söyledim diye bana düşmanlık yapıyor. Biz bu FETÖ’ye karşı ne yapmamız gerekiyorsa onu yaptık. Darbe gecesi darbeye kalkıştılar, Meclis’e koşan biziz. Ondan sonra Genel Başkan’a ulaşmaya çalışan, ‘Aman hızlı tweet atın, çabuk atın, sert atın, net atın’ diyen biziz. (O zaman Kemal Bey’e yani?) Tabii, Genel Başkan’dı o zaman. Kemal Bey’in şimdiki ekibinden ‘Ya ne işin vardı orada’ veya ‘Bizim ne işimiz vardı orada’ diyenler ayrı. Biz kapalı Meclis’i açtırmışız. 12 yıl önce bir FETÖ’cü… Manisa’da bir konserve, turşuluk konserve FETÖ’nün. Oraya kayyım atıyorlar. Atadıkları adamın FETÖ geçmişi var. Biz de onu eleştirdik. O da avukat. Bir ifadede biri ‘Özgür Özel’i de sok’ demiş. O taraf da hazırlıksız, bu taraf da hazırlıksız. ‘Özgür Özel’in de adını buraya sok.’ Adam şöyle bir ifade vermiş. ‘Özgür Özel Salihli‘de eczacıdır.’ Benim eczanem Manisa’da. Arada 80 kilometre mesafe var. ‘2010 yılında biz onu parlattık.’ Ben 2007’de ayrılmışım, Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreterliği‘ne gelmişim. ‘Salihli Eczacı Odası Başkanı’ diyor, Manisa Eczacı Odası Başkanıyım. Salihli‘de eczacı odası yok. 2007’de o görevim bitmiş, Türk Eczacıları Birliği’ne gelmişim. O diyor ki ‘Biz onu 2010’da patlattık’ filan. İfade, alındığı zaman da hiçbir değeri olmayan yalan bir ifadeydi. Bu ifadeyi bir ara birileri böyle bir Kemal Bey’e ulaştırmıştı, biliyorum ben. Parti içi bir şeyle ilgili. Bir Kemal Bey’in elinde görmüştüm böyle. Hatta dedi ki ‘Senin hakkında böyle bir ifade varmış, bana bunu biri getirdi.’ Ben de bu beş tutarsızlığı söyledim. Dedim ki ‘Ben 2007’de falan…’ ‘Yok ya’ dedi Bir de işte TGRT’cilerden duymaya başladık, ifadeyi dolaşma filan. Biz o konuda teflonuz ama en kıymetlisi ne? Yani Kumpas-Der var, Balyoz mağdurlarının aileleri. Rahmetli Ali Tatar’ın kardeşi Ahmet Tatar’ın Başkanı olduğu. Onların yaptığı açıklama bana bu anlamda hakaretlerin, iftiranın en büyüğünü duyduk ama ödülün en büyüğünü de aldık. Bir de İlker Başbuğ. Yahu düşünün, iki kere ağırlaştırılmış müebbet cezası verdiler bu ülkenin Genelkurmay Başkanı’na FETÖ’cüler. Dimdik durdu, ‘Karargahım Silivri’ dedi. Biz de devamlı ziyaretine gitmiştik. Üsküp doğumlu benim dedem gibi. Delikanlı. Yanlış anlaşılmasın, ‘Dedem gibi’ dediğim. Hemşehrim. Lütfi Türkkan’ın kızının nişanında şahitlik yaptık en son birlikte. O çıktı açıkladı, ‘Özgür Özel öyle bir şey denir mi?’ diye. Onun yanında daha birçok önemli açıklama oldu, hepsi çok kıymetliydi. O yüzden o işler bize yapışmaz ama buna bile tenezzül ettiler. Buna haydi AK Parti yargı kolları tenezzül ediyor. Ama parti içine bu alet edilince çok büyük bir stratejik hata. Onu nasıl geriye püskürttü toplum gördünüz.”</p>

<p>“BU OYUNU SEÇMEN BU SEFER BOZACAK”<br />
(1977’de bir başarısı oldu sosyal demokratların, CHP’nin. Arkasından Maraş ve Çorum. 1991, arkasından faili meçhullar, Uğur Mumcu. 2024’e geldik İBB, arkasından mutlak butlan… Ne zaman seçmen sosyal demokratlara sığınsa bu depremlerin yaşanması tesadüf mü?) Bu oyunu seçmen bu sefer bozacak. Ben seçmenin sandık sabrına çok güveniyorum. Gerçi artık böyle hani bir ezber, ‘O milleti sokağa mı çağırıyorsun?’ Bir gün tepem attı, ‘Evet sokağa çağırıyorum ama kimsenin burnu kanamayacak’ dedim. Risk de aldık ama o sokak fobisini kırdık. Şimdi eleştiriliyor ya. ‘Sokakları mı karıştırmak istiyor?’ Ne karıştıracağım sokakları. Sokağı kalabalıklaştırmak, meydanları doldurmak, toplumsal tepkiyi görünür kılmak ve meydanlardan güç almak, meydanlara umut vermek istiyoruz yani. Bizim mevzumuz bu. Ondan sonra o kadar; 250, 254 tane miting yapmışım ve bir kişinin burnu kanamış. ‘Burnu kanamamış’ derken, kavga olmamış. Bayılanlar falan oluyor maalesef sıcaktan, soğuktan. Bir kişinin cüzdanı çalınmamış. Bir kişi ‘Tacize uğradım burada’ dememiş. Olabilecek en ahlaklı, en inançlı, en değerli kalabalıklar toplanıp toplanıp 254 kere dağılmışlar yani. Özellikle 19 Mart’tan sonra 116 kere bunu yapmışız. O yüzden bu önemli. Ama bizim milletin geneli öyle meydana çıkıp tepki göstermek yerine bir sandık sabrı gösterir. Günü gelince haklıyı, haksız orada ayırır. Hatta böyle işte ‘Şuna oy vereceksin’ dediğinde inadına vermez. Devlette millet karşı karşıya gelmek istemez. Bizim millet devletini sever. Askere çağırır, gider. Vergi ister, verir. Oğlunu yollar, şehit olur. ‘Vatan sağ olsun’ der. Ama sandığına eli uzatılınca o eli kırar. Generaller ‘Buraya vereceksin’ dediler, Özal’a verdiğinde de öyle oldu. Son seçimlerde 31 Mart‘ta, uzman çavuşları bindirip bindirip götürdüler. Hiç gitmedikleri ve hiç gitmeyecekleri şehirlerde oy kullandırttılar. Ya da TRT‘yi, Anadolu Ajansı’nı, bütün billboardları karşımıza diktiler. Ne zaman valiler il başkanı, kaymakamlar ilçe başkanı oldu, ne zaman 100 billboard’un 99’u AK Parti’nin, 100 TRT yayının 98’i AK Parti’nin oldu, millet ‘Dur’ dedi. Millet devleti yendi. O yüzden bizim milletin karşısına dikme devleti, devleti yener ve sonra millete saygılı bir devlet yeniden oluşur. O noktada 1960 darbesi de yanlıştı. Erdoğan’ı millet seçmişti, üç ay hapiste tutulması da yanlıştı. Ekrem İmamoğlu’nu millet üç kere seçti, onu içeri atılması da yanlıştır. Özgür Özel‘in bugün gördüğü bu toplumsal destek varsa kendi şahsına değil; uğradığı haksızlığa, partisinin, kurumunun uğradığı haksızlığa bir reaksiyondur. O yüzden ben bu milletin sandık sabrına güveniyorum, inanıyorum. Ona kimi ‘dip dalga’ diyor, kimi başka bir şey diyor. Ama sandığa kavuştuğunda çok ağır bedel ödetecek. Onu da görüyorum yani.”</p>

<p>“HER ŞEYİ YAPABİLİRLER, GÖRDÜK”<br />
(İktidarın, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili CHP’ye yönelik girişimleri olacak mı?) “Her şeyi yapabilirler, gördük. Ben bunların ‘Bunu bunu bunu yapabilir mi?’ diye sorduklarında her seferinde söyledim. ‘Denemesi bedava’ diye. Bakın denediler, ne oldu? Mutlak butlan kararını verdiler. Toplumsal kabul mü gördü? Görevlendirdikleri bir meşruiyet mi buldu? Parti ortadan ikiye mi bölündü? Ne oldu? Parti yüzde 99,9 ve yüzde 0,1 olarak, anket diye sorduğunuzda CHP adını duyunca, logosunu görünce 1,5 - 2 - 2,5 diye söyleniyor ama bir başka. Benim istemediğim soruya bile verilen cevap yüzde 35. ‘Başka parti kurulursa bilmem ne falan.’ O yüzden millete güveniyorum, halka güveniyorum, partinin üyelerine güveniyorum, gönül verenlerine güveniyorum. Gençlerin dinamizmine güveniyorum. O yüzden her şeyi deneyebilirler. Biz de buna karşı var gücümüzle mücadele etmek durumundayız. Önemli olan teslim olmamak. Önemli olan eldeki bayrağı bırakmamak. Millet eline bir bayrak vermiş zoru görünce atıp kaçarsan bir daha vermiyor o bayrağı. Tutacaksın, o bayrağı tutmanın sonu bazen Ulubatlı Hasan. Bayrağı tutmanın onuru Ulubatlı Hasan’ın torunlarına, hemşehrilerine kaldı. Kendi bayrağı tuttu sadece. Bir şey olmadı, hayatını kaybetti. Ama önemli bir şey. O yüzden şeyi görmek lazım, ben her genç veya her çocuk bu ülkenin kuruluş mücadelesini gördüğünde kendi içinde onu hisseder ve böyle bir gün geldiğinde vazifeye atılmak için bir an bile tereddüt etmemek üzere motivedir. Atatürkçü gençler böyledir. Ben o motivasyonu çocukluktan beri içimde hissediyorum. Nasip oldu; üzülsek de, acı da çeksek, bedeller de ödesek, saldırılara da uğrasak vazifeye atılmak için bir an bile tereddüt etmemem gerektiğini bilerek yetişmişim. Gülseren Hasyamanlar benim ilkokul öğretmenim, 94 yaşında. İzmir’de şimdi beni belki yattığı yerden yine izliyor. Bize böyle öğretti. Ben iki emekli öğretmenin evladıyım. 10 yaşında gittim devlet parasız yatılı bursuyla. Ona bulaştırmayım, buna bulaştırmayım, yakınlarıma saldırıyorlar. Sağdıcımı aldılar içeri attılar. Sağdıcımın şoförünü, benim eski danışmanımı… Hesaplarına bakmışlar, bilmem ne bakmışlar. Kör kuruş benimle ilgili bir tane bulamaz, bulamayacağını da biliyor. Zaman zaman böyle bir şey derlerdi. Bizim arkadaşların hep söylediği bir şey var. ‘Herkese bulaşır sana bulaşmaz.’ Ama bununla da muhatap olduk, bu rezaletlerle de muhatap olduk. Duracağız, mücadele edeceğiz. Sandığı kaçırmaya çalışırlarsa milletin elinden onları kimse kurtaramaz. Açık söylüyorum. Demin de söyledim. Tabut geliyor oğlunun tabutu ‘Vatan sağ olsun’ diyor. Ama ‘Ver bakalım şu sandığı, biz senden bunu kaçırıyoruz’ deyince, ‘Vatan sağ olsun, doğrusunu siz bilirsiniz’ demiyor. Şehit oğlunun başında gidiyorlar diyorlar ki ‘Şöyle olacak böyle olacak.’ ‘Vatan sağ olsun, nasıl derseniz öyle. Doğrusunu siz bilirsiniz komutanım, doğrusunu sen bilirsiniz milletvekili, Sayın Cumhurbaşkanım vatan sağ olsun.’ Ama bir de bakalım, ‘Sen seçmeyeceksin, benim dediğim olacak zorla’ de. Bu millet dünya üzerinde sandığı duyarlılığı, inancı, bağlılığı en yüksek dördüncü ülke diye araştırmalarda okudum. Geçtiği sınamalardan bakarsan en yüksek ülke. Kimse enseyi karartmasın, morali bozmasın. Bu parti ne badirelerden çıktı, bundan da çıkacak. Bu partinin evlatları bu partiyi iktidar yapacak.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Metin Mert Demirer</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/partiden-ayrilacaklar-mi-akil-almaz-bir-durumla-karsi-karsiyayiz</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 23:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/68cfe28e5614cdefae56dad2.webp" type="image/jpeg" length="27317"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Başkanı Trump duyurdu: "İran'a saldırıları iptal ettim"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/abd-baskani-trump-duyurdu-irana-saldirilari-iptal-ettim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/abd-baskani-trump-duyurdu-irana-saldirilari-iptal-ettim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik bu gece yapılacağını duyurduğu saldırıları iptal ettiğini duyurdu. Trump, "Yapılan görüşmeler sonucunda bu geceki bombardımanı iptal ettim" dedi. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki deniz ablukasıyla ilgili olarak, "Deniz ablukası, bu İşlem sonuçlanana kadar tam güç ve etkiyle devam edecek. İmzalanma zamanı ve yeri yakında duyurulacak" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İran ile ABD arasında şubat ayında başlayan savaşa ateşkes ile bir süre ara verilmişti. Uzun süren müzakere görüşmelerinden beklenen sonucu alamayan ABD Başkanı Donald Trump, İran'a saldırı emri verdi.</p>

