CHP Manisa İl Başkanı Engin Uzun, Manisa Gazeteciler Cemiyeti Derneğini ziyaret etti. Gündeme ilişkin açıklamalar yapan İl Başkanı Uzun Belediye Başkanlarının asli görevlerini yerine getirmelerini istedi. CHP olarak Manisa’da 17 ilçeyi yeniden kurmaya çalıştıklarını, örgütlenme çalışmaların sürdüğünü söyledi. CHP’den seçilen belediye başkanlarının yeni kurulan Yeni Parti’ye geçmesini doğru bulmadığını kaydeden Uzun, “Manisa'da tabii genel başkanın önceki genel başkanın Manisalı olması birçoğu kendi çalışma arkadaşları olması burada tabii etkileyici bir sebep oldu. Ben tabii ki doğru bulmuyorum. Çünkü o belediyeler Cumhuriyet Halk Partisinin logosu altında insanlar CHP'nin kurumsal kimliğine duyduğu saygıyla oy verdi. Hani ben bu ayrılığı hiç hakkaniyette bulmuyorum. Doğru da buluyorum. Ama kendi kararları bu kararın değerlendirmesini günü geldiğinde Manisa seçmeni zaten yapacaktır, değerlendirecektir. Öyle düşünüyorum. Yani önemli olan hizmet etmeleri. Yani iyi hizmet vermeleri Manisa'ya. Çünkü 70 küsur yıl sonra Manisa'da Cumhuriyet Halk Partisi belediyeleri kazanmayı başardı. Bu bir devrim niteliğinde bir şeydi. Burada parti emekçilerinin, bizlerin payı var. Sayın Özgür Özer'in payı var. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun önceki dönemlerde oluşturmuş olduğu bir politik yelpazenin payı var. Oy veren insanların payı var. Adayların payı var. Hani bunu bir kalemde silip atıp işte biz gidiyoruz artık biz başka bir partiye geçiyoruz ben yani Cumhuriyet Halk Partisi kurumsal kimliğine oy veren seçmenleri haksızlık olarak görüyorum. Yani hizmet odaklı olmaları lazım. Belediyelerin birçok siyasetin içerisinde bulunmalarının ne belediyeye ne Manisa'ya bir katkısı olacağını düşünmüyorum” dedi.

Sosyal demokrat bir anlayışın yönettiği bir belediyede olmaması gereken sorunların olduğunu vurgulayan Uzun, “Belediye başkanları Manisa'nın temel sorunlarını daha fazla eğilmesi gerekiyor. Ama Manisa'nın kalıcı hiçbir sorunu şu ana kadar çözülmedi. İşte otoparktan tutun, efendim imar sorununa kadar Muradiyeli bir altyapı çalışması devam ediyor ama 4 gün boyunca insanlar susuz kaldı. Bunlar mesela 21. yüzyılda hele hele sosyal demokrat bir anlayışının yönettiği bir belediyede olmaması gereken sorunlar. Seçmenin karşısına çıktığımızda 3-4 tane argüman kullanıyorduk. Mesela liyakattan falan bahsediyoruz. Yani kadrolar ne kadar liyakatli? Onu bence tekrar gözden geçirmeleri gerekiyor. Çünkü yaşanan sorunlar bunu bize gösteriyor. Yani liyakatı Manisa'ya hizmetini ön plana çıkarmaları gerekiyor. Yani siyasetle kamu hizmetini ayırmaları gerekiyor. Bu kendileri açısından da Manisa açısından da iyi olur” dedi.

Belediyelerde CHP’lilere yönelik baskıların olduğunu ifade eden Uzun, “İnsanlar herkes ekmeğin peşinde yani. Siyaset böyle şeyle olmamalı yani baskıyla olmamalı. Yani siyaset gönüllülük temelinde yani biz burada işte altı arkadaşız yani hepsi gönüllü hepsi gönüllü hepsi işte bu süreç başladığında biz birlikte çalışmak istiyoruz. Bu sürece destek vermek istiyoruz dediler. Hiçbir tanesi ne baskıyla ne başka bir teklifle bizimle olmadılar. Yani parti üyeliği eyvallah ama iş oya geldi de o arkadaşların önemli bir kısmı Cumhuriyet Halk Partisi geleneğinden geldiği için CHP'den vazgeçmeyeceklerini kendileri söylüyorlar. Yani ben söylemiyorum yani kendileri söylüyorlar. Baskıyla, zorla güzellik olmaz. Ya bir de en kötüsü şu, en kötüsü insanları vicdanı ve cüzdanı arasında sıkıştırmamak lazım. Yani bir tarafta vicdanı, bir tarafta cüzdanı, yani elde edeceği bir gelir. Yani buraya sıkıştırmamak lazım insanları. Yani herkes özgür olmalı. Yani bir her birimiz siz de öyle, biz de öyle bir özgürlük mücadelesi veriyoruz açıkçası. İşte örneğin basın ne kadar özgür olursa o kadar daha doğru bilgileri kamuya aktarır. Siyasetçi ne kadar özgür olursa ne kadar özgün olursa o kadar iyi hizmet eder. Yani belediye çalışan arkadaşlar için de geçerli. Yani ben bu mesajlara sahibim yani ama paylaşmıyorum yani şey yapmıyorum. Bu doğru değil yani. Mesela böyle vicdanı ile cüzdanı arasında sıkıştırmak hiçbir siyasetçiye yakışmaz. Yani bırakın sosyal demokrat olduğunu iddia eden ya da olan bir parti değil. Hiç kimseye yakışmaz yani. Ya bu belediyeler bugün var. Yarın başkaları yönetebilir. Yarın belki tekrar Cumhuriyet Halk Partisine geçebilirler. Siyasette her şey mümkün. Nasıl söyleyeyim yani işte bir ailenin mensupları belki bir ortak aday çıkarabilirler, ortak cumhurbaşkanı adayı çıkarabilirler. Bilemezsiniz yani. Orada gene meydanlarda gene birlikte çalışabiliriz. Önemli olan insanların nasıl ayrıldığıdır.” diye konuştu.




