Son zamanlarda bağımlılık kavramını sadece klinik ortamlarda değil, haberlerde, sosyal medyada ve gündelik sohbetlerde de sıkça duyar olduk.
Madde bağımlılığı, alkol bağımlılığı, sigara bağımlılığı… Hatta daha önce konuştuğumuz duygusal yeme üzerinden yeme bağımlılığı da...Aslında bağımlılık hayatın tek bir alanına sıkışmış bir sorun değil; fark edilmeden pek çok alana yayılan bir durumdur.

Bağımlılık en sade haliyle şudur:
Kişinin kendine engel olamadığı, bırakmakta ve uzaklaşmakta zorlandığı, zarar verdiğini bildiği halde vazgeçemediği davranış ya da maddeyle kurduğu ilişkidir.

Madde ve alkol bağımlılığında bazı temel kriterler vardır. Bunlardan biri tolerans gelişmesidir.
Yani kişi, eskiden küçük bir dozla etki alırken zamanla aynı etkiyi alabilmek için daha fazlasına ihtiyaç duyar.
Miktar giderek artar. Bunun yanında kişi, kullandığı madde nedeniyle iş, aile ve sosyal yaşamında sorunlar yaşamaya başlar.
Çevreden şikâyetler gelir, işlevsellik bozulur, bazen hukuki problemler ortaya çıkar.
“Bu son” dediği noktada bile kendini tekrar aynı davranışın içinde bulabilir.

Sigara bağımlılığı ise biraz daha farklıdır. Sigara zamanla kişinin “arkadaşı” gibi algılanır.
Her an elinin altındadır, ulaşımı kolaydır, sosyal olarak daha kabul edilebilir görülür.
Bu yüzden bir bağımlılık değilmiş gibi yaşanır.


Peki insan neden bağımlı olur?
Bunun tek bir cevabı yoktur. Genetik, aile, çevre, ekonomik ve kişisel pek çok faktör vardır.
Ancak psikolojik açıdan baktığımızda ortak bir nokta dikkat çeker: Baş etme gücü.

Sorunlarıyla, duygularıyla baş etmekte zorlanan insanlar, rahatlamayı ve sakinleşmeyi dışarıda bir şeyde ararlar.
Bu bazen yemek olur,
bazen alkol,
bazen madde,
bazen sigara,

Bazen kumar,
bazen de telefon.

İlk başta kişi “rahatladım, iyi geldi” der. Ama bu bir yanılsamadır.
Problem çözülmez, sadece ertelenir. Ertelenen her problem geri döndüğünde daha da büyümüş şekilde gelir.
Bağımlılıkta Genetik yatkınlık kadar öğrenme de etkilidir.
Anne babanın alkol ya da madde kullanımına tanık olarak büyüyen çocuklar için bu davranışlar zamanla “normal” hale gelir.

Günümüzde bağımlılık sadece madde ve alkolle sınırlı değildir.
Telefon bağımlılığı,
tablet bağımlılığı,
sosyal medya bağımlılığı,
sanal kumar,
oyun bağımlılığı…

Eskiden kumarhanelerde olan şey bugün cebimizde.
Eskiden kitap okuduğumuz zamanı artık ekran başında geçiriyoruz.
Çocuklar oyun alanlarında değil, tablet karşısında büyüyor.


Bağımlılık zayıflık değildir.
Bağımlılık iradesizlik değildir.
Bağımlılık bir baş etme biçimidir. Yanlış, zarar verici ama öğrenilmiş bir baş etme biçimi.

Önümüzdeki haftalarda hangi bağımlılık türünü ayrıntılandıralım?
Alkol mü, madde mi, sigara mı, teknoloji mi, kumar mı, yoksa ilişki bağımlılığı mı?

Instagram: @uzm.psk.senabayarlar

e-posta: [email protected]