<p>TRUMP İRAN'A SALDIRI FİKRİNDEN VAZGEÇTİ: "BU GECEKİ BOMBARDIMANI İPTAL ETTİM"<br />
Dün gece İran'ın kritik bölgelerine ABD saldırıları düzenlendi. İran ise Hürmüz Boğazı'nda ABD donanmasına ait gemileri vurduğunu duyurdu.</p>

<p>Yaşanan bu gelişmelerin ardından ABD Başkanı Trump, bu gece daha sert şekilde İran'ı vuracaklarını duyurmuştu.</p>

<p>Bu açıklamasından kısa süre sonra tekrar açıklama yapan Trump, yapılan görüşmeler sonucunda İran'a yönelik bu geceki saldırıları iptal ettiğini söyledi. Trump, "Yapılan görüşmeler sonucunda bu geceki bombardımanı iptal ettim" dedi.</p>

<p>YAZILI AÇIKLAMA YAPTI: DİKKAT ÇEKEN 'DENİZ ABLUKASI' DETAYI<br />
ABD Başkanı Trump, şunları söyledi;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"İslam Cumhuriyeti İran ile yapılan görüşmelerin İran liderliğinin en üst düzeyine ulaştırılıp onaylandığı gerçeğine dayanarak, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak, bu akşam İran'a karşı planlanan saldırıları ve bombardımanları iptal ettim.</p>

<p>Görüşmeler ve son noktalar, hem kavramsal hem de büyük detayda, dahil olan tüm taraflar tarafından onaylandı; bunlar arasında Amerika Birleşik Devletleri, İsrail, Suudi Arabistan, BAE, Katar, Türkiye, Pakistan, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün, Mısır ve diğerleri yer alıyor.</p>

<p>Deniz Abulkası, bu İşlem sonuçlanana kadar tam güç ve etkiyle devam edecek. İmzalanma zamanı ve yeri yakında duyurulacak."</p>

