Gündem

Deniz Göktaş'ın ifadesi ortaya çıktı

"Dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamaları kapsamında gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş'ın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Göktaş, gösterisinin yaklaşık üç yıldır sahnelendiğini belirterek suçlamaları kabul etmedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş'ın emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. İfadesinde soruşturmaya konu olan görüntünün kendisine ait olduğunu kabul eden Göktaş, videonun 1 Haziran günü Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda gerçekleştirdiği stand-up gösterisinden alındığını ve daha sonra kendi YouTube kanalında yayımlandığını söyledi.

"Gösteri metni bana ait"
Gösteride kullandığı ifadelerin önceden hazırladığı metinden oluştuğunu belirten Göktaş, "Burada yapılan paylaşımlar benim tarafımdan yapılan paylaşımlardır. Soruşturmaya konu olan video paylaşımında yer alan kişi benim. Bu, 1 Haziran tarihinde Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda yapmış olduğum stand-up gösterisine ait bir video paylaşımıdır. Şahsım tarafından bahse konu YouTube kanalına yüklenerek paylaşımı yapılmıştır. Bu stand-up gösterisindeki konuşmaların metni daha öncesinde benim tarafımdan hazırlanmış bir metne aittir" dedi.

"İnançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktur"
"Dini değerleri alenen aşağılama" suçlamasını kabul etmediğini ifade eden Göktaş, gösterisini uzun süredir Türkiye'nin birçok şehrinde sahnelediğini, böyle bir kastı olmadığını söyledi. Göktaş, "Bu gösteri benim yaklaşık 3 yıldır Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde yapmış olduğum bir gösteriye aittir. 100 binin üzerinde seyirci bu gösterimi izledi ve hiçbirinden bu bölüme ilişkin incindiklerine dair bir şikayet gelmedi. Gösterim boyunca birçok konuda konuşuyorum. Sadece dindarlar değil, her türlü politik görüş ya da popüler figür hakkında konuşmalarım vardır. Burada da kötü bir şey demiyorum. ‘Favori kitabım' diyorum. ‘Çeviride sorun var' cümlemi de yıllardır duyduğum meal tartışmalarına atıf olarak söylüyorum. İnançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktur. Böyle bir yorumu günlük hayatta bir seyirciden duysam üzülürdüm" ifadelerini kullandı.

"Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yok"
İfadesinde "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasına da değinen Göktaş, sözlerinin mizah kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Göktaş, "Herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yok. ‘Diktatör' kelimesi siyasi bir nitelemedir ve sık sık kamuoyuna açık bir şekilde tartışılan konudur. Demokrat, otokrat gibi bir kelimedir sadece. Gösteri boyunca bu tarz popüler figürler, ideolojiler ve Türkiye'ye dair sosyolojik olaylara yaptığım gibi mizahi bir yaklaşımdır, başkaca bir amacım yoktur. Üzerime atılı olan suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.
Emniyet işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilem Deniz Göktaş'ın savcılıktaki ifadesi tamamlandı.

Savcılık İfadesi

Savcılıkta, gösterisinde kullandığı "Hala korkuyorum, canlı bombalar ama en çok tutan canlı bomba olmalı. Normal bombalardan Taksim’e, meydanlara, kalabalık yerlere gitmeden kaçabilirsin. Ancak oruç tutan bombaların nerede patlayacağı belli olmaz" sözleri sorulan Göktaş, bu ifadelerin terör saldırıları nedeniyle toplumda oluşan korkuya ilişkin mizahi bir yaklaşım olduğunu savundu.
Göktaş, "Ben burada sokağa çıkarken duyduğum korkudan bahsediyorum. Psikoloji mezunuyum. Toplumun korktuğu konuları mizahi bir dille anlatmaya çalışıyorum. Toplumda canlı bomba olabilecek kişilerden korkulduğunu düşündüğüm için kelime oyunu yaparak bu ifadeleri kullandım. Amacım mizah üretmekti" dedi.

Cumhurbaşkanı’na yönelik sözleri soruldu
Savcılık, gösteride yer alan "Ben Recep Tayyip Erdoğan’ı hiç sevmedim ama karizmatik bir lider. Bir gün çok iyi bir video denk geldi, dedi ki ‘30 yıldır niye kendini kısıtlıyorsun, kendin ol Tayyip’" şeklindeki ifadeleri de Göktaş’a sordu.
Göktaş, bu bölümün kişisel gelişim videolarına gönderme yapan bir espri olduğunu belirterek, "Burada herhangi bir hakaret ya da aşağılama kastım yoktur" ifadelerini kullandı.
Gösteride geçen "Siz diktatör müsünüz?" ve "Ben diktatör olsaydım" ifadeleri de savcılık sorgusunda gündeme geldi.
Göktaş’ın avukatları, bu ifadelerin hakaret niteliğinde olmadığını savunarak, "Diktatör ifadesi siyasal literatürde kullanılan bir kavramdır, bu nedenle suç unsuru oluşturmaz" ifadelerini kullandı.

Kitaplar ve "FETÖ projesi" ifadesi
Gösteride kitaplarla ilgili kullandığı ifadeler de sorulan Göktaş, konuşmasının kutsal kitaplara yönelik olmadığını savundu.
Göktaş, "Kastettiğim Kur’an-ı Kerim’in çevirisi değildi. Kutsal kitapları hedef alan bir söylemim olmadı" dedi.
Gösteride kullandığı "FETÖ projesi" ifadesine ilişkin ise Göktaş, bunun bir izleyicinin gösterisi hakkında yaptığı yoruma gönderme olduğunu belirterek, "Bir izleyici gösterimi ‘FETÖ projesi’ olarak nitelendirmişti. Ben de bunu mizahi şekilde kullandım" savunmasını yaptı.

Çocukluk anısını anlattığını söyledi
Kurban Bayramı’na ilişkin anlattığı çocukluk anısının da suçlama konusu yapılmasına ilişkin Göktaş, dini değerleri hedef alma amacı taşımadığını belirtti.
Göktaş, "Yaklaşık 7 yaşımdayken dedem kurban keserken elindeki bıçaktan korkuyordum o ana ilişkin yaşadığım olayı anlattım, bu yalnızca çocukluk anısından ibarettir" dedi

Avukatlarından tutuklama talebine itiraz
Göktaş’ın avukatları ise savcılık ifadesinde, söz konusu stand-up gösterisinin 2023 yılının ekim ayından bu yana yaklaşık 198 kez sahnelendiğini, Mersin, Adana, Artvin ve Trabzon başta olmak üzere birçok ilde binlerce kişi tarafından izlendiğini, bugüne kadar gösteriye ilişkin herhangi bir suç duyurusu ya da adli işlem yapılmadığını belirtti.
Müdafiler ayrıca, Göktaş’ın hakkında soruşturma yürütüldüğünü öğrenmesine rağmen yurt dışından kendi isteğiyle Türkiye’ye döndüğünü hatırlatarak kaçma şüphesinin bulunmadığını savundu.
Dosyadaki tek delilin kamuoyuna açık video kaydı olduğunu, bu nedenle delil karartma ihtimalinin de söz konusu olmadığını ifade eden avukatlar, "Bu durumda müvekkilimizin tutuklanmasının hiçbir hukuki temeli bulunmamaktadır" diyerek Göktaş’ın serbest bırakılmasını talep etti.
Savcılık ifadesinin tamamlanmasının ardından Göktaş, " dini değerleri alenen aşağılama" ile "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Göktaş'ın iki suçtan tutuklanmasına karar verildi.