Ördekler, genellikle tatlı su gölleri, nehirler ve sulak alanlarda yaşayan, perdeli ayakları sayesinde iyi yüzen ve hem karada hem suda hareket edebilen bir kuş türüdür. Tamam şakayı bir kenara bırakalım, benim ördekler üzerinden anlatmak istediğim başka bir konu var. Sopranos dizisini herhalde bilmeyen duymayan yoktur diye düşünüyorum, bilmeyenler için kısaca ‘New Jersey'de bir Amerikan-İtalyan mafya ailesi patronu Tony Soprano'nun meslek, suç, şiddet, aile, adalet ve dostluk kavramları arasındaki denge kurma mücadelesi konu alır.

Dizinin ilk bölümlerinde ana karakter Tony Soprano’nun evinin bahçesinde ki havuza bir ördek ailesi gelir ve Tony bu ördekleri her gün besler ve onlarla ilgilenir. Zamanla Tony bu ördek ailesine çok bağlanır ama; bu ördek ailesi bir gün gelir ve uçup gider. Tony bu durumdan sonra depresif bir hale bürünür ve şiddetli bir panik atak sonrası hastaneye kaldırılır. Ancak durumun psikolojik olduğunu öğrenen Tony Soprano bir mafya patronu olmasına rağmen istemeyerek te olsa psikoloğa gider.

Peki ördeklerin gitmesi neden Tony’nin hayatını böylesine değiştirir? Çünkü bu olay aslında sadece ördeklerle ilgili değil, ördekler gittiğinde Tony’nin bilinçaltında bastırdığı korkuları ortaya çıkar. hatta psikoloğun “Depresif hissediyor musun?” sorusuna Tony’nin “Ördekler gittiğinden beri” demesi de bunu destekler nitelikte.

Yani aslında, sadece birkaç hayvanın gitmesine üzülmüyor, ailesini, düzenini ve kontrolünü kaybetme ihtimaliyle yüzleşiyor. Bu yüzden ördeklerin gitmesi, onun için basit bir kayıp değil, iç dünyasında büyük bir kırılma noktası oluyor.

Göründüğü gibi bir ördek ailesinin gidişi bile, insanın hiç bilmediği korkularıyla ve kaygılarıyla yüzleşmesini sağlayabiliyor. Hayatta hepimizin başına böyle anlar gelir. İçimize attığımız sıkıntılar bazen elimize batan bir iğneyle, bazen de bir ördek ailesinin gidişiyle ortaya çıkabiliyor.