<p>"YAKINDA SÖZLEŞME İMZALAYACAĞIZ"<br />
"İran'ın hiçbir zaman nükleer silahı olmayacağına dair anlaşmamız var. Yakında bir sözleşme imzalayacağız. Anlaşma neredeyse son halini aldı, çok kısa sürede hallolur."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/abd-baskani-trump-duyurdu-irana-saldirilari-iptal-ettim</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 23:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/1024xauto-57.webp" type="image/jpeg" length="65688"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin acı kaybı]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/manisa-buyuksehir-belediyesinin-aci-kaybi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/manisa-buyuksehir-belediyesinin-aci-kaybi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı personeli Kemal Erdem İnce hayatını kaybetti. Genç yaşta beyin kanaması geçiren İnce, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre Kemal Erdem İnce, geçirdiği beyin kanaması nedeniyle tedavi altına alındı. Ancak doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Kemal Erdem İnce’nin vefat haberi ailesi, yakınları ve çalışma arkadaşları arasında büyük üzüntüye neden oldu. Belediye çalışanları, genç yaşta hayatını kaybeden İnce için taziye mesajları paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/manisa-buyuksehir-belediyesinin-aci-kaybi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 22:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/kml-1.jpg" type="image/jpeg" length="73344"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AK Parti’den Milli Takım ve taraftarlara hediye şarkı]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/ak-partiden-milli-takim-ve-taraftarlara-hediye-sarki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/ak-partiden-milli-takim-ve-taraftarlara-hediye-sarki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığı tarafından, Dünya Kupası'nda mücadele edecek milli takım için "Siz Hepiniz Biz Türkiye" şarkısı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığı tarafından hazırlanan "Siz Hepiniz Biz Türkiye" adlı eser, 2026 FIFA Dünya Kupası öncesinde A Milli Futbol Takımına ve Türk milletine armağan edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla hayata geçirilen çalışma, Türkiye’nin ortak heyecanını, birlik ruhunu ve milli gururunu müziğin evrensel diliyle buluşturdu.<br />
Yapımcılığını Polat Yağcı’nın üstlendiği, aranjörlüğünü ve seslendirmesini Ceyhun Çelik’in gerçekleştirdiği eser; Türk halk müziğinin türkülerinden "Hadi Gülüm Yandan Yandan"ın, Milli Takım coşkusuna ve tribün atmosferine uygun şekilde yeniden yorumlanmasıyla hazırlandı.<br />
Eser için hazırlanan özel klipte; ay-yıldızlı formayı taşıyan futbolcuların sahadaki mücadeleleri, taraftarların tribünlerde oluşturduğu atmosfer ve yaşanılan sevinç anları bir araya getirildi. Klipte ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın futbol sahalarından görüntülerine ve milli heyecanı paylaşan vatandaşların coşkusuna yer verilerek, Türkiye’nin ortak hedefler etrafında kenetlenme iradesi vurgulandı.<br />
"Siz Hepiniz Biz Türkiye" şarkısının yalnızca bir şarkı değil; sahada mücadele eden futbolcularla tribünlerde destek veren milyonlarca vatandaşı aynı heyecanda buluşturan bir birlik çağrısı niteliği taşıdığı belirtildi. Dünya Kupası yolunda Milli Takıma moral ve destek vermeyi amaçlayan eser, Türkiye’nin gücünü, inancını ve ortak sevincini yansıtan özel bir çalışma olarak hazırlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/ak-partiden-milli-takim-ve-taraftarlara-hediye-sarki</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 21:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/ak-5.webp" type="image/jpeg" length="50905"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eski eşinin dedesini öldürüp 4 gün bodrumda saklayan sanık: "Olayı neden yaptım hatırlamıyorum"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/eski-esinin-dedesini-oldurup-4-gun-bodrumda-saklayan-sanik-olayi-neden-yaptim-hatirlamiyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/eski-esinin-dedesini-oldurup-4-gun-bodrumda-saklayan-sanik-olayi-neden-yaptim-hatirlamiyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun’da eski eşinin dedesinin öldürülüp 4 gün boyunca bir evin bodrumunda saklayan tutuklu sanık, hakim karşısına çıktı. Ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan sanık, cinayeti neden işlediğini hatırlamadığını savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="text-align:justify">Samsun’un Canik ilçesi Yavuzselim Mahallesi’nde geçen 2025 yılı Mart ayında meydana gelen olayda, Alzheimer hastası olduğu belirtilen 6 çocuk babası Sebahattin Coşar (69), yaşlılık maaşını çekmek için evinden ayrıldıktan sonra kayboldu. Ailesinin kayıp başvurusu üzerine başlatılan soruşturmada, Coşar’ın öldürüldüğü ortaya çıktı. Yapılan çalışmalar sonucu, "uyuşturucu, kasten yaralama, tehdit ve mala zarar verme" suçlarından 14 suç kaydı bulunan Emir Yarar’ın (24) yaşlı adamı iple boğup bıçaklayıp öldürdüğü belirlendi. Coşar’ın cansız bedeni sanığın babasına ait evin bodrumunda bulunurken, olayın ardından tutuklanan Yarar hakkında "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.<br />
Samsun 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Emir Yarar, bulunduğu Erzincan Cezaevi’nden getirilerek katıldı. Duruşmada maktulün kızı olan sanığın eski kayınvalidesi Aysun Karaca, müşteki olarak hazır bulundu.<br />
<br />
"Sebahattin Coşar’ı neden öldürdüğümü hatırlamıyorum"<br />
Eski eşi Mukaddes Karaca’nın dedesi olan Sebahattin Coşar’ı öldürdüğü iddia edilen sanık Emir Yarar savunmasında, olay sırasında uyuşturucu madde etkisinde olduğunu ileri sürerek, "Babamın çiğ köfte dükkanının altında depo gibi bir yer vardı. Ben oraya gitmiştim. Uyuşturucu kullanıyordum. Sebahattin Coşar olay yerine geldi. Bir anda geldi. Yere yatırdım. Tam hatırlamıyorum. Bıçağı vurdum, iplikle boğdum. Bıçak üzerimdeydi. Nasıl ifade verdim bilmiyorum. Olayın nasıl gerçekleştiğini hatırlamıyorum. Polisler gelip beni evden aldı. Olay yerini ben gösterdim. Bu işi para için yapmadım. Ölen şahısla herhangi bir problemim yoktu. Uzun yıllardır uyuşturucu kullanıyorum. Psikolojik sorunlarım vardı. Sinir krizleri geçiriyor, çevreme zarar veriyordum. Ailemle de sıkıntılarım vardı. Babamın evini yakmaya çalıştım. Sebahattin Coşar’ı neden öldürdüğümü hatırlamıyorum. Kimse bana yardım etmedi, tek başımaydım. Uyuşturucu ve psikolojik sorunlar nedeniyle oldu. Öldürdüğümü de hatırlamıyorum. Elinde çanta olup olmadığını bilmiyorum. Öldürme sebebim parasını almak değildi" dedi.<br />
Mahkeme heyetinin, olay günü maktulün yaşlılık maaşını çektiği ve üzerinde parasının bulunamadığı yönündeki sorusu üzerine sanık, "Bankadan para çektiğini bilmiyordum. Depo kısmına geldi ve olay yaşandı" diye konuştu.<br />
Soruşturma aşamasında verdiği ilk ifadede boşandığı eşi Mukaddes Karaca’nın kendisini yönlendirdiği yönündeki beyanları da kabul etmeyen sanık, o ifadeyi kendisinde olmadığı bir sırada verdiğini ve kabul etmediğini söyledi.<br />
Sanık avukatı ise müvekkilinin şizofreni tedavisinde kullanılan ilaçlar kullandığını ve olay anında uyuşturucu madde etkisinde bulunduğunu savunarak, adli tıp incelemesi yapılmasını talep etti.<br />
<br />
"Babamı maaşını çektikten sonra para sayarken görüp depoya götürerek öldürdüğünü düşünüyorum"<br />
Duruşmada söz alan maktulün kızı ve sanığın eski kayınvalidesi olan Aysun Karaca ise sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek en ağır cezayı almasını istedi. Karaca, "Annem 4 ay önce vefat etmişti. Babam benimle kalıyordu. Kızım Mukaddes de yanımdaydı. Kardeşim Antalya’da yaşıyordu, gelecekti. Babam onu bekliyordu. Sabah uyandığımızda babam evde yoktu. Dayıma gittiğini düşündüm çünkü gezmeyi severdi. Telefon kullanmazdı. Komşular, ‘Baban yok, belki öldürülmüştür’ deyince şüphelendim ve karakola giderek kayıp başvurusu yaptım. Babam maaşını çekmişti. Kahvehanede para saymayı severdi. Emir’in babamı gasp amacıyla öldürdüğünü düşünüyorum. Üç damadım vardı, en çok bunu severdim. Ancak bize de zarar vermeye çalışıyordu. Eğer birini öldürecek olsaydı kendi eşini öldürürdü. Kızımla evliyken çok eziyet etti. Eline bıçak alıp eşimin boğazını kesmeye bile kalktı. Babamı maaşını çektikten sonra para sayarken görüp depoya götürerek öldürdüğünü düşünüyorum" ifadelerini kullandı.<br />
Sanık ise müştekinin bu sözlerine karşılık, "Parası için öldürmedim, parasını almadım" diyerek suçlamayı reddetti.<br />
<br />
"Oğlumun maktulle arasında herhangi bir husumet yoktu"<br />
Sanığın babası Recep Yarar da tanık olarak dinlendi. Oğlunun uzun süredir uyuşturucu kullandığını ve psikolojik sorunlar yaşadığını anlatan baba Yarar, "Ramazan ayıydı. Oğlum Emir ile annesi arasında tartışma yaşanıyordu. Daha sonra evin altında ceset olduğunu öğrendik. Sebahattin Coşar kayıp olarak aranıyordu. Olayın şokunu yaşadım. Ne yapacağımı düşündüm. Sonra polise gidip durumu anlattım. Oğlumun yakalanması için biraz beklenmesini istedim. Eve gittiğimde televizyon seyrediyordu. Polise haber verdim. Polislerle birlikte eve gittik ve oğlumu teslim ettim. Ardından evin altına indik ve polisler cesedi buldu. Oğlum uyuşturucu kullanıyordu. Maktulle arasında herhangi bir husumet yoktu. Daha önce evi yakmaya kalktı, intihar girişiminde bulundu. Olaydan önce de hastanede 25 gün tedavi görmüştü" şeklinde konuştu.<br />
<br />
"Abim bana Sebahattin Coşar’ı öldürdüğünü söyledi"<br />
Sanığın kardeşi Mert Yarar ise ağabeyinin daha önce de benzer söylemlerde bulunduğunu belirterek, "Abim bana Sebahattin Coşar’ı öldürdüğünü söyledi, inanmadım. Daha önce başka kişileri de öldürdüğünü söylemişti ancak öldürmemişti. Evin altındaki depo kısmına gittim. Kan görünce korktuğum için içeri girmedim. Babam eve gelince, abimin öldürdüğünü söylediğini anlattım" şeklinde ifade verdi.<br />
<br />
"Annemi ve babamı öldürmek istiyordu"<br />
Sanığın eski eşi Mukaddes Karaca (25) mahkemede verdiği ifadede, "2 yıl önce boşanmıştık. Eski eşim madde kullanmadığı zaman saldırganlaşıyordu. Boşandıktan sonra bize bıçakla saldırdı. Annemi ve babamı öldürmek istiyordu. Benimle barışmak istiyordu. Ailem bana sahip çıktığı için onlara zarar vermek istiyordu. Dedem 3-4 gün evde yoktu. Ben dedemin kaybolduğunu üçüncü gün öğrendim. Annem, babamı bulamadıklarını ve kayıp başvurusunda bulunacaklarını söyledi. Dedemle bir sorunu yoktu. Boşandığım eşimin dedemi benim canımı yakmak için öldürdüğünü düşünüyorum. Olaydan yaklaşık 1,5 yıl önce bana, ‘Seni çok seviyorum, sana kıyamam ama ailenden birini öldürüp canını acıtacağım’ demişti. Bu nedenle dedemi öldürme sebebinin bu olduğunu düşünüyorum. Eski eşim madde bağımlısıydı. Madde almak için hırsızlık da yapmıştı. Dedemi madde parası için öldürmüş olabilir. Dedemin çektiği maaş da bulunamadı" dedi.<br />
<br />
Savcı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi<br />
Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıklayarak sanığın "Canavarca hisle kasten öldürmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Sanık avukatı ise mütalaaya karşı yazılı savunma yapmak için süre istedi.<br />
Mahkeme heyeti, tanıkların dinlenmesinin ardından sanığın tutukluluk halinin devamına ve ayrıca gasp suçundan da dava açılmadı için Samsun Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyusunda bulunmasına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yurttan Haberler</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/eski-esinin-dedesini-oldurup-4-gun-bodrumda-saklayan-sanik-olayi-neden-yaptim-hatirlamiyorum</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 21:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/a-w723615-01.jpg" type="image/jpeg" length="22890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irmak öğretmenin ölümündeki iddialar tek tek araştırılıyor]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/irmak-ogretmenin-olumundeki-iddialar-tek-tek-arastiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/irmak-ogretmenin-olumundeki-iddialar-tek-tek-arastiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağrı’da 7 Haziran’da evinde iple asılmış vaziyette ölü bulunan genç öğretmenle ilgili başlayan soruşturmada tüm iddialar inceleniyor.
Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı, okul müdürüyle yaşanan tartışmadan yer değişikliği iddialarına, psikiyatri tedavi sürecinden telefon incelemesine kadar soruşturmayı derinleştirdi. Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan 28 yaşındaki anasınıfı öğretmeni Irmak Ayşe Koparan’ın evinde ölü bulunmasının ardından başlatılan soruşturma genişletildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mobbing iddiaaları inceleniyor<br />
Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyaya yansıyan "mobbing, haksızlığa uğrama ve intihara sürüklenme" iddiaları üzerine dosyayı çok yönlü incelemeye aldı. Başsavcılık, yürütülen soruşturma kapsamında okul müdürü Melahat İ.'yi gözaltına alarak ifadesine başvurdu. Okul Müdürü, ifadesinde mobbing ya da baskı uygulamadığını, ölüm olayıyla ilgisinin bulunmadığını belirtti. Okul Müdürü, ifadesinin ardından serbest bırakıldı.<br />
<br />
Servis tartışması ile ilgili iddianame düzenlenmiş<br />
Dosyada dikkat çeken ayrıntılardan biri de Koparan ile okul müdürü arasında daha önce yaşanan olay oldu. 17 Nisan tarihinde okul müdürü ile öğretmen Koparan arasında serviste yaşanan tartışmaya ilişkin taraflar hakkında adli süreç başlatıldığı, ölümden 4 gün önce, 3 Haziran tarihinde iddianame düzenlendiği ortaya çıktı.<br />
<br />
"Bana saldırdı"<br />
Okul Müdürü Melahat İ., bu olayda Irmak Ayşe öğretmenin kendisine hakaret ederek elleriyle fiziki saldırıda bulunduğunu belirtti ve olayla ilgili adli sürecin işlediğini ifade etti.<br />
Irmak Ayşe öğretmenin eğitim yılı başında Hamur ilçesi Soğanlıtepe İlkokulundan mazereti nedeniyle Karakazan İlkokuluna görevlendirildiği, yarı yılda görevlendirilmesinin kaldırılarak yeniden eski okuluna döndüğü belirtildi. Okul Müdürü Melahat İ., Irmak Ayşe öğretmenin yer değişikliği ile ilgili kendisinin bir yetkisinin olmadığını, bu konuda yetkinin ilçe milli eğitim müdürlüğünde olduğunu, bu olayla da kendisinin alakası olmadığını ifadesinde belirtti.<br />
<br />
Yer değiştirme talebi araştırılıyor<br />
Savcılık, Koparan’ın okulunun değiştirilmesi talebiyle yaptığı idari başvuruların ve yakınmalarının, ilçe ve il milli eğitim müdürlükleri nezdinde soruşturma kapsamında araştırıldığını belirtti. Dosyada, Koparan’ın görevini kötüye kullanma ya da başka bir görev suçuna ilişkin doğrudan bir adli başvurusunun bulunmadığı kaydedildi.<br />
<br />
Erkek arkadaşının da ifadesi alındı<br />
Soruşturmada Koparan’ın telefonunda yapılan incelemede, ölümünden önce erkek arkadaşı Berat A. ile mesajlaştığı ve duygusal yoğunluk yaşadığı tespit edildi. Erkek arkadaşı Berat A.'nın da "intihara yönlendirme" iddiası kapsamında ifadesi alındı, ancak erkek arkadaşının, Koparan’ın ölümüyle ilgisinin bulunmadığı belirtilerek serbest bırakıldı.<br />
<br />
Psikiyatri tedavisi görüyordu<br />
Öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın, ölümünden önce psikiyatri tedavi sürecinin bulunduğu ve bu kapsamda farklı tarihlerde hastane başvuruları yaptığı öğrenildi. Koparan’ın ilk psikiyatri başvurusunun 17 Nisan 2025 tarihinde yapıldığı, daha sonra 1 Aralık 2025, 17 Mart 2026 ve 13 Nisan 2026 tarihlerinde de psikiyatri birimine başvurduğu ve ilaç kullandığı belirlendi. 1 Aralık 2025 tarihli başvurusunda ise kullandığı uyku ilacından fazla sayıda alması nedeniyle "zehirlenme" tanısı konulduğu, ancak bu olaya ilişkin herhangi bir adli sürecin bulunmadığı ifade edildi.<br />
<img alt="A W723360 02" height="658" src="https://manisahabercom.teimg.com/manisahaber-com/uploads/2026/06/a-w723360-02.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /><br />
Apartaki komşusu ile de mahkemelik olmuş<br />
15 Ekim 2025 tarihinde kaldığı apartta komşusu Cansu B. ile yaşadığı iddia edilen olay nedeniyle öğretmen Irmak Ayşe Koparan hakkında "hakaret" ve "kişilerin huzur ve sükûnunu bozma" iddialarıyla karşılıklı şikâyette bulunulduğu öğrenildi.<br />
Soruşturma kapsamında tarafların beyanları alınırken, dosyada iddiaları destekleyen somut bir delile ulaşılamadığı belirtildi. Bu nedenle savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi.<br />
<br />
Soruşturmalar çok yönlü sürüyor<br />
Soruşturma kapsamında "intihara yönlendirme" suçu yönünden de şüpheli tespitine yönelik çalışmaların sürdüğü, ancak bu aşamada doğrudan bu suçun unsurlarını oluşturan somut bir olay öyküsüne ulaşılamadığı öğrenildi. Tanık beyanlarında ise Koparan’ın, okul müdürüyle yaşadığı süreçte idari yer değişikliğiyle kendisinin cezalandırıldığını düşündüğünü arkadaş çevresiyle paylaştığı yönünde ifadelerin bulunduğu tespit edildi. Soruşturmanın, idari başvurular ve tanık anlatımları doğrultusunda sürdüğü bildirildi.<br />
<br />
"Ölümü şüpheli kılan bir emareye rastlanmadı"<br />
Başsavcılık, genç öğretmenin idari başvurularının karşılanmadığı yönündeki iddialar üzerine ilgili Milli Eğitim Müdürlüklerine yazı yazarken, gelecek cevaba göre kamu görevlileri hakkında ayrıca işlem yapılabileceğini bildirdi. Başsavcılık, ilk incelemelerde ölümü şüpheli kılan bir emareye rastlanmadığını, ancak kamuoyuna yansıyan tüm iddiaların titizlikle araştırıldığını ve soruşturmanın tüm yönleriyle sürdüğünü açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş, Ege Bölgesi, Yurttan Haberler</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/irmak-ogretmenin-olumundeki-iddialar-tek-tek-arastiriliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 21:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/a-w723360-01.jpg" type="image/jpeg" length="93237"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manisa'da çocukların uçurtma şenliği neşesi]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/manisada-cocuklarin-ucurtma-senligi-nesesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/manisada-cocuklarin-ucurtma-senligi-nesesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Demirci ilçesinde düzenlenen "Uçurtma ve Çocuk Oyunları Şenliği" renkli görüntülere sahne oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Geleneksel oyunlarla doyasıya eğlenen çocukların heyecanına protokol üyeleri de ortak olurken, Demirci Akıncıları Anıtı'nın semaları uçurtmalarla kaplandı.<br />
İlçede çocukların sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle buluşmasını sağlamak amacıyla geniş katılımlı bir "Uçurtma ve Çocuk Oyunları Şenliği" gerçekleştirildi.<br />
Demirci Kaymakamlığı koordinasyonunda; Demirci Belediyesi, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV), Sosyal Hizmet Merkezi (SHM), İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü, Orman İşletme Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı paydaşlığında hayata geçirilen dev organizasyon, Demirci Belediyesi Sarıçayır Milli Bilinç Kamp Merkezinde yapıldı.<br />
Sarıçayır Mesire Alanı'nın eşsiz doğasında düzenlenen programa Demirci Kaymakamı Fatih Bayram, Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, ilgili kurum amirleri, gönüllü gençler ve çok sayıda çocuk katıldı.<br />
Programda çocuklara hitaben samimi birer konuşma yapan Kaymakam Fatih Bayram ve Belediye Başkanı Erkan Kara, çocukların mutluluğunun ve sağlıklı gelişiminin toplum için taşıdığı hayati öneme vurgu yaptı. Protokol konuşmalarının ardından şenliğe katılan tüm çocuklara yemek ikramında bulunuldu.<br />
Gönüllü gençlerin ağabeylik ve ablalık yaptığı şenlikte, geleneksel ve sportif oyunlarla çocuklar adeta zamanı unuttu. Eğlenceli yarışmaların ardından, tarihi Demirci Akıncıları Anıtı'nın da gölgesinde yer alan Sarıçayır Mevkii'nde gökyüzü adeta görsel bir şölene dönüştü. Çocukların gökyüzüne saldığı rengârenk uçurtmalar hayranlık uyandırdı.<br />
Etkinlik boyunca miniklerle yakından ilgilenen, onlarla sıcak sohbetler edip birlikte uçurtma uçuran Kaymakam Fatih Bayram ve Belediye Başkanı Erkan Kara çocukların coşkusunu ve neşesini paylaştılar.<br />
Birlik, beraberlik ve dayanışma duygularının en üst seviyede hissedildiği şenlik, çocukların yüzlerindeki tebessümle ölümsüzleşen hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Demirci</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/manisada-cocuklarin-ucurtma-senligi-nesesi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 21:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/a-w723567-02.jpg" type="image/jpeg" length="21400"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manisalılar BYD'nin fabrika yatırımını askıya almasını değerlendirdi]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/manisalilar-bydnin-fabrika-yatirimini-askiya-almasini-degerlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/manisalilar-bydnin-fabrika-yatirimini-askiya-almasini-degerlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel elektrikli araç pazarının önde gelen isimlerinden Çinli otomotiv firması BYD'nin, Türkiye'de Manisa'ya kurmayı planladığı yaklaşık 1 milyar dolar değerindeki dev otomotiv fabrikası projesini askıya alması kentte yankı uyandırdı. Yatırımın bir süredir ilerlememesi ve ardından gelen "askıya alma" haberi sonrası Manisalılar, durumu farklı açılardan değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>BYD Başkan Yardımcısı Stella Li'nin Londra'da yaptığı açıklamalarla netleşen süreçte, şirket Türkiye'deki üretim tesisi kurulum çalışmalarının durdurulduğunu ve üretime geçiş için herhangi bir takvim bulunmadığını belirtti. Şirket içi operasyonlarda öncelik sıralamasının değiştiğini vurgulayan Li, şu anda birinci önceliklerinin Macaristan'daki yatırımlar olduğunu ifade etti. Yatırım sürecinde öngörülen ilerlemenin sağlanamaması üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı nezdinde yasal süreçlerin işletilmeye başlandığı öğrenildi. Bakanlık kaynaklarından edinilen bilgilere göre, firma ile imzalanan yatırım anlaşması, tarafların yükümlülükleri ve devlete sunulan teminatlar geçerliliğini koruyor.<br />
<br />
Manisalılar kararı değerlendirdi<br />
Yatırımın askıya alınması haberine ilişkin Manisalılar da değerlendirmelerde bulundu. Manisa'da dernek başkanlığının yanı sıra esnaflık yapan Savcı Özyolcu, "BYD fabrikasının gelmesini dört gözle bekliyorduk. Hatta Ferdi başkanımız döneminde Manisa'da kıymetli bir yerde Çin Mahallesi kurulmasına yönelik görüşmeler olmuştu. Manisa'ya gelmemeleri kendilerinin büyük kaybı olarak değerlendiriyorum. Elbette Manisa'da da işsizlik olayı var fakat bu sadece geçici bir süreliğine etkiler. Daha önceden de Volkswagen gelecekti, gelmedi bir kaybımız olmadı. Ben buradan devlet büyüklerimiz bir çağrıda bulunmak istiyorum. Çin'in BYD'si varsa bizim de TOGG'umuz var. İki büyük otomobil firmasının analizcileri Manisa'yı bu yatırıma uygun gördüler. Bizim dışarıdan yatırım bekleyeceğimize kendi yerli otomobil firmamız TOGG burayı kullanabilir. Hem Çinliler ile muhatap olmayız hem de Volkswagen'in kaprislerini çekmeyiz" dedi.<br />
Manisalı köşe yazarı İbrahim Akbalık ise, "Manisa bir tarım memleketi, tarım şehri. Fakat son yıllarda özellikle son 20-30 yıldan sonra sanayi şehri olmaya başladı. Organize sanayi bölgemizde çok sayıda Türkiye çapında, dünya çapında fabrikalarımız var. Söz konusu firma da Manisa'ya yatırımı yapmak için gelip burada bazı girişimlerde bulundu. Hatta bildiğim kadarıyla şirket de kurdular. Manisa herhangi bir şey kaybetmez. Manisa her zaman için kazanır. Liman şehri olan İzmir'e, Çandarlı'ya yakın olmasından dolayı, verimli arazilerinden olmasından dolayı, işçi potansiyelinin çok olmasından dolayı Manisa'ya her zaman için yatırımı yapmak için sıraya giren firmalar olur. Bu firmalar BYD olur, Volkswagen olur, başkası olur hiç önemli değil. Kazanan her zaman Manisa olur. Kaybeden o yatırımı yapmayacak olan veya Manisa'ya fake atan firma kaybeder diye düşünüyorum" dedi.<br />
Manisa'da berber esnafı Yusuf Aydın ise yatırımın askıya alınmasının üzüntü verici olduğunu belirterek, "Manisa'ya çok şey kaybettirdiğini düşünüyorum. Daha önceden de Volkswagen'le böyle bir anlaşmalar vardı. İptal edildi ve arkasından BYD geldi. Devletimiz bu konuda daha hassas olması gerekiyor. Ben bir şeyler duydum. Sosyal medya üzerinden çok emin değilim ama BYD'den yüzde 47 vergi talep edilmiş. Onlar da bu kadarını veremeyiz diye çekildiklerini okudum. Oradaki arazi yine böyle bir otomobil fabrikasına tahsis edilirse çok güzel olur. Manisa'nın daha büyük sanayilere sanayileşmeye ihtiyacı var. Manisa'da çok ciddi işsizlik var şu anda. Buna paralel olarak da vatandaşların aldığı maaşların oranları da düştü ve yüzde 80'ni artık asgari ücret geçiniyor. Geçinmek zorunda kalıyor" diye konuştu.<br />
<br />
Fabrikaya ayrılan arazide inşaat faaliyetleri başlamadı<br />
2026 yılının sonlarına doğru üretime başlaması planlanan fabrikaya ilişkin Manisa'nın Yunusemre ilçesi Akgedik bölgesinde, yaklaşık 1,6 milyon metrekareyi bulan dev arazide şu ana kadar şantiye kurulumu, temel kazısı ya da dikey bir inşaat faaliyeti de başlamamıştı. Geçtiğimiz yıl imzalanan anlaşmaya göre Çinli otomotiv devi BYD, Manisa'da 1 milyar dolar tutarında elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobil fabrikası ile Ar-Ge merkezi kurmayı, tesiste yıllık 150 bin araç üretmeyi ve doğrudan yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağlamayı taahhüt etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/manisalilar-bydnin-fabrika-yatirimini-askiya-almasini-degerlendirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 20:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/a-w723562-02.jpg" type="image/jpeg" length="78867"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turgutlu’da "Farklılıklarımla Öğreniyorum" projesi kapsamında öğrenci şenliği düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/turgutluda-farkliliklarimla-ogreniyorum-projesi-kapsaminda-ogrenci-senligi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/turgutluda-farkliliklarimla-ogreniyorum-projesi-kapsaminda-ogrenci-senligi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, Turgutlu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından yürütülen "Farklılıklarımla Öğreniyorum" projesi kapsamında Albayrak 100. Yıl Özel Eğitim Anaokulu’nda düzenlenen öğrenci şenliği renkli görüntülere sahne oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Özel ihtiyaçlı öğrencilerin sosyal gelişimlerine katkı sağlamak, eğitim süreçlerini desteklemek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen etkinlikte öğrenciler birbirinden eğlenceli aktivitelerle keyifli anlar yaşadı. Şenlik boyunca çocukların mutluluğu ve heyecanı yüzlerine yansırken, veliler ve davetliler de etkinliğe yoğun ilgi gösterdi.<br />
Programa Turgutlu Kaymakamı Selami Kapankaya, İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Dursun, İlçe Milli Eğitim Müdürü Serdar Dinçer, İlçe Sağlık Müdürü Bilgehan Hasyiğit, Turgutlu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Hilmi Güleç, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.<br />
Etkinlikte, özel ihtiyaçlı bireylerin eğitim hayatına ve toplumsal yaşama aktif katılımının büyük önem taşıdığına dikkat çekilerek, bu alanda yürütülen projelerin hem çocukların gelişimine hem de toplumda farkındalık oluşmasına önemli katkılar sunduğu ifade edildi.<br />
"Farklılıklarımla Öğreniyorum" projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların önümüzdeki dönemde de devam edeceği belirtilirken, özel ihtiyaçlı bireylerin eğitim imkanlarının geliştirilmesi ve sosyal hayata daha güçlü şekilde katılımlarının sağlanması için çeşitli etkinliklerin sürdürüleceği kaydedildi.<br />
Şenlik, öğrencilerin hazırladığı etkinlikler ve çeşitli oyunlarla devam ederken, günün sonunda çocuklar unutulmaz bir gün yaşamanın mutluluğunu yaşadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Turgutlu</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/turgutluda-farkliliklarimla-ogreniyorum-projesi-kapsaminda-ogrenci-senligi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 20:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/a-w723522-03.jpg" type="image/jpeg" length="32277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çiğli Hava Eğitim Merkezi Akhisar’a taşınıyor: 20 milyar liralık dev yatırım]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/cigli-hava-egitim-merkezi-akhisara-tasiniyor-20-milyar-liralik-dev-yatirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/cigli-hava-egitim-merkezi-akhisara-tasiniyor-20-milyar-liralik-dev-yatirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Akhisar İlçe Başkanı İsmail Ahmet Sözcüer, Çiğli Ana Jet Üssü ile Hava Okul Komutanlığı'nın Akhisar'a taşınacağını açıkladı. Yaklaşık 20 milyar liralık yatırımın, ilçenin ekonomik ve stratejik konumuna önemli katkı sağlaması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AK Parti Akhisar İlçe Başkanı İsmail Ahmet Sözcüer, düzenlediği basın toplantısında ilçeyi yakından ilgilendiren önemli bir savunma yatırımı hakkında açıklamalarda bulundu. Sözcüer, İzmir’de bulunan Çiğli Ana Jet Üssü ile Hava Okul Komutanlığı'nın Akhisar’a taşınmasına yönelik çalışmaların başladığını duyurdu.</p>

<p>Projenin yaklaşık 20 milyar liralık bütçeye sahip olduğunu belirten Sözcüer, yatırımın tamamlanmasıyla Akhisar'ın hem ekonomik hem de stratejik açıdan yeni bir döneme gireceğini ifade etti.</p>

<p>Yeni yapılanmanın ilçede geniş kapsamlı bir askeri kapasite oluşturacağını söyleyen Sözcüer, Akhisar’da iki tugay büyüklüğünde bir konuşlanmanın planlandığını kaydetti. Taşınma sürecinin ardından pilot adaylarının eğitim faaliyetlerinin de ilçede yürütüleceğini belirten Sözcüer, “20’nci Ana Jet Üssü ve Hava Okul Komutanlığı Akhisar’da hizmet verecek. Hürkuş ve Hürjet eğitimleri Çiğli’de devam edecek ancak F-4 ve F-16 filoları Akhisar’da konuşlandırılacak” dedi.</p>

<p>Altyapı çalışmalarının başladığını ve pist inşaatlarının sürdüğünü aktaran Sözcüer, proje kapsamında yaklaşık 3 bin 500 askeri ve sivil personelin ilçeye gelmesinin beklendiğini söyledi. Bu durumun konut, ticaret ve hizmet sektörleri başta olmak üzere birçok alanda hareketlilik yaratacağını ifade etti.</p>

<p>Taşınmanın aşamalı şekilde gerçekleştirileceğini belirten Sözcüer, çalışmaların yıl sonuna doğru hız kazanacağını, projenin ise 2028 yılında tamamen tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı. Süreç kapsamında Akhisar’a bir tuğgeneral atanmasının planlandığını da dile getiren Sözcüer, yatırımın ilçenin savunma alanındaki önemini artıracağını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamasında kısa süre önce hayatını kaybeden bazı eski askeri yetkilileri de anan Sözcüer, Akhisar’a hizmet etmiş isimlere rahmet dileyerek yakınlarına başsağlığı mesajı iletti.</p>

<p>Hayata geçirilmesi planlanan proje ile birlikte Akhisar’ın savunma, eğitim, ticaret ve konut sektörlerinde önemli bir büyüme ivmesi yakalaması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Akhisar</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/cigli-hava-egitim-merkezi-akhisara-tasiniyor-20-milyar-liralik-dev-yatirim</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 20:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/chatgpt-image-11-haz-2026-20-22-37.png" type="image/jpeg" length="10224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Sarı "Olağan Kurultay takvimini başlatmak üzere karar almış durumdayız"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/chp-sozcusu-sari-olagan-kurultay-takvimini-baslatmak-uzere-karar-almis-durumdayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/chp-sozcusu-sari-olagan-kurultay-takvimini-baslatmak-uzere-karar-almis-durumdayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Sözcüsü Müslim Sarı, "Önümüzdeki sürece ilişkin bir siyasal görüş alışverişi yapılacak. Parti Meclisi’nde Olağan Kurultay takvimini başlatmak üzere karar almış durumdayız" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>CHP’de 28 kişinin partiden istifa etmesinin ardından Parti Meclisi toplantısı, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantının ardından gündeme ilişkin basın açıklaması yapan Parti Sözcüsü Müslim Sarı, CHP’den istifa eden 27 kişinin istifalarının muhatabının CHP olmadığını belirtti. Bunun yanı sıra Parti Meclisi’nin de mevcut sayıyla görevine devam edeceğini ifade eden Sarı, bugünkü toplantıda Olağan Kurultay takvimini konuştuklarını fakat mahkeme süreci devam ettiği için henüz net bir tarih veremediklerini dile getirdi.<br />
<br />
"İstifaların muhatabı CHP Genel Merkezi değil"<br />
CHP Parti Meclisi toplantısını eksik üye sayısı olmasına rağmen sürdürdüklerini ve sürdüreceklerini belirten CHP Sözcüsü Müslim Sarı, "İstifa ettiğini belirten arkadaşlarımız oldu. O yüzden herkesin katılımıyla bir Parti Meclisi toplantısı yapmayı umuyorduk. Çünkü Parti Meclisi, bütün meselelerimizi birlikte tartışabileceğimiz bir zemindi. Ancak bu mümkün olmadı. Dolayısıyla bizim düşüncelerimiz karşısında siyasal fikirleri olan arkadaşlarımızla aynı zeminde buluşma imkanını kullanamamış olduk. Parti meclisinin gündeminde hem sürece ilişkin değerlendirmeler oldu hem de dış politikaya ve ekonomiye dair değerlendirmeler oldu. Bize ulaşan listede 27 Parti Meclisi üyesi arkadaşımızın istifa dilekçeleri oldu. 57 kişilik Parti Meclisi’nde 30 arkadaşımız bugün itibariyle Parti Meclisi Üyeliği görevini devam ettiriyor. 27 arkadaşımız ise istifa iradelerini ortaya koydular. İstifa tek taraflı bir işlem ama bir takım usul ve esaslara da uymak gerekir. İstifaların muhatabı CHP Genel Merkezi değil. Biz bunu bilgi amaçlı olarak değerlendirdik, arkadaşlarımız bize bilgi vermek istemişler. Çünkü biliyorsunuz bizler, İstinaf Mahkemesi'nin, yani Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin yetkilendirmesiyle göreve gelmiş kişiler olduğumuz için, istifaların ya da görev kabul etmeme durumlarının ilgili idare tarafından değerlendirmesi gerekiyor" diye konuştu.<br />
<br />
"İstifalar karşısında kurultaya doğru gidilmesi hukuken mümkün değildir"<br />
İstifalar sonucu CHP’nin kurultaya gitmeyeceğini özellikle altını çizen Sarı, "Parti Meclisi üye sayısının kaç olduğunun veya kaç kişi kaldığının bir önemi yok. Tüzüğümüzdeki hüküm, Parti Meclisi üye sayısının 40 altına düştüğünde, yedekler geldikten sonra bile 3'te 2 çoğunluğun altına düşülmesi hükmünün burada uygulanamayacağı çok açık. Dolayısıyla Parti Meclisi görevine devam ediyor ve Parti Meclisi, katılanların salt çoğunluğuyla birlikte karar almaya devam edecek. Arkadaşlarımız farklı değerlendiriyorlar. Haklarıdır, farklı değerlendirebilirler. Bununla ilgili hukuki yollarını, itirazlarını dile getirebilirler. Yetkili makamlar bu konuya bu hukuki düzenlemeler sonrasında açıklık getirecektir. Tartışma konularından biri de kamuoyunda CHP MYK’sının yetkili organlarının aslında sadece belli işleri yapabileceği, belli işleri yapamayacağı biçimindedir. Bu konuyla ilgili de Siyasal Partiler Kanunu Amir Hükmü var. Bu hükmün 16. Maddesi, siyasi partide olağanüstü durumlarda en üst karar organının partinin tüzel kişiliğini ortadan kaldırmak, tüzük ve program değişikliği yapmak dışında bütün iş ve eylemleri yapabileceğine hükmetmiştir. Dolayısıyla hem ilgili mahkeme kararı bakımından hem de Siyasal Partiler Kanunu bakımından konu son derece açıktır. İstifalar karşısında Parti Meclisi’nin çalışmaması, düşmüş sayılması ve bu yoldan da bir kurultaya doğru gidilmesi konusu hukuken mümkün değildir" şeklinde konuştu.<br />
<br />
"Parti Meclisi’nde Olağan Kurultay takvimini başlatmak üzere karar almış bulunmaktayız"<br />
Yapılan toplantıda Olağan Kurultay kararı aldıklarını ve mahkeme kararı sonrası bunu uygulamaya koyacaklarını düşündüklerini dile getiren Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
"Biz bu süreçten çıkmanın tek yolunun aslında bir kurultayla mümkün olabileceğini düşünüyoruz. En başından beri arkadaşlarımızla bunları paylaşıyorduk. Biz mevcut olan arkadaşlarımızla beraber bir yol haritası konuştuk. Partinin önüne bir kurultay takvimi koymak istediğimizi Parti Meclisi’nde tartıştık. Burada hukuki bazı değerlendirmeler var onun dışında siyasi bir takım değerlendirmeler de var. Partinin bu konudaki yetkili organı elbette MYK'dır ve Parti Meclisi’dir. Fakat bizim partimizin başka organları da var. Dolayısıyla önümüzdeki sürece ilişkin bir siyasal görüş alışverişi yapılacak. Biz bugün Parti Meclisi'nde Olağan Kurultay takvimini başlatmak üzere karar almış durumdayız. ‘Neden Olağanüstü Kurultay değil de Olağan Kurultay?’ sorusu gelebilir. Çünkü şöyle bir durum var. Olağanüstü Kurultayla ilgili bir tarih belirlememiz gerekiyor. Ancak bu tarihi mevcut mahkeme kararı çerçevesinde belirleyemiyoruz. Çünkü kesinleşmemiş bir yargı kararı var ve bu yargı kararının ne zaman kesinleşeceğini de öngöremiyoruz. Dolayısıyla şu tarihte bir kurultay yapalım diyemiyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/chp-sozcusu-sari-olagan-kurultay-takvimini-baslatmak-uzere-karar-almis-durumdayiz</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/a-w723558-01.jpg" type="image/jpeg" length="99991"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'e yakın Anıl Demir ve Cem Yüzer tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/ozgur-ozele-yakin-anil-demir-ve-cem-yuzer-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/ozgur-ozele-yakin-anil-demir-ve-cem-yuzer-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa’da  Özgür Özel’e yakın isimlere yönelik gerçekleştirilen operasyon kapsamında gözaltına alınan iki isim hakkında yeni gelişme yaşandı. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Cem Yüzer ve Anıl Demir tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Cem Yüzer’in, geçmiş yıllarda Özgür Özel’in danışmanlığını yaptığı, daha sonra Şehzadeler Belediyesi’nin iştiraki olan Yatırım A.Ş.’nin Genel Müdürlüğü görevine getirildiği öğrenilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diğer şüpheli Anıl Demir’in ise Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı ve Özgür Özel’in yakın çalışma arkadaşlarından olan, şu anda tutuklu bulunan Demirhan Gözaçan’ın şoförlüğünü yaptığı biliniyor</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/ozgur-ozele-yakin-anil-demir-ve-cem-yuzer-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 18:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/o-2.webp" type="image/jpeg" length="67108"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kula'da uyuşturucu operasyonu: Kağıda uyuşturucu madde emdirilmiş]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/kulada-uyusturucu-operasyonu-kagida-uyusturucu-madde-emdirilmis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/kulada-uyusturucu-operasyonu-kagida-uyusturucu-madde-emdirilmis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kula İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince uyuşturucu madde ticareti ve kullanımının önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, 3 bin 688 içimlik sentetik kannabinoid (bonzai) ele geçirildi. Uyuşturucu maddeyi A4 kağıdına emdirerek saklamaya çalışan iki şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="text-align:justify">Edinilen bilgilere göre, Kula İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliğine bağlı ekiplerin saha çalışmaları sırasında durumundan şüphelenilen S.E. (18) isimli şahıs üzerinde yapılan aramada, yaklaşık 1000 içimlik sentetik kannabinoid emdirilmiş A4 kâğıdı ele geçirildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturmayı derinleştiren polis ekipleri, şüpheli S.E.'nin ifadeleri doğrultusunda uyuşturucu maddeyi N.K. (25) isimli şahıstan temin ettiği bilgisine ulaştı. Bunun üzerine belirlenen adreslere operasyon düzenleyen ekipler, şüphelilerin ikametlerinde yaptıkları aramalarda yaklaşık 2 bin 688 içimlik daha sentetik kannabinoid emdirilmiş A4 kâğıdı ele geçirdi.<br />
Operasyon kapsamında ele geçirilen uyuşturucu miktarının toplamda 3 bin 688 içimlik olduğu öğrenilirken, bu miktarın Kula'da A4 kâğıda emdirilmiş sentetik kannabinoid (bonzai) türünde tek seferde ele geçirilen en yüksek miktar olarak kayıtlara geçtiği belirtildi. Olayla bağlantılı iki şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri ve yürütülen tahkikatın ardından adliyeye sevk edilen S.E. ve N.K., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak ceza infaz kurumuna gönderildi.<br />
Kula İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin, gençleri ve toplumu tehdit eden uyuşturucu madde ticareti ile mücadele kapsamında çalışmalarını aralıksız sürdürdüğü belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/kulada-uyusturucu-operasyonu-kagida-uyusturucu-madde-emdirilmis</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 17:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/a-w723484-01.jpg" type="image/jpeg" length="12475"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manisa'da çıkan yangın büyümeden söndürüldü]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/manisada-cikan-yangin-buyumeden-sonduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/manisada-cikan-yangin-buyumeden-sonduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Yunusemre ilçesinde ormana yakın bölgedeki makilik alanda başlayan yangın ekiplerin hızlı müdahalesiyle büyümeden söndürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Yangın Manisa'nın Yunusemre ilçesine bağlı Üçpınar Mahallesi yakınlarındaki makilik alanda başladı. İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 2 uçak, 3 helikopter, 14 arazöz, 6 su ikmal aracı ve dozer ile Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri sevk edildi. Ekiplerin havadan ve karadan yürüttüğü hızlı müdahaleyle makilik alanda başlayan yangın ormana sıçramadan kontrol altına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><br />
Soğutma çalışmalarının devam ettiği yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/manisada-cikan-yangin-buyumeden-sonduruldu</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/a-w723468-01.jpg" type="image/jpeg" length="75842"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bugün Hitler'in yolundan gidenlerin akıbetleri de tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır"]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-bugun-hitlerin-yolundan-gidenlerin-akibetleri-de-tarihteki-diger-zalimler-gibi-olacaktir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-bugun-hitlerin-yolundan-gidenlerin-akibetleri-de-tarihteki-diger-zalimler-gibi-olacaktir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün Hitler'in yolundan gidenlerin unutmasınlar ki böyle devam ederlerse akıbetleri de tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Türk Kızılay Ödülleri törenine katıldı. Törende sözlerine Türk Kızılay’ın 158’inci yaş gününü kutlayarak başlayan Erdoğan, "Milletimizin vicdan ve merhametinin inanç ve hamiyetinin sembolü olan hilalin ışığını yeryüzünün dört bir yanına taşıyan gönüllülerimize, hayırseverlerimize, bağışçılarımıza ve Kızılay çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum. Kızılay'ımıza canından can katan, kanından kan veren, bu müesseseyi imar ve ihya eden tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Dünyanın farklı bölgelerinde kalbi bizimle atan, Kızılay'a yaptığı bağışlarla ahdine, mazisine, geleceğine sahip çıkan tüm dostlarımızdan Allah razı olsun diyorum. Türk Kızılay'ın kurucuları Dr. Marko Paşa'yı, Dr. Abdullah Bey'i, Kırımlı Aziz Bey'i ve Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa'yı bugün bir kez daha saygıyla yad ediyorum. Bu yapının küresel bir iyilik ve dayanışma hareketine dönüşmesinde payı olan, emeğiyle, çabasıyla, gayretiyle, alın ve fikir teriyle bu kuruluşa katkı sunan fakat artık fani dünyadan ebedi aleme göç etmiş tüm büyüklerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Bizim ruh köklerimizin uzandığı o bereketli toprakta bir derde deva olmak için kelimeye, cümleye, lügate ihtiyaç duyulmaz"<br />
Tarihin herhangi bir sayfası açıldığında Türk milletinin yer aldığı kısımlarda daima ahlakla, erdemle, şefkat ve merhametle karşılaşılacağını söyleyen Erdoğan, "Dayanışma gibi, paylaşma gibi, iyilik ve hayırda yarışma gibi hasletler bizim milli seciyemizin temel unsurlarıdır. Hamurumuzun özü ve mayasıdır. Bunlar millet olarak insanlığa en güzel örneklerini verdiğimiz mazi, hal ve istikbal hattında asırlar boyunca sancaktarlığını üstlendiğimiz değerlerdir. Bizim beslendiğimiz o mümbit kaynakta ruh köklerimizin uzandığı o bereketli toprakta acıyı dindirmek için, yarayı sarmak için, hepsinden öte bir derde deva olmak için kelimeye, cümleye, lügate ihtiyaç duyulmaz. Mazluma ve mağdura dili, dini, mezhebi sorulmaz. İhtiyaç sahibinin ırkına, rengine, meşrebine, kim olduğuna bakılmaz. Garibin, yoksulun, yetim ve öksüzün duasını almak, düşenin elinden tutmak, merhum Mehmet Akif'in ifadesiyle ‘hakkı tutup kaldırmak rıza-i ilahiden başka hiçbir amaç, hiçbir kaygı taşımaz.’ Bizim tüm bu hassasiyetlerimiz tarih boyunca kurduğumuz devletlerde olduğu gibi vakıf, dernek ve cemiyetlerimizde de en parlak şekilde tebarüz etmiştir" diye konuştu.<br />
<br />
"Kızılay'ımız Milli Mücadele döneminde milletimizin dişinden tırnağından artırarak yaptığı bağış ve yardımları askerlerimize ulaştırmıştır"<br />
Kurulduğu günden itibaren her ihtiyaç duyulduğunda Türk Kızılay’ın Mehmetçik’in yardımına koştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa Çanakkale Zaferi, Birinci Cihan Harbi ve İstiklal Savaşı'nda Kızılay'ın rolü çok ama çok önemlidir. Kızılay'ımız Milli Mücadele döneminde diğer hizmetlerinin yanı sıra cepheye tam 40 bin sandık sağlık malzemesi taşımış, kadını ve erkeğiyle, genci ve yaşlısıyla cefakar milletimizin aynı zamanda gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin dişinden tırnağından artırarak yaptığı bağış ve yardımları askerlerimize ulaştırmıştır" ifadelerine yer verdi.<br />
<br />
"Kızılay, medeniyetimizin kimlik vesikası, milli ve manevi şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır"<br />
Türk Kızılay’ın sadece Türkiye’de değil, dünyanın her noktasında ihtiyaç sahiplerine ulaştığına dikkati çeken Erdoğan, "Kızılay, Filistin'de, Bosna'da, Afganistan'da, Somali'de, Irak'ta, Suriye'de ve daha pek çok yerde yürüttüğü çalışmalarla gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin sadece kalplerine değil, zihin ve hafızalarına da kazınmıştır. İç savaşlardan dolayı vatanını terk etmek zorunda kalan muhacirlere tam ve eksiksiz bir ‘Ensar’ şuuruyla yaklaşmış, milletimizin şefkat kucağını mazlumlara açmıştır. Hilal-i Ahmer doğal afet ve salgın dönemlerinde bakım, barınma ve beslenme faaliyetleriyle de ön safta yer almıştır. Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay, bu ülkenin övünç kaynağıdır. Kızılay, medeniyetimizin kimlik vesikası, milli ve manevi şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır. Yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleriyle milletimizin iftihar vesilesi olan Kızılay ailemizi bugün bir kez daha tebrik ediyorum" diye konuştu.<br />
<br />
"Saldırıların sürdüğü Gazze’de Kızılay’ımız bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı"<br />
Kızılay’ın afet yönetiminden kan hizmetlerine, uluslararası yardımlardan sağlık ve sosyal hizmetlere, eğitim çalışmalarından barınma, beslenme ve psikososyal destek çalışmalarına kadar tüm çalışmalarını bugün de başarıyla sürdürdüğünü ifade eden Erdoğan, "Şube, temsilcilik ve delegasyonlarıyla, kan bağışı, hastane, lojistik ve tıp merkezleriyle, ihtiyaç sahiplerine yönelik ücretsiz butik mağazalarıyla tüm bu faaliyetler özverili bir şekilde sınır ve engel tanımadan devam ediyor. Gönüllülerimiz ve Kızılay mensuplarımız hizmetlerine ihtiyaç duyulan her yerde adeta arı gibi çalışıyor. Netenyahu'nun başını çektiği siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze'de Kızılay'ımız bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı. 7 Ekim'den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptı. Aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı. Vekaletle kurban kampanyası ile Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesti" diye konuştu.<br />
<br />
"Bugün Hitler'in yolundan gidenler böyle devam ederlerse akıbetleri de tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır"<br />
Ateşkes sonrası başlatılan ‘Gazze Neşeli Çocuklar Projesi’ ile Gazze’deki çocuklara gıda hizmeti veren Kızılay’ın bir yandan da çocuklara yönelik psikososyal destek faaliyetlerini ifa ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kızılay Gazze Ofisi, eş zamanlı olarak sahada ihtiyaçların tespiti ve iyileştirme çalışmalarını titizlikle yerine getiriyor. Gazze'nin yanı sıra siyonist barbarlığın hedefi olan Lübnan'da da Kızılay gayretleriyle milletimizin yüzünü ağartmaktadır. İsrail mevcut yönetim altında ham maddesi sadece kan ve gözyaşı, sadece istikrarsızlık ve kaos olan bir fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür. Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıranlar, eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecek, mazlumların arşı titreten ahı er veya geç zalimlerin yakasına yapışacaktır. Bugün Hitler'in yolundan gidenlerin unutmasınlar ki böyle devam ederlerse akıbetleri de tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır" dedi.<br />
<br />
"Kızılay geçtiğimiz yıl en fazla sayıda ülkeye en çok yardım ulaştıran birinci ulusal cemiyet olmuştur"<br />
Türkiye’nin bir taraftan mazlumlara yardım elini uzattığını, diğer taraftan da katliam şebekesinin hukuk ve tarih önünde hesap vermesi için elinden geleni yapmaya devam edeceğini söyleyen Erdoğan, "Kızılay'ımız, 190'ı aşkın üyeye sahip Kızılay-Kızılhaç cemiyeti içinde geçtiğimiz yıl en fazla sayıda ülkeye en çok yardım ulaştıran birinci ulusal cemiyet olmuştur. Kızılay'ın elde ettiği bu başarı, aynı zamanda milletimizin cömertliğinin, alicenap karakterinin ve dayanışma bilincinin de en açık göstergesidir. 6 Şubat depremlerinde Kızılay'ımız tarihinin en büyük afet müdahale operasyonunu icra etmiştir. Kızılay asrın felaketinden çıkardığı derslerle afetlere hazırlık vizyonunu güçlendirmiş, kapasitesini yeniden ve daha güçlü biçimde inşa etmiştir. Deprem bölgesinde 400 milyonun üzerinde sıcak yemek ve paketli gıdayı afetzedelerimize dağıtmıştır. On binlerce çadır ve battaniye yardımının yanı sıra AFAD’ımızın barınma hizmetlerine destek olmuştur. Mobil mutfak, mobil fırın, mobil aşevleri ve ikram araçlarıyla sahada beslenme hizmetlerinin eksiksiz bir şekilde sunulmasını sağlamıştır. Depremden en çok etkilenen altı ilimizin kurulan toplum hizmet merkezleriyle sağlık, koruma, barınma, su ve sanitasyon alanlarında kapsamlı projeler gerçekleştirilmiştir. Esnaf ve çiftçi destek programları dahilinde on binin üzerinde esnaf ve çiftçimize nakit destek verilmiştir. Bu vesileyle depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı bugün bir kez daha rahmetle anıyorum" açıklamasında bulundu.<br />
<br />
"Kritik ilaçları artık ülkemizde üreteceğiz"<br />
Geçen sene 3 milyon ünitenin üzerinde kan bağışı ile yeni bir rekora imza atan Kızılay’ın sağlık sektöründeki yerli ve milli yatırımlarını da başarıyla devam ettirdiğini bildiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:<br />
"Çubuk ilçemizde 130 bin metrekare alana sahip ProTürk fabrikası da bunlardan biridir. ProTürk projesiyle kandan elde edilen kritik ilaçları artık ülkemizde üreteceğiz. Bu ilaçları kanser, travma, yanık, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hemofili gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanacağız. Böylelikle Türkiye'yi plazmadan kritik ilaç üreten ülkeler sınıfına dahil ederek bu ilaçlarda dışa bağımlılığa inşallah son vereceğiz. Ülkemiz ve milletimiz için şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyor projede emeği geçen tüm kardeşlerimi ayrı ayrı kutluyorum. Yurt dışından ithal edilen kan torbalarını kendi imkanlarımızla üreteceğimiz Silivri'deki fabrikamızın da kuruluş çalışmaları sürüyor. Bu fabrikanın tamamlanmasıyla yıllık yaklaşık 3 milyon kan torbasını ülkemizde ve kendi tesisimizde imal ederek 1 milyar liralık ithalat maliyetini sıfıra indireceğiz. Çok yakın bir dönemde hizmete alacağımız bu yatırımın da hayırlı uğurlu olmasını diliyorum."<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından ödül sahiplerine ödüllerini takdim etti. Yılın Kök Hücre Bağışçısı Zübeyir Güçlü, Yılın Genç Kan Bağışçısı Onur Yetkin, Yılın Kan Bağışçısı Canan Karabulut, Yılın İlham Veren Kan Bağışçısı Büşra Tokgöz, Yılın Bireysel Bağışçısı Kemal Taşhan, Yılın İstikrarlı Bağışçısı Mehmet Sait Sancak ödül alırken, Yılın Kızılay İyilik Elçisi Ödülü ise Acun Ilıcalı’ya verildi. Yılın Kamu Kurumu Bağışçısı Ödülü'nü de Cumhurbaşkanlığı Koruma Hizmetleri Genel Müdürlüğü personeli adına Cumhurbaşkanlığı Koruma Başkanı Muhsin Köse aldı. Yılın Kurumsal Gönüllüsü ise Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin oldu.<br />
Filistin Özel Ödülü'nü alan Renad Attallah, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a üzerinde "Free Palestıne" yazan siyah bir tişört hediye etti. Ödül töreninin ardından Ankara’nın Çubuk ilçesine bir canlı bağlantı gerçekleştirilerek, kanser, travma, yanık, bağışıklık sistemi rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılan ve kandan elde edilen kritik ilaçların üretileceği ProTürk fabrikasının temel atma töreni gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/cumhurbaskani-erdogan-bugun-hitlerin-yolundan-gidenlerin-akibetleri-de-tarihteki-diger-zalimler-gibi-olacaktir</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/a-w723466-04.jpg" type="image/jpeg" length="16080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turgutlulu iş insanından öğrencilere anlamlı destek]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/turgutlulu-is-insanindan-ogrencilere-anlamli-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/turgutlulu-is-insanindan-ogrencilere-anlamli-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa’nın Turgutlu ilçesinde iş insanı ve Turgutluspor eski başkanı Bülent Daşkan, ilkokul çocuklarına dağıtılmak üzere Turgutlu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne oyuncak bağışında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Gerçekleştirilen bağış programında konuşan Bülent Daşkan, çocukların mutluluğunun her şeyden önemli olduğunu vurgulayarak, "En büyük yatırım, çocuklarımızın yüzündeki tebessüme ve hayallerine yapılan yatırımdır. Amacımız çocuklarımızın eğitim hayatlarına neşe katmak ve motivasyonlarını artırmaktır." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><br />
İlçe Milli Eğitim Müdürü Serdar Dinçer ise Bülent Daşkan’ın gerçekleştirdiği anlamlı bağıştan dolayı teşekkür ederek, eğitime ve çocuklara yönelik bu tür desteklerin büyük değer taşıdığını belirtti.<br />
Okulların yaz tatiline girmesine sayılı günler kala yapılan oyuncak bağışının, ilkokul öğrencilerinin yüzünü güldürmesi ve onların motivasyonuna katkı sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Turgutlu</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/turgutlulu-is-insanindan-ogrencilere-anlamli-destek</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/a-w723458-01.jpg" type="image/jpeg" length="59105"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Saruhanlı’da tütün mesaisi başladı]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/saruhanlida-tutun-mesaisi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/saruhanlida-tutun-mesaisi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Saruhanlı ilçesinde tütün dikim sezonu başladı. Taşdibi Mahallesi'nde üreticileri ziyaret eden Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, tütün dikim makinesini kullanıp traktör sürerek üreticilerin çalışmalarına eşlik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Manisa'nın Saruhanlı ilçesinde tütün dikim sezonunun başlamasıyla birlikte üreticiler, yeni sezon ürünlerini toprakla buluşturmak için yoğun mesai harcıyor.<br />
İlçeye bağlı Taşdibi Mahallesi’nde tütün üreticilerini ziyaret eden Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, tarlalarda yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Üreticiler ve tarım işçileriyle bir araya gelen Başkan Cıllı, tütün dikim çalışmalarına katılarak dikim makinesini kullandı ve traktör sürdü.<br />
Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan Başkan Cıllı, Saruhanlı’nın tarımsal üretimde önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, üreticilerin ortaya koyduğu emeğin ilçe ekonomisine büyük katkı sunduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><br />
Belediye olarak her zaman üreticilerin yanında olduklarını vurgulayan Cıllı, "Çiftçilerimiz büyük bir özveriyle çalışarak tütün fidelerini toprakla buluşturuyor. Tarımsal üretim, ilçemizin ekonomik ve sosyal hayatında önemli bir yere sahip. Bereketli topraklarımızda yetişen ürünlerden biri olan tütün, özellikle kırsal mahallelerimizde önemli bir geçim kaynağı olmaya devam ediyor" dedi.<br />
Saruhanlı’nın üzümden zeytine, pamuktan kiraza kadar birçok tarım ürününün yetiştirildiği verimli bir üretim merkezi olduğunu ifade eden Cıllı, "Sarı altın olarak nitelendirdiğimiz tütün de bu ürünler arasında özel bir yere sahiptir. Üreticilerimizin emeklerinin karşılığını almasını temenni ediyor, bereketli ve bol kazançlı bir sezon diliyorum" diye konuştu.<br />
Tütünün geçmişten günümüze birçok ailenin ekonomik hayatında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Cıllı, "Tütün; ailelerimizin geçimine katkı sağlayan, gençlerimizin geleceğine umut olan önemli bir üründür. Saruhanlı’daki tütün dikim çalışmalarını yerinde takip ediyor, üreticilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Tüm çiftçilerimize bereketli ve bol kazançlı bir sezon diliyorum" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre ve Tarım</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/saruhanlida-tutun-mesaisi-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/a-w723456-01.jpg" type="image/jpeg" length="32423"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salihli kirazı dünya sofralarını süslüyor]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/salihli-kirazi-dunya-sofralarini-susluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/salihli-kirazi-dunya-sofralarini-susluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın yüksek rakımlı bölgelerinde yetişen coğrafi işaretli Salihli kirazında hasat sürüyor. Uzun sapı, iri kalibresi ve dayanıklılığıyla öne çıkan kirazın büyük bölümü başta Avrupa ülkeleri olmak üzere ihracata gönderilirken, üreticiler bu özel ürünün iç piyasada görülen kirazlarla karıştırılmaması gerektiğini belirtiyor. Öte yandan üreticiler ihracata yönelik kiraz üretmelerine rağmen alım fiyatlarının geriye çekilmesine bir anlam veremediklerini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="text-align:justify">Manisa'nın Salihli ilçesindeki yüksek rakımlı bölgelerde yetişen ve eşsiz aromasıyla dünya pazarlarında aranan bir marka haline gelen Salihli kirazında hasat dönemi yoğun bir emekle devam ediyor. Resmi olarak "Salihli Ziraat 900" adıyla tescillenen bu özel lezzet, uzun sapı, iri kalibresi ve dayanıklılığı ile öne çıkarken; üreticiler iç piyasadaki tüketicileri "isim benzerliği" konusunda uyarıyor.<br />
Dalında kendini belli eden uzun sap yapısı ve iri tanesiyle fiziksel olarak da kendini gösteren Salihli kirazında bu yıl hava şartlarının da elverişli seyretmesiyle yüksek rekolte yakalandı. Sezona 200 TL'den açılış yapan ancak 130-150 TL bandına kadar gerileyen fiyatlara rağmen özellikle İstanbul gibi metropol kentlerde "Salihli kirazı" adı altında 700 TL'yi bulan fiyatlarda satılması çiftçilerin tepkisini çekti. Salihli kirazının ihracata giden bir ürün olduğu ve iç piyasaya sadece Salihli kirazının oluşmasına katkı sağlayan çeşit kirazların verildiğini dikkat çeken üreticiler, vatandaşları satın aldıkları ürünlere karşı bilinçli olmaları konusunda uyardı.<br />
Salihli kirazının uzun sapı ve lezzetiyle dikkat çektiğini belirten Salihli'nin Çamurhamam Mahalle Muhtarı ve üretici Atakan Oğuz, "Salihli kirazı kalibre olarak 'Salihli Ziraat 900' olarak tescillenmiştir. Genel olarak Türkiye'de bilinen ismi ise Salihli kirazıdır. Özelliği uzun saplı olmasıdır. Yani şimdi gördüğünüz gibi ağaçta zaten uzun saplı kiraz belli. Bunlar şimdi bir haftaya kadar daha da kızarır ve irileşir ve satıma hazır hale gelir. Özellik olarak da tadı güzeldir, lezzetlidir" dedi.<br />
İhracata giden bir ürün olmasına rağmen üreticiden alım fiyatlarının düşük olduğuna dikkat çeken Oğuz, "Şu anda güncel fiyat az önce geldi. 140-150 TL bandı da baş fiyat; yani en iyileri bu fiyattan başlıyor 130 TL'ye kadar kadar düşüyor. İhracata giden kiraz fiyatı bu. Tabii ki üreticilerim şu anda memnun değil. Geçen sene rekolte azdı. Kiraz fiyatları 250-400 TL arasında oynamıştı. Bu sene rekolte çok. Ama fiyat da daha 2 haftaya kadar 220-200 bandındaydı. Şu anda geldiğimiz noktada 130-150 arasında oynuyor" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Her kiraz 'Salihli kirazı' değildir"<br />
Ziraat 900 adıyla tescillenen Salihli kirazının iç piyasada bulunmasının imkansız olduğunu belirten Oğuz, "Şu anda sadece ihracata gidiyor. İç piyasaya girme ihtimali fiyatlardan dolayı düşük. Pazarda gördüğümüz fiyatları ben de görüyorum televizyonda izlediğimiz kadarıyla. 700 TL'ye kadar Salihli kirazı diye geçiyor. Yalnız bunlar çeşit kiraz dediğimiz kirazlar. Bu Salihli kirazını oluşturan kirazlar. O çeşit kirazlar kısa saplı çeşitleri olan kirazlar. Bunlar Salihli kirazının oluşmasında ön ayak olan kirazlar. Bunlar pazara gelmezler. Hani her kiraz Salihli kirazı değildir. İhracata gider kiraz. Çeşit kirazları da Salihli kirazı diye pazarda satıyorlar. Onu da buradan halkımıza söyleyelim" diye konuştu.<br />
<br />
"200 liradan 150 liraya düşmesinde bir mantık hatası yok mu?"<br />
Fiyatların geriye çekilmesinin üreticiyi olumsuz etkilediğinin altını çizen Oğuz, "Yani şimdi burada alıcılardan bakarsak biraz keyfiyet görüyoruz. Geçen sene de aynı sorunu söylemiştik. Alıcılar 150 lira diyor. 150 lirada kalıyor. 200 liradan 150 liraya düşmesinde bir mantık hatası yok mu? Üreticinin yaptığı emek bu kiraz tek tek toplanıyor. Dalından kopararak tek tek yapılıyor. İlaç zamanı, ilaç, sulama zamanı, su. Hepsi ihtiyaç. Bu şekilde bir emek varken çiftçinin emeğinin görmezden gelinmesi, iki tane ihracatçının iki dudağının arasına bırakılmasını vicdanınızda bırakıyorum. Ne yazık ki her çiftçimizde soğuk hava deposu olmadığı için saklanması biraz sıkıntılı. Hani kirazın direkt elden çıkarılması lazım ki işlensin ve soğuk havaya konsun. O da tabii ki tüccarlar ve tacirler tarafından yapıldığından mecburen fiyatları düşüren etken bu. Yani kirazlı çiftçi mecbur elinden çıkarmak zorunda. Kiraza da '200 dese de olur, 150 olsa da olur' mantığıyla bakıyor tüccar. Bu sefer çiftçi çok zarar görüyor. Kiraz dediğiniz yani depolamaya ve şoklamaya girmediği sürece kendini bırakır. Çiftçi de ürettiği, topladığı, ağaçtan topladığı malzemeyi satmak zorunda. Yoksa bu kiraz akacak. Ondan dolayı fiyatlar aşağı doğru gidiyor. Çünkü mecbur üretici ürettiği kirazı satmak zorunda diye bakıyor tacir. Bundan dolayı fiyatlar aşağı çekiyor" dedi.<br />
<br />
"Salihli kirazı dediğimiz kiraz pazarda yok"<br />
Genç çiftçilerden Ender Aygün, "Emeği çok fazla. İstediğimiz parayı alamıyoruz. Yılbaşından yabani otunu temizleme, ilaçlarıydı, kurtlanmaması için ilaç atıyoruz. Yani emeği çok fazla, emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Fiyatlar 200'den açıldı. 2-3 gün içinde 150 TL'ye düştü. Şimdi bunu düşüren şey ne? Buna yetkililerden açıklama bekliyoruz. Kirazımız şu anda tarlada 150 TL'ye çıkıyor. Pazarda milletimiz 500, 600, 700 TL bandında yiyor. Şimdi buradan ucuz gidip de niye orada pahalı? Bir de bu Salihli kirazı dediğimiz kiraz pazarda yok. Bizim çeşit diye sattığımız kirazları pazarda Salihli kirazı diye veriyorlar" diye konuştu.<br />
Manisa'nın coğrafi işaretli Salihli kirazında hasat sürerken üreticiler fiyatlardan memnun olmadıklarını belirtti. Bahçede kilogramı 150 TL civarında alıcı bulan kirazın büyükşehirlerde 750 TL'ye kadar satıldığını belirten üreticiler, artan maliyetlere rağmen emeklerinin karşılığını alamadıklarını savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre ve Tarım</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/salihli-kirazi-dunya-sofralarini-susluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-11-at-162404.jpeg" type="image/jpeg" length="44295"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manisa'da uyuşturucu operasyonu: 21 tutuklama]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/manisada-uyusturucu-operasyonu-21-tutuklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/manisada-uyusturucu-operasyonu-21-tutuklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'da uyuşturucu ticareti yapan şahıslara yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 24 şüpheliden 21'i tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="text-align:justify"><strong>Manisa</strong> Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kent genelinde sokak satıcılarına yönelik çalışma başlattı. 9 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen planlı operasyonda; il merkezinde 16, Alaşehir'de 5 ve Akhisar'da 3 olmak üzere toplam 24 şüpheli yakalandı.<br />
Yapılan aramalarda; 3 bin 32 adet sentetik ecza hapı, 1907,22 gram sentetik kannabinoid (bonzai), 506,39 gram metamfetamin, 3,9 gram esrar, 1 ruhsatsız tüfek ve 1 hassas terazi ele geçirildi.<br />
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 21'i çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı, 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Asayiş</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/manisada-uyusturucu-operasyonu-21-tutuklama</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/a-w723421-03.jpg" type="image/jpeg" length="44390"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Irmak öğretmen gözyaşları içinde toprağa verildi]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/irmak-ogretmen-gozyaslari-icinde-topraga-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/irmak-ogretmen-gozyaslari-icinde-topraga-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağrı'da evinde ölü bulunan ve ardında bıraktığı mobbing şikayetleriyle yürekleri yakan 24 yaşındaki anasınıfı öğretmeni Ayşe Irmak Koparan, memleketi İzmir'in Torbalı ilçesinde gözyaşları eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">9 Haziran günü Ağrı'nın Hamur ilçesine bağlı Soğanlıtepe İlkokulu'nda anasınıfı öğretmeni olarak görev yapan Ayşe Irmak Koparan'dan haber alamayan meslektaşlarının ihbarı üzerine polis ve sağlık ekipleri, genç öğretmenin Abide Mahallesi Bey Sitesi'ndeki evine girmiş ve Koparan'ın cansız bedeniyle karşılaşmıştı. İlk belirlemelere göre intihar şüphesi üzerinde durulan olayla ilgili Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan geniş çaplı soruşturma, olayın seyrini değiştirmişti.<br />
<br />
Ağrı'daki adli tıp ve otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edilen genç öğretmenin cenazesi, baba ocağı <strong>İzmir</strong>’e getirildi. Torbalı ilçesinde bulunan Sultan Abdülhamit Camii’nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazında duygu dolu anlar yaşandı. Cenaze töreninde taziyeleri; genç öğretmenin babası Mustafa Ali Koparan, annesi Sultan Kocabıyık ve ikiz ablaları Raziye Türen ile Rabia Bayraklı güçlükle kabul etti. Ayşe Irmak öğretmenin ailesi ve yakınları, Türk bayrağına sarılı tabutun başında uzun süre gözyaşı döktü. Ailenin feryatları cenazeye katılanların yüreklerini dağladı.<br />
<br />
Sevenleri ve meslektaşları yalnız bırakmadı<br />
Genç yaşta hayata veda eden Ayşe Irmak Koparan'ın cenaze törenine acılı ailenin yanı sıra meslektaşları, öğrencileri, Torbalı İlçe Milli Eğitim Müdürü Kadir Kadıoğlu, Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir ve mülki idare amirleri katılarak ailenin acısına ortak oldu. Kılınan cenaze namazı ve helallik alınmasının ardından dualar eşliğinde omuzlara alınan Koparan'ın cenazesi, Ayrancılar Yeni Mezarlığı’na götürülerek gözyaşları arasında toprağa verildi.<br />
Genç öğretmenin, hayatına son vermeden önce resmi makamlara defalarca şikayet dilekçesi vererek görev yaptığı okulda ağır mobbing, hakaret ve fiziksel şiddete maruz kaldığını iddia ettiği ortaya çıkmıştı. Olayın ardından Okul Müdürü M.İ. savcılıkta ifade verdikten sonra serbest bırakılmış ancak hakkındaki ağır iddialar nedeniyle görevinden uzaklaştırılmıştı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de olayla ilgili müfettiş görevlendirildiğini ve inceleme sürecinin titizlikle yürütüldüğünü açıklamıştı.<br />
Genç öğretmenden geriye ise öğrencileriyle gülümsediği fotoğraflar ve o dilekçeler kaldı.<br />
<br />
Ağrı Valiliğinden açıklama<br />
Olayla ilgili Ağrı Valiliği yazılı basın açıklaması yapmıştı. Valilikten yapılan açıklamada, 7 Haziran 2026 tarihinde öğretmenden haber alınamadığı yönündeki ihbar üzerine ekipler tarafından gerekli inceleme ve araştırmaların yapıldığı, yürütülen çalışmalar sonucunda Koparan'ın hayatını kaybettiğinin tespit edildiği belirtildi. Açıklamada, olayın intihar olarak değerlendirildiği belirtilerek, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca adli soruşturma başlatıldığı ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla soruşturma sürecinin titizlikle sürdürüldüğü ifade edildi. Valilik talimatları doğrultusunda İl Milli Eğitim Müdürlüğünce konunun idari yönden incelenmesi amacıyla müfettiş görevlendirildiği kaydedilen açıklamada, soruşturma ve incelemeler sonucunda ortaya çıkacak tespitler doğrultusunda gerekli işlemlerin yapılacağı bildirildi. Öte yandan, olayla ilgili iddialarda adı geçen okul müdürü M.İ.'nin müdürlük görevinden alındığı, başka bir okulda öğretmen olarak görevlendirildiği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/irmak-ogretmen-gozyaslari-icinde-topraga-verildi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-11-at-152218.jpeg" type="image/jpeg" length="27316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TOGG yeni bütçe dostu modelini tanıtmaya hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/togg-yeni-butce-dostu-modelini-tanitmaya-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/foto-galeri/togg-yeni-butce-dostu-modelini-tanitmaya-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TOGG, T10X ile yakaladığı satış başarısını T10F modeliyle sürdürmeye hazırlanırken, asıl patlamayı bütçe dostu T10B modeliyle yapmayı amaçlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/togg-yeni-butce-dostu-modelini-tanitmaya-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 28 Aug 2025 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2025/08/tgm-mnst.jpg" type="image/jpeg" length="29818"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memur ve emeklinin 2 yıllık zam oranları belli oldu!]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/memur-ve-emeklinin-2-yillik-zam-oranlari-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/foto-galeri/memur-ve-emeklinin-2-yillik-zam-oranlari-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur ve emeklinin 2 yıllık zam oranları belli oldu. Açıklanan oranlar ocakta ayından artış gösterecek. Yüzde 11'lik zammın yüzde 17'yi görmesi bekleniyor. Enflasyon hesabına göre en düşük memur maaşı 60 bin liraya çıkabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/memur-ve-emeklinin-2-yillik-zam-oranlari-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 28 Aug 2025 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2025/08/ocakzmn-mnst-1.jpg" type="image/jpeg" length="31671"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin en çok albüm satan 5 sanatçı listesinde arabesk dominasyonu]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/turkiyenin-en-cok-album-satan-5-sanatci-listesinde-arabesk-dominasyonu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/foto-galeri/turkiyenin-en-cok-album-satan-5-sanatci-listesinde-arabesk-dominasyonu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye 10 yıllar boyunca değişen sosyo-politik yapısı nedeniyle dönem dönem bir çok farklı müzik türü ve farklı sanatçının öne çıkmasına neden oldu. 60lar sonu ve 70ler başından itibaren uzun süre arabesk müzik başı çekerken günümüze baktığımızda ise rap müzik oldukça popüler ve yepyeni birçok sanatçı mevcut. Lakin bu 5 isimi hala geçebilen yeni nesilden kimse olmadı. İşte en çok albüm satan 5 sanatçı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğlence</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/turkiyenin-en-cok-album-satan-5-sanatci-listesinde-arabesk-dominasyonu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Aug 2025 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2025/08/album-mnst.jpg" type="image/jpeg" length="64216"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bir masa tenisi masası kaç farklı hikayeye tanık olabilir?]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/bir-masa-tenisi-masasi-kac-farkli-hikayeye-tanik-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/foto-galeri/bir-masa-tenisi-masasi-kac-farkli-hikayeye-tanik-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hayahisa Tomiyasu, Leipzig’deki penceresinden dört yıl boyunca tek bir masa tenisi masasını izledi; spor, sohbet, hayaller ve tesadüflerle dolu küçük bir hayat sahnesini fotoğraflarla ölümsüzleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğlence</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/bir-masa-tenisi-masasi-kac-farkli-hikayeye-tanik-olabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Aug 2025 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2025/08/masa-tenisi-mnst.jpg" type="image/jpeg" length="68535"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mercedes yeni elektrikli CLA modelini tanıttı]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/mercedes-yeni-elektrikli-cla-modelini-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/foto-galeri/mercedes-yeni-elektrikli-cla-modelini-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektrikli otomobil pazarında geride kalmak istemeyen Mercedes-Benz, sevilen modeli CLA için elektrikli bir versiyon tanıttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Yeni CLA&nbsp;serisinin başlangıçta iki farklı versiyonu bulunuyor.&nbsp;CLA 250+&nbsp;modeli, 200 kW gücünde tek motorla arka tekerlekten çekiş sunarken, 100 km’de 12,2 ila 14,1 kWh enerji tüketiyor. Almanya’da bu versiyonun başlangıç fiyatı 55.858,60 euro olarak belirlendi. Serinin daha güçlü üyesi CLA 350 4MATIC ise dört tekerlekten çekişli yapıya ve 260 kW güce sahip. Bu modelin tüketimi biraz daha fazla: 12,5 ila 14,7 kWh/100 km. Fiyatı ise 60.380,60 eurodan başlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">İlerleyen dönemlerinde ise seriye daha uygun fiyatlı bir giriş seviyesi model de eklenecek. Bu modelin Almanya’da 46.500 eurodan daha düşük bir fiyata sunulması planlanırken, ticari müşteriler için net başlangıç fiyatı 39.000 euro seviyesinde olacak.</p>

<p style="text-align:justify">Yeni CLA&nbsp;modelleri, 800V hızlı şarj altyapısıyla donatılmış. Bu sayede&nbsp;CLA 250+&nbsp;modeli sadece 10 dakikalık şarjla 325 km’ye kadar menzil kazanabiliyor. Her iki modelde de 85 kWh kapasiteli lityum-iyon batarya yer alıyor. Teorik olarak,&nbsp;CLA&nbsp;250+&nbsp;tam şarjla 792 km,&nbsp;CLA 350 4MATIC&nbsp;ise 771 km yol katedebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/mercedes-yeni-elektrikli-cla-modelini-tanitti</guid>
      <pubDate>Fri, 02 May 2025 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2025/05/merso.webp" type="image/jpeg" length="62649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Japon Fotoğrafçı Masahisa Fukase'nin takıntılı aşk hikayesinin pencereden yansıması]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/japon-fotografci-masahisa-fukasenin-takintili-ask-hikayesinin-pencereden-yansimasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/foto-galeri/japon-fotografci-masahisa-fukasenin-takintili-ask-hikayesinin-pencereden-yansimasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fukase'nin bu takıntılı aşk hikayesinin baş karakteri 1964-1976 yılları arasında evli kaldığı Yoko Wanibe yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fukase'nin eserleri, arşiv yöneticisi&nbsp;Tomo Kosuga ve Fukase'nin ailesi sayesinde son on yılda özenle bir araya getirildi.</p>

<p>Bunlardan en dikkat çekeni ise "From Window" serisine ait 32 eser</p>

<p>"From Window" serisinin başrolü ise&nbsp;1964-1976 yılları arasında evli kaldığı Yoko Wanibe'ydi</p>

<p>Fukase, Wanibe'yi Tokyo'daki bir galeride günlük işine gitmek üzere evlerinden ayrılırken apartmanlarının penceresinden fotoğraflıyordu.</p>

<p>1973'te Fukase ve Yoko'nun evliliği önemli zorluklar yaşamıştı. Fukase, Shinjuku'daki başka bir daireye taşındı ve projeleri için alternatif modeller kullanmaya başladı. Ancak o yılın baharında, ailesinin cenaze portrelerini çekmek için memleketi Hokkaido'ya gitti. Döndüğünde, Yoko'ya karşı yoğun bir saplantı dönemine girdi ve yaz boyunca banliyödeki bir konut sitesindeki evlerinden Yoko'yu fotoğrafladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrılıklarının ardından da Yoko Wanibe, Fukase için, "Evliliğimizin yaklaşık on yılı boyunca beni yalnızca bir kameranın merceğinden gördü, asla onsuz görmedi. Ve aslında mercekten gördüğü şey ben değildim, kendisinden başka hiçbir şey değildi." dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/japon-fotografci-masahisa-fukasenin-takintili-ask-hikayesinin-pencereden-yansimasi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Apr 2025 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2025/04/fukase-mnst.jpg" type="image/jpeg" length="66905"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Birinci Manisa Deve Güreşleri 2 ertelemenin ardından gerçekleşti]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/birinci-manisa-deve-guresleri-2-ertelemenin-ardindan-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/foto-galeri/birinci-manisa-deve-guresleri-2-ertelemenin-ardindan-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2 defa ertelenmesinin ardından, 6 Nisan 2025 de ilk defa düzenlenen ve gelirlerinin tamamıyla cami inşa edilecek olan, Manisa 1. Deve Güreşleri halktan büyük ilgi gördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/birinci-manisa-deve-guresleri-2-ertelemenin-ardindan-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Apr 2025 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2025/04/de-mnst.jpg" type="image/jpeg" length="70997"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Netflix'te haftanın en çok izlenen dizileri neler?]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/netflixte-haftanin-en-cok-izlenen-dizileri-neler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/foto-galeri/netflixte-haftanin-en-cok-izlenen-dizileri-neler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte sizler için derlediğimiz Netflix'te geçen haftanın (24 Şubat-2 Mart) en çok izlenen dizileri:]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğlence</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/netflixte-haftanin-en-cok-izlenen-dizileri-neler</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Mar 2025 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2025/03/nft-mnst.jpg" type="image/jpeg" length="43142"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakanlık "güvensiz" ürünleri ifşaladı]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/bakanlik-guvensiz-urunleri-ifsaladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/foto-galeri/bakanlik-guvensiz-urunleri-ifsaladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapılan denetimlerin ardından Bakanlık; giyim, aksesuar ve boya ürünlerinin içeriğinin sağlıksız olduğunu tespit etti. İlgili ürünler hakkında yasaklanması kararı alınırken, piyasadan toplatılmalarına karar verildi. Listede "e-bebek" markasına ait bir ürün de yer aldı. İşte Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Güvensiz Ürün Listesine giren yeni ürünler...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/bakanlik-guvensiz-urunleri-ifsaladi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Mar 2025 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2025/03/bebe-mnst.jpg" type="image/jpeg" length="65326"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bu hafta vizyona giren filmler]]></title>
      <link>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/bu-hafta-vizyona-giren-filmler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaber.com/foto-galeri/bu-hafta-vizyona-giren-filmler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merakla beklenen filmler seyircisiyle buluşmaya hazır. İşte 28 Şubat'ta vizyona giren yeni filmler ve konuları:]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.manisahaber.com/foto-galeri/bu-hafta-vizyona-giren-filmler</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Feb 2025 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahabercom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaber-com/uploads/2025/02/flm-mnst.jpg" type="image/jpeg" length="79028"